BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 5,99 0,84 31.148.000.000,00
ALBRK 1,78 4,09 2.403.000.000,00
GARAN 8,37 0,84 35.154.000.000,00
HALKB 6,22 0,00 15.386.888.111,91
ICBCT 5,73 0,53 4.927.800.000,00
ISCTR 5,48 0,55 24.659.835.600,00
SKBNK 1,51 0,67 1.748.580.000,00
TSKB 1,32 3,13 3.696.000.000,00
VAKBN 5,26 0,77 20.543.574.297,19
YKBNK 2,40 0,42 20.272.923.081,60

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemBeyaz Saray ile Demokratlar arasında azil restleşmesi----

Beyaz Saray ile Demokratlar arasında azil restleşmesi

Beyaz Saray ile Demokratlar arasında azil restleşmesi
29 Ekim 2019 - 07:34 www.finansgundem.com

Temsilciler Meclisi'nde çoğunlukta bulunan Demokratlar azil soruşturması için ifade çağrısı yapıyor. Beyaz Saray ise çağrı alanlara 'ifade vermeye gitmeyin' talimatı veriyor

ABD’de Demokrat Parti’nin Temsilciler Meclisi’nde Başkan Donald Trump hakkında başlattığı azil soruşturmasında süreç dış politika gelişmelerinin gölgesinde de olsa devam ediyor. Eski Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı kapalı oturumda ifade vermeye gitmedi.

Başkan Donald Trump’ın geçtiğimiz aylarda görevden aldığı eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın yardımcılarından Charles Kupperman Temsilciler Meclisi tarafından ifadeye çağrılmış ve kapalı kapılar ardında yapılacak oturumda Başkan Trump’ın Ukrayna’ya kendisine siyasi kazanım sağlayacak şekilde soruşturma açması baskısı yaptığı iddiasına ilişkin bildiklerini anlatması talep edilmişti.

Kupperman, 25 Temmuz’da Başkan Trump’ın Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelinski’den 2020 seçiminde Demokrat Parti’den olası rakibi Joe Biden ve oğlu Hunter Biden’ın araştırılmasını istediği telefon görüşmesini dinleyen yetkililer arasındaydı. Trump’ın “kusursuz” olarak nitelediği söz konusu telefon görüşmesi Temsilciler Meclisi’ndeki azil soruşturmasının odak noktası.

Beyaz Saray, Charles Kupperman’dan Temsilciler Meclisi’nin ifade vermesi için kendisine gönderdiği celbe karşılık vermemesi talimatını vermiş, Kupperman da Cuma günü dava açarak hakime hangi tarafın talebini karşılaması gerektiğini sormuştu. Kupperman’ın avukatı mahkemenin Kongre lehine karar vermesi halinde Temsilciler Meclisi’nin celbine uyacağını söyledi.

Temsilciler Meclisi ise Kupperman’ın avukatı Charles Cooper’a bir mektup göndererek açtığı davanın bir dayanağı olmadığını ve davanın Beyaz Saray ile koordine edildiğini savundu. Cooper ise sözkonusu davanın Beyaz Saray ile görüşülmediğini belirtti. Aynı zamanda John Bolton’ı da temsil eden Charles Cooper, müvekkilinin açtığı davayı “Kupperman gibi sıradan bir vatandaşın devletmizin iki siyasi ayağı arasındaki bu önemli anayasal anlaşmazlığı tek taraflı olarak çözmesi uygun olmazdı” sözleriyle savundu.

Temsilciler Meclisi’ndeki azil soruşturmasına öncülük eden üç komisyonun başkanları ise davayı “başkan tarafından Kongre’nin hukuki anayasal işlevlerini engellemek ve davranışına ilişkin delilleri azil soruşturmasından gizlemek amacıyla kullandığı çaresiz bir taktik” olarak niteledi.

Demokratlar azil soruşturmasında kamuya açık oturumların Kasım ayında başlatılmasını planlıyor. Demokratlar’ın çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi, Trump’ın azledilmesi yönünde oy kullansa bile, Cumhuriyetçiler’in çoğunlukta olduğu Senato’daki oylama sonrasında görevden alınması olası görünmüyor.

Chicago ziyareti öncesinde Beyaz Saray’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, hakkındaki azil soruşturmasını hedef aldı. “Ukrayna Cumhurbaşkanı ile çok güzel bir görüşmemiz oldu. Her şey muhbirle başladı. Şimdi muhbiri istemiyorlar. Sonra ikinci muhbir ortaya çıktı, şimdi ikinci muhbiri de istemiyorlar. Muhbirin yazdıklarını gördüler. Sonra benim yayınladığım görüşme dökümüyle arasında bir alakanın olmadığını görünce, işin savunulur tarafı kalmadı. Bence bu bir rezalet” ifadelerini kullandı.

Kimliği açıklanmamış olan muhbirin azil soruşturması kapsamında ifade vermeme ihtimali olsa da, Trump’ın Ukrayna lideri Zelinski’ye baskı uyguladığı şeklindeki ifadeleri, Trump’ın iddia ettiğinin aksine, başka tanıklar tarafından da desteklendi.

Trump yönetiminin denetimindeki devlet kurumları azil soruşturmasıyla bağlantılı olarak Demokratlar’ın bazı dökümanları talep etme çabalarını reddetti. Ancak aralarında maaşını hala devletten alan isimlerin de olduğu çok sayıda diplomatik yetkili ve güvenlik yetkilisi Beyaz Saray’ın ifade vermelerine engel olma çabalarına meydan okudu.

Geçtiğimiz hafta ABD’nin Ukrayna’daki en üst düzey diplomatı olan William Taylor, azil soruşturması kapsamında verdiği ifadede, Ukrayna’ya yapılacak 391 milyon dolarlık askeri yardımın, Ukrayna’nın Trump’ın talep ettiği siyasi soruşturmalarla doğrudan bağlantılı olduğunu söylemişti. Trump ise Ukrayna lideri ile yaptığı telefon görüşmesinde karşılıklı bir alış-veriş içeren bir pazarlık olmadığını savunmuştu.

“Beyaz Saray Kupperman’ın ifade vermesini istemiyor”

Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu Başkanı Adam Schiff ise, Trump yönetiminin Kupperman’ın ifade vermesini engelleyerek, başkanın azledilmesi için kuvvetli bir dayanak oluşturduğunu iddia etti.

Azil soruşturmasına öncülük eden Schiff, Kupperman’ın açtığı davanın hukukta bir dayanağı olmadığını söyledi. Beyaz Saray’ın da Kupperman’ın ifadesi “suçlayıcı” olacağı için ifade vermesini istemediğini savundu, tanıklar ifade vermeye gelmese de üç komisyonun süreci devam ettireceğini vurguladı.

Adalet Bakanlığı’ndan mahkeme kararına itiraz

ABD Adalet Bakanlığı ise, bakanlığın, eski özel yetkili savcı Robert Mueller’ın yürüttüğü Rusya soruşturması hakkında verdiği gizli ifadesini Temsilciler Meclisi’ne iletmesini öngören mahkeme kararına itiraz etti. Adalet Bakanlığı yargıç Beryl Howell’dan federal temyiz mahkemesi sürece dahil olana kadar söz konusu kararı askıya almasını talep etti.

Yargıç Howell, Cuma günü, 2016 yılındaki ABD seçimlerine Rusya’nın müdahale ettiği iddialarının soruşturulduğu Mueller soruşturmasından sonra hazırlanan raporda atıfta bulunulan büyük jüri ifadesini 30 Ekim’e kadar Temsilciler Meclisi ile paylaşmasını istemişti.

Adalet Bakanlığı ise, büyük jüri ifadesinin Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu ile paylaşıldığı andan itibaren gizli kalacağının bir garantisinin olmadığını, büyük jüri bilgisinin gizliliğinin kaybolacağını savundu. Yapılan itirazda Adalet Bakanlığı’nın, azil soruşturmasının 2020’ye kadar sürmesi beklenirken büyük jüri bilgisini bu hafta sonuna kadar paylaşması için bir sebep olmadığı belirtildi. Mueller soruşturmasının Trump’ın Ukrayna ile yaptığı görüşmelere ilişkin sorular konusunda yürütülen azil soruşturmasında ikinci öneme sahip olduğu ve bu nedenle de bir aciliyetinin olmadığı savunuldu. (amerikaninsesi.com)

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)