BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 4,76 1,28 24.752.000.000,00
ALBRK 1,65 -6,25 2.227.500.000,00
GARAN 6,70 1,21 28.140.000.000,00
HALKB 4,36 -2,24 10.785.664.335,68
ICBCT 5,61 -2,26 4.824.600.000,00
ISCTR 4,84 1,04 21.779.854.800,00
SKBNK 1,10 -1,79 2.046.000.000,00
TSKB 1,29 -3,73 3.612.000.000,00
VAKBN 3,43 -0,29 13.396.285.140,56
YKBNK 2,08 0,48 17.569.866.670,72

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaMakro EkonomiLondra finans pastasını AB’ye kaptırdı----

Londra finans pastasını AB’ye kaptırdı

Londra finans pastasını AB’ye kaptırdı
06 Ocak 2021 - 17:30 www.finansgundem.com

AB Ortak Pazarı’ndan ayrılan İngiltere finans sektöründe sahip olduğu gücü Brexit anlaşması sonucu Avrupa Birliği’ne kaptırdı. Londra borsasının ticaret hacmindeki kayıp 2021’deki ilk işlem gününde kendisini gösterdi

FINANSGUNDEM.COM - DIŞ HABERLER SERVİSİ

Brexit ticaret anlaşmasından çıkan sınırlı ölçüdeki sonuçlar İngiltere finansının kurtarılmasına yetmedi. Finans çevrelerinde ise Londra’nın finans merkezi özelliğini Avrupa’daki ticaret merkezlerine kaptırdığı konuşuluyor. Bloomberg yazarı Elisa Martinuzzi Londra finans merkezinin bir dönüm noktasında olduğuna dikkat çekiyor. İşte Martinuzzi’nin o yazısı:

Londra 1986’daki Finans piyasalarında görülen Büyük Patlama’dan bu yana dünyanın en baskın finans merkezlerindendi. Söz konusu tarihteki reformlar borsa ticaretini serbestleştirerek İngiltere’yi dünya çapındaki bankacılık aktivitelerinin çekim noktası haline getirdi. Şimdiyse bunun tam tersi gerçekleşiyor. İngiltere’nin Avrupa Birliği ile ilişkisini biçimlendiren kurallar finans işletmelerinin benzeri görülmemiş bir şekilde Londra’dan ayrılacağı anlamına geliyor.

Brexit'in Londra üzerindeki kalıcı etkileri muhtemelen yıllarca bilinmeyecek olsa da İngiltere'nin 1 Ocak'ta ortak pazardan ayrılmasından sonraki ilk iş günü sadece sembolik olarak değil, reel olarak da önemli bir dönüm noktasıydı.

AB yatırımcıları (sterlin cinsinden olmadığı sürece) Avrupa hisselerinin ticaretini AB içerisinde yapmak zorunda olduğundan borsacılar ve borsa şirketleri İngiltere’deki ve dünyanın dört bir yanındaki müşterilerine likidite derinliğinin daha yüksek olması beklenen AB içerisindeki merkezleri üzerinden hisse alım satımı yapmalarını tavsiye ediyor.

Sonuç olarak 2021’in ilk ticaret gününde kamuya açık borsa ticaret verileri Londra’nın hisse senetleri işlem hacminde neredeyse %45’lik bir düşüş yaşandı. Şu anda işlemlerinin bir kısmını Amsterdam'dan yöneten Cboe Global Markets Inc. tarafından derlenen verilere göre, Londra merkezli platformlarda işlem yapacak yaklaşık 6,3 milyar euroluk (7,7 milyar dolar) hisse AB'de el değiştirdi.

Bu sadece bir işlem günüydü ve ticari alışkanlıklar yine de değişti. Ancak Avrupa Birliği’nin bu finansal aktiviteyi hangi şartlar altında Londra’ya geri döndürmeyi kabul etmek isteyeceğini hayal etmek oldukça zor. Gerçekten de Avrupa'nın gündeminde daha da büyük ekonomik öneme sahip diğer finansal işletmelerin havada kapılması yer alacaktır.

AB hisse senedi ticaretinin İngiliz başkentinden ayrılması beklenmedik bir durum değildi. 2016 İngiltere'de yapılan oylamadan kısa bir süre sonra ortak pazardan ayrılmak konusunda finansal hizmetler sektörü en kötüsüne hazırlanmaya başlamıştı. Ticaret tartışmalarında kenara itilmesiyle birlikte, finans sektörünün Avrupa Ortak Pazarı’na sınırsız erişimini kaybedeceği, firmalara bölgedeki müşterilerine hizmet verecek AB üsleri kurmaktan başka seçenek kalmayacağı kısa sürede ortaya çıktı. Geçen yılın sonlarında, bazı büyük bankalar bilançolarının büyük bir kısmını Manş Denizi’nin diğer yakasına aktardılar.

Ticaret kaçınılmaz olarak yatırımcıların en iyi verim alabilecekleri yerlere göç edecektir. Eğer AB’li müşteriler işlerini taşımak zorunda kalıyorlarsa, finansörlerinin de bunu izlemesi kaçınılmazdı. Zira en iyi fiyatı alacakları yer Londra değilse, neden bir ABD'li ya da Japon yatırımcı orada AB hisse senetleri ticaretini yapsın ki?

Daha şaşırtıcı ve Londra için daha endişe verici olansa yeni yılda ticari işlemlerin açık bir şekilde sorunsuz gerçekleşmesiydi. Geçen yılın sonunda Brexit müzakerelerinin son aşamalarına giren düzenleyiciler, mali istikrara yönelik risklerin büyük çoğunluğun azaltıldığı ve herhangi bir aksaklığın en azami düzeyde olacağı konusunda ihtiyatlı bir iyimserlik sergilediler. Ancak finansal piyasaların önemli bir simgesi olan AB hisse senetleri ticaretinin kontrolünü kolayca ele geçirmesi Avrupa’yı bu alanda daha fazla iş yapma konusunda cesaretlendirecektir.

Şimdilik, ticaret firmalarının AB hisselerinin blok dışından pazarlanmasına hâlâ izin veriyor. Bunun Brüksel’in gözetimi altında yapılabilmesi de mümkün. Söz konusu denetim mekanizması büyük miktarda sermaye ve insan zekasını içeren bir ödül olacaktır. Haziran 2022'ye kadar İngiltere'ye AB kurallarına göre geçici denklik hakkı verilen anlaşma türevlerinin temizlenmesi, bir sonraki süreçte yer alabilir.

Londra'nın bir yatırım yönetimi merkezi olarak hakimiyeti de belirsiz konumda. Avrupa Komisyonu, AB merkezli fonların portföy yönetimini blok dışındaki yatırımcılara nasıl devredilebileceği konusunda kuralları sıkılaştırıp sıkılaştırmama üzerine çalışıyor. Ticari delegasyonun yasaklanması olası görünmese de Brüksel uyum ve yönetim yükümlülüklerini artırarak İngiltere gibi üçüncü taraf ülkelerden gelen fonları yönetmeyi daha pahalı hale getirebilir.

İngiltere ve AB, Noel arifesinde onaylanan ticaret anlaşmasını Mart ayına kadar finansal piyasaların düzenlenmesini de içeriğinde bulunduracak şekilde daha fazla geniş bir kısmını tamamlama konusunda mutabakata vardılar. Ancak bu son tarihin yasal olarak bir bağlayıcılığı yok. Her iki tarafın da umudu, öngörülebilir kurallar ve erişimi geri çekme yönündeki her türlü karar için uygun istişareler içeren, tarafların birbirlerinin pazarlarına eşdeğer ölçütte erişim sağlayacakları bir çerçeve oluşturulması olmalıdır. Daha fazla saydamlık finans firmalarına hangi işletmelerinin Londra ve Avrupa merkezleri arasında bölünmeye değer olacağının ve hangi aktivitelerin gerek AB’de gerek İngiltere’de olsun basit bir şekilde durdurulması gerektiğinin ekonomik açıdan belirlenmesine olanak sağlayacaktır.

Hisse senedi ticaretindeki değişim, AB'nin ekonomilerini finanse etmek ve şirketlerini banka kredilerinden kurtarmak için daha derin bir sermaye piyasası kurmayı hedeflediğinin önemli bir işareti. Bir piyasa katılımcısının da dediği gibi “Bu bir Büyük Patlama değil bu patlama ve yok oluş. AB’nin Londra’ya olan bağımlılığı artık kesin değil.

İngiltere’nin dünyadaki yeni rolü ne olacak?

 

BBC'ye bankacı başkan geliyor

 

Merkel, kendisini şikayet eden bakanın yetkilerini aldı

 

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)