Nıver Lazoğlu niverlaz@yahoo.com.tr Nıver Lazoğlu

İki arkadaşın reklamı değil, reklamdaki zaferi…

16 Ekim 2017, 11:55 ---

Konuşulan işlere imza atmış iki isim Onur Tunçkan ve Emre Özkan.

Bugüne dek hep işleri konuşmuş ama kendileri konuşmamış.

İş hayatı içinde 10’uncu yıllarını kutluyorlar.

Ne iş yapıyorlar, hangi işleri konuşturuyorlar.

Bilmek lazım.

Hayatın getirisinde umut biriktirmek ve umut ışığını ortaya koymak için meraktayım.

O halde ilk soru

Dünden güne yol alışında sizin bir araya gelişinizi merak ettim. Oradan başlayalım mı?

Onur Tunçkan - Her ikimiz de Eskişehirliyiz ve çocukluk arkadaşıyız.

Ooo tanışlığınız o kadar eskiye dayanıyor.

Emre Özkan - Evet 13, 14 yaşlarında tanıştık. Aynı mahallenin çocuklarıydık.

Konuğum değil konuklarım olunca, cümleleri ayrı ayrı sunmanın zorluğunda soru bir yanıt iki olacak.

Onur Tunçkan - Ve o günden bugüne hiç kopmayan bir arkadaşlık. Orada başladı hikaye.

Emre Özkan - Eskişehir çok beyin göçü verin bir şehir. Ve bizlerde üniversite okumak için İstanbul’a geldik. Aynı evi paylaştık. Ama ayrı ayrı okullarda okuduk.

Onur Tunçkan,  Yıldız Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü’nü bitirmiş. Emre Özkan ise Bilgi Üniversitesi Reklamcılık Bölümü’nden mezun olmuş. İlginçtir ki Onur Tunçkan bugüne dek hiç kendi mesleğini yapmamış. Arkadaşı Emre Özkan’ın mesleğine yönelmiş.

Evet, anlaşıldığı üzere konuklarımız reklam dünyası içerisinden.

Onur Tunçkan - Yaratıcılık tarafım daha ağır bastı sanırım. Üniversite sonrası grafiker olmayı seçtim bunun için eğitim aldım. Bu arada babamın da payı büyük sanırım. Babam da dünya çapında ödüller almış ve üniversitede grafik öğreten bir isimdi. Her ne kadar yapılan iş tabelacılık diye adlandırılsa da aslında o olmadığını içselliğinde bilmenin neticesinde inşaat sahasını değil reklamcılığı seçtim. Babam 10 yılda 13 tane ödül almış bir isim üstelik dünya çapında. Anadolu Üniversitesi’nin logosu babamın.

Öyle bir babanın çocuğu olarak ben de bu sahada var olmayı çok istedim.

Bazen genler daha ağır basıyor.

Emre Özkan - Reklam dünyasına metin yazarı olarak başladım. Ajanslarda çalışmaya başladım. Bir gün Onur bir iş teklifi aldı. Türkmenistan Televizyonu’nun kurumsal iletişim konusunda.  Ardından işi aldı. Ve biz de kendi şirketimizi kurduk, birlikte yol almaya karar kıldık. ID Yapım İletişim Organizasyon Reklam Tasarım olarak işe birlikte başladık.

Reklam dünyasının içerisinde var olmak oldukça zor. Sizin farkındalığınz ne oldu, doğrusu çok meraktayım.

Onur Tunçkan - Çok doğru söylüyorsunuz. Ben sektörü Şampiyonlar Ligi olarak tanımlıyorum. Bu ligde 10 yıldır ayakta kalmak çok zor. Bizim için en büyük başarı bu diye tanımlayabilirim. İş dünyasını tabiri caizse dayak yiye yiye öğrendik. Anlamsız hırslarımız hiç olmadı ama yaratım sürecimiz bizi ve yaptığımız işleri farklı kıldı. Ne Emre ne de ben patron olamadık hiç. Hep çalışan olduk.

Emre Özkan konuya dahil oluyor ve ekliyor. “Girişimci ruhumuz farklılıkları yapma uğraşı ve vazgeçmeyişimiz”

Sohbet gitgide daha da güzelleşiyor. Ve merak artıyor. Bugün neler yapıyorsunuz?

“Ayakta kalma sürecinde çok şey öğrendik. Geçmişimizde çok fazla iyi markalarla çalıştık. Ama sektör farklı bir daralma boyutuna geçince farkındalık yaratacak işler yapmaya karar kıldık. Genç girişimciler olarak biraz da gözü kara olarak işlere imza atmak istedik.”

Peki, ne yapıyorsunuz?

