AB’nin aşıyla imtihanı

04 Şubat 2021, 09:47 ---

AB geçtiğimiz yıl sonunda Kovid-19’a karşı başlayan aşılama sürecinde halen ABD ve İngiltere’nin gerisinde bulunuyor. Aşılanan toplam kişi miktarı 31 Ocak 2021 itibariyle 100 kişide –iki doz toplamı olmak üzere- İngiltere’de 14,4 ve ABD’de 9,4 kişiye ulaşırken AB’de bu sayı yalnızca 2,8 oldu. (İtalya’da 3,3, Almanya’da 3 ve Fransa’da 2,3 kişi)

 Aşılama oranlarının AB’de düşük seyretmesinin nedenleri ve bu durumun kıtada  yarattığı ekonomik ve siyasi riskler Avrupa Parlamentosu (EP) Ekonomik ve Bilimsel Politikalar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 02 Şubat 2021 tarihli hizmete özel gizli raporda ele alınıyor. Bu kapsamda AB’de  aşılamanın düşük seyretme nedenleri olarak:

(i) Aşı tedariğinde yaşanan sorunlar,

(ii) Şimdiye kadar kabul edilen üç aşıdan ikisinin geç onaylanması ve

(iii) Bazı AB ülkelerinin  mümkün olduğunca çok kişiye ilk dozu yapmaktansa zamanı gelen kişilere ikinci dozu yapmak üzere aşıları saklaması gösteriliyor.

Raporda AB’de Kovid-19’a karşı verilen mücadele değerlendirilirken salgın yüzünden kıtada can kaybının ABD’den %20 ve İngiltere’den  %30 az olduğu, ancak kıtada İtalya, Fransa ve İspanya gibi ülkelerin pandemi ABD gibi gelişmiş ülkelere yayılmadan önce çok sert bir şekilde etkilendiğinin altı çiziliyor. Bu kapsamda, aşılama süreci ve problemlerinden bahsedilirken Kovid-19’un küresel bir sorun olduğu ve felaketin ancak küresel bir çabayla üstesinden gelinebileceği gerçeği de vurgulanıyor.

Sınır ötesi işbirliği pandemiyi kontrol altına almada hayati önem taşıyor.   Salgına karşı küresel işbirliğinin ve bilimin gücüne  en iyi örnek olarak  iki Türk göçmen bilim adamı tarafından kurulan  Biontech şirketinin Almanya’da MRNA tipi aşıyı bulması, aşının Brezilya’da test edilmesi ve ABD’li ilaç devi Pfizer’ın yardımıyla istenilen dozda üretime geçilmesi ardından Belçika’daki üretim tesisinden İngiltere’ye nakledilip 8 Aralık’tan beri binlerce hayat kurtarması gösterilebilir.

AB’nin daha hızlı daha enerjik ve üretilen diğer aşılara ve toplam arzdaki payını arttırmaya daha odaklı olması gerektiğine dair eleştiriler karşısında raporda hangi aşıların üretileceği ve onaylanacağına dair kararların sıradışı bir belirsizlik altında yaz aylarında alındığı vurgulanıyor. AB’nin  27 ülkenin oluşturduğu bir klüp olarak salgına karşı daha yavaş ve dikkatli,  aynı zamanda   zengin sanayi ülkesi üyelerine  göre büyük  finansal risklere daha az toleranslı  hareket etmeye eğilimli olduğu belirtiliyor. AB şemsiyesi altında farklı önceliklere ve yaklaşımlara  sahip bir çok ülkeye müzakereler sırasında danışıldıktan sonra yürütme organı Avrupa Komisyonu’nun ortak pozisyonu uygulamaya koyabildiğinin de altı çiziliyor.

Bu gelişmeler doğrultusunda AB, Birlik içerisinde “aşı millyetçiliği”nin ortaya çıkmasını önlemek için aşılamada ortak bir politika izlemeyi tercih etti. Aşılamada sürecin yavaş ilerlemesinin baharın gelişi ve mevcut kıstlamalar Mart 2021 sonrasında virüsün kısıtlamasını kontrol altına aldığı sürece ekonomik açıdan çok büyük olmayacağı öngörülüyor. Aşıların onaylanması ve üretimi- kısmen ilaç firmalarının aşı arzını arttırmak için üretim vitesini arttırmaları nedeniyle-  arttıkça AB genelinde aşı tedariğinde ortaya çıkan darboğazların önümüzdeki aylarda aşılması bekleniyor.

Bir çok ekonomist Euro Bölgesi ve İngiltere ile ABD için ekonomik tahminlerini Ekim ve Kasım’da aşılamanın nüfusun büyük kısmına yapılmış olacağı ve sadece mevsimsel enfeksiyon riskinin arttığı  Ekim-Kasım 2021’de ekonomik aktivitede çok ılımlı kısıtlamalara ihtiyaç duyulacağı varsayımına dayandırıyor.  Bu varsayım, yeterli aşı tedariğinin sağlanacağı ve aşıların virüsün yeni mutasyonuna karşı etkili olacağı baz senaryoyu da içerisinde barındırıyor.

Aşılama sürecindeki yavaşlığın  AB otoritelerinin sert tepkisinin yanısıra  aynı zamanda kıtada farklı ülkelerdeki siyasi tansiyonu da yükseltebileceği raporda öngörülüyor:

- Hollanda’da 17 Mart’ta ve Almanya’da 26 Eylül’de yapılacak ulusal seçimlerde aşı krizi öne çıkabilir. Ancak, Euroseptiklerin(AB Karşıtları) AB ve Alman hükümetinin aşılamayı başarılı yürütemediğine dair eleştirilerden  fayda sağlayamayacakları çünkü bu partinin sürekli salgının risklerini önemsiz gösterdiği belirtiliyor. 

- Fransa’da AB’nin aşılamada çok yavaş harekete geçtiği algısının Le Pen’in başını çektiği Euroseptik  cepheyi güçlendirebileceği öngörülyor. Fransa’da Nisan ve Mayıs 2022’de gerçekleşecek Başkanlık seçimlerinde anketler ilk tur için Cumhurbaşkanı Macron ve Ulusal Parti lideri  Le Pen arasındaki farkın giderek azaldığını gösteriyor.  Bazı anketlerde 2. turda Le Pen’in öne çıktığı gözleniyor. Ayrıca anketlerde Temmuz’da Macron ile Le Pen’in  %58-%42 olan oy oranlarının  Ocak 2021’de %52-%48’e düştüğü de dikkat çekiyor.

- İngiltere’de ise aşılama kampanyası nispeten daha hızlı sürdürülürken  Komisyon’un geçtiğimiz hafta Birlik topraklarında üretilen aşıların ihracatına kontrol getirileceğini açıklaması ve aşı ihracatında kontrole tabi olacak ülkeler arasında İngiltere'ye de yer vermesi adada tepkiyle karşılandı.

- Ayrıca  İngiltere'nin AB'de üretilen aşıların tedarikinde K. İrlanda'yı arka kapı olarak kullanmasından çekinen AB  Brexit kapsamında imzalanan K. İrlanda Protokolü'nün 16. maddesini de -ciddi ekonomik, sosyal ve çevresel zorlukların kalıcı olma eğilimi göstermesi halinde tek taraflı olarak gerekli koruyucu önlemlerin alınması" aşı ihracatı için geçici olarak yürürlüğe sokacaklarını açıkladı. Bu da bir süreliğine AB ile K. İrlanda arasında kontrolsüz ticaret uygulamasının askıya alınması anlamına geliyordu. Bu kararın İrlanda adasında sınırın her iki tarafında da tepki toplaması üzerine  Komisyon geri adım atı.  Ancak  bu gelişmelerin İskoçya’nın olası bağımsızlığı  (ve takip eden AB üyeliği) ve K.İrlanda’nın kaderi üzerine görüşmeleri de uzun vadede etkilemesi bekleniyor.  

Bütün bu politik ve ekonomik risklere rağmen raporda AB’nin harekete geçmekte yavaş olmasına ragmen zaman içerisinde birlikte hareket ettiğinin de altı çiziliyor. Pandeminin başında Mart ve Nisan aylarında çok sert etkilenen İtalya’nın kuzey ülkelerinden yeterince destek görmediği eleştirileri yapılmıştı. Salgında açıklanan 750 milyar euro’luk cömert  destek paketi sonucu İtalya’nın payına düşen 209 milyar euro tutarında kredi ve hibe paketi oldu. Bugün İtalya’da politikacıların bu desteğin nasıl harcanması gerektiği konusuna odaklandığı belirtiliyor.  

Bu çerçevede, kıtada aşılama sürecinde yaşanan yavaşlık  potansiyel sağlık sıkıntılarının yanısıra  ülkeleri sert karantina önlemlerini daha uzun süre uygulamaya zorlayabilir ve sonuç olarak ekonomik canlanmanın başlamasının gecikmesine neden olabilir. Ayrıca AB’nin aşılama sürecini adil ve etkin bir şekilde yürütmediği algısının güç kazanması halinde; ulusal hükümetlerin zayıflaması, seçimlerde AB karşıtı partilerin güç kazanması ve AB ile 3. ülkeler arasındaki ilişkilerde sorunlar yaşanması gibi politik riskler de artabilir.

*Bu yazı yazarın kişisel görüşlerini yansıtmakta olup çalıştığı kurum yazıda yer alan görüş ve düşüncelerden sorumlu değildir.

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster