BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
İmza töreni Rönesans Holding 26 Eylül 2019, 09:00

Türkiye’yi petrokimyada global üretim merkezi olarak konumlandıracak “Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi”nin "Lisans ve Ortaklık Anlaşmaları İmza...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 7,48 -0,27 38.896.000.000,00
ALBRK 1,36 0,74 1.224.000.000,00
GARAN 9,45 -0,21 39.690.000.000,00
HALKB 6,47 -2,27 8.087.500.000,00
ICBCT 3,68 -1,34 3.164.800.000,00
ISCTR 6,11 -2,71 27.494.816.700,00
SKBNK 1,02 0,00 1.181.160.000,00
TSKB 0,91 -1,09 2.548.000.000,00
VAKBN 5,27 -1,50 13.175.000.000,00
YKBNK 2,48 -1,98 20.948.687.184,32

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaBankacılıkZorunlu karşılıklardaki değişiklik bankacılık sektörünü nasıl etkiler----

Zorunlu karşılıklardaki değişiklik bankacılık sektörünü nasıl etkiler

Zorunlu karşılıklardaki değişiklik bankacılık sektörünü nasıl etkiler
20 Ağustos 2019 - 15:26 www.finansgundem.com

TCMB'nin zorunlu karşılıklardaki düzenlemesinden ilk etapta en büyük kazanımı kamu bankaları sağlayacak, sistem özel bankaları da daha erken kredi büyümesine teşvik edebilir

Merkez Bankası'nın (TCMB) kredi büyümesini zorunlu karşılık (ZK) oranları ve ödenen faizlerle teşvik ettiği yeni düzenlemelesinin her bir banka özelinde farklı etki yaratması beklenirken, analistler ilk etapta kamu bankalarının en büyük kazanımı sağlayacağını belirtiyor. Bununla birlikte analistler, sistemin özel bankaları da referans olarak belirlenen kredi büyümesine daha erken ulaşmaya teşvik edebileceğine dikkat çekiyor.

Analistlerin tahmin ve hesaplamalarına göre, mevcut koşullarda TCMB'nin belirlediği %10-%20 kredi büyümesi referansını özel bankalar şu anda sağlayamazken; bu bankaların tamamı 2020 ilk yarı itibarıyla ise kriterleri karşılayabilecek. Sistem özellikle referansa yakın bankalar için bu süreyi kısaltmayı teşvik edecek.

TCMB dün ZK oranlarını ve ZK'lara ödenen faizleri/nemaları TL kredilerin yıllık büyüme oranı ile ilişkilendirdirdi. Banka zorunlu karşılıkların finansal istikrarı destekleyecek şekilde makro ihtiyati bir araç olarak daha esnek ve etkin kullanılmasına karar verildiğini açıkladı.

Yeni sisteme göre, kredi büyümesi referans değerler olan %10 ile %20 arasındaki bankalar için TL ZK oranları, 1 yıl ve 1 yıldan uzun vadeli mevduat/katılım fonu ve 3 yıldan uzun vadeli diğer yükümlülükler hariç tüm vade dilimlerinde %2 olarak uygulanacak. Diğer bankalar için zorunlu karşılık oranlarında herhangi bir değişikliğe gidilmeyecek. Yeni uygulamada kriterleri karşılayan bankalar için uygulanacak %2 ZK oranı eski uygulamada vadesiz ve 3 aya kadar vadelide %7, 6 aya kadar vadelide ise %4 seviyesindeydi.

Öte yandan mevcut durumda TL cinsi tesis edilen ZK'lara uygulanan %13 faiz/nema oranı, kredi büyümesi referans değerler arasında gerçekleşen bankalar için %15, diğer bankalar için %5 olacak. Yatırım Finansman Araştırma Müdürü Serhan Gök düzenlemenin etkisiyle ilgili yaptığı değerlendirmede, "Kamu bankaları kredi büyümesini %10-20 bandında gerçekleştirecekleri için getirilen kolaylıktan mutlaka olumlu etkilenecektir" dedi.

BDDK verilerine göre yılın ilk yarısında TL krediler %4.81 büyüme kaydetti. Aynı dönemde kamu bankalarındaki artış ise %11 seviyesinde. Garanti Yatırım tarafından bu sabah yayımlanan notta, "Haziran 2019 rakamlarına göre canlı ve yakın izlemedeki toplam kredi büyümesi referans aralıklarında kalan sadece Vakıfbank (%19) ve Halkbank (%16) vardır. Özel bankalar bu aralıkların aşağısındadır. Dolayısıyla, daha yüksek ZK faizinin Halkbank ve Vakıfbank'ta 2019 tahmini kâr etkisinin olumlu olmasını, diğer bankalarda ise faiz düşüş etkisinin olumsuz olmasını bekliyoruz" denildi. Nott ayrıca, "TL ZK oranı ortalama %6.4'ten kamu bankaları için %2'lere kadar düşecektir. Bu durum, Halkbank ve Vakıfbank için 2019 kâr beklentilerine ayrıca olumlu yansıyacaktır" ifadelerine yer verildi.

SİSTEM ÖZEL BANKALARI DAHA ERKEN %10 KREDİYE TEŞVİK EDEBİLİR

Analistlerin halka açık bankaların bilançolarından yaptığı hesaplamaya göre, yeni sistem ilk etapta kredi büyümesi TCMB tarafından belirlenen referans oranın altında olan özel bankaların kârlılığına negatif etki yapacak. Ancak analistler yılsonuna doğru bazı özel bankaların, ardından ise 2020 ortasında tüm özel bankaların %10 üzeri bir TL kredi büyümesini yakalayabileceğini düşünüyorlar. Sistemin bu oranı yakalan bankayı teşvik etmesi ise bazı bankaları daha erken bu orana ulaşmak konusunda teşvik edebilir.

Deniz Yatırım tarafından bu sabah yayımlanan notta, "Döviz endeksli kredileri çıkardığımızda 2019 ilk yarısında izlediğimiz bankalar arasında sadece kamu bankaları TL kredilerde yıllık bazda %10 sınırını aşabiliyor. Bu nedenle kamu bankalarının özel bankalara göre kısa vadede daha iyi bir performans göstereceğini düşünüyoruz. Ancak bu, özel bankalar da yıl sonuna doğru farkı yakalamaya çalışacakları için uzun vadeli olmayacaktır" görüşüne yer verildi.

TCMB zorunlu karşılık düzenlemesini de içinde barındıran ekonomi alanında önemli düzenlemeler içeren Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda Temmuz ayı ortasında kabul edilmişti. TCMB dün getirilen yeni düzenlemenin nasıl uygulanacağını açıkladı. BGC Partners ise TCMB'nin yeni sistemiyle ZK'ların kredi büyümesi ile ilişkilendirildiğine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: "Kredi büyüme hedefine ulaşmamanın cezasının ihtiyatsız borç vermeye teşvik edecek kadar yüksek olmadığına dikkat çekmeliyiz. Ayrıca, özel bankaların çoğunda... birçok bankanın en geç 2020 ortasına kadar %10-20 TL kredi büyümesine ulaşacağını öngörüyorduk. Bu değişiklikler bunu biraz erkene çekebilir, 2019'ın ikinci yarısında GSYH büyümesini biraz destekleyebilir. Ancak (yeni sistemin) aşırı borçlanmaya yol açmayacağını bu nedenle de, TL ve enflasyon üzerindeki olumsuz etkinin sınırlı olacağına inanıyoruz."

Öte yandan TÜSİAD Baş Ekonomisti Zümrüt İmamoğlu ise Twitter'dan yaptığı açıklamada ekonomik sorunlara çözüme öncelik verilmesi gerektiğini belirterek, "Piyasa aktörleri arasında koşullu maliyet farkı yaratmak piyasanın verimli çalışmasını engeller, ihtiyaç dışı arz yaratır. Suni kredi artışı çare değildir. Hastalığı tedavi etmek yerine hastaya daha hızlı koş diyoruz. Ekonominin dopinge değil çözüme ihtiyacı var" dedi.

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)