BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 5,60 1,63 29.120.000.000,00
ALBRK 1,10 2,80 1.485.000.000,00
GARAN 8,13 1,12 34.146.000.000,00
HALKB 5,02 1,62 6.275.000.000,00
ICBCT 4,08 9,97 3.508.800.000,00
ISCTR 4,72 0,85 21.239.858.400,00
SKBNK 0,90 4,65 1.042.200.000,00
TSKB 0,94 2,17 2.632.000.000,00
VAKBN 4,64 2,88 11.600.000.000,00
YKBNK 1,89 1,07 15.964.926.926,76

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemBakan Selçuk: Evde eğitim 30 Nisan'a kadar uzatıldı----

Bakan Selçuk: Evde eğitim 30 Nisan'a kadar uzatıldı

Bakan Selçuk: Evde eğitim 30 Nisan'a kadar uzatıldı
25 Mart 2020 - 19:09 www.finansgundem.com

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un düzenlediği ortak basın toplantısında, evden eğitimin 30 Nisan tarihine kadar ertelendiği açıklandı

Bilim Kurulu toplantısı sonrası Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk açıklamalarda bulundu. Bakan Selçuk, evden eğitimin uzatıldığını belirterek, "Bilim Kurulu'nun önerisiyle önümüzdeki süreci bir süre daha uzatıyoruz. 30 Nisan tarihi ortak kararla ortaya konuldu" dedi. Bakan Koca ise 60 yaş üzeri iki hastanın iyileşerek taburcu edildiğini açıklarken, "Erken dönemde ilk vakalarımızdan olan iki hastamızın bilgisini vermek istiyorum. 65 yaşında bir erkek hastamız taburcu oldu. Diğeri 60 yaşında başka bir erkek hastamız taburcu oldular. 7 gün sonra taburcu oldu" ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıklamaları

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni koronavirüse (Kovid-19) ilişkin, "Bilim, bugün için büyük vaatlerde bulunamıyor. Bu, insan sağlığının yeni ve sırrı tam olarak çözülememiş düşmanı. Koronavirüse karşı verdiğimiz mücadelenin başarısı tek tek her birimize bağlıdır." dedi.

Koca, Sağlık Bakanlığının Bilkent Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına Türkiye genelindeki illerden bazılarının isimlerini söyleyerek başlayan Koca, "Aziz milletim. Şehir şehir, sokak sokak, ev ev Türkiye, ülkemin dört bir yanı, ülkemin bütün insanı. Bugünleri sağlık içinde geride bırakma mücadelesini veren 83 milyon. Bir virüs dünyayı tehdit ediyor, 185 ülkede 8 milyara yakın insan her gün hastalığa yeni yakalananların ve kaybedilen insanların sayısını endişe içinde öğrenmeyi bekliyor." ifadelerini kullandı.

Korkunun büyük olduğunu söylemeye gerek olmadığının altını çizen Koca, şöyle devam etti:

"Bilim, bugün için büyük vaatlerde bulunamıyor. Bu, insan sağlığının yeni ve sırrı tam olarak çözülememiş bir düşmanı. Bu hastalığa karşı elimizde güçlü bir koz var, yakalanmamak. Pek çok hastalık bizim kontrolümüz dışında kalan faktörlerle gelişir. Durumu kabullenmemiz zor değil.

Koronavirüs karşısında ise biz irade sahibiyiz. Tokalaşıp tokalaşmamakta irade sahibiyiz, dostlarımızla bir araya gelip gelmemekte irade sahibiyiz, misafirliğe gidip gelmemekte irade sahibiyiz. Kalabalık içine girip girmemekte irade sahibiyiz, dışarı çıkıp çıkmamakta irade sahibiyiz. Temastan uzak durup durmamakta irade sahibiyiz. Temizliği virüse karşı kalkan gibi kullanmakta irade sahibiyiz. Koranavirüse karşı verdiğimiz mücadelenin başarısı tek tek bireylere, tek tek her birimize bağlıdır. Devlet bu mücadelede yaptırım gücü olan bir kılavuzdur. Mücadeleyi organize eden güçtür, uygulama bize bağlıdır."

"Bu mücadelede devletimiz güçlüdür"

Hiçbir sağlık kurumunun, hiçbir hekimin virüsün bulaşmasını önleyemeyeceğini vurgulayan Koca, "Bunu siz önleyebilirsiniz. Evinize çekilerek önleyebilirsiniz. Gerekli durumlarda maske takarak önleyebilirsiniz. Temastan kaçınarak önleyebilirsiniz. Bu mücadelede devletimiz güçlüdür. Benzer şartlardaki başka pek çok ülkeyle kıyaslanmayacak kadar güçlüdür. Bu güçle sonuç alacak olan varsa bizleriz." diye konuştu.

Gençlere de seslenen Koca, insan sayısının arttığı her ortamın riskin arttığı ortam olduğuna dikkati çeken Koca, büyük şehirlerde caddeler, meydanlar, kapalı mekanların sosyal mesafenin korunamadığı ortamlar olduğunun altını çizdi.

Bakan Koca, gençlerle bir ağabey olarak konuşmak istediğini dile getirerek, şu önerilerde bulundu:

"Risk altına giriyorsunuz. Belki hasta olmuyorsunuz ama öldürücü bir virüsün taşıyıcısı oluyorsunuz. Sabah sizi evden uğurlayanlar akşam neyle karşılaşacaklarını bilmiyor. Hastalığa, hatta daha büyük acılara aracılık etmeyin. Evet, dışarıda, eskisi kadar güzel olmasa da bir dünya var olmasına var ama biraz kendi dünyanıza çekilin. Dışarıda pek yapılamayacak aktiviteleri yapın. Mustafa Kutlu'yu, Tolstoy'u okuyun. Sinemanın başyapıtlarıyla tanışın. Bugünler, kendinize yatırım olsun."

"Orta yaşlardaki vaka sayısı az değil"

Yaşı daha büyük olanlara da seslenen Koca, "Yaşı bana yakın olanlara, benden büyüklere de birkaç şey söyleyeceğim. Orta yaşlardaki vaka sayısı az değil. Virüs, genç, yaşlı, orta yaşlı ayrımı yapmıyor. Eğer farkında olmadığınız bir hastalığınız varsa, virüs onu ortaya çıkaracak ve tedavi hiç ummadığınız kadar zor olacaktır. Dikkatli olmalısınız. Sosyal hayatınızı asgari düzeye indirmelisiniz." uyarısında bulundu.

Şu sıralar büyüklerin ziyaretine gidilmesinin sakıncalı olduğuna dikkati çeken Koca, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Onları korumak zorundayız. Telefon sohbetlerinizi daha uzun tutabilirsiniz. Sevdiklerimizle, yakınlarımızla birbirimizi biraz özleyelim. Tedbirlere sıkı sıkıya uyarsak bu özlem uzun sürmeyecek. Çocuklarımız için de söyleyeceklerim var. Milletimin evlatları, biricik arkadaşlarım. Bakın, ben çocuk doktoruyum, tavsiyelerime uymanız gerekir. Artık oyunları evde oynuyoruz. Dışarıya çıkmak yok. Bir misafir gelirse sarılmak yok, el öpmek yok, sevgimizi-saygımızı uzaktan gösteriyoruz. Arkadaşlarla yine görüşüyoruz ama görüşmeler telefonla oluyor."

"Uygulamayı lütfen tatil olarak görmeyin"

Anne babalara da seslenen Bakan Koca, "Okulların koronavirüs sebebiyle tatile girdiği" şeklindeki kanın yanlış olduğuna işaret etti.

Çocukların eğitiminin devam ettiğini hatırlatan Fahrettin Koca, şunları söyledi:

"Şu an ara verilen eğitimin okul içinde, sınıflarda yapılmasıdır. Eğitim bir süreliğine internet ve televizyon üzerinden veriliyor. Bu, esasında eğitimde giderek yaygın hale gelen bir modeldir. Uygulamayı lütfen tatil olarak görmeyin, çocuklarınızın da konuyu böyle anlamalarını önleyin. Derslerinden, arkadaşlarından geri kalmasınlar. Verilen ara uzatılacak, Sayın Bakanım birazdan söylemiş olacak. Çocuklarınızın sağlığı konusunda endişeli olmayın. Evdelerse, güvendeler. Dışarı çıkmamalarına dikkat edin.

Bütün Türkiye'ye seslenmek istiyorum. Tek tek herkesin dikkatine ihtiyacım var. Koronavirüs salgınında ölüm oranı düşük. Sanıldığı kadar yüksek değil. Ama hastalığı ağır geçirmesek de herhangi birimiz hiç ummadığımız kadar ölüme yol açabiliriz. Sağlıklı görünen biri başkası için ölüm sebebi olabilir. Başkalarının hayatının bizim hayatımız kadar değerli olduğunu unutmamalıyız. Gençliğimize, sağlığımıza, yaşımıza güvenmemeliyiz. Virüsün yol açacağı sonucu bilemeyiz. Eğer sigara içiyorsak asla bilemeyiz. Sigaranın tahribatının ortaya çıkması bu hastalıkta an meselesidir."

"Bu tip salgınlarda, tarih boyunca, kritik eşikler olmuştur"

Her gün açıklanan vaka tablosunun gözler önünde olduğunu ifade eden Koca, "Eğer ısrarlı uyarılarımız karşılığını uygulamada tam gösterebilseydi, üzüntülerimiz, kayıplarımız daha az olacaktı. Şimdi olduğundan çok daha az hastamız olacaktı. Aramızdan ayrılanların sayısı çok daha az olacaktı. Ama başlarda gösterdiğimiz kendimizi koruma refleksi bizi her şeye rağmen avantajlı kılıyor. Ülkemiz yakın ya da uzak bir ülke durumuna düşmüş değil." değerlendirmesinde bulundu.

Koca, bu salgında her şeyin ihtimal dahilinde olduğu uyarısını yaptı.

Başka ülkelere benzememek için, tek tek her kişinin konuyu onların aldığından kat kat fazla ciddiye alması gerektiğine işaret eden Koca, "Çünkü bu tip salgınlarda, tarih boyunca, kritik eşikler olmuştur. O eşikten geçtikten sonra geri dönüş zordur." dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Anneler, babalar, çocuklar, gençler, büyükler… Sizi imkansız olanı yapmaya davet etmiyorum. Sizi, çok basit tedbirleri uygulamaya davet ediyorum. Sizi, tedbirlerde çok sıkı olmaya davet ediyorum. Unutmayın, aldığımız tedbir kadar güçlüyüz. Unutmayın, hayat eve sığar." ifadesini kullandı.

Bilgiler dijital ortamda her gün güncellenerek kamuoyu ile paylaşılacak

Koca, kamuoyunun bundan sonraki dönemde daha kolay ve net bilgi alması için yapılacak uygulama hakkında da bilgi verdi.

Özellikle her gün vaka sonuçlarını bildirmeye çalıştıklarını anımsatan Koca, "Bundan sonraki dönemde düzenli bir şekilde ekranda gördüğünüz şekliyle hem toplam hasta sayısını, test sayısını, kaybettiğimiz vaka sayısını, yoğun bakımda olan hasta sayısını, entübe yani solunum cihazına bağlı olan hasta sayısını ve iyileşen hasta sayısını dijital ortamda her gün güncellenerek kamuoyu ile paylaşmış olacağız." diye konuştu.

Koca, ekrandan dün itibarıyla belirlenen rakamların yer aldığı tabloyu göstererek, "Grafik şeklinde vaka sayısını görüyorsunuz. Aşağıda ise kaybettiğimiz vakaları. İkinci bir tablodada da günlük olan değişimi yine test sayısı, vaka sayısı ve kaybettiğimiz vaka sayısını dijital ortamda göstereceğimiz ve güncel olarak her gün kamuoyu ile paylaşacağımız tabloyu da buradan söylemek istiyorum." dedi.

Bazı hastaların sağlık durumuyla ilgili bilgi paylaşan Koca, şunları anlattı:

"Bir hastamız 65 yaşında, 8 gün yoğun bakımda kalan bir hastamızdı. O hastamız dün itibarıyla taburcu oldu. Yine bir hastamız erkek, 60 yaşında. O da bugün itibarıyla taburcu olmuş oldu. Yoğun bakım şartlarında 7 gün kadar kalıp sonra taburcu ettiğimiz bir hasta olduğunu, yani bu arada yoğun bakım şartlarında olan hastaların da iyileşme durumlarını söylemiş oluyorum, yaşları 60'ın üzerinde olmasına rağmen.

O nedenle erken dönemde müdehalenin yapılmasının önemli olduğunu ve bulaşıcılığın, temasın minimalize edilmesi gerektiğini, herkesin özellikle evine ve hatta odasına kendisini izole ederek bir dönem için bunu sağlamasının son derece önemli olduğunu tekrar hatırlatmak istiyorum."

Sokağa çıkma yasağı getirilmesine ilişkin taleplerin hatırlatılması üzerine Koca, şu değerlendirmede bulundu:

"Herkesin özellikle bu dönemde kendi evine hatta odasına çekilerek izole etmesini, herkesin kendi olağanüstü halini kendince uygulamasını son derece önemsediğimizi söylemek istiyorum.

Özellikle kontrollü yaşam nasıl olabilir, minimal temas nasıl sağlanabilir, bu anlamda da bir çalışma yapılıyor olacak. Ulaşım, uçak, minibüs ve benzeri birçok alanda daha kontrollü bir yaşamı şekillendiren birtakım Bilim Kurulunun önerileri olabilir. Bu doğrultuda karar alınması gerekiyorsa zaten gereği yapılır."

Bakan Koca, kendisini nasıl izole ettiğine ilişkin soruya, "Sosyal izolasyon diyoruz, gördüğünüz gibi toplantıda da mesafeli, en az 1 metre mesafede yaşamın devam etmesini önemsiyoruz ve yeri geldiğinde ikramları da devre dışı bırakıyoruz." karşılığını verdi.

Her ile izole hastane kurulması yönünde bir çalışma olup olmayacağına ilişkin Koca, "Hastanelerle ilgili özellikle şüpheli olan vakalarla ilgili o hastaları diğer hastalardan ayırıyoruz. Pandemi hastanesi olarak ayırdığımız hastanelerin servisleri ayrı, yoğun bakımları birbirinden ayrı, orada çalışan personel de diğer servislerle ilişkili veya yoğun bakımla ilişkili değil." diye konuştu.

Koca, bunun Bilim Kurulunun bir algoritması ile geliştirilen bir durum olduğunu ve bu çerçevede hareket edildiğini bildirdi.

İl bazında virüsün yayılma hızı konusunda bir haritalandırmalarının bulunup bulunmadığına ilişkin soruya da Koca, "Her gün dijital ortamda yoğun bakımda yatan hastalarımız, hatta entübe olan, solunum cihazına bağlı olan hastamız ve iyileşen hastalarımız dahil olmak üzere, yapılan test, kaybettiğimiz ve vaka sayımızı da gösteren bu ekranda görüldüğü şekliyle bunu güncelleyeceğiz, bunu güncel olarak veriyor olacağız. Ayrıca il bazında biz zaten biliyoruz, bu da gerektiğinde verilir." yanıtını verdi.

Şehirlerarası seyahatler, uçuşlar, bunlara sınırlandırma getirilebilir mi?" sorusu üzerine Koca, "Bilim Kurulunda da konuştuğumuz özellikle hem kara hem hava yolunda, uçakta hangi düzenle oturulması gerektiği, otobüste kısmen bu konuyla ilgili bir sınırlama getirilmiş oldu, bu tip ulaşımda olabilecek teması minimalize edebilecek bir yaklaşımı Bilim Kurulu gündemine aldı, önümüzdeki günlerde biraz daha bunu netleştirmiş olacağız." ifadesini kullandı.

Çin'den alınan ilaçlar

Bakan Koca, bir gazetecinin Çin'den alınan ilaçların sayısı ve hastalarda kullanımına ilişkin sorusu üzerine, ekrandaki yoğun bakımda olan hasta rakamını göstererek, "136 hasta, bu 136 hastaya da başlandı. Tedavi dozu belli. Bilim Kurulunun bir önerisiyle olan bir doz ve ortalama bir kutunun bir hasta için kullanıldığını biliyoruz ve en az 5 günlük bir kullanım." diye konuştu.

Çin'de ilacın kullanıldığı hasta sayısının belli olduğunu ve çalışmasını da bildiklerini aktaran Koca, şu bilgileri verdi:

"Biz de şu an bu hasta sayısıyla önemli bir sayı olduğunu Bilim Kurulu buradan sonuç alıp almadığımızı veya ne oranda bir fayda sağlayıp sağlamadığını önümüzdeki bir hafta içerisinde bunu daha net konuşabiliriz. Bizim baştan getirdiğimiz ilaç miktarı 1250 kutuydu, 3 bin 750 kutu daha siparişi verildi, devamı için de çaba içindeyiz ama bu arada faydasının olup olmadığını da görmek istiyoruz."

"83 milyonun testi yaptırması gerekmiyor"

Testlerin kimlere yapılması gerektiği konusunda da açıklamalarda bulunan Koca, şöyle dedi:

"Vatandaşımıza özellikle şunu söylemek istiyorum, 83 milyonun test yaptırması gerekmiyor, dünyada böyle bir uygulama yok. Herkesin test yaptırması diye bir uygulama yok, çünkü testi yaptırdığınızda negatif çıkabilir ve siz kendinizi daha özgür, daha rahat hissedebilirsiniz ama 3 gün, 5 gün sonra pozitif çıkabilir, o dönemde birçok kimseye bulaştırabilirsiniz. Herkes kendisini bir virüs taşıyıcısı olarak görerek hareket ediyor olmalı. Yani herkes bu virüsü taşıyor olduğunu ve bunu birilerine bulaştırabileceğini düşünerek davranıyor olmalı, bu son derece önemli. Eğer testi yaptırdığınızda negatifse bu olmayacağı anlamına gelmez, 3-5 gün sonunda tekrar pozitif çıkabilir."

Bakan Koca, testin kimlere yapılacağı hususunda Bilim Kurulunun bir algoritması bulunduğunu ve bunun başından beri sürekli değiştirilerek bugünlere gelindiğini hatırlatarak, şunları belirtti:

"Dün İstanbul'da bir hastanemize kuyruklar oluştu, insanlar test yaptırmak istedi, bu doğru bir yaklaşım tarzı değil. Testi ancak hekim uygun görürse yaptırabilir olmalıyız. İkincisi, birinde pozitif çıktıysa biz ona, 'filyasyon' diyoruz tarama anlamında, kiminle temas ettiyse o kişileri taramak istiyoruz, ancak o şekilde biz yayılımını önleyebiliriz. O taramayı da yine eğer bir semptomu varsa test yapılır, semptomu yoksa en az bu süreçte 7 gün, hatta o 7 gün sonra gerektiğinde antikor testi yaptırılabilir veya semptomu varsa PCR testi yaptırılabilir ama 14 gün bunun ortaya çıkabileceğini düşünerek o kişilerin kendilerini izole etmelerini önemsiyoruz. Bunlara lütfen uyalım."

Virüsün yayılmasını önlemek adına bakanlık olarak her türlü tedbirleri aldıklarını belirten Koca, vatandaşların da gereken özeni göstermesi halinde virüsün yayılmasının önüne geçileceğini vurguladı.

Koca, özel hastanelerde ücret karşılığında koronavirüs testi yapıldığına yönelik duyumlar alındığına ilişkin soruya, şu yanıtı verdi:

"Şunu net ifade etmek istiyorum hiçbir test, ücret karşılığı asla yapılsın istemiyoruz. İzin verdiğimiz merkezlerde de üniversiteler dahil olmak üzere test kitini biz bakanlık olarak veriyoruz. Her kim PCR cihazı bulunduruyor ve çalışmak istiyorsa kiti bizden olmak üzere ama asla vatandaşımızdan ücret alınmaması çabasındayız. Ne Bakanlık ne üniversiteler herhangi bir ücret alma durumunda değiller."

Bakanlık ve kamu üniversitelerinin yanı sıra vakıf üniversitelerine de test yapabilmeleri için izin verdiklerini anlatan Koca, bu süreçte istismar yapan ya da korsan çalışan laboratuvarlara karşı yasal işlem yapılacağına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"Pozitif çıkan vakanın, bulaştırdığı kişileri taramak istiyoruz. Temas olduğu kişileri tarayıp izole edemezseniz salgınla mücadele edemezsiniz. Yasal mevzuat da bu konuda çok katı. Bu kapsamda tespit edilen vakaların bildirilmesi zorunludur. Bu testi yapabilecek merkezlere yetki vermiş oluyoruz. Onun dışında bu dönemi istismar etmek isteyen, bir şekilde korsan çalışmak isteyen birtakım laboratuvarlar olursa bize bildirin, gereği yapılır. İstanbul'da bildiğim bir laboratuvarla ilgili bizzat kendim arayarak asla vatandaştan ücret alınmaması ve istenirse test kitini bizim vereceğimizi bildirdim ancak pozitif çıkan vakanın bize bildirilmesi gerektiğini de hatırlattım. Bir eksilik de hissedilirse yasal olarak yapılaması gerekenler yapılır."

Sosyal medyadaki algı oluşturma çabaları

Sosyal medya üzerinden az da olsa algı oluşturmak isteyenlerin bulunduğuna dikkati çeken Koca, geçmiş dönemlere ait bayılan kişilerin görüntülerinin paylaşıldığını ifade ederek, "Bayılan, kaybedilen, düşen gibi 4-5 vaka dün servis edildi. Kimisi geçen aydan olan, kimisi alkolden olan, kimisi de başka problemleri olan... Bu hastalık önce mevsimsel grip gibi başlayan devamında solunum sıkıntısı ve giderek yoğun bakım tedavisine ihtiyaç gösteren bir süreç içinde devam eder. Bu hastalık, anında düşmekle anında ölümle sonuçlanabilir bir seyirle gitmiyor. Dolaysıyla bu tip şeylere asla inanmayın. Bu anlamda algı oluşturmak isteyenlere ilişkin ilgili birimler yasal çerçevede devrede oldular." şeklinde konuştu.

Çin'den yardım talebinde bulunulup bulunulmadığına ilişkin soruya Koca, daha önce Çin Büyükelçiliği ile görüşme yaptığını anımsatarak, "Büyükelçi ile Bilim Kurulumuz ve Çinli bilim insanlarının tecrübelerini paylaşmalarına dair konuştuk. Bugünlerde onu planlayacağız. Bunun dışında başka talebimiz olmadı ama Çin bize son derece iyi niyetle her açıdan destek olmak istediğini belirtti." cevabını verdi.

Konuşmasının başında bazı illeri saydığı hatırlatılan Koca, söz konusu ileri örnek olarak verdiğini ancak ilerleyen günlerde virüsün illere göre dağılımını gösteren tabloyu kamuoyu ile paylaşacaklarını bildirdi.

"Gerekirse el koyacağız"

Soru üzerine Koca, Türkiye'nin maske üretimi yapan bir ülke olduğuna işaret ederek, ihtiyaç duyulması halinde elindeki maskeleri piyasaya sürmeyen firmaların mallarına yasal çerçevede el koyacaklarını belirtti.

Bakan Koca, şöyle devam etti:

"Ülkemiz maske üretimi noktasında yeterli kapasiteye sahip. Daha önce de bahsetmiştim, maalesef bunu istismar eden az sayıda değil, çok sayıda üretici ve satıcımız oldu, yurt dışına ihracatı ön planda tutan, içeride ise fiyatları yükselten. Daha önce 14 kuruşa aldığınız maskeyi bakanlık olarak 3 liraya 3,5 liraya alamadığımız dönemleri gördük. MASAK ve İçişleri Bakanlığımıza özellikle teşekkür ediyorum, bu anlamda birtakım operasyonlar yapıldı. Depolardaki mallarına el konuldu. Maske ihracatının bakanlık izni olmadan asla yapılamayacağını, üretimin sadece bakanlığa yapılması için çok sıkı tedbirler aldık.

Bu noktada farklı birtakım yaklaşımlar içinde olunursa bunu devamı el koymaktır, bu çok net. Okullarımız başta olmak üzere birçok yerde üretim yapılıyor. Şunu çok net söylemek istiyorum. Hem kamu hastaneleri hem üniversite hastanelerimize N95 maske dahil olmak üzere tulum ve gözlük verdik. Özel sektör bu noktada zorlandıklarını ifade ettiler. Özel sektöre de yine biz aracılık ederek, hangi fiyattan alıyorsak o rakama hiçbir şey ilave etmeden vermeye başlamış olduk. İstismar edenlere fırsat vermeyeceğimizi ve özellikle hekim ve sağlık çalışanlarımızı malzemesiz bırakmamak noktasında kararlı olacağımıza emin olun. Her türlü imkanı zorlayacağımı biliyorum. Siz de inanın. Özel sektörün de taleplerini dernekler üzerinden alacağız. Üretici ve satıcılarımız şu dönemde farklı bir yaklaşım içinde olmamalıdırlar. Vatandaşımızı ve sağlık çalışanlarımızı asla malzemesiz bırakmak istemiyoruz. Bunun için de her türlü kavgaya hazır olacağımızı bilmiş olun."

N95 maske kullanımı

Çapa, Ege ve Cerrahpaşa tıp fakültelerine "yardım" adı altında medikal ürün verildiğine ilişkin yapılan haberlerin bu üniversiteler tarafından yalanlandığını aktaran Koca, "Üç gün önce bu üniversitelerimize 50'şer bin maske, tulum ve gözlük dahil olmak üzere her birine birer kamyon malzeme verilmiş oldu." bilgisini verdi.

Bakan Koca, N95 maskesinin, yoğun bakımda görev yapan doktor ve hastalarda ve numune alan sağlık görevlilerince kullanması gereken bir ürün olduğunu, bunu için herkesin bu maskeyi kullanmasına gerek duyulmadığını söyledi.

Koca, bakanlık yapmadan önce yönetim kurulunda görev aldığı özel bir hastanede bazı personelin ücretsiz izne zorlandığına dair soruya şu yanıtı verdi:

"Lütfen bu tür şeylere inanmayın. Ben ilişkimi kestim ve gerçekten son 1,5 yılda oradaki arkadaşlara sorun beni kaç defa görmüşler. Bu süreçte böyle bir durum asla söz konusu değil ama bu algıları sürekli oluşturmak isteyenler var, lütfen bunlara inanmayın."

Kamuda vardiya ve dijital ortamda çalışma dönemine geçildiğini hatırlatan Koca, özel sektörden bu süreçte yeni çalışma şekline uyum sağlamasını beklediklerini sözlerine ekledi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un açıklamaları

Yaşanan sürecin dünya tarihinde ilk kez karşılaşılan bir mesele ve problem olduğuna dikkati çeken Selçuk, bu konuya Bakanlık olarak pedagojik açıdan baktıklarını, önceliğin de çocukların sağlığı olduğunu vurguladı.

Selçuk, eğitimsel olarak ortaya çıkan ihtiyaçları dünyadaki belli başlı ülkeleri günlük izleyerek tespit etmeye çalıştıklarına işaret ederek, televizyonlar üzerinden uzaktan eğitime başladıklarını anımsattı.

