İtalya’nın kayıp çağı başlıyor

29 Mart 2019, 11:18 ---

Avrupa’yı daha önce sarsan Yunanistan ve İspanyol krizlerinden sonra şimdi de İtalya’nın ekonomik durumu  küresel piyasalarda endişe yaratıyor.  AB’nin 3. büyük ekonomisi Roma yönetiminin biriken kamu borcu stoğu,  yavaş büyüme ve yüksek işsizlik oranından kaynaklanan zorluklarla karşı karşıya olduğu  uluslararası finans çevrelerinde son dönemde sıklıkla dile getiriliyor. 

Bu doğrultuda, Capital Economics tarafından yayınlanan 27 Mart 2019 tarihli  özel araştırma raporunda İtalyan ekonomisinin  içerisinde bulunduğu borç krizi, ekonomik durgunluk ve geleceğe yönelik öngörüler  yer alıyor. Capital Economics analistleri İtalyan ekonomisinin önümüzdeki 10 yıl boyunca  üretim artışının zayıf seyretmesi ve istihdam oranının düşmesi nedeniyle büyümekte büyük sıkıntı çekeceğini öngörüyor. İtalyan kamu borcunun milli gelire oranı  %131,7 ve ülke  Avrupa'da borç oranı en yüksek ülkeler arasında  Yunanistan'ın ardından 2. sırada bulunuyor. Bu nedenle büyümede yaşanan sıkıntı nedeniyle kamu borç stoğunun artmaya devam edeceği ve bir noktada sürdürülemez hale geleceği tahmin ediliyor. Bu durumun daha önceki Euro Bölgesi krizlerinden daha büyük bir soruna yol açması ve tek para birimini tehlikeye atması bekleniyor. 

Her ne kadar İtalya sürekli bir ekonomik durgunluk içerisinde olmasa da 1990’ların ortalarından itibaren ABD gibi büyük ekonomilerin  gerisinde yer almaya başladı. Bu gerileme büyük ölçüde  katı istihdam piyasası, yeni teknolojilere yetersiz yatırım yapılması ve zayıf şirket yönetimleri gibi yapısal sorunlardan kaynaklanıyordu. İtalya’nın GSYİH’sı 2018 üçüncü çeyrekte %0,1, dördüncü çeyrekte ise %0,2 küçüldü ve ekonomi teknik olarak son beş yılda ilk kez resesyona girmiş oldu.  

Avrupa Komisyonu da İtalya’nın 2019 ve 2020 yılına ilişkin büyüme tahminlerini düşürürken, hükümet politikalarının belirsizliğinin ve yüksek borçlanma maliyetlerinin resesyonu derinleştireceğini açıkladı. Komisyon 2018’de %1 büyümeden sonra bu yıl %0,2 büyüme bekliyor. 

Bu kapsamda raporda, İtalyan ekonomisinin  büyümesinin önümüzdeki on yıllık dönemde  yılda ortalama %0 olması bekleniyor. OECD ise aynı dönem  için yılda ortalama %0,6 büyüme öngörüyor. Italya’da GSYİH’nın 2020’lerin sonunda OECD’nin öngördüğünden yaklaşık %8 daha düşük olacağı tahmin ediliyor. Değişim için politik uzlaşma olmaması ve reformların sonuçlarının uzun yıllar içinde görülmesi nedeniyle hükümet reformlarının bu gidişatı tersine çeviremeyeceği ileri sürülüyor. Yeni teknolojileri uygulamakta çok ilerleme kaydedememesi nedeniyle de İtalya’nın küresel verimliliğin yeniden artmaya başlamasından çok fayda sağlayamayacağı da belirtiliyor.   Ayrıca tek para bölgesinde kalmaya devam ettiği sürece  sıkı parasal politikanın İtalya’nın ve rekabet gücünü kaybetmesine yol açtığı yorumları da yapılıyor.

Raporda, geçtiğimiz yirmi yıl boyunca ortalama %0 olan verimlilik artışının da önümüzdeki on yılda çok hafif bir yükselişle %0,5 olacağı ancak bu artışın istihdamdaki gerileme ile kaybolacağı da öngörülüyor. İtalya %10,5 işsizlik oranı ile Yunanistan ve İspanya’nın arkasından AB’nde en fazla  işsizliğin yaşandığı üçüncü ülke konumunda bulunuyor.  İtalyan nüfusu düşük doğum oranları nedeniyle gerilerken  ülkenin ekonomik görünümünün kötülüğü ve politik muhalefet nedeniyle göç dalgasının da bu oranları yükselteceğinden şüphe duyuluyor. Ayrıca hükümet emeklilik yaşını düşürmeyi planlarken kadın istihdamını arttırmaya yönelik herhangi bir girişimde de bulunmuyor. 

Bu çerçevede, yaklaşık on yıl sürmesi beklenen ekonomik resesyon dönemi İtalya ve Euro Bölgesi için ciddi sorunlar yaratma potansiyelini barındırıyor. Büyümeyen ve yerinde sayan bir ekonomi  hükümetin halen  çok yüksek olan borç stoğu ödemelerini yapmasını oldukça  güçleştirirken İtalya ve diğer ülkelerdeki finansal kuruluşlar için ciddi kayıplar doğurabilecek bir borç krizini de tetikleyebilir. Bu durum İtalya’yı  sürekli sert tasarruf  önlemlerine  ya da borçların geri ödenmemesine kadar götürebilir. Avrupa hükümetleri  ise Kuzeydeki zengin AB üyesi ülkelerin ve Avrupa Merkez Bankası’nın krizdeki İtalya’yı desteklemesinin gerekliliğine  yönelik zor  tartışmalarla ve seçimlerle karşı karşıya kalabilir. 

Sonuç olarak İtalya şu an için  çıkış yolu gözükmeyen  uzun dönemli  ekonomik bir durgunluğa sürükleniyor. Bu durumun gelişmiş ülkelerde daha önce örneği bulunmadığı ve Japonya’nın 1990’larda yaşadığı  “kayıp on yıl”  döneminde bile GSYİH’sının yaklaşık %1 büyüdüğü hatırlara geliyor.  İtalya’nın çıkışı olmayan uzun  “kayıp çağ”ı ise şimdi  başlıyor.

*Bu yazı yazarın kişisel görüşlerini yansıtmakta olup çalıştığı kurum yazıda yer alan görüş ve düşüncelerden sorumlu değildir.

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 8,02 1,91 41.704.000.000,00
ALBRK 1,28 -1,54 1.728.000.000,00
GARAN 10,98 3,78 46.116.000.000,00
HALKB 5,76 -0,69 7.200.000.000,00
ICBCT 4,89 0,62 4.205.400.000,00
ISCTR 6,25 0,81 28.124.812.500,00
SKBNK 1,22 0,00 1.412.760.000,00
TSKB 1,15 -1,71 3.220.000.000,00
VAKBN 5,18 0,58 12.950.000.000,00
YKBNK 2,43 -0,82 20.526.334.620,12
BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Etkinlik Girişimcilik Vakfı - NEXT 2020 04 Aralık 2019, 17:00 MEF Üniversitesi

Amerikan Büyükelçiliği desteğiyle, Türkiye Girişimcilik Vakfı ve Mef Üniversitesi ortaklığında eğitim teknolojileri alanında farkındalık yaratmak, eğitim alanındaki...

Tüm Etkinlikleri Göster