BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 0,00 0,00 0,00
ALBRK 0,00 0,00 0,00
GARAN 0,00 0,00 0,00
HALKB 0,00 0,00 0,00
ICBCT 0,00 0,00 0,00
ISCTR 0,00 0,00 0,00
SKBNK 0,00 0,00 0,00
TSKB 0,00 0,00 0,00
VAKBN 0,00 0,00 0,00
YKBNK 0,00 0,00 0,00

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaPara PiyasaKurumların faiz kararı değerlendirmesi----

Kurumların faiz kararı değerlendirmesi

Kurumların faiz kararı değerlendirmesi
22 Ekim 2020 - 17:46 www.finansgundem.com

Merkez Bankası bugün piyasa beklentilerinin aksine faiz oranında değişiklik yapmadı. Kurumlardan bu kararın ardından piyasa değerlendirmeleri şu şekilde...

TCMB politika faizi olan haftalık repo faizini, 200 baz puanlık artış beklentilerinin aksine, %10,25’te sabit tuttu. TCMB öte yandan, gecelik borç verme faizi ile geç likidite penceresi faiz oranı arasındaki marjın 150 baz puandan 300 baz puana yükseltildiği açıklandı. Buna göre, gecelik borç verme faizi ve geç likidite faiz oranları da, %11,75 ve %14,75 olarak şekillendi.

TCMB politika faizini sabit bıraktı, ancak Faiz koridorunu genişletti

Gedik Yatırım Ekonomisti Serkan Gönençler tarafından hazırlanan analizde, "TCMB para politikası sıkılaştırmasını artık likidite kısıntısı yoluyla yapmayı tercih ediyor" denilirken, "TCMB aslında güçlü kredi ivmesi ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler (TL’de değer kaybı eğilimi) neticesinde enflasyon öngörülenden daha yüksek bir seyir izlediğini belirtmeye devam ediyor. Ancak para politikası sıkılaştırmasını, bu kez politika faiz artışı yerine, likidite kısıntısı yoluyla yapmayı tercih ediyor. Buna göre, önümüzdeki günlerde ortalama fonlama maliyetinin %13,5-14,0 civarına yükselmesiyle, kur üzerindeki baskılar hafifleyebilir. Ancak, kur ve borsa endeksi üzerindeki ilk tepki doğal olarak negatif oldu. Özellikle kur üzerindeki baskı bir süre daha, piyasa ortalama fonlama maliyetinin %13,5-14,0 seviyelerine yükseldiğini görene kadar, sürebilir."  diye belirtiliyor.

TCMB faizlere dokunmadı

PPK, Ekim toplantısında politika faizini %10,25'te sabit tutarken GLP faizinde 150 baz puan artışa gitti…

Şekerbank tarafından Dr. Gülay Elif Yıldırım ve Ozan Can Türkmen'in hazırladığı analizde de, karar metninde yapılan değişikliklere dikkat çekilirken, yorumda, "PPK, Eylül ayı karar metninde dezenflasyon sürecini yeniden tesis etmek ve fiyat istikrarını desteklemek amaçlarını önceleyen bir söylem kullanmış ve politika faizini 200 baz puan artırmıştı. Parasal sıkılaştırmayı politika faizinde bir artış ile yaparak ortodoks yöntemlere dönüş sinyali vermesi piyasa tarafından olumlu karşılanmış ve bunun etkisi olarak yurtdışı yerleşiklerin Eylül ayının son haftasında borçlanma senetlerinde gerçekleştirdikleri alımlarla yıl başından bu yana ilk kez aylık bazda sermaye girişi görmüştük. Ancak jeopolitik gelişmelerin yarattığı koşulların etkisiyle bu faiz artırımının ve sonrasında gelen normalleşme adımlarının etkilerini tam anlamıyla göremedik. Kurdaki yükselişin devam etmesi nedeniyle, TCMB'nin beklenti anketinde Eylül ayında %11,46 seviyesinde olan cari yıl sonu enflasyon beklentisi Ekim ayında da yükselmeye devam ederek %11,76 olmuştur. Son dönemde yaşanan hızlı kredi büyümesi Ağustos ayından bu yana atılan sıkılaştırma adımları ile bir normalleşme sürecine girmiş olsa da kredi arzının halihazırda çok yüksek seviyelere ulaşmış olması nedeniyle, ithalat talebindeki ve dolayısıyla cari açık üzerindeki etkilerinin bir süre daha devam edeceğini düşünüyoruz. Bu bağlamda geçtiğimiz ay açıklanan Yeni Ekonomi Programı'nda %10,5 olarak açıklanan cari yıl sonu enflasyon beklentisini iyimser buluyoruz. Ekim ayı PPK toplantısında kurul, likidite yönetimindeki esnekliğin arttırılmasına karar vererek Geç Likidite Penceresi işlemlerinde uygulanacak faizde artışa giderek ortodoks yöntemlerdense, esnek politikaları kullanmaya devam edeceğinin sinyalini vermiştir. Bundan sonraki süreçte PPK karar metninde devam edeceği söylenen likidite tedbirleri kapsamında, fonlamanın kompozisyonu ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetindeki seyir dezenflasyon sürecinin ne yöne evrileceği anlamında belirleyici olacaktır. Fiyat dinamikleri, ödemeler dengesi ve ülke risk primindeki seyrin arzu edilen bir patikada istikrar kazanması için Merkez Bankası'nın likidite tedbirlerine devam edeceğini belirtmesini ve fonlama maliyetinde artışın devamına yönelik olduğunu düşündüğümüz GLP faizi artışını olumlu bulmakla birlikte hedeflere ulaşmak için sağlanması gereken kredibilite ve değişimlerin sadece Merkez Bankasının faiz artımı ile sağlanamayacağı açık olduğundan tüm ekonomik birimlerin topyekün bir şekilde enflasyon ile mücadele konusunda paylarına düşeni yapma isteğini açıkça belirttiği kapsamlı bir enflasyon ile mücadele programının öneminin altını bir kez daha çiziyoruz." denildi.

