BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 5,92 1,54 30.784.000.000,00
ALBRK 1,45 -1,36 1.957.500.000,00
GARAN 8,29 1,84 34.818.000.000,00
HALKB 5,58 0,36 13.803.671.328,69
ICBCT 4,78 -0,21 4.110.800.000,00
ISCTR 5,14 0,98 23.129.845.800,00
SKBNK 1,24 -3,13 1.435.920.000,00
TSKB 1,15 0,00 3.220.000.000,00
VAKBN 4,88 0,83 19.059.437.751,00
YKBNK 2,43 0,41 20.526.334.620,12

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemTÜBİTAK'ın Kanal İstanbul raporu ortaya çıktı----

TÜBİTAK'ın Kanal İstanbul raporu ortaya çıktı

TÜBİTAK'ın Kanal İstanbul raporu ortaya çıktı
10 Ocak 2020 - 20:12 www.finansgundem.com

Erdoğan’ın “Kanal İstanbul’a karşı çıkıyorsanız bizi ikna edeceksiniz” sözleri tartışılmaya devam ederken TÜBİTAK’ın hazırladığı rapor ortaya çıktı. Raporda, “Kanal İstanbul’un ÇED raporu bilimsel değil. Deniz ve ekosistem zarar görebilir” denildi

Tartışmalı Kanal İstanbul'a yönelik hazırlanan ÇED Raporu'nu mercek altına alan TÜBİTAK, raporun bilimsel olmadığı yorumunda bulundu. TÜBİTAK tarafından yapılan incelemede, "Bilimsel temele dayalı çevresel etkileri ve bunların azaltılmasına yönelik detaylı planlama yapılmamıştır” denildi.

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde (MAM) görevli altı bilim insanı tarafından ÇED raporu için hazırlanan raporda doğal dengenin bozulabileceği, denize ve ekosisteme zarar verebileceği ifade edildi. Rapordan öne çıkan bazı tespitler şöyle:

“Tarama ve döküm faaliyetinin çevresel etkilerini önlemeyle ilgili bilgiler yetersiz ve bilimsel temele dayanmıyor. Deniz ve göl tabanından çıkarılacak 90 milyon m3 malzeme deniz dolgusu ve denize boşaltma seçeneklerinin nasıl uygulanacağı konusunda, yeterli ayrıntı ve bilimsel temele dayalı çevresel etkileri ve bunların azaltılmasına yönelik detaylı planlama yapılmamıştır.

Marmara Denizi’ne boşaltılacak malzemenin çamur ve organik karbon değeri çok yüksek. Reaktif organik madde ve insan kaynaklı organik, metal kirleticilerin denize ve deniz ekosistemine zarar verme riski var.

Karada bertaraf edilmesi gereken atıklar, ÇED raporuna göre denize doldurulmak istenmektedir.”

Gazeteci İsmail Saymaz da TÜBİTAK raporunu sosyal medya hesabından paylaştı. Saymaz'ın paylaştığı rapor şu şekilde:

TÜBİTAK'TAN AÇIKLAMA

TÜBİTAK MAM tarafından söz konusu rapora ilişkin yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"27 Şubat 2018 tarihli Kanal İstanbul Projesi/ÇED başvuru dosyası hakkında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü talebi üzerine TÜBİTAK MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü tarafından görüş bildirildi. Komisyon üyesi diğer kurum ve kuruluşlardan da alınan görüşler sonrası hazırlanan taslak ÇED raporu için de 25 Ekim 2019'da kurumumuzdan yine görüş talep edildi. Bu kapsamda, nihai halini almamış ÇED Raporu, ilgili enstitümüz tarafından incelenmiş olup, Kanal İstanbul Projesinin yapılıp/yapılmaması hakkında olumlu veya olumsuz bir görüş bildirilmemiştir. Bu anlamda, ilgili rapor üzerinden basında yapılan TÜBİTAK, Kanal İstanbul’a karşı şeklindeki haberler tamamıyla çarpıtmadır ve gerçeği yansıtmamaktadır."

Taslak ÇED raporunun bazı bölümlerinin yanlı ve yanlış siyasi yorumlara konu edildiği belirtilen açıklamada, "Kurumumuzun görüşü, nihai halini almamış ve askıya çıkmamış ÇED raporu için verilmiştir. Raporda kullanılan yöntemler, yapılan kabuller ve atıflar çerçevesinde ÇED raporunun içeriği değerlendirilmiş ve raporda görülen eksikliklerin giderilmesi amacı ile önerilerde bulunulmuştur. Verilen görüşler, projenin yapımına ilişkin değildir." değerlendirmesine yer verildi.

Ayrıca, 28 Kasım 2019'da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen İnceleme Değerlendirme Komisyonu toplantısında, 50’den fazla kurum ve kuruluşun temsilcileriyle yüz yüze detaylı görüşmeler yapıldığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"Tüm görüşler değerlendirilmiştir. Komisyon toplantısı sonucunda TÜBİTAK MAM’ın da olumlu görüşüyle ÇED raporu yeterli bulunarak askıya çıkılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kapsamlı bilimsel görüşlerini alabilmek adına, katılımcı bir anlayışla yürüttüğü ÇED raporu hazırlık süreçlerinin, bağlamından koparılarak siyasi çarpıtmalara konu edilmesi üzüntü vericidir. Hazırlık süreçleri neticesinde, toplanan görüşlerin nihai raporun oluşmasına katkı vermesi, bilimsel çalışma metodolojisi açısından takdir edilmesi gerekirken maalesef kurumumuz üzerinden siyasi polemiklere alet edilmiştir. Tüm süreçler sonunda rapor hakkındaki nihai karar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ilan edilecek olup, kurumumuzun görüşlerinin raporun hazırlık süreçlerine olan katkısından dolayı ayrıca memnuniyet duymaktayız."

Katarlı Şeyha'nın kanal aşkı

İmamoğlu'ndan Kanal İstanbul hakkında önemli açıklamalar

Katarlı medya patronu: Kanal etrafında arsa almaya devam edeceğiz

İBB’den Katar’a, Arapça Kanal İstanbul mesajı

İmamoğlu: Kanal İstanbul’u halka sormanın ne mahsuru var?

YORUMLAR (5)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • abdullah10 Ocak 2020 23:47

    bende diyorum ki o bölgenin çoğu bataklık çamur sinek böcek yuvası pislik yuvası pislikler sürekli orda kalacağına 2 veya 3 sene gibi kanal açıldıktan sonra suyun hareketi ile bataklık temiz bir hal alır. girilmez olan deniz kıyıları haliçin denize dökülen derelerin ıslahıyla nasıl temizlendiyse öyle temizlenir. haliçin bataklığı eko sistemi bozmadan temizlendiği  gibi buranın bataklığınında hükümet tarafından en iyi şekilde doğayı denizin suyunu bozmadan en ideal şekilde yapılacağına inancım tamdır. çünkü bugüne kadar hükümetin icraatları takdire şayandır. lüksdür gereklidir gereksizdir boş laflar bunlar insanoğlu dünyayı imarla mükelleftir.kolay ulaşım kolay yaşam temiz çevre gerekli olan işlerdir. biyolojik arıtmalara bile karşı gelenler istanbul kıyılarını kullanıp denize girmesin. 

  • Mercan14 Ocak 2020 09:04

    Harfiyatı 25 yıl sürecek deniyor. Yavuz Sultan Selim köprüsü 3 yılda bitti ve daha uzun 10 köprü yapılacak. Uludağa bir daha kar yağmayabilir. Ülkeye götürüsü getirisinden çok daha fazla görünüyor ve kazılar başladığında karşılaşılacak öngürülemeyen aksilikler ihtimali çok çok fazla bir proje. Ülkenin enerjisini şu zamanda boşa harcayacak bir proje. Önce ekonomi düzeltilmeli bence

  • ışın Özdemir10 Ocak 2020 23:42

    tübitak bşk.nı gider rapor süper olur.sorun yok

  • abdullah10 Ocak 2020 23:28

    "raporda görülen eksikliklerin giderilmesi amacı ile önerilerde bulunulmuştur. Verilen görüşler, projenin yapımına ilişkin değildir." değerlendirmesine yer verildi". çıkabilecek zararlara karşı tedbir ve önlemlerin alınması istenmiştir. ihtimaller ortaya konmuş tavsiyelerde bulunulmuştur. yapmayın yapamazsınız yaptırmam gibi aptalca ifadeler yoktur raporda

  • gerçek.10 Ocak 2020 20:23

    düeltilir o denize değil karaya dökersin olur biter.