BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın daveti 17. Perakende Günleri Ana Sponsoru Simit Sarayı 29 Kasım 2017, 12:00 Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı

Simit Sarayı, sektörün en önemli buluşması olan 17. Perakende Günleri’nin ana sponsoru olarak lezzetli ikramlarıyla perakendecilerin buluşma noktası olacak.

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 9,56 -0,42 38.240.000.000,00
ALBRK 1,16 -0,85 1.044.000.000,00
FINBN 5,40 -2,70 18.090.000.000,00
GARAN 9,97 -2,45 41.874.000.000,00
HALKB 9,98 -6,20 12.475.000.000,00
ICBCT 4,03 -19,88 3.465.800.000,00
ISCTR 6,35 -3,05 28.574.809.500,00
SKBNK 1,30 -1,52 1.505.400.000,00
TSKB 1,39 -2,11 3.336.000.000,00
VAKBN 5,69 -1,39 14.225.000.000,00
YKBNK 4,39 -2,44 19.083.555.136,76

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemTrump'ın tercihlerinin telafisi var mı----

Trump'ın tercihlerinin telafisi var mı

Trump'ın tercihlerinin telafisi var mı
14 Kasım 2017 - 07:50 www.finansgundem.com

Akşam yazarı Deniz Gökçe, gerek ABD iç siyasetinde gerekse global dünyada büyük tepkilere yol açan Trump'ın tercihlerini değerlendiren The Economist'teki yazıyı köşesine taşıdı. İşte o yazı:

The Economist dergisinin 11-17 Kasım tarihli sayısındaki yazılardan bir tanesi, Trump sonrası ABD’nin ne olacağı konusunu işliyor. Bir özetini aktarıyoruz.

Seçim sonucu gündeme geldiğinde deniyordu ki, Trump seçildikten sonra ABD’nin dış politikası çok kötü bir yöne döner! Çünkü Trump seçildiğinde birçok tuhaf şeyi gündeme getirmişti. Mesela Trump dış ticaret anlaşmalarını çöpe atacağını söylemişti. Kurala dayanan global düzene bomba koyacağını da eklemişti. NATO, ona sorulursa, gereksizdi. Ona göre NAFTA en kötü ticaret anlaşması idi. Amerika, Trump’a göre, yabancılara çok kibarca davranıyordu, bu ise gereksizdi.

Trump’a göre eski günler çok iyi idi. Bir savaşı kazanırsan, kaybeden ülke sana ait olurdu. Bombaları yağdırıp bir savaşı kazandığın zaman, ülkeyi avucuna alıp, petrolü de alıp götürebilirdin.

Ama gerçekte Trump’ın takip ettiği yaklaşım dediği kadar kötü değildi. Trump ABD’yi Paris anlaşmasından çıkarmıştı. İklim değişikliği konusunu da kenara iterken Trans Pasifik anlaşması adlı büyük ticaret anlaşmasından da vazgeçmişti ama henüz, mesela bir savaş da başlatmamıştı.

Yani Trump Asya’ya giderken henüz dünyadan kopmadı da denilebilirdi. Trump’ın etrafındaki askerlikten gelme kişilerin Trump’ın riske girmesine engel oldukları da düşünülebilir. Trump’ın diplomatları bir kenara itip onların yerine generalleri alması entresan tabii.

Trump bazı hataları da yapmadı. Mesela Çin ile Tayvan konusunda, daha önceden söylediği kavgayı çıkartmadı. Ama ticarette ihracatçılar kazanır ve de ithalatçılar kaybeder şeklindeki sözü aslında komik. Bu sözüne karşı, İvanka Trump marka giydiler ve el çantaları Asya’da yapılıyor, Asyalılar kaybediyorlar mı? deniyor.

Trump bilateral (yani ikili) anlaşmaları seviyor, multilateral (yani çoklu) anlaşmaları da sevmiyor.

Trump’ın yaptığı belki de en kötü tercih, Amerika’nın demokrasi ve de insan hakları konusunda üniversal değerlere saygılı davranmasını önemli bulmuyor. Üstelik Trump’ın diktatörlere de hayranlığı var!

Trump’in bir defalık başkanlığından sonra, işler yeniden eski haline geri döner sözü de, pek güvenilir bir tez değil.

Trump’ın kendi en kötü tezi ise, kuvvetli ülkeler sadece kendilerini düşünmeli tezi! Yazık!

Trump’ın bazı aşırı tezlerini zaman geçince silmek mümkün olabilecek mi, onu bilemiyoruz!

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)