“Biz bir deneyim tasarımı ajansıyız. Markaların perakendedeki marka stratejisini yaratıyoruz; müşteriler ile fiziksel & dijital deneyimini tasarlıyoruz; markanın mağaza içindeki yaratıcı iletişimini kurguluyoruz. Projeleri başından sonuna ele alarak, yaratıcı fikir yaratımından, tedarikçi ağı yönetimine kadar kapsamlı ve zorlu bir süreç yönetiyoruz. Perakendedeki marka deneyiminin ve iletişiminin gün geçtikçe daha önemli bir noktaya gittiği bir dünyadayız.
Biz de verdiğimiz hizmet ile bir markanın web sitesinde sağladığı güncelleme hızını, içerik yaratıcılığını, deneyim tasarımını daha zorlu bir süreç sonunda perakende özelinde sağlıyoruz.”

Bu sistemi nasıl çalışır kılıyorsunuz?

Emre Özkan - Şöyle aktarabilirim. İşimiz üç aşamadan oluşuyor.

* İşi bir klasik yaratıcı ajans mantığında ele alıyoruz.
Gelen briefe uygun olarak strateji ve art departmanımızla beraber çalışarak marka stratejilerini oluşturuyoruz ya da yön veriyoruz.

* İşimizin alametifarikası marka stratejilerini, perakende stratejisine dönüştürmek.
Deneyim tasarımı sürecinde müşterinin mağaza içindeki deneyim yolculuğu haritasını çıkarıyoruz. Burada müşterinin marka ile iletişime geçeceği noktalar yaratıyoruz.
İç mimarlık ekibimiz ile bu deneyim noktalarını fiziksel yaratıcı uygulamalara dönüştürüyoruz.
Bu uygulamalar için yaratıcı ekibimizle markaya yaratıcı marka içeriği sağlarken, iç mimari deneyimimizle doğru uygulandığına emin oluyoruz.

* Son olarak fiziksel alanlarda bu deneyim odaklı uygulamaları en doğru, en yaratıcı şekilde hayata geçiriyoruz.

Bunu bir markanın web sitenin güncellemesine benzetebiliriz. Ancak bizim işimizde büyük bir operasyon ve zorlu bir süreç yönetimi var. Bunu sağlamak için geniş bir üçüncü parti tedarikçi ve üretici ağıyla çalışıyoruz. Her kampanya sonunda müşterilerimize süreç ile ilgili bir detaylı bir görsel ve rakamsal rapor hazırlıyoruz. Sonuç olarak, başından sonuna zorlu bir operasyonu yönetecek ve doğru fiziksel uygulamaları hayata geçirecek bir yaratıcı ajans yapısı kurduk. 

Bayağı, bayağı zor bir iş değil mi ve şu anda kime bu anlamda hizmet sunuyorsunuz?

“Yaklaşık 3 yıldık Nike Türkiye ile çalışıyoruz. Perakendecilik anlayışın farklılaşmasının bir sonucu olarak. Artık tüketici mağazalarda daha fazla vakit geçiriyor. Ürünlerin hızlı değişimini ve sunumu ve temasını mağazalarda uygulamaya geçiriyoruz. Ve bu değişimin 15 günde bir olduğunu belirtmem gerekiyor. Ve biz ajans olarak bu değişim uygulamaya geçirilişini 36 saatte hayata geçiriyoruz.

Bravo şaşkınım doğrusu.

Bu anlamda hizmet veren başka ajanslar var mı?

Onur Tunçkan - Genelde yurtdışından bu tarz hizmetle satın alınıyor. Bu hızda ve bu anlayışla hizmet veren ajanslar olduğunu sanmıyorum. Bugün 200 kişilik bir ekiple bu işi uygulayabiliyoruz. Şimdi başka başka markalardan da teklifler almaya başladık. Tüketici farkındalığında mağazaların ürün sunumları ve iletişim çok daha farklı bir boyuta taşınıyor.

Reklam dünyası içerisinde farklı hizmeti sunmak ve bu anlamda uluslararası markayla yol almak. Reklamı digitalden mağazaya taşımak.

Vay dedirtiyor.

Teknolojinin hızını yakalamak için uğraş veren ve bunu başarmak.

İki arkadaşın, yaratım sürecini masadan çıkarıp canlı hale getiriş öyküleri üç beş satıra pek sığmaz sığmaz ama…

Dilimin döndüğünce kalemimin aktarımında ancak bu kadar oldu.

Umarım anlatabilmişimdir.

İşi güzel, özel ve farklı kılmak önemli olanı.

Bunu başaran Onur Tunçkan ve Emre Özkan’a teşekkürler.

ETİKETLER :
YORUMLAR (2)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 6,06 -1,94 31.512.000.000,00
ALBRK 2,23 0,90 3.010.500.000,00
GARAN 8,92 -1,76 37.464.000.000,00
HALKB 5,35 -1,29 13.234.702.797,22
ICBCT 6,14 -2,38 5.280.400.000,00
ISCTR 5,73 -0,52 25.784.828.100,00
SKBNK 1,32 -2,94 2.455.200.000,00
TSKB 1,65 -4,07 4.620.000.000,00
VAKBN 4,15 -2,58 16.208.333.333,33
YKBNK 2,65 -1,85 22.384.685.902,60
BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster