BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
İmza töreni Rönesans Holding 26 Eylül 2019, 11:00

Türkiye’yi petrokimyada global üretim merkezi olarak konumlandıracak “Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi”nin "Lisans ve Ortaklık Anlaşmaları İmza...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 7,66 1,06 39.832.000.000,00
ALBRK 1,37 5,38 1.233.000.000,00
GARAN 9,64 -0,21 40.488.000.000,00
HALKB 6,58 0,15 8.225.000.000,00
ICBCT 3,76 0,27 3.233.600.000,00
ISCTR 6,25 0,48 28.124.812.500,00
SKBNK 1,00 1,01 1.158.000.000,00
TSKB 0,93 1,09 2.604.000.000,00
VAKBN 5,33 1,14 13.325.000.000,00
YKBNK 2,56 -0,78 21.624.451.287,04

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaBankacılıkLeblebici: Hareket başladı, normale dönüyoruz----

Leblebici: Hareket başladı, normale dönüyoruz

Leblebici: Hareket başladı, normale dönüyoruz
05 Nisan 2019 - 16:56 www.finansgundem.com

TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici, “Bankacılıkta üç ayın sonunda yavaş yavaş normalleşme başlıyor” dedi.

“Ocak ayı nispeten daha durgundu. Şubat ve mart aylarında hareketlenmeyi görmeye başladık. Kredi tarafında hareketlenme var, iş tarafında da hareketlenme var” diyen TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici’ye göre ekonomide stokların sonuna gelindi ve yeniden üretime başlanıyor. Bu nedenle de işletme kredileri talebi artıyor.

Leblebici, bu yıl sektörün yüzde 10 ila iyi senaryoda yüzde 15 büyüyeceği öngörüsünde bulunuyor. “Kredi vermeyle ilgili tereddütler olması gayet normaldi. Çünkü bankaların bilançolarında ilk üç ayı görüp insanların ödeme kapasitesinin nasıl olduğuna bakınası gerekiyor” diyen Leblebici, bankaların likiditelerini dengelemesiyle bu dönemin geride kaldığına vurgu yapıyor. “Kredide büyüme iştahı geri geldi. Yaşadığımız tablo bu...” diyen Leblebiciye göre bu yıl bankacılıkta döviz geliri olan her alan başta ihracat, turizm olmak üzere onlara bağlı çalışan her sektör büyüme getirecek.

TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici ile bankacılıkta 2019 yılının genel trendlerini ve bankalarının stratejilerini konuştuk:

Yılın ilk üç ayında nasıl bir tabloyla karşı karşıyız? Yıl sektör için nasıl başladı?

Geçen ağustos ayında piyasa, büyük bir volatilite yaşadı. Ağustos ayından itibaren alınan önlemlerin etkisi, 2019 Şubat ayından itibaren görülmeye başladı. Aralık sonuna kadar herkes bilançosunu toparlamaya ve dalgalanmanın yarattığı etkileri görmeye çalıştı. Ama yeni yıla 2018’i geride bırakmış bir şekilde başladık.

Ocak ayı nispeten daha durgundu. Şubat ve mart aylarında hareketlenmeyi görmeye başladık. Kredi tarafında hareketlenme var, iş tarafında da hareketlenme var. Çünkü ocak kredi talebi açısından çok düşük bir aydı. Şubatta kıpırdanma başladı; mart kredi talebi açısından daha iyi gidiyor. Tabii burada ülkenin dinamiklerinin etkisi var. Nedir onlar? Türkiye ekonomi olarak belirli yerlerde stok biriktirmek durumunda, her sektörde eldeki malları biriktirmek-ten bahsediyorum. Biz bu yılın başına kadar neredeyse hep stoklardan yedik. Şimdi o stokların yavaş yavaş sonuna geldik diye düşünüyorum. Artık yeniden üretmeye başlayacağız. Üretim için de işletme sermayesine ihtiyaç var, işletme sermayesi kredi talebini doğuruyor. Üretim geri geliyor. Bugün yaşanan bu... O nedenle de yılın başlangıcı kötü değil...

Yılın başından bu yana bankaların da kredi vermede tereddütleri olduğunu görüyoruz. Bu tereddütlerde azalma var mı?

Evet, orada da bir açılma var. Kredi vermeyle ilgili tereddütler olması gayet normal. Çünkü bankaların bilançolarında ilk üç ayı görüp insanların ödeme kapasitesinin nasıl olduğuna bakması gerekiyor. Bu da işin doğası gereği, normal. Ama o dönem geride kaldı, çünkü bankalar kendi likiditelerini de dengelemiş durumda. Sendikasyon kredileri de yenilendi. Aslında kredi verme potansiyeli yükseldi. Üzerine bence KGF de olayı hareketlendirdi. Kredi-de büyüme iştahı geri geldi. Yaşadığımız tablo bu... Çünkü her banka bilançosunu 2018 yılı sonunda iyice netleştirmiş oldu, daha şeffaf hale, getirdi. Bu durum, yabancı yatırımcı açısından da yerli yatırımcı açısından da böyle... Yavaş yavaş normale dönüyoruz.

2018 yılı verilerinde büyümenin kamu tarafından gelmesi ve özel bankalarda kredi büyümelerinin çok sınırlı kalması dikkat çekiyor. Bu trend sürecek mi?

Bu yılın ilk 2-3 ayında da böyle devam eder. Ama sonra trend değişir. Yılın ilk yarısı bittiğinde dengelenme olur, ikinci yarıda hem özel sektör hem kamu tarafında büyüme olur. Tabii şu da var, kredi talebinin de gelmesi lazım. Şirketler yeniden stok yaratma durumunda kalacağı için kredi taleplerinin gelmesini bekliyorum; talep geldikçe özel bankalar, kamudaki büyümeyi belki yakalamayabilir ama o oranlara yaklaşır. Bu yıl özel sektör bankaları da daha hareketli olur.

2017’deki söyleşide 2018’in bireyselde dengelenme yılı olacağını belirtmiştiniz. Bu yıl için öngörüleriniz nasıl? Büyümenin geleceği alanlar sizce neler olacak?

Banka olarak dalgalanma hariç 2018 stratejimizde sapma olmadı; geçen yıl tüketici kredilerinde en fazla büyüyen banka olduk. Kurumsal tarafta en fazla biz büyüdük. Öyle baktığımızda aslında kredi hacimlerimiz belli alanlarda büyüdü.

Ama toplamda o büyümeleri neden tam olarak gösteremedik?

Çünkü bireysel tarafta konut kredilerinde talep daraldı, tüketici kredilerinde ne kadar büyürseniz büyüyün konuttaki daralma büyümeyi geride bıraktı. Benzer bir tablo, KOBİ tarafında da oldu. Ne kadar kurumsalda büyüsek de KOBİ tarafındaki daralmadan etkilendik.

2019’a baktığımızda tablo nasıl olacak?

Hala tüketici kredilerinde büyüme alanımız olduğuna inanıyoruz. Stratejimiz tüketici kredilerinde büyümek üzerine. Çünkü bankada biraz KOBİ kredileri ağırlıklıydık, bireysel bankacılıkta ağırlığımızı artırmamız gerekiyor.

Kurumsal bankacılıkta da ihracat ve ihracata dayalı yan sanayinin tüm ilgili alanlarında Türkiye, bankalar ve bizim için bir potansiyel olduğunu düşünüyorum. Döviz geliri elde eden her alanda sektörde büyüme olur. Bazı bankalar da daha fazla büyüme olur, bazı bankalar da daha az, ama mutlaka bu alanlarda büyüme görürüz. Bizim ekonomimiz açık bir ekonomi, içeride daralmayla karşılaşsa da yurt dışına büyük satış potansiyeli var. Bunu ihracat rakamlarından da görüyoruz. Ayrıca turizm ve turizme iş yapan sektörler ve şehirlerde de işlerin gayet iyi gideceğini düşünüyorum. Bankaların riski dağıtılmış portföylerine bakarsanız büyümelerini bu alanlarda yayarlar.

Sektöre yeni bir Banka giriyor. Emlak Katılım Bankası’nın girişi konut tarafında nasıl bir açılım sağlar? İlk yıldan net bir olumlu etkisi olur mu?