"Eğitsel ihtiyaçların telafisi, sınavlar konusunda her türlü senaryoya hazırız"

Bakan Selçuk, "Bu hafta bizim test haftamızdı ama önümüzdeki haftadan itibaren çok daha kaliteli, dolu dolu programlarla çocuklarımızın eğitimini yapmaya devam edeceğiz. Bu uzaktan eğitim kısmının dışında da en kısa süre içerisinde yüz yüze eğitimle telafi yapma çalışmalarımız da devam ediyor. Telafinin ne zaman, nasıl olacağı Bilim Kurulumuzun önerileriyle doğrudan doğruya ilgili." diye konuştu.

Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bütün bu çalışmalara baktığımızda, eğitimde elbette kayıplar, eksikler olacaktır. Fakat bütün vatandaşlarımızın, anne babaların müsterih olmasını isterim. Çocuklarınızın her türlü eğitsel ihtiyaçlarının tamamlanması ve telafisi, sınavlar konusunda her türlü senaryoya hazırız. Hiçbir şekilde bir eksik bırakmadan, bu bir maraton koşusudur, bu yolculuğu, koşuyu yürüteceğiz. Kimsenin gereğini yapacağımızdan hiçbir endişesi olmasın.

Bu çerçevede Bilim Kurulunun da önerisiyle evde eğitim sürecini bir müddet daha uzatma ihtiyacı doğdu ve 30 Nisan tarihi ortaklaşa bir kararla ortaya konuldu. 30 Nisan'a kadar okullarımızın tatil olması ve uzaktan eğitimin devam etmesi konusunda bir karar söz konusu. Bizim zaten bir hazırlığımız olduğu için daha da çalışmalarımızı zenginleştirerek gereken her türlü ihtiyacı karşılayacağız."

Bakan Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığıyla ilgili diğer mevzuat, ihtiyaçlar ve sınavlarla ilgili hususlara ilişkin de zaman zaman kamuoyunu bilgilendirme ve bazı hususları paylaşma durumunun da söz konusu olacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Çocuklarımızın sağlığı bakımından anne babalarımızın dikkatli olduğunun farkındayım. Sadece fiziksel sağlık değil onların ruhsal sağlığı da çok önemli. Bu anlamda da bizim televizyon yoluyla ulaşmaya çalıştığımız içeriklerde giderek bütün bu boyutları da dikkate alan çalışmalarımız artacak."

Eğitime verilen aranın uzaması sonrasında ücretli öğretmenlerin durumunun ne olacağı konusundaki soru üzerine Bakan Selçuk, şunları kaydetti:

"Ücretli öğretmenler konusundaki mevcut mevzuat derse giren öğretmenlerimizin ücretini alması konusunda çok açık. Bizim 'telafi eğitimi' olarak yapacağımız, planladığımız, hazırlıklarını sürdürdüğümüz bütün eğitim çalışmalarında ne zaman olursa olsun, yazın olabilir, hafta sonları olabilir her şekilde her senaryoya ve açığız. Bunun zaman dilimlerinde de derslerimize ücretli öğretmenlerimizin girmesi söz konusu olacak. Konu ile ilgili mevzuat ve teknik çalışmalar devam ediyor."

Bakan Selçuk, üniversiteye ve liselere giriş sınavlarının ertelenip ertelenmeyeceği sorusuna şu yanıtı verdi:

"Bu sınavlar konusu işin başından beri gündemimizde. Prensip olarak biz hep sınavın zamanında yapılmasını önemseriz, çocukların psikolojisi açısından. LGS'nin ne şekilde yapılacağına dair bizim 3 senaryomuz var. Bu senaryolara bağlı olarak paketlerimiz var. Bu anlamda sınavların ertelenmesi veya ertelenmemesi tamamen buradaki bilimsel metodoloji sonucunda ortaya çıkacak kararlara bağlı. Kararlar ne olursa olsun tedbirimiz hazır."

"Üniversite sınavlarına YÖK ve ÖSYM karar verir"

Üniversiteye giriş sınavları konusunda kararı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve ÖSYM'nin verdiğini hatırlatan Selçuk, "O anlamda orasıyla da istişaremiz devam ediyor. Önemli olan bizim çocuklarımızın bu sınavla ilgili streslerini en asgari düzeye indirebilecek tedbirleri almaktır. Biliyorsunuz biz öğrencilerimize sadece okulda yüz yüze gördükleri konulardan sınava gireceklerini söyleyerek, bu rahatlamayı sağlamıştık. Bununla ilgili de uzaktan eğitim yoluyla desteklerimiz ve özellikle sınav senesinde olan öğrencilerimize yani 8'inci ve 12'nci sınıfta olan öğrencilerimize özel çalışmalarımız artarak devam edecek."

Eğitime ara verilmesine karşılık özel okul ücretlerinin velilerden istenmeye devam edildiği sorusu üzerine Bakan Selçuk, şu değerlendirmede bulundu:

"Bugün dünyada 1,5 milyara yakın öğrenci evde. Okullar kapandı. Bizim bütün velilerimize özel okulda ya da resmi okullarımızda öğrencisi olan bütün velilerimize önerimiz, bu konu uzun soluklu bir konu ve telafisi yapılacak bir husus. Özel okullarla ilgili konu temsilcilerle, derneklerle görüştüğümüzde de gündeme geldi. Muhakkak surette şimdi yapılmayan herhangi bir eğitim hizmeti tamamlanacağı ve telafi edileceği için bu konuda bir problem çıkacağını sanmıyorum."

Bakan Selçuk, velilere de seslenerek, "Eğitimsel olarak velilerimiz, lütfen bizim için önemli olanın çocuklar olduğunu ve çocuklar için çalıştığımızı bilin. Bu yüzden motivasyonumuz ve moralimiz yüksek. Bu yüzden umutluyuz ve gereken her şeyi yapacağız inşallah. Bütün bu durumda beklenti içinde olan velilerimize de gün gün hafta hafta her türlü açıklamayı da yapacağız." dedi.

"Kurslar da 30 Nisan'a kadar tatil"

Tüm kursların da 30 Nisan'a kadar tatil olup olmadığı sorusu üzerine Bakan Selçuk, özel kursların da belirtilen tarihe kadar kapalı olacağını vurguladı.

"Mesele bir yavrumuzu hastalığın eline bırakmanın telafisi olmadığının farkına varmak. Biz eğitimi telafi ederiz. Bütün toplum müsterih olsun. Biz bunu telafi ederiz ama bir hastalığı telafi edemeyiz." diyen Selçuk, bu konuda önemli noktanın çocukların sağlığı olduğuna dikkati çekti.

"Meslek liselerimizi de harekete geçirdik cerrahi maskelerle, tek kullanımlık elbiselerle çok sayıda üretim yapıyorlar şimdi" ifadesini kullanan Selçuk, bu konuda en önemli şeyin daha çok sabır, gayret ve umut olduğunu anlattı.

Bakan Selçuk, konuşmasına şöyle devam etti:

"Eğer buna devam edersek ve çocuklarımıza verdiğimiz mesajlara biraz dikkat edersek, biz bu süreci hep birlikte atlatırız. Öğretmenlerimiz 1 milyon öğretmenimiz var ve her birisi her bir çocuğumuzun eğitiminin şu anda nasıl geliştirileceğine, nasıl destek olunacağına ilişkin emek harcıyorlar. Merak etmesinler ama anne babaların da desteğine ihtiyacımız var. Toplumun da desteğine ihtiyacımız var. O yüzden ne diyoruz? Evde kalın çocuklar."

Bakan Selçuk, çok kısa sürede 2 milyon maskenin meslek okullarında üretebileceğini hatırlatarak, ayrıca dezenfektan yapımına da başlandığına değindi.

"Meslek liselerinde solunum cihazı ile ilgili altyapımız var"

Meslek liselerinin solunum cihazı üretip üretemeyeceği sorusu üzerine Selçuk, "Bununla ilgili bir altyapımız var. Yapabiliriz, şu sıralarda Ar-Ge çalışmaları bitmek üzere. Aslında başka Ar-Ge çalışmalarımız da var. Biraz daha netleşsin onları kamuoyu ile paylaşacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin online tabanlı eğitim veren dünyadaki birkaç ülkeden biri olduğunu anlatan Selçuk, "Bunu televizyon yoluyla yapıyor olmamız bir şekilde her eve ulaşma amacı güdüyor. Ama ayrıca da internet tabanlı desteğimiz de söz konusu. Yüksek öğretimle ilgili olarak bütün kararları tabii Yüksek Öğretim Kurumu üniversiteler nezdinde alıp kamuoyu ile paylaşacaktır."

"Özel okullar yapamadıkları eğitimi telafi edecekler"

Tatil döneminde okul servislerinden ücret istediğinin hatırlatılması üzerine Selçuk, şunları kaydetti:

"Özel okullar yapmadıkları her türlü eğitimi edecekler. Telafi zamanları diyelim ki yaz saatinde geldi yaz tatilinde okul yok biliyorsunuz o dönemde okulun olması gerekirse uygun bir zamanlama içerisinde bu telafiler yapılacak."

Bir gazetecinin okul çağında çocuğu olanların idari izinli sayılıp sayılmayacağı sorusuna Selçuk, "Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor, biliyorsunuz. Aile, Sosyal Çalışma Bakanlığımız geçtiğimiz hafta bir düzenleme yaptı. İhtiyaçlar doğrultusunda yeni çalışmalar gündeme gelebilir." değerlendirmesinde bulundu.

Soru-Cevap

Sokağa çıkma yasağı ilan edilmesini istiyor?
KOCA: Herkesin kendi evine girip kendinin OHAL uygulamasını istediğimizi ilettik. Özellikle kontrollü yaşam daha nasıl olabilir? Temas nasıl minimal sağlanabilir? Bu alanda da çalışma yapılıyor olacak. Bu doğrultuda karar alınması gerekiyorsa yapılır.

Sizlerin aldığını tedbirler neler?
KOCA:
 Sosyal izolasyon diyoruz. En az 1 metreden yaşamın devam etmesine özen gösteriyoruz. Hastanelerle ilgili özellikle şüpheli vakalarla ilgili o hastaları diğer hastalardan ayırıyoruz. Servisleri, yoğun bakımları ve çalışanlar ayrı. Bunu Bilim Kurulu'nun algoritmasıyla geliştirilen durum.

Giriş sınavları ertelenecek mi? Öğretmen ya da öğrenciler arasında vaka var mı?
SELÇUK: Prensip olarak biz sınavın zamanında yapılması konusunda özen gösteririz. LGS'nin yapılmasına göre 3 senaryomuz var. Buradaki kararlara bağlı olarak sınavların ertelenip ertelenmeyeceği belli olacak. Bizim senaryolarımız hazır. Önemli olan bizim çocuklarımızın sınavla ilgili streslerini düşürecek en asgari önlemleri almaktır. Uzaktan eğitimle sınava girecek öğrencilerimiz için özel çalışmamız devam edecek.

Kontrollü yaşam daha nasıl minimalize olabilir? Şehirler arası uçuşlara seyahatlere sınırlama getirilebilir mi?
KOCA: Özellikle hem kara hem hava yolunda nasıl düzenli oturulması gerektiği, olabilecek teması minimalize yaklaşımını Bilim Kurulu karar aldı. Önümüzdeki günlerde bunu daha netleştirmiş olacağız.

Hangi koşullarda kişilere test yapılıyor? Kaç ilaç veriliyor? Temaslarda semptomlar aranıyor mı?
KOCA: Yoğun bakımda olan hastalarımızda ilaç tedavisi başladı. Dozu belli. Ortalaması 1 kutunun 1 hasta için kullanıldığını biliyoruz. En az 5 günlük kullanım. Bizde şu an hasta sayısı ile önemli bir sayı olduğunu, nasıl fayda sağlandığını önümüzdeki hafta içerisinde daha net konuşabiliriz. 3 750 kutu daha sipariş verildi. Faydasının da olup olmadığını görmek istiyoruz. 83 milyonun test yaptırması gerekmiyor. Dünyada böyle bir uygulama yok. Testi yaptırdığınızda negatif olabilir. Daha özgür hareket edebilir ve 3 gün sonra pozitif çıktığında çevresindekilere bulaştırabilir. Herkes kendisini virüs hastası olarak görüp ona göre önlemli hareket etmelidir. Testte negatif çıkan 4 gün sonra da pozitif çıkabilir. Çünkü hastalığın 4 ila 14 gün arasında kuluçka süresi var. Ancak testi hekim uygun görürse yaptırabilirsiniz. Birisinde pozitif çıktıysa ve kimlerle temas ettiyse onları taramak istiyoruz.

Bütün velilerimize önerimiz, bu konu uzun soluklu bir konu ve telafisi yapılacak bir durum. Velilerimiz lütfen bizim için önemli olanın çocuklar olduğunu bilmesi gerek ve gereken her şeyi yapacağız. Velilerimize de gün gün hafta hafta yapacağız.

Özellerde ücret karşılığı test yapıldığı iddiası
KOCA: Hiçbir test ücret karşılığı asla yapılsın istemiyoruz. Pandemi de eğer bildirilmesi gereken hastalıksa bunu bildirmek zorundalar. Bu dönemde korsan olarak çalışma yapan yerler olursa bize haber verin gereken işlemleri yapalım.

Sosyal medyada paylaşılan yere düşen insanların görüntüsü
KOCA: Kimisi geçen aydan olan, kimisi alkol alan kimisi de bayılan. Bu hastalık anında düşmenize, anında her hangi bir ölümle sonuçlanabilir bir seyirle gitmiyor. Dolayısıyla böyle şeylere asla inanmayın. Bu algıyı oluşturmak isteyenlerle de ilgili birimler yasal çerçevede devrede oldular.

Hastalıkta yaş aralığı nedir?
KOCA: Dağılım aslında genel. Genç orta yaş ve yaşlıyı farketmeden yaygın olarak görülüyor. Çin bize bu noktada son derece iyi niyetli ve her açıdan destek olmak istediğini belirtti. Biz ne kadar kurallara, temassızlığa uyarsak bu süreç o kadar süre kısalır. Ama ne kadar kurallara uymazsak bu sürek o kadar uzar.

Hastanelerdeki personellere ücretsiz izin verildiği iddiası
KOCA: Son belki bir bir buçuk yılda beni kaç defa görmüşler. Ve bu süreçte asla böyle bir durum söz konusu değil. Bu algıları oluşturmak isteyenler var, asla inanmayın. O saydığım iller örnek seçilen iller olmuş oldu. Türkiye genelini kast etmek istedim. Bütün illerde dağılımı da önümüzdeki günlerde paylaşmış olacağız.

SELÇUK: Biz eğitimi telafi ederiz. Ama bir hastalığı telafi edemeyiz. Önemli olan çocuklarımızın sağlığı. Meslek liselerimizi harekete geçirdik. Maske, eldiven gibi birçok üretim yapılıyor. Çocuklara verdiğimiz mesajlara dikkat edersek bu süreci atlatırız. Bu sorumluluk bizim omuzlarımızda ama annelerin ve toplumun da desteğine ihtiyacımız var

Hastanelerdeki maske sıkıntısı iddiası
KOCA: Maske konusunda ülkemiz yeterli üretim kapasitesine sahip. Bu süreçte özellikle yurtdışına ihracatı yüksek tutan ve içeride fiyatları yükselten fırsatçılar oldu. O nedenle MASAK ve İçişleri bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Bir takım operasyonlar yapıldı ve mallarına el konuldu. Hem okullarda hem bir çok yerden üretim yapılıyor. Özel sektöre biz aracılık ederek biz hangi fiyattan alıyor isek hiçbir şey eklemeden özel sektöre de vermeyi başlatmış olduk. Özellikle önümüzdeki günlerde bunu istismar edenlere asla izin vermeyeceğimize emin olun. Asla hekimlerimizi çalışanlarımızı maskesiz eldivensiz ekipmansız bırakmayacağımıza emin oldun. Aslında N95 siz taşıyan bir kişiyseniz temas ettiğiniz kişiyi koruyan bir maske değil. Biz bu dönemde sağlık çalışanlarımızı ve vatandaşlarımızı asla malzemesiz bırakmayacağız. Bunu da buradan söylemek istiyorum.

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)