BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Kongre 4. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi 19 Kasım 2019, 09:30

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenecek Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde, dönüşüm...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 7,76 1,04 40.352.000.000,00
ALBRK 1,28 4,07 1.152.000.000,00
GARAN 10,14 1,91 42.588.000.000,00
HALKB 5,81 1,40 7.262.500.000,00
ICBCT 4,79 2,13 4.119.400.000,00
ISCTR 6,38 1,75 28.709.808.600,00
SKBNK 1,05 1,94 1.215.900.000,00
TSKB 0,99 6,45 2.772.000.000,00
VAKBN 4,82 1,90 12.050.000.000,00
YKBNK 2,51 0,40 21.202.098.722,84

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaPara PiyasaPiyasaların gözü yeni jeopolitik gelişmelerde!----

Piyasaların gözü yeni jeopolitik gelişmelerde!

Piyasaların gözü yeni jeopolitik gelişmelerde!
21 Ekim 2019 - 09:38 www.finansgundem.com

120 saatlik süre içinde Kürt silahlı güçlerin “güvenli bölgeden” çıkması, geçtiğimiz hafta Başkan Trump tarafından yaptırımların kaldırılması konularında sağlanan mutabakatın bu hafta devam edip etmeyeceği en fazla merak edilen konu...

120 saatlik ara verme, yarın akşam sona erecek mi? Geçen hafta Türkiye açısından çok kritik ve hareketliydi. Suriye harekâtı, ABD Başkan yardımcısı Pence’in Ankara ziyareti sırasında varılan mutabakat ile durduruldu. Daha fazla kan dökülmemesi adına önemli bir adımdı. 120 saatlik süre içinde Kürt silahlı güçlerin “güvenli bölgeden” çıkması, geçtiğimiz hafta Başkan Trump tarafından üst düzey Türk yetkililerine ve iki bakanlığa konulan yaptırımların kaldırılması konularında sağlanan mutabakatın bu hafta devam edip etmeyeceği en fazla merak edilen konu...

Moskova görüşmesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Putin ile Moskova’da yapacağı görüşme de süreç açısından hayli kritik bir öneme sahip. Türkiye’nin harekâta başlaması sonrasında çekilen ABD askerlerinin çekildiği bölgelere, Rusya destekli Suriye ordusunun hızla girmesi ile birlikte denklem yine hızla değişti. Bundan sonra bölgedeki güçlerin nasıl konuşlanacağı, hatta güvenli bölge için Türk ordusunun bölgede kalıp kalmayacağı da Putin ile yapılan görüşmede mutlaka masada olacaktır. Verilen aranın sürüp sürmeyeceği, Suriye rejiminin bölgeye hâkim olup olmayacağı, Kürtlerle Şam yönetimi ve Rusya arasındaki ilişkinin nasıl tesis edileceği merak edilen konular. Putin ile yapılacak zirvede bu konular mutlaka görüşülecektir.

Ancak görünen o ki Türk ordusunun hamlesi, Suriye denkleminde Türkiye’nin de mutlaka masada olması gerektiğinin “hatırlatılması” adına önemli bir hamleydi. ABD Başkanı tarafından konulan yaptırımların yanı sıra, Amerikan Senato ve Temsilciler Meclisi’nde gündeme alınan yaptırım kanun tasarılarının da etkili olduğu tartışılıyor. Geçtiğimiz hafta Halkbank ile ilgili iddianamenin açıklanması da bunun bir parçası olarak görülebilir. Süre verme kararına rağmen yeni yaptırımların halen daha gündemde olması, ABD nezdinde Türkiye’ye karşı tutumun henüz daha tam olarak yumuşamadığının bir göstergesi. Harekâta verilen ara, Putin ile Erdoğan zirvesi, yaptırımlar konusundaki gelişmeler dış politika açısından geçtiğimiz haftadan bu haftaya miras kalan önemli belirsizlikler. Kısa zamanda netleşmeseler bile harekâtın bundan sonraki seyri konusunda belirleyici olacaktır.

Doğu Akdeniz...

Geçtiğimiz hafta alınan ara verme kararının devam edeceğini, en azından bunun devam edebilmesi adına tüm tarafların çaba göstereceğine inanan taraftayım. Zira Suriye iç savaşında artık sona yaklaşıldığını düşünüyorum. Her ne kadar bundan sonraki sürecin çok kolay ve kısa olmayacağını tahmin etmek zor olmasa da en azından temel resimdeki değişiklikler konusunda önemli gelişmelerin arifesinde olduğumuza inanıyorum.

Suriye’deki iç savaşa yoğunlaşmış olmamız nedeniyle Doğu Akdeniz’deki doğal gaz sahaları konusundaki gelişmeleri de ıskalamamız gerekli. Biz Suriye ile uğraşırken Kıbrıs’ın burnunun dibinde, Türkiye’nin de denkleme dâhil olması gereken gelişmeleri kaçırırsak önümüzdeki yıllarda ortaya çıkabilecek fırsatlardan da mahrum kalabileceğiz.

Vergi paketi belirsizliği!

Hafta sonu bazı vergi düzenlemeleri hakkında hazırlıklar yapıldığına dair basında yer alan haberler çıktı. Kurumlar vergisinin yüzde 22’den 2020’de yüzde 20’ye, 2021’den itibaren de yüzde 18’e indirilmesi, finansal piyasalar ağırlıklı sektörlerde yüzde 22’nin korunması, gelir vergisine yeni dilimler eklenerek 1 milyon TL’nin üzerindeki gelirlerden yüzde 45 oranında vergi alınması yeni düzenleme taslağında yer alıyor.

Araç kiralamada 4.000 TL’ye kadar olan kira bedelleri ile yapılan araç masraflarının yüzde 70’nin vergiden düşülebilmesi, 5 milyon TL’nin üzerindeki konutlardan emlak vergisine ek olarak yüzde 1 vergi alınması gibi değişiklik önerileri var.

Cumhurbaşkanına oranları değiştirebilme yetkilerinin de tanındığı bu taslak kanunlaşır ise ne kadarlık bir vergi artışı beklendiğine dair henüz tahminler paylaşılmış değil, ancak buradan tahsil edilmesi umulan vergi ile bütçe açığının ve/veya Suriye harekâtının maliyetinin karşılanması pek mümkün gibi görünmüyor!

Stopaj düzenlemesi

Finansal piyasalara etkisi; menkul kıymet gelirlerinden alınacak vergiler ile ilgili olarak yükselebilecek stopaj oranları üzerinden hissedilebilir.

Bu tedbirleri önemli dertlere deva olacak diye düşünmek hatalı yerlere götürebilir. Eldeki mühimmatı boşa harcamak yerine derli toplu, büyük bir paketin parçası olarak açıklanması hem daha doğru hem de daha anlamlı olacaktı.

Kurlar Merkezi bekler!

Harekâta ara verme belirsizliği azalır, harekât “ılımlı” bir seyre bürünür ise kur cephesinde geçtiğimiz hafta yaşanan oynaklık daha da azalır ve Merkez Bankası’nın Perşembe günkü faiz kararı beklenir. Askeri hareketliliğin artması doğal olarak Merkez Bankası cephesinde de temkinli bir duruşu beraberinde getirebilir.

Harekât öncesinde bankaların kredi genişleme; zorunlu karşılıklarla çizilen yön doğrultusunda; çabalarıyla kredi faizlerinde 13-14 bandına kadar bir gerileme olmuş idi. 300 baz puanlık bir indirim dahi masadaydı. Ancak Suriye-Harekât-Trump-yaptırım-Brexit belirsizliklerinin arasında PPK’nın bu denli radikal bir indirim yapıp yapmayacağı merak konusu. Piyasa beklentileri 150 baz puan...

Benim beklentim 250 baz puanlık indirim yapılacağı ve politika faizlerinin 14’e indirileceği yönünde. En azından kredi faizlerine bakıldığında bu ihtimal var. Swap piyasalarına bakıldığında 150 baz puanlık ihtimalin daha yüksek olasılık olduğu düşünülebilir.

12 Aralık toplantısı

100-150 baz puanlık bir indirim olur ise bu durumda 12 Aralık’taki bir sonraki toplantıda yeni faiz indirimleri olabileceği ve görece yüksek kalan Faiz nedeniyle kurlarda aşağı yönlü bir hareket görülebilir. Bu durumda dolar/TL’de 5.7400 ve hatta 5.6620 seviyelerine kadar bir geri çekilme yaşanabilir.

250 baz puan ve üzerinde bir indirim olursa kurdaki gerileme ihtimali iyiden iyiye azalacaktır. Bu demek değildir ki kurlar hızlı şekilde yukarı gidecek. 5.9250-5.9290 seviyesi halen kapanış bazında önemli bir direnç. Bu seviye aşılacak olur ise geçen hafta da belirtmiş olduğum 6.0000’daki psikolojik ve 6.1750’deki teknik direnç seviyeleri resmin içine girecektir.

Ali Ağaoğlu / Milliyet

ETİKETLER :
YORUMLAR (1)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)