Bunun için Emlak Katılım Bankası’nın hangi stratejiyle geleceğine bakmamız lazım. Ama konut talebi genel olarak çok düşük. Bir de konut stoku var; bunun bir şekilde eritilmesi lazım. Faizler biraz daha aşağı gelirse, konut alimim tetikleyebilir. Yine de konut tarafı ancak 1-2 yıl sonra yeniden canlanır. İlk yıldan canlanma olacağını düşünmüyorum.

Bu yıl bankacılıkta büyümenin ne kadar olacağını öngörüyorsunuz?

Baştan beri Türkiye için büyüme tahminini yüzde 2 civarı bir yere koymuştuk. Bu tahmini eylül ekimde yapmıştık, hala aynı görüşteyiz. Bence daralma 2018 yılının içinde oldu, bu yıl ekonomi yüzde 2 büyümeyi yakalar.

Bankacılık sektörü geçen yıl büyümeyi başaramadı ama dalgalanmalardan dolayı başaramadı. Bu yıl sektörün tekrar büyümeye geçeceğini öngörüyorum, sektör bu yıl yüzde 10 ila biraz üzeri seviyelerde yüzde 15 arası bir yerde büyür.

Kurumsal tarafın ardından bireysel ve kredi kartları için de yeniden yapılandırmalar başladı. Her iki tarafta da yeniden yapılandırma talepleri yoğun olarak sürüyor mu?

Kurumsal kredilerde çok fazla talep kalmadı, bu alanda resim artık belirgin diye düşünüyorum. 2019’da bireysel tarafta da çok fazla yapılandırma talebi olacağını öngörmüyorum.

Peki bireysel kredi kartı yapılandırmalarıyla bu alanda pazardaki sıralamada önemli bir değişim olacak mı? Kamu bankalarına bir kayış var mı?

Ufak tefek değişiklikler oluyor, ancak pazar paylarında sıralamayı değiştirecek değişiklik olmaz. Bu noktada da pazar artık oturuyor. Kamu bankaları kredi kartı tarafında pazar payı kazanır ama burada banka sıralamasının değişeceğini sanmıyorum.

Bu yıl sektörün kârlılığı açısından nasıl kapanacak?

2018 bankacılık için kârlılıkta kötü bir yıl olmadı. 2019 yılında da 2018 yılına paralel bir kârlılık görürüz. 2019 yılında sektör daha fazla kâr üretmez.

2019’da size göre en önemli riskler neler olacak?

Her şekilde bankalar yurt dışı gelişmelere dikkat etmeli. Ben global dünyadaki değişikliklerin Türkiye’de daha etkili olduğunu düşünüyorum. Örneğin son günlerde konuşulan FED'in faiz artırmaması olasılığının Türkiye için pozitif olacağını düşünüyorum, gelişmekte olan pazarlara bir giriş olacağını öngörüyorum. Burada bir değişiklik olur, FED faiz artırımına giderse ekonomimiz için negatif etkiler olur. Genel olarak yurt dışındaki riskleri izlemek daha önemli. Yurt içinde önemli bir risk görmüyorum.

2019'UN SEYRİ NASIL OLUR?

1-2019’un başına kadar stoklardan yedik ve bunun sonuna geldik.

2-Yeniden üretme dönemi başlıyor. Üretim için de işletme sermayesine ihtiyaç var,

3-Bankalar likiditelerini dengeledi. Kredide büyüme iştahı geri geldi.

4-Her banka bilançosunu 2018 sonunda netleştirdi. Yavaş yavaş normale dönüyoruz.

5-Yılın ilk yarısı bittiğinde dengelenme gerçekleşir, ikinci yarıda özel bankalar daha hareketli olur.

6-Kurumsal bankacılıkta ihracat ve ihracata dayalı yan sanayide potansiyel var.

7-Sektörün tekrar büyümeye geçeceğini öngörüyorum; yüzde 10-15 büyür.

8-2019’da bireysel tarafta da çok fazla yapılandırma talebi olmaz.

9-Bu yıl da sektörde 2018 yılına paralel bir kârlılık görürüz, sektör daha fazla kâr üretmez.

“KREDİLERDE HEDEFİMİZ TUTACAK"

“TALEP YOK”

Aslında banka olarak kredilerde sektöre paralel bir büyümemiz oldu, hatta özel sektör bankalarına göre biraz daha yüksek büyüdük. Kredilerde farklı alanlarda büyümelerimiz var. Tüketici kredilerinde büyümemiz yüzde 30’lara vardı. Ama konut daha hızlı kapanıyor ve bu nedenle büyüme görünmüyor. Konutta uygun bir Faiz oranı veriyoruz ve agresifiz ama talep yok. Talep olmayınca istediğiniz kadar fiyatı indirin olmuyor. Bu alanda talep, fiyata duyarlı değil. Kurumsalda da geçen yıl gibi ihracat tarafında büyümeye devam edeceğiz. Burada da KOBİ kredilerindeki daralma büyümemizi engelledi.

DENGELİ PORTFÖY

2018 kârımızda doğal olarak daralmanın, kredilerde büyüyememenin etkisi var. Bu yıl kâr rakamımız, bunun üzerinde olur, yeniden 2017 rakamlarını yakalarız. Kredi dağılımda da bireysel- kurumsal ve KOBİ tarafında eşit dağılımla devam edeceğiz. Türkiye’nin her yerinde iş yapan 500 şubeli bir banka olarak dengeli bir portföy yürütmekle yükümlüyüz. Büyümelerde sektörden ayrışamıyoruz. Sektör yüzde 10 büyürse bizim 2-3 puan üzerinde büyüme planımız var. İlk üç ayda TL kredilerde büyümemiz fena değil, yıllık yüzde 15 hedefimizi tutturacağız gibi duruyor. Ama yabancı kredilerde talep yok, daralma var.

MÜŞTERİ STRATEJİSİ

Geçen yıl mevduatta yüzde 15 büyüdük. Burada tabana yaygın mevduat toparlamaya çalışmıştık, bunun artı etkilerini gördük. Müşteri sayımız da yüzde 15 arttı. Bu stratejiyi devam ettirmek istiyoruz. Bireysel ve işletme bankacılığını tabana yaygın yapmak istiyorsak bunun tek koşulu yeni müşteri edinme. Bu yıl mevduat müşteri artışının krediler lehine dönüşü olacaktır, kredilerde büyüme getirir. Yıl sonunda kredi/mevduat oranımız da yüzde 100'e geldi. Burada ideal olan yüzde 110 gibi bir oran, bu yıl yeniden yüzde 110’lara çıkarız.

“DOĞAL PAYIMIZ YÜZDE 3,5"

“ARAYI KAPATIYORUZ”

Tüketici kredilerinde pazar payımızı bu yıl artıracağız. Bir yıl önceye kadar yüzde 2,5 gibi daha düşük paya sahiptik; şimdi yüzde 3,5'lara geldik. Zaten doğal pazar payımız yüzde 3,5. Ama KOBİ kredilerinde Pazar payımız yüzde 5-6'larda, hala da oralardayız. Konut tarafında yüzde 6’ya yakın payımız vardı. 2018'de yüzde 4-4,5 arasına geldi. Tüketici kredileriyle arayı kapatıyoruz.

ANA BANKA HEDEFİ

Özel bankacılıkta pazar paylarını tam ölçmek mümkün değil. Ama güçlü bir payımız olduğunu gözlemliyoruz. Buradaki konumumuzu koruruz, mümkün olduğunca artırmaya da çalışıyoruz. Her alanda müşterilerimizin aktif kullandığı, ana bankası olmayı istiyoruz. CepteTEB’te heryıl müşteri sayımız katlanıyor, 650 bin aktif müşteriye geldik.

DİJİTALDE 100 ŞUBE DAHA

Şube tarafında ideal sayıdayız, önemli değişimler olmaz. Dijital tarafta geliştirdiğimiz makineleri kullandığımız bir şube modeli geliştirdik, onu yaygınlaştırıyoruz. Bu yıl 100 şubeye daha dijital bankacılık makinelerini koyacağız. Operasyonel olarak gişe işlemlerinin yüzde 99’u makinelerde yapılıyor. Ama hem gişeyi hem makineleri tutuyoruz, çünkü amacımız yeni müşteri edinerek portföyümüzü büyütmek. Gayet dengeli gidiyoruz hem gişedeki işlem sayısını artıyor hem gelen yükü makineler karşılıyor. Böyle devam edeceğiz. (ELÇİN CİRİK/CAPITAL TÜRKİYE DERGİSİ)

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)