BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 6,18 -0,80 32.136.000.000,00
ALBRK 1,68 -1,75 2.268.000.000,00
GARAN 9,11 -0,98 38.262.000.000,00
HALKB 5,38 -0,55 13.308.916.083,94
ICBCT 6,56 -0,61 5.641.600.000,00
ISCTR 6,61 -1,49 29.744.801.700,00
SKBNK 1,41 -0,70 2.622.600.000,00
TSKB 1,93 -6,31 5.404.000.000,00
VAKBN 4,62 -0,65 18.043.975.903,62
YKBNK 2,91 -1,36 24.580.919.236,44

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemDeniz Baykal: Köprüden önce son çıkış----

Deniz Baykal: Köprüden önce son çıkış

Deniz Baykal: Köprüden önce son çıkış
20 Ocak 2017 - 09:29 www.finansgundem.com

CHP Milletvekili Deniz Baykal, Cumhurbaşkanlığı sistemine bakışını açıkladı

Cumhurbaşkanlığı sisteminin referanduma gidip gitmeyeceğinin belli olmasına saatler kaldı. Meclis’teki son oylamanın 24 saat içinde tamamlanması bekleniyor. Böyle tarihi bir anda, AK Parti ve MHP’nin hazırladığı teklife karşı en güçlü muhalefeti yürüten CHP’nin çekincelerini Deniz Baykal Habertürk’e anlattı. İşte Deniz Baykal röportajının bir kısmı;

 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE İTİRAZIN TEMEL SEBEBİ

Daha önce 18 defa Anayasa değişikliği yapıldı. Bu son değişiklik onların tümünden farklıdır çünkü hiçbiri anayasal sistemimizin temelleri ile oynamamıştı. Demokratikleşmeye ve hukuk devletini güçlendirmeye yönelik olarak atılan adımlardı ve hemen hepsinde partiler arası uzlaşma büyük ölçüde gerçekleşmişti.

CUMHURBAŞKANI CANI İSTEDİĞİNİ YAPAR

Önerilen sistemde Cumhurbaşkanı’nın Meclis’in üzerinde bir otorite olduğunu düşünmenizin sebebi nedir?

Bir defa, hepimizi bağlayacak kanunları yapma hakkı Meclis’indir. Oysa bu sistemde Meclis, yasal düzenleme yapma yetkisini paylaşıyor. Cumhurbaşkanı, doğrudan kararname çıkararak kendi başına yasal düzenleme yapma yetkisine sahip oluyor. Yani canının istediği gibi bakanlıkları kapatır, yeni bakanlıklar açar, bakanları, genel müdürleri, müsteşarları, üst yöneticileri atar, istediğini görevden alır ya da çalışma şartlarını düzenler. İcra yetkisi yerine yasama yetkisini de kullanmaya başlar...

KARARNAME ETKİSİZ HALE GETİRİLECEK Mİ

Ama Meclis bir kanun çıkararak Cumhurbaşkanı’nın kararnamelerini etkisiz hale getirebilecek?

Eğer Meclis Cumhurbaşkanı’na endeksli olmasaydı, kendi siyasi dinamiği ile şekillenseydi belki olabilirdi. Oysa bu sistemde Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri aynı anda yapılacak. Yani başkanın partisi Meclis çoğunluğunu oluşturacak. 5 yılda bir seçim olacak. Dünyada başkanlık rejimlerinin tümünde, parlamento kendi seçimlerini kendisi yapar. Başkanın etkisi altında bir meclis seçimi olmaz. Üstüne üstlük bu modelde başkan Meclis’teki çoğunluk partisinin genel başkanı da oluyor. Milletvekillerini o tayin ediyor. Peki, Meclis, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini yenilemek isterse ne gerekecek? 360 milletvekilinin oyu gerekecek. Hangi Meclis’te? Çoğunluk partisinin milletvekillerinin kimler olacağını başkanın belirlediği Meclis’te. Bu, olacak iş değil...

700 MİLYARLIK BÜTÇE TEK BİR ADAMIN ELLERİNE BIRAKILIYOR

Şu anki sistemde Cumhurbaşkanı sadece vatana ihanetten yargılanabiliyor, oysa yeni sistemde her türlü suçtan yargılanabilecek. Bu, Cumhurbaşkanı’nın denetlenebileceği anlamına gelmiyor mu?

Geçmişte, Cumhurbaşkanı’nın 700 milyarlık bütçenin tek kuruşunu harcaması mümkün değildi. Yani soruşturulması gereken bir icraat yapma yetkisi yoktu. Kararname çıkararak bir uygulama yapma konumunda değildi. Sorumluluğu olmayan bir Cumhurbaşkanı, elbette sadece vatana ihanetten soruşturulur. Şimdi 700-800 milyarlık bütçeyi tek bir adamın eline veriyorsunuz ve milletvekillerine bunu denetleme hakkı tanımıyorsunuz.

 KENDİNİ GÜVENCE ALTINA ALMAYA ÇALIŞIYOR 

 MHP, “Çiftbaşlılık krize neden olabilir, devletin bekası tehlike altında. Bunu önlemek için acilen fiili durumu yasal hale getirmemiz lazım” diyor...

 Buna iki cevabım var. Bir, şu an acil bir beka sorunu olduğu iddiası abartılı bir iddiadır. İki, bu sorunun kaynağını yanlış teşhis eden bir yaklaşımdır. Türkiye’nin büyük sorunları var. Nereden geldi o sorunlar? Kim getirdi? Sen o sorunları getirenlere diyorsun ki: “Al götür Türkiye’yi.” Zaten söz dinlemeden alıp götürdüğü için bu hale geldi Türkiye. Bu Anayasa önerisi, tek adam düzeni getiren ve ülkenin fren ihtiyacını görmeyen bir öneri... Türkiye’yi bu hale getiren o değil mi? Şimdi ne değişti de MHP’nin gözünde Türkiye’nin kurtarıcısı haline geldi?

 BAHÇELİ’NİN TAVIR DEĞİŞİKLİĞİNİN NEDENİ ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE ORTAYA ÇIKAR

 Peki, referanduma gidip halka sormanın ne mahsuru var? Bahçeli’ye “Ya sen niye görüş değiştirdin?” diye sormak istemiyorum. Esrarengiz bir tavır değişikliği. Arkasında ne var? Önümüzdeki süreçte ortaya çıkar. Referandumun mahsuru yok. Ama erken seçim tehdidi yöneltilmemeli.

TÜRKİYE’NİN FRENE İHTİYACI VAR

“Şu soru hepimizi düşündürüyor: Sağduyuya, deneyimimize, bilincimize bu kadar ters bir uygulama, nasıl oluyor da Meclis’ten geçebiliyor? Ya da niçin böyle bir şey dizayn ediliyor?

 Arkasındaki siyasi irade bellidir. O da Cumhurbaşkanı’dır. Peki bu tasarıdan ne bekliyorlar? ‘Ülkede istikrarı güvence altına almak için buna ihtiyaç var’ diyorlar. Bugün değil de gelecekte ortaya çıkacak muhtemel bir sorunu şimdiden çözmek için bunu yapıyorlarmış. Bugün ülke yangın yerine dönmüş; içeride terör var, paralel yapı işgalinden ülkeyi kurtarma mücadelesi veriyoruz, El Bab’da evlatlarımız şehit oluyor, ekonomi çığırından çıkmış, dünya ile garip tartışmalar içindeyiz... Bütün bu istikrarsızlıkların sebebi, son 13 yılda hükümetin çok yanlış tercihler yapması, yanlış politikalar izlemesidir. Bu yanlışların sorumlusu olan bir iktidarın ‘Geleceği istikrara kavuşturacağım’ diye Anayasa’yı dizayn etmeye kalkması kadar anlamsız bir şey olamaz. Türkiye’nin frene ihtiyacı var. ”

100 YILLIK BİRİKİME İHANET ETMİŞ BİR MECLİS DAMGASINI YEMEMEMİZ LAZIM

“Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlarımız ‘Ben liderime güveniyorum’ diye düşünüyor olabilirler ama herkes bugün var, yarın yok... Sonra kim gelecek?

Ben, Meclis’in şimdi bir tarihi sorumluluk anında olduğunu düşünüyorum. Bu, TBMM için köprüden önceki son çıkış. Sonra Meclis kendisini terk etmiş olacak. 100 yıllık birikime ihanet etmiş bir Meclis damgasını yemememiz lazım. Bu çıkarsa, Meclis tarihini ve temel değerlerini inkâr etmiş olacaktır. Çok ağır bir mesuliyettir. Bugün sadece duyguları ile hareket ediyorlar. Yarın ortaya çıkacak manzarayı bugünden görmek lazım. Bu yanlış bir şey, bu kişisel hegemonyaya götürür. Millete soracaksın ama ‘Seçilen hâkim-i mutlak olsun’ diyemezsiniz.”

 

YORUMLAR (6)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • Garip 20 Ocak 2017 21:39

    Aşagıdakı yazılan yazıların puanını nasıl neye dayanarak veriyorsunuz vatana millete sövene .% 100 puan veriyorsunuz bu biçim vardarlık yazıklar olsun bu vatanda yaşayın ve bu vatana ihanet edin

  • Arazlar20 Ocak 2017 18:21

    Denizbaykal siz kasetlerde uğraşın vatan millet umurunuzdamı bunlardan bir şey olmaz kendilerine sahip olamayan batana millete nasıl sahip olaçaklar A.K.P ve arkaşlarına burdan teşekkür ederim iyiki varsınız bizi kurda kuşa yem etmediniz dik durdunuz bize yakışanı yaptınız

  • başkent20 Ocak 2017 16:13

    teröristleri davul zurnayla karşılayan 2300 yıllık Türk devlet tarihinde görülmemiş fetö gibi hainler ordusunu devletin her kademesine yerleştiren daha sayfalarca yazabileceğim ilkler haklısın

  • temel20 Ocak 2017 14:31

    türkiyede ilklerin partisi AKP,nin yaptiklari yapacaklarinin garantisidir.

  • Millet20 Ocak 2017 10:05

    defolun gidin be..yeter millete çektirdiğiniz

  • stratejist20 Ocak 2017 10:00

    Ülke bugünlerde hiçbir ülkenin mücadele etmediği kadar terör örgütleri ile mücadele ediyor. Bunların en tehlikesi içimize kadar sızan FETÖ terörüdür. Bugün başkanlık sistemine evet diyecek arkadaşlar soruyorum Tayyip gidince yerine kim gelecek, Berat gidince kim gelecek. Oldu da başımıza bir hain geldi ve tüm yetkiler onda o zaman ne yapacağız. Şuan ki siyasi konjonktür buna müsait değil tek bir kişiye bu kadar yetki vermek ilerde yaşanacaklar için vebal altına girmektedir. Parlamenter sistemden vazgeçmemiz lazım.