BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaFinans KulisBlackRock CEO’su ESG karşıtlarının hedef tahtası oldu----

BlackRock CEO’su ESG karşıtlarının hedef tahtası oldu

BlackRock CEO’su ESG karşıtlarının hedef tahtası oldu
20 Ocak 2023 - 17:24 www.finansgundem.com

Larry Fink, Davos’ta yaptığı açıklamada kendisine yönelik saldırıların kişisel hale geldiğinden şikayet ediyor. Fosil yakıt destekçileri ise BlackRock CEO’sunun yatırımcı varlıklarının kendilerine karşı kullanılmasından rahatsız

FINANSGUNDEM.COM – DIŞ HABERLER SERVİSİ

BlackRock CEO’su Larry Fink, İsviçre’nin Davos kentinde gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu’nun en çok tartışılan isimlerinden biriydi. BlackRock fosil yakıtlar konusundaki tutumu nedeniyle ABD’deki Cumhuriyetçi politikacılar tarafından sıklıkla eleştiriliyor. Ancak bu eleştirilerin merkezinde dünyanın en büyük varlık yöneticisinin CEO’su Fink bulunuyor.

CEO Dünya Ekonomik Forumu sırasında Bloomberg TV’ye yaptığı açıklamada, “Profesyonel kariyerim boyunca ilk defa şu anda saldırılar kişisel hale geldi” dedi.

Eleştiriler ABD’nin Teksas ve Florida gibi bazı Cumhuriyetçi eyaletlerinden geliyor. Zira bölgedeki yöneticiler varlık yöneticilerini fosil yakıt şirketlerini boykot ettikleri gerekçesiyle kara listeye alıyor. Fink’se aktivistlerin en büyük hedefi haline geldi. Zira fosil yakıt destekçileri BlackRock CEO’sunu yatırımcıların parasını iklim değişikliği ve daha geniş bir yelpazedeki çevresel, sosyal ve yönetişim konularında bir gündem izlemek için kullanmakla suçluyor.

Finansgundem.com’un derlediği bilgilere göre, geçtiğimiz yıl söz konusu eyaletler protesto amacıyla BlackRock’tan 4 milyar dolarlık fon çekti. Fink'in belirttiği üzere, BlackRock'un yalnızca ABD'den aldığı 230 milyar dolarlık yatırım girişiyle karşılaştırıldığında söz konusu rakam oldukça mütevazi kalıyor. Ancak ABD kültür savaşlarına karışmak öngörülemeyen sonuçlar doğurabilir. Financial News yazarı David Wighton’a göre Fink bu eleştirileri "ciddiye almak" konusunda kesinlikle haklı.

BlackRock, eyaletlere yanıt olarak, petrol şirketlerini boykot ettiğini reddediyor. Varlık yönetimi firması bazı politikalardan kaynaklanan endişeler nedeniyle şirket hisselerinin elden çıkarılmasına her zaman için karşı olduklarını belirtiyor.

Fink ayrıca BlackRock’ın dünyanın en büyük endeks yöneticilerinden biri olduğuna ve bu sebeple aynı zamanda dünyanın en büyük hidrokarbon yatırımcılarından biri olduğuna dikkat çekiyor. CEO’ya göre BlackRock’ın yaptığı tek şey müşterilerine seçenek sunmakla ilgili. Petrol şirketlerine yatırım yapmak isteyip istemediklerine yatırımcılar karar veriyor.

Fosil yakıt şirketlerine düşük karbonlu enerjiye geçiş için uyguladığı baskıya gelindiğinde ise, Fink bunun sadece yatırım riskiyle ilgili olduğunu söylüyor. Zira petrol şirketleri geçiş sürecinde çok fazla yavaş kalırsa talepteki veya düzenlemelerdeki değişikliklerden dolayı pahalı bir bedel ödeyebilirler.

Ancak açıklamalar fosil yakıt destekçilerini etkilemişe benzemiyor. BlackRock’tan 2 milyar dolarlık yatırımını çeken Florida eyaleti Mali İşler Müdürü Jimmy Patronis, “BlackRock’ın sosyal mühendislik projesini finanse etmek için paramızı kullanması, Florida’nın bugüne kadar kabul ettiği bir şey değildir” açıklamasında bulundu.

Cumhuriyetçilerin Fink’e yönelik eleştirileri aşırıya kaçmış gibi görünüyor olabilir. Ancak Wighton BlackRock’ın yıllık hissedar mektubunda ESG konusunu özellikle vurgulayarak şirketi bir hedef tahtası haline getirdiğini belirtiyor. Finans yazarı Ukrayna’daki savaş nedeniyle Fink’in beş yıl önceki ESG yatırımlarıyla ilgili açıklamalarının yeniden düşünülür hale geldiğini de belirtiyor.

Fink’in ESG yatırımlarına ilişkin duruşu tartışmanın iki kanadından da eleştiri almasına sebep oluyor. BlackRock CEO’su bir yandan yaklaşımlarının sadece yatırım riskleriyle ilgili olduğuna ısrar ederken diğer taraftan da yatırımcıların varlıklarını iyilik için bir güç olarak kullanmaları gerektiğine dair açıklamalarda bulunuyor. Fink ayrıca Avrupa’da var olabilmek için yatırım dünyasına ESG mