BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Aon 03 Ekim 2019, 09:00

Dünya çapında 120 ülkede, veri analitiğinin gücünden yararlanarak riskleri değerlendiren ve yöneten Aon olarak, dünyanın karşı karşıya kaldığı risklere ve...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 7,48 1,22 38.896.000.000,00
ALBRK 1,32 0,00 1.188.000.000,00
GARAN 9,35 0,65 39.270.000.000,00
HALKB 6,39 0,95 7.987.500.000,00
ICBCT 3,66 0,55 3.147.600.000,00
ISCTR 5,91 1,55 26.594.822.700,00
SKBNK 1,03 0,98 1.192.740.000,00
TSKB 0,91 0,00 2.548.000.000,00
VAKBN 5,12 1,19 12.800.000.000,00
YKBNK 2,36 1,29 19.935.041.030,24

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana Sayfaİlginç Bankacı HikayeleriDanışmanken de sorumluluğum var----

Danışmanken de sorumluluğum var

Danışmanken de sorumluluğum var
12 Aralık 2010 - 21:21 www.finansgundem.com

Gökhan Dereli, profesyonel hayattan ayrıldıktan sonra aktüer kimliğini kullanarak danışmanlık yapmaya başladı.

Yıllarını sektöre vermiş bir yönetici Gökhan Dereli… Bireysel Emeklilik Sistemi’nin kuruluşunda ve sistemin gelişiminde büyük emeği var. Dereli sektörde 25 yıl yöneticilik yapmış, bunun 15 yılını genel müdür olarak geçirmiş bir aktüer… Böyle donanımlı bir ismi bulunca, Sigortacı olarak ‘danışmanlık’ almadan geçmenin doğru olmayacağını düşündük ve merak ettiğimiz soruları kendisine yönelttik.

Profesyonel hayattan ayrılan üst düzey yöneticiler genellikle hayatlarına danışmanlık hizmetleri vererek devam ediyorlar. Sizin de danışmanlık hizmetleri vermeye başladığınızı duyduk. Artık Gökhan Dereli ‘danışman’ oldu diyebilir miyiz?
Gerçeği söylemek gerekirse danışmanlıktan ne anladığınıza bağlı… Örneğin ben yöneticilik yaptığım zamanlarda danışmanlara hemen hiç ihtiyaç duymadım diyebilirim. Danışmanlığı, eğer yoğun iş hayatından sonraki tatlı bir uyuşukluk dönemi ve aynı zamanda bir kaç kuruş para kazanmak için yapılan bir iş olarak tanımlarsanız -ki bizde genellikle böyle yapılır- ben o işi yapamam. Ben bir aktüerim. Yöneticilikten ayrıldıktan sonra ders çalışarak aktüerliğimi önce bir hatırladım. Zaten bu iş benim için bisiklete binmek gibi bir şey. Biz o dönem aktüer olanlar gerçekten çok iyi yetiştik. Şu an aktüeryal danışmanlık yapıyorum. Kimi kuruluşlara da yönetim danışmanlığı hizmeti veriyorum.  

‘BES, FON ENDÜSTRİSİNDE ADINDAN ÇOK SÖZ ETTİRECEK’
Hangi sektörlerde danışmanlık hizmetleri veriyorsunuz? Sigorta ve bireysel emeklilik sektörünün dışında da faaliyetleriniz var mı?
Aslında masadaki yerim değişik. Dokunduğum pazar biraz genişledi. Sandık ve vakıflar da ilgi alanıma girdi. Ama pazar aynı pazar… Yani bizim mütevazı hayat sigortacılığı ve bireysel emeklilik pazarı. Buna ek olarak da emeklilikle ilgili yükümlülüğü olan sandık ve vakıflar ilgi alanım. Mütevazı derken biraz da tevazu gösteriyorum aslında. Çünkü yapılacak o denli iş var ki... Bireysel emeklilik pazarı fon endüstrisinde çok yakında adından daha fazla söz ettirecek. Çünkü son krizi büyüyerek atlattı ve hâlâ bu tüneli geçiyor. Ölçeği dünyaya bakarsak hâlâ küçük ama hızla büyüyecek. Vakıf ve sandıklara gelirsek tasfiye halinde olanlar ve banka sandıkları da dahil 25 milyar dolar fon büyüklüğü ve 600 bin üyeden oluşan bir pazardan söz ediyoruz. Rakamların büyüklüğü özellikle kamunun bu işe ilgisiz kalamayacağı mertebede… Hazine vakıfların aktüeryal denetimini zorunlu tuttu ve bir anlamda biz aktüerlere bir pazar doğdu. Ancak işimiz aktüeryal denetimi yapmakla bitmiyor. Daha sonrasında olumsuz ve verimsiz bulduğunuz alanları vakıf yöneticileri ile birlikte düzeltmek lazım. Dolayısıyla aslında danışman olduğum yerlerde yarım zamanlı yöneticilik yapıyorum.

