BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemMüteahhitlerden yurt dışında 6 ayda 5.1 milyar dolarlık proje----

Müteahhitlerden yurt dışında 6 ayda 5.1 milyar dolarlık proje

Müteahhitlerden yurt dışında 6 ayda 5.1 milyar dolarlık proje
25 Temmuz 2019 - 08:38 www.finansgundem.com

Türkiye Müteahhitler Birliği'nin (TMB) İnşaat Sektörü Analizi’ne göre, sektör yılın ilk altı ayında yurt dışında 5.1 milyar dolarlık proje üstlendi.

"Sırada Ekonomi Var" başlıklı İnşaat Sektörü Analizi’nde; Türk müteahhitlik firmalarının, son dönemde yurt içinde artan zorluklar üzerine yurtdışına daha çok yoğunlaştığı vurgulanarak, Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetleri’nde 2019 yılı Ocak- Haziran döneminde 5.1 milyar doları tutarında toplam 109 proje üstlenildiği belirtildi.
Sektörün son dönemde çok sayıda ülkede proje takibine ağırlık verdiği belirtilen raporda, "Mevcut tablo, bu yıl sektörün yurtdışında 10 bininci projesini üstleneceği ve yeni proje tutarında 2018’de yakaladığı 20 milyar dolar düzeyine tekrar ulaşacağı şeklinde yorumlanmaktadır" denildi ve şu değerlendirme yapıldı:

ABD ve Avrupa Merkez Bankalarının parasal genişlemeye dönük kararları, konjonktürün doğru değerlendirilmesi halinde Türkiye’nin önümüzdeki bir yıllık süre için telaffuz edilen yaklaşık 177 milyar ABD Doları tutarındaki dış yükümlülüğünü hem daha kolay hem de daha ucuza yenileyebilmesinin, dolayısıyla kur ve enflasyon tarafında daha olumlu bir tablonun oluşmasının önünü açabilecektir. Bu anlamda fonlama açısından küresel görünüm de olumlu beklentiler sunarken Türkiye’nin fırsatları değerlendirmesi gerekecektir.

Ekonominin lokomotifi olan inşaat sektöründe geçen yıl başlayan daralma bu yılın ilk çeyreğinde de sürmüştür. 2018 yılının son iki çeyreğinde yüzde 5.6 ve yüzde 8.7 küçülen sektör, bu yılın ilk çeyreğinde de yüzde 10.9 düzeyinde daraldı. TÜİK’in Ocak- Mart 2019 GSYH verileri, ana sektörler kapsamında en fazla daralmanın inşaatta gerçekleştiğini ortaya koydu. Son üç aylık inşaat faaliyetlerine ilişkin alt endeks ise, 2018 yılı Ocak ayında 95.6 iken Eylül’de 61.5’e gerildi ve Aralık ayında 59.9 oldu. Sektördeki daralmanın bir göstergesi olan endeks, 2019 yılı Haziran ayında ise 55.4 düzeyine indi.

Yüksek maliyet artışları nedeniyle işleri durma noktasına gelen ve iflasa sürüklenen yükleniciler için getirilen tasfiye/devir/süre uzatımı düzenlemesi ile ilgili ciddi belirsizlikler ve sıkıntılar yaşanmaktadır. Daha önceki benzer uygulamalardan farklı olarak, bu kez işveren idarelere yapılan başvuruların değerlendirilmesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın görüşünün alınması şartı getirildi.

Bu çerçevede Hazine ve Maliye Bakanlığı'na iletilmiş sözleşme tutarı yaklaşık 170 milyar TL olan 6 bine yakın dosyanın başvurularının Temmuz ayı içinde sonuçlandırılması beklenmektedir. Ayrıca benzer sıkıntıların bir daha yaşanmaması için önümüzdeki döneme yönelik olarak; hem idareleri hem firmaları mağdur etmeyecek, piyasadaki fiyat dalgalanmalarını adil biçimde yansıtacak gerçekçi bir fiyat farkı hesap yöntemi belirlenmesi sektörün öncelikli talepleri arasında yer almaktadır.

Seçimlerin tamamlanması ve ABD ile S-400 konusunda kaydedilen gelişmeler ile siyasi belirsizlikler kısmen de olsa geride bırakılırken; sıra ekonomideki sorunların çözümü için atılacak adımların seçimine ve atılmasına gelmiştir. Ekonominin verimli ve şoklara karşı dayanıklı hale getirilmesi amacı taşıyan orta ve uzun vadeli yapısal reformların uygulamaya konulması gerekmekiyor.

Müteahhitlerimizin yurtdışında son dönemde çok sayıda pazarda teminat mektubu ve kontr-garanti sorunu artmıştır. Çözüm için Türk bankacılık sistemi ile Türk bankalarının etkin tanıtımının yapılarak, bankalarımızdan alınacak teminat mektuplarının bu pazarlarda doğrudan kabul edilmesini sağlayacak adımlar atılması ve konunun resmi temaslarda gündeme getirilmesi önemlidir.

Rusya, 1972 yılından bu yana müteahhitlerimizin tüm yurtdışı projelerinden aldığı yüzde 19,7’lik payla lider konumunu sürdürmektedir. Rusya'da kısa sürede 2012-2015 yıllarındaki ortalama 5 - 6 milyar ABD Doları/yıl potansiyel proje tutarına yaklaşılmasının mümkün olduğu öngörülüyor.
"Irak’ta 'barış ekonomisi'nin devreye girmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından Bağdat'ta 'Irak'ın Yeniden İmarı için Türkiye - Irak İnşaat Forumu' düzenlenmiştir. Forum’un ikincisinin Türkiye’de düzenlenmesi yönünde çalışmalar sürmektedir. Türk müteahhitlerinin Irak’ta birikmiş alacaklarının ödenmesi ve mevcut projelerinin tamamlanması ile savaşın ardından başlaması beklenen yeniden imar çalışmalarından geçmişten gelen ortak çalışma deneyimi kapsamında önemli pay alabileceği değerlendirilmektedir.

Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması’nın 7 Temmuz’da yürürlüğe girmesiyle; 1,2 milyar insanın yaşadığı 2,5 trilyon ABD Doları ekonomik büyüklüğe sahip dünyanın en büyük ticari pazarı devreye girmiştir. Bu gelişme, inşaat sektörünün son dönem potansiyel pazar olarak yakından takip ettiği kıtada Türk ürünlerinin dolaşımını ve yaygınlaşmasını kolaylaştırarak bölgede proje üstlenen müteahhitlerimizi girdi akışında destekleyebilecektir.
"Son dönemde üçüncü ülkelerde işbirliği girişimleri kapsamında başta Afrika ve Avrasya olmak üzere Türk firmalarının girişimcilik yeteneği ile yerel pazar bilgisinin, Japonya'nın finansman imkânları ve teknolojisiyle buluşturulması hedeflenmektedir. Bunun için TMB tarafından Japon Bakanlık, kuruluş ve firmaları ile birlikte çeşitli etkinlikler gerçekleştirilmiştir.

Türkiye genelinde konut fiyatları ve stok erime hızı düşmektedir. 2019 yılı sonuna kadar uzatılan vergi teşviğine rağmen yılın ilk yarısında konut satışlarında gerileme artmış, ekonomideki belirsizlik ortamı arz ile talebin buluşamadığı tabloyu oldukça belirgin kılmıştır.

Türkiye’de halen konut ihtiyacı mevcut iken satışlardaki bu durum, yüksek faiz nedeniyle alıcıların birikimlerini mevduatta değerlendirmesi, düşen alım gücü ve geleceğe yönelik endişelerin bir sonucu olarak açıklanmaktadır. Sektör temsilcileri belirsizliklerin ortadan kalkması ve finansman koşullarının iyileşmesi halinde ancak yılın son çeyreğinde konut segmentinde toparlanma beklentisini dile getirebilmektedir.

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)