Önder Halisdemir halisdemirim@gmail.com Önder Halisdemir

Türkiye’de yatırım bankaları için yeni yönelimler

29 Ağustos 2019, 14:19 ---

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Yatırım Bankacılığı alanında yeni bir lisans verdi ve sermaye şartı olarak artık 150 milyon liranın yeterli olduğunu görmüş olduk. Neredeyse son 20 yıldır verilen ilk yatırım bankacılığı lisansı olması sebebiyle önemli bir açılımdır. 

Daha önce  BDDK tarafından başvuru sahiplerine sözle iletildiğini duyduğumuz mevduat bankaları için 300 yatırım bankaları için 200 milyon dolarlık sermaye gereksinimi radikal biçimde yumuşatılmıştır. Destekliyorum. Banka ve finans kurumu sayısının önündeki yüksek bariyerler koymayı hiçbir zaman doğru bulmadım. Üstelik İstanbul’u bir finans merkezi yapmak iddiasındaki bir ülke için sistemin olabildiğince tüm oyuncuları kapsayacak şekilde libere edilmesi önemlidir. Gelişmiş ülkelerin her birinde çeşitli sınıflamalarda binlerce banka faaliyet göstermektedir. Bu sayede sağlanan rekabet ortamı bazı bankaların hantal/obur büyümesini engelleyen dinamikleri beraberinde getirmenin yanısıra müşterinin finansa erişimini kolaylaştırır. Ülkemizde ise sadece 53 banka bulunmaktadır.  Gelişmiş ülke düzenleyici otoriteleri finansal krizlerde yeni lisansları kısıtlamak yerine daha da libere ederek ve haksız rekabet yasakları getirerek batamayacak kadar büyük bankaların oluşumunu engellemeye yönelmişlerdir.  

Gelişmiş ülkelerdeki binlerce bankanın çoğu tam servis bankacılığı yani evrensel bankacılık yapmazlar. Evrensel bankacılık hizmetlerini sunmak hele şimdiki gibi geçmiş kabullerle sürdürülmeye çalışıldığında gereksiz pahalı bir modeldir ve çok sayıda oyuncuya yer yoktur.

Gelişmiş ülkelerdeki binlerce banka belirli ekosistemlere odaklanarak Müşteri, Şehir, Pazar, Ürün, Hizmet ayrışmaları ile farklılık oluşturur ve kar yaratarak yaşarlar.

Ülkemiz örneğinde ise küçük/büyük, mevduat/ yatırım, özel/kamu, eski/yeni, katılım/konvansiyonel neredeyse tüm farklı kategori bankalar evrensel bankacılık yapmaya çalışmakta ve giderek artan biçimde başka faktörlerin de çarpan etkisi ile karşılaşmaktadırlar. Yani 53 olan banka sayımız hem çok yetersiz hem de aynı iş modeli ile aynı segmentlere gidildiği  için fazla olabilmektedir. Son dönemde görülen banka karlarındaki gerileme  yalnızca genel ekonomik durum ve politikalara bağlanıldığında özdeki sebep ihmal edilmiş olacaktır. Bu konu ayrı bir yazı konusudur. İlgilenenler şimdilik 2016 yılında yazdığım, bugünleri ve gerekçelerini 3 başlık altında işaret eden ve yine bu platformda bulabileceğiniz “Yıl 2019 Bankacılığın Sonu” isimli makaleme bakabilirler. 

Yatırım Bankalarına gelince onlar için çok önemli bir hareket alanı var. Mevcut yatırım bankalarının tamamına yakını bugüne kadar yapabileceklerini yapmadı ve geç giren avantajları var. (last mover advantage) Genel ekonomik şartlar  her zaman hazır olanlar için fırsatlar verir. Bu dönemde ise sisteme yeni girecek bankalar için rakiplerin konsantrasyonu dağınık ve bu sebeple yeni iş yapma iştahı düşük, teknoloji ise artık doğru tercihlerle hizmet konumlandırmak için artık büyük yatırımlar gerektirmediği gibi işleri ölçeklendirmeye de büyük bir imkan sağlamaktadır. Yeni lisans alarak trafiğe çıkacak  yatırım bankaları içinse  önlerindeki araçların çoğu sağa/sola çekmiş araçlarının bakımları ile uğraştığından temiz bir yol açıldığı görülmektedir. Bu açıdan çok şanslı bir konjonktür vardır.  Aşağıda önerdiklerimin bir kısmını ekibim ile gerçekleştirirken önümüzdeki trafik  kalabalık ve kuyruğun sonundaydık. Bu sebeple aracımızı off-roada hazırlayıp yol dışından giderek tekrar yola girdik ve bu esnada sürdürülebilir biçimde ne kadar mesafe alındığı  yüksek kar bazı, varlık gelişimi, sermaye ve finans piyasalarını geliştiren yeni ürün ve yaklaşımlar, uluslararası en iyi ödülleri vb.kriterler ile ortadadır. Dün o kalabalık yolda olan bugün bu düşük trafikte çok daha rahat olabilecektir. 

Peki yatırım bankalarının yeni yönelimler ne olmalı?

İlk iş generalist olmayıp ekosistem bankacılığına yönelmeliler. Herkesin her şeyi olmaya çalışmak pahalı ve yapanı var. Bunun yerine ya belirledikleri ekosistemlere yönelmeli ya da kendi ekosistemlerini oluşturmaları gerekmektedir. 

Ekosistem bankacılığı; odaklanma, yüksek dizayn becerileri ve ısrar gerektirir. Denilebilir ki odaklanılan ekosistemdeki sıkıntılar banka için risk yoğunlaşması getirmez mi? Cevabım iş gereğine uygun yapılırsa hayır olacaktır. Örneğin futbol kulüpleri gibi yönetimlerinin dernek yapısından  dolayı en yüksek riskli olduğu düşünülen grupla ekosistem bankacılığı içerisinde çalışma yapan az sayıdaki finans kurumunun yıllar içerisine vazgeçmediği ve memnun olduğu görülmektedir. İşlere ekosistem anlayışı işe bakmak birçok ekosistemin görülmesine olanak sağlayacaktır. Göçmenler, yurt dışında yaşayanlar, düşük gelirliler, yüksek gelirliler, ödeme güçlüğünde olanlar, e-ticaret firmaları,sektörler, şehirler vs. Ancak kastettiğim ekosistem anlayışının generalist bir organizasyonda bunlara yönelik ürün çıkarmak olmadığını eklemeliyim. Organizasyonun kendini yalnızca ilgili ekosistemin bankası olarak tanımlaması bakış açısı ancak uçtan uca gereken odaklanmayı sağlayabilecektir. Yani odaklanmak bir ürün müdürü atamak değil adanmışlık gerektirir. Ekosistemler; en gelenekselinden en yenisine, küçük gözüküp aslında dev olanlarına veya büyük gözüküp küçük olanlara kadar gözümüzün önünde durmaktadır. 

İkinci yönelim yatırım bankalarının kendilerini bankacılık lisansı da olan bir fintek gibi tanımlamaları gerekmektedir. Bu ilgilendikleri ekosistemlere yüksek harcamalar yapmadan girişimci kafasıyla yaklaşarak ucuz ve etkili penetre etme imkanı verecektir. Eski kabullerin bu iş şöyle yapılır dogmaları aslında son 10 senedir geçerli değildir. Dünya’da her konudaki gelişmeler yeni, ucuz ve etkili iş yapma biçimleri ortaya çıkarmıştır. 

Üçüncü yönelim gerçekten yatırım bankacılığı yapmaya odaklanmaları gerekir. Kredi/teminat, faiz/komisyon döngüsünde çalışan yeterince banka vardır. İlgilendikleri alanda fiyatlayacakları riskin aslında nasıl bir katma değer yarattığı sorusu ve konusu daha önemli ve kazançlıdır. Sermaye piyasası ürünleri ile kombine edilmiş kredi ürünleri alınacak risklerin dağıtılmasını sağlarken ölçekli çalışma olanağını beraberinde getirmektedir. 

Şimdilik bu kadar diyelim. Son 6 aydır yatırım bankacılığı yapmak isteyen gruplar, kişiler sağolsun kıymet verip  istişarelerde bulunuyorlar. Ne biliyorsam/görüyorsam paylaşmaya ve her bir grubun güçlü taraflarına  uygun  bir reçete oluşturmaya çalışıyorum. Ülkemiz gibi tarihsel olarak finans açığı içerisinde olan ve görünür gelecekte de olacak bir ülkede finansın ticareti gereği gibi yapıldığı sürece her daim iyi bir iştir.

Gördüğüm, niyetler izinlere dönüşürse birçok yeni yatırım bankamız olacaktır. Firma ve bireylere daha özelleşmiş çözümler ortaya çıkarken ülkemiz finans piyasalarına girecek taze sermayeler ile finans sistemimiz kuvvetlenecektir.

Sağlıcakla kalın…

ETİKETLER :
YORUMLAR (3)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 7,48 -0,27 38.896.000.000,00
ALBRK 1,36 0,74 1.224.000.000,00
GARAN 9,45 -0,21 39.690.000.000,00
HALKB 6,47 -2,27 8.087.500.000,00
ICBCT 3,68 -1,34 3.164.800.000,00
ISCTR 6,11 -2,71 27.494.816.700,00
SKBNK 1,02 0,00 1.181.160.000,00
TSKB 0,91 -1,09 2.548.000.000,00
VAKBN 5,27 -1,50 13.175.000.000,00
YKBNK 2,48 -1,98 20.948.687.184,32
BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
İmza töreni Rönesans Holding 26 Eylül 2019, 09:00

Türkiye’yi petrokimyada global üretim merkezi olarak konumlandıracak “Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi”nin "Lisans ve Ortaklık Anlaşmaları İmza...

Tüm Etkinlikleri Göster