İŞİM BİTTİKTEN SONRASINA ‘BEN KARIŞMAM’ DİYEMEM
Yöneticiliğe devam o zaman diyebilir miyiz?
Bir anlamda evet. Aksi olmaz çünkü. Bir yandan kuruluşun -ki bu şirket ama çoğunlukla vakıf ve sandıklar oluyor- incelemesini yapıyorum, tanısını koyuyorum, bunun Hazine'ye rapor edilmesini temin ediyorum ama sonrasına ‘Ben karışmam’ diyemem. Sonrasına da karışıyorum tedavi safhasına da giriyorum. Operasyon dışında tüm kritik kararların alınmasında birinci derecede sorumlu hissediyorum kendimi. Bir anlamda çalıştığım kurumların yönetim kurulu üyesi gibi değerlendiriliyorum. Bu da bana keyif veriyor.

Peki tekrar yöneticiliğe dönmeyi düşünür müsünüz?
Yalnız kalıp düşünmeyi seven ama aynı zamanda aksiyon insanıyım. Yani hem karar alıcı hem uygulayıcıyım. Üstelik yöneticilik hayatımda her ikisini de çok hızlı yapmayı severdim. Büyük ve kritik olmamak koşuluyla hata yapmaktan çekinmezdim. Bu nedenle yöneticiliğe dönmeyi de düşünebilirim. Uzun yıllar hiç seçme şansım olmadı. Şu an kendi işim var, mutluyum, kazanıyorum ve “yöneticiliğe dönmeyi düşünebilirim” demek, seçme şansımın olması benim için büyük bir keyif…  

‘ÇOK SIKIŞTIĞIM ZAMAN KENDİME İZİN VERİYORUM’
Dereli’ye profesyonel hayattan ayrıldıktan sonra neler hissettiğini kendine daha çok zaman ayırıp ayıramadığını sorduk. Bakın Dereli nasıl bir cevap verdi: “Baştan kendime zaman ayırıyordum. Hatta ben "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" bu olsa gerek diyordum kendi kendime. Ama giderek yöneticilik yaptığım dönemden daha az zamanım kaldığını görmeye başladım. Ama fark şu ki burada işi daha bir severek yapıyorum. Benim vereceğim doğru ve süratli kararlarla, önerilerle ve çalışmalarla birçok kuruluşun bugünü ve yarını belirleniyor. Bir anlamda acil servis hekimliği gibi bir şey bu… Tabii sonrasında uzmanlığını da yapıyorum ama ilk karşılaşma böyle oluyor. Ayrıca kendi işimin patronu olduğum için de çok sıkıştığım zaman kendime izin verebiliyorum. Yönetilikcikte bu pek mümkün değil bildiğiniz gibi. Kısaca yeni iş hayatımda öz disiplin çok daha önemli...”

‘HİÇBİR ZAMAN GÜRÜLTÜCÜ BİR YÖNETİCİ OLMADIM’
Aslında ben geçmişte çok gürültücü bir yönetici değildim. Daha doğrusu işten güçten ve biraz da mizacım gereği ortalarda olmadım çoğu zaman. Nasıl olsun ki, yönetici olarak çalıştığım dönemlerde üç tane şirket kurdum. Bugün hemen hepsi başarılı kuruluşlar olarak yollarına devam ediyorlar. Bunlardan ilki Oyak Sigorta Hayat Departmanı ve hemen sonrasında Axa Oyak Hayat Sigorta, ikincisi Oyak Emeklilik, sonuncusu da kurmak denemez ama dönüştürmek anlamında ING Emeklilik. 2008 yılının neredeyse tamamı Oyak Emeklilik’i ING Grubu’na satmak uğraşısı ile geçti. Oyak Emeklilik’i çok kısa bir sürede ING Emeklilik yaptık. Kültüründen, iş yapış biçimine dek. Sonrasında dünya finansal krizi, bu krizin yeni gruba etkisi, onun şirkete etkisi derken işin tadının kalmadığını anlayarak karşılıklı anlaşma yoluyla yolları ayırdık. Şimdi danışmanlık yapıyorum. Sigortacı

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)