Alkin: Hem faizi hem dövizi kontrol etmek vahim bir hata

Merkez Bankasından bir ters köşe daha…

İş Yatırım tarafından hazırlanan analiz ise, "Piyasanın ve İş Yatırım beklentisi politika faizinin 175 ve 200 baz puan artırılacağı yönündeydi. Merkez Bankası’nın geç likidite penceresi faizini %14,75’e çıkartarak likidite yönetimiyle ilave sıkılaşma yapmak için kendisine alan açması yatırımcıları ikna etmedi. Açıklama sonrası ilk piyasa tepkisi Türk lirasında, uzun vadeli tahvillerde ve borsada satış şeklinde oldu" denildi.

Faiz kararı değerlendirmesi şu şekilde devam etti:

"Ekonomi politikalarında normalleştiğine piyasaların inanmaya başladığı bir ortamda Merkez Bankası’nın attığı adımı açıklamakta zorlanıyoruz. Açıklanan metinde verilen “toparlanmaya ilişkin belirsizlikler” ve “finansal koşullarda belirgin sıkılaşma sağlanmıştır” argümanlarını ikna edici bulmuyoruz.

Kurdaki yükselişin durması ve devalüasyon-enflasyon sarmalının kırılması için Türk lirasının öngörülebilir ve anlamlı bir reel faiz vermesi gerekiyor. İç talepteki toparlanma ve enflasyon beklentilerindeki bozulma faizlerin yükseltilmesini gerektiriyor.

Atılan adım sonrası para politikasının ne kadar sıkılaşacağı fonlama kompozisyonunda haftalık repo gecelik borç verme ve geç likidite penceresinin ne kadar yer alacağına bağlı olarak belirlenecek.

Atılan adım Merkez Bankası’na kısa vadeli faizleri politika faizinin üzerinde belirlemek için 450 baz puanlık bir alan sağlıyor. Bu alanın ne kadar kullanılacağına bağlı olarak, bugün itibariyle %12,50 seviyesinde olan ağırlıklı ortalama fonlama faizi %14-%15 bandına çıkartılabilir.

Piyasanın ve İş Yatırım’ın enflasyon tahmininin %11,8 ve %12,3 olduğu bir dönemde kısa vadeli faizler %14-%15 seviyesine çıkartılırsa para politikasında yeterli sıkılaşma sağlanabilir. Merkez Bankası’nın bu alanı kullanacağına inancımız devam ediyor. Ancak geniş koridor ve tedricen faiz artırılması yöntemi iki temel risk yaratıyor:

(i) para politikasında öngörülebilirlik azalıyor;

(ii) kaybettiğimiz zaman ve olası dışsal şoklar nedeniyle kur, enflasyon ve faiz daha yüksek bir seviyede dengelenebilir. Umarız bu riskler gerçekleşmez.

Merkez Bankasının aldığı karar sonrası sene sonu tahminlerimizde bir değişikliğe gitmiyoruz. 2020 sonu için %12,3 enflasyon, %14,5 ağırlıklı ortalama fonlama faizi ve 8,00 dolar kuru tahminimizi koruyoruz."

Dolar faiz kararı sonrası zirve yeniledi

 

YORUMLAR (1)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • demir ceyhan22 Ekim 2020 20:18

    Merkez bankası dünyada dolar düşerken Türkiye'de artan dolara rağmen, dolar rezervi kasasında ciddi oranda düşük olmasına rağmen, döviz biriktiren vatandaşına aferin yola devam diyor. Tl mevduatın yüzüne bakılmazken bana ne bundan diyor. Enflasyonun yüksekliğini kabul etmekle beraber daha da yükseleceğini söylüyor. Borsa yatırımcısınaysa beni ilgilendirmiyorsun diyor. Bence çok iyi çalışıyor  :D