BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 4,88 -3,56 25.376.000.000,00
ALBRK 1,58 -5,95 2.133.000.000,00
GARAN 6,83 -3,39 28.686.000.000,00
HALKB 4,84 -3,20 11.973.076.923,10
ICBCT 6,43 -9,31 5.529.800.000,00
ISCTR 5,14 -4,64 23.129.845.800,00
SKBNK 1,77 -5,35 2.049.660.000,00
TSKB 1,85 1,65 5.180.000.000,00
VAKBN 3,89 -4,19 15.192.871.485,94
YKBNK 2,11 -4,95 17.823.278.209,24

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemEkonomik göstergeler merceğinden yeni iklim rejimi----

Ekonomik göstergeler merceğinden yeni iklim rejimi

Ekonomik göstergeler merceğinden yeni iklim rejimi
21 Eylül 2020 - 16:50 www.finansgundem.com

TÜSİAD tarafından hazırlanan raporun tanıtımı, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı ve İklim Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar'ın katılımıyla gerçekleştirildi.

TÜSİAD'ın “Ekonomik Göstergeler Merceğinden Yeni İklim Rejimi Raporu" bugünr düzenlenen online toplantıyla tanıtıldı. Toplantı, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı ve İklim Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar'ın katılımıyla gerçekleştirildi.

TÜSİAD Enerji ve Çevre Yuvarlak Masası faaliyetleri kapsamında hazırlanan raporun “online” tanıtım toplantısının açılış konuşmaları, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Enerji ve Çevre Yuvarlak Masası Başkanı Murat Özyeğin tarafından yapıldı.

KASLOWSKI: DERİNDEN HİSSEDİYORUZ

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski açılış konuşmasında, “İnsanlık tarihinde çok zorlu bir dönemden geçiyoruz. İçinde olduğumuz pandemi sürecinde küresel tehditlerin etkilerini çok acı bir şekilde tecrübe ediyoruz. Bu süreç, küresel risklerin ne kadar kritik sonuçları olabileceğini de gösteriyor. Halihazırda iklim değişikliğinin etkilerini çevresel, sosyal ve ekonomik yansımaları ile derinden hissediyoruz.

Doğal kaynaklarımız genel algının aksine oldukça kısıtlı. İçinde bulunduğumuz Akdeniz Bölgesi iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında. Bu endişelerden hareketle, zorlu gündeme rağmen, iklim değişikliği ile mücadele konusunu kararlılıkla gündemimizde önceliklendiriyoruz” dedi.

Kaslowski sözlerine özetle şöyle devam etti:

“Düşük karbonlu kalkınmanın sağladığı fırsatları ve yaratılan katma değeri artıracak; yeni istihdam alanlarını destekleyecek bir ekonomik dönüşümü kurgulamalıyız. Bu sürece yönelik zihinsel dönüşümü hızla gerçekleştirmeliyiz. Raporlarımız düşük karbonlu kalkınmanın çevresel hedeflerimize hizmet ederken, ekonomik göstergeler bağlamında da önemli fırsatlar barındırdığını gösteriyor. Politikalarımızla ve uygulama mekanizmaları ile bu dönüşümü ivmelendirmeliyiz. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği potansiyelimiz çok güçlü. Daha etkili finansal araçları bu dönüşüm için yönlendirmeliyiz.”

İŞTE RAPOR / YÖNETİCİ ÖZETİ

İklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınmayı ve tüm ekosistemi tehdit eden en öncelikli küresel risklerden biridir. Bu çerçevede iklim değişikliği ile mücadele ve iklim değişikliğine uyum tüm ekonomilerin yanı sıra başta Birleşmiş Milletler olmak üzere diğer çevre, ekonomik ve toplumsal alanda faaliyet gösteren uluslararası örgüt ve kuruluşların da öncelikli gündem maddeleri arasındadır.

2016 yılında yürürlüğe giren Paris Anlaşması “ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve göreceli imkan ve kabiliyetler” anlayışı doğrultusunda gelişmiş ve gelişmekte olan bütün taraf ülkelerin emisyon azaltımına yönelik önlem almasını şart koşmasıdır.

Öte yandan, AB’nin yeni büyüme stratejisi olan Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde öngördüğü dönüşüm ve 2050 yılında karbon-nötr Avrupa hedefi sanayiden ulaştırmaya, ambalajdan veri korumaya kadar birçok boyutta stratejik düzenlemeyi kapsamaktadır. Burada önemle vurgulanması gereken husus, AYM Planı ile salt bir “çevre” stratejisi değil, ülkemizi de yakından ilgilendiren yeni bir uluslararası ticaret sistemi ve işbölümünün kurgulanmakta olduğudur.

Bu yeni iklim rejimi, ekonomilerin, finans kurumlarının, uluslararası örgütlerin siyasi, ekonomik ve ticari bağlamdaki değerlendirmelerinde iklim değişikliği ile mücadele bağlantılı unsurların yansıtılması şeklinde ortaya çıkmaktadır. 

Raporun hedefleri neler?

Rapor, Paris Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı ile şekillenen yeni iklim rejiminin ülkemiz ekonomisi ve ticaretine olası doğrudan ve dolaylı etkilerini ele alıyor. İklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik politika araçlarını irdeliyor.

Raporun çıktıları

- Raporda Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında öngörülen Sınırda Karbon Düzenlemesi devreye girdiğinde Türkiye’den AB’ye ihracat yapan sektörler üzerine olası etkisi tüm ekonomiyi temsil eden 24 üretici sektör için analiz ediliyor.

- Bunun için 2 ayrı senaryo (SKD30 ve SKD50) karbonun ton fiyatı 30 Avro/tCO2e ve 50 Avro/tCO2e olarak çalışılmıştır.

- Bu senaryolar altında Türkiye ihracatının maruz kalabileceği toplam karbon maliyeti (faturası) ortaya konmuştur (kapsama alınan emisyon kaynaklarına bağlı olarak)

  • Ton başına vergi (EUA) 30 Avro olsa 478 milyon Avro- 1085 milyon Avro

  • Ton başına vergi (EUA) 50 Avro olsa 797 milyon Avro-1809 milyon Avro

    - Bu senaryolara ilave olarak AB’nin yeşil ekonomik dönüşümüne uyumlu tedbirlerin öngörüldüğü ayrı bir senaryo da çalışılmıştır. 2030 yılı itibarıyla;

  • AB_AYM senaryo sonuçlarında gayrı safi yurtiçi hasılanın SKD30 ve SKD50 senaryosundan sırasıyla %5,7 ve %6,6 daha yüksek; sera gazı emisyonunun ise sırasıyla %16,5 ve %15 daha düşük olacağı hesaplanmıştır.


Raporun ulaştığı makroekonomik bulgularla varılan değerlendirmeler ise aşağıdaki şekilde özetlenmektedir:

  1. 1. Avrupa Yeşil Düzeni Türkiye için bir risk olduğu kadar, sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen bir dönüşümün aracı olarak yepyeni bir fırsat olarak değerlendirilebilir.

  2. 2. Unsurları kararlılıkla saptanmış bir stratejik dönüşüm çerçevesinde, emisyon azaltımını, elde edilen fonların şirketlerin yeşil dönüşümü amacıyla kullanılmasını ve yenilenebilir enerji ile enerji verimliliğini merkeze alan alternatif bir Yeşil Ekonomik Dönüşüm senaryosu sayesinde gerek milli gelirde, gerekse sera gazı emisyonlarında anlamlı iyileştirmelerin sağlanabileceği öngörülmektedir.

  3. 3. Yeşil ekonomik dönüşüm stratejisi emisyon azaltım hedeflerinin ulusal ekonomide üretim ve istihdamın artırılarak sağlanabileceğini göstermekte, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma stratejisi arayışlarına önemli bir alternatif sunmaktadır.
  4. İstanbul'da ekmeğe zam geldi

    Bir zamanların en zengin Amerikalısı malı mülkü sattı

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)