BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 0,00 0,00 0,00
ALBRK 0,00 0,00 0,00
GARAN 0,00 0,00 0,00
HALKB 0,00 0,00 0,00
ICBCT 0,00 0,00 0,00
ISCTR 0,00 0,00 0,00
SKBNK 0,00 0,00 0,00
TSKB 0,00 0,00 0,00
VAKBN 0,00 0,00 0,00
YKBNK 0,00 0,00 0,00

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaFinans KulisKayyum atamalarında nelere dikkat etmeli?----

Kayyum atamalarında nelere dikkat etmeli?

Kayyum atamalarında nelere dikkat etmeli?
31 Ağustos 2016 - 09:10 www.finansgundem.com

Kayyumların kaldırılıp FETÖ ile ilişkisi belirlenen şirketlere devletin direkt el koymasını içeren kanun hükmünde kararname hazırlık aşamasında uzmanlar ne düşünüyo?

Son dönemde irili ufaklı pek çok şirket yanında Boydak, Kaynak, Naksan ve İpek Koza gibi büyük gruplara da kayyum atandı. Bankacı, mali müşavir, muhasebeci ve avukatlardan oluşan kayyumların bilgi ve deneyimleri bu ölçekteki şirketleri yönetmeye yeterli mi? Uzmanlar, üretim, finans, pazarlama gibi alanlarda tecrübe sahibi kişilerin kayyum olarak atanmasının daha faydalı olacağını söylüyor.

Son günlerde en çok duyduğumuz unvanlardan biri kayyum... Daha doğrusu hukuki açıdan yanlış bir kullanımla bu unvan daha çok "kayyum" olarak ifade ediliyor. Hukuken belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse anlamına gelen kayyum iflas ertelemeleriyle gündemimize girdi. Beğendik'ten Sabri Özel'e kadar kendi alanında önemli şirketlere atanan kayyumları FETÖ operasyonlarıyla daha da sık duymaya başladık.

Kayyum nedir, kayyumlar kimlerden oluşur gibi soruların yanında, özellikle son dönemde atanan kayyumların bünyesinde onlarca şirket ve binlerce çalışan bulunan büyük holdingleri yönetmeye yeterli olup olmadıkları tartışılıyor. Bir başka konuşulan konu ise hazırlık aşamasında olduğu söylenen ve kayyumların kaldırılıp FETÖ ile ilişkisi belirlenen şirketlere devletin direkt el koymasını içeren kanun hükmünde kararname. Bu şirketlerin devletin ilgili kuruluşlarınca yönetileceği ve uygun görülenlerin özelleştirme yoluyla satılmasının önünün açılması için hazırlıkların sürdüğü konuşuluyor. Peki uzmanlar bu konularda ne düşünüyor?

İKİSİ FARKLI MI?

Öncelikle uzmanlar FETÖ operasyonu sonucunda atanan kayyumlarda diğerleri arasında fark olduğunu söylüyor. Yeni Ticaret Kanunu tasarısının bilim mimarı olarak bilinen Prof. Dr. Ünal Tekinalp, iflas ertelemesi dolayısıyla yapılan kayyum atamasıyla FETÖ operasyonu tedbirleri bağlamındaki kayyum ataması işleminin aynı nitelikte olmadığını söylüyor. Tekinalp, "Ortak payda 'kayyum' olmakla birlikte kayyumların atanma amacı tamamen farklı" diyor.

Ünal Tekinalp, iflas ertelemesi dolayısıyla atanan kayyumların yapacakları işlemlerin çoğunluğunun şirketin yönetimiyle ve özellikle finansal durumun düzeltilmesiyle ilgili olduğunu anlatıyor. Tekinalp, konuşmasını şöyle sürdürüyor: "FETÖ operasyonu ile ilgili olarak atanan kayyumlar bir şirkete onu yönetmeye gelmiyorlar. Geldikleri şirket finansal sorunlar yaşamıyor. Sorun şirketin siyasal bir olayın, bir hareketin aktörü olması. Bu hallerde kayyumların birinci görevi delillerin kaçırılmasına, karartılma-sına, delil yaratılmasına engel olmak; amaca uygun inceleme yapılmasının zeminini hazırlamak. Bu kayyumların bir diğer görevi de şirketin ilişkilerini, kaynak aktarımının muhataplarını belirlemek. Söz konusu şirketlerin ve grupların kayyumlar sürecinde 'sevk ve idare' edildiklerini düşünemiyorum."

SEKTÖR BİLGİSİ ÖNEMLİ

Her ne kadar Ünal Tekinalp böyle düşünse de, kayyum, mevcut yönetim organı muhafaza edilerek onun kararlarını onaylayan bir makam oluşturmak suretiyle atanabileceği gibi, her somut olayın özelliğine göre mahkemenin takdirine bağlı olarak, yönetim organının yetkileriyle birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin tümünün kendisine verilmesi suretiyle de atanabiliyor. Bu noktada kayyumın şirketin işlerini sekteye uğratmayacak ve tüm paydaşların menfaatlerini mümkün olan en üst seviyede koruyacak özelliklere sahip olması önem taşıyor.

EY Vergi ve Hukuk ortaklarından Mehmet Küçükkaya, kayyum olarak atanacak kişinin ilgili şirketin faaliyet gösterdiği sektörde uzmanlık ve bilgi sahibi olmasının, süreçten istenen faydanın sağlanması anlamında önemli olacağı görüşünde. Küçükkaya, "Genel işletme bilgisi de kuşkusuz fayda sağlayacak olmakla birlikte, belki bununla beraber sektör spesifik üretim, finans, pazarlama gibi alanlarda tecrübe sahibi kişilerin kayyum olarak atanması sağlanacak faydayı maksimize edecektir" diye konuşuyor. Mehmet Küçükkaya, geçici bir tedbir olarak öngörülen kayyum atama sürecinin sonunda şirket yönetimlerinin geri verilmesinde veya ortaklık haklarına da el konulduğu durumda olası özelleştirme süreçlerinde, kayyum faaliyetlerinin yaratabileceği etkinin dikkate alınması gerektiğinin de üzerinde duruyor.

LİSTE DIŞINA ÇIKILABİLİR

Kayyum olarak atanacak kişinin sahip olması gereken niteliklere yönelik olarak kanunlarda açık bir düzenleme yok. Buradan hareketle akla şu soru geliyor: Özel sektör yöneticilerinin kayyum olarak atanmasının önünde engel mi var? Prof. Dr. Hakan Üzeltürk, bu soruyu şöyle yanıtlıyor: "Mahkemeler kendi kullandıkları listeler içinden seçim yapabilecekleri gibi bu listeler dışına çıkarak da karar verebilirler. Bu konuda bir sınırlama olmamasına rağmen liste dışından veya hakimin kendi takdirine göre atanacak kayyumlar bakımından spekülasyon olabileceği endişesiyle bu yol çok fazla tercih edilmiyor."

"MAHKEME SÜRECİ HIZLANMALI"

FETÖ operasyonu kapsamındaki şirketler için hükümetin kayyum ataması yerine önce el koyma, ardından da varlıklar değer yitirmeden satışlarının yapılması yönünde bir Kanun Hükmünde Kararname hazırlandığı söyleniyor. Prof. Dr. Hakan Üzeltürk, bu konuda şöyle konuşuyor:

"Bu konuda kesinleşmiş bir düzenleme yok. Sadece ihtimal olarak konuşursak, yapılacak düzenlemelerin anayasamızda yer alan hukuk devleti ilkesine uygun olması gerekiyor. Karşı taraf bir terör örgütü de olsa, hukuka aykırı da davransa, devlet anayasal zemin kapsamında mücadelesini sürdürmeli. OHAL döneminde bu tür hızlı düzenlemeler yapılabilmesi mümkün. Fakat hukuken ileride daha büyük sorunlara yol açacaktır. O nedenle mahkeme süreci hızlandırılmalı ve hukukun üstünlüğü esas alınarak mücadele sürdürülmeli."

HANGİ HOLDİNGLERİ KAYYUM HEYETİ YÖNETİYOR

* Boydak Holding: 41 şirketi bünyesinde bulunduran holdingin 14 bin çalışanı var.

* İpek-Koza Holding: Holding bünyesinde 11 şirket faaliyet gösteriyor.

* Kaynak Holding: Bünyesinde 31 şirket olan grubun 10 bin 304 çalışanı bulunuyor.

* Naksan Holding: 11 şirketi bünyesinde bulunduran holdingde 7 bin kişi çalışıyor. (Fatoş Bozkuş/Ekonomist Dergisi)

ETİKETLER :
YORUMLAR (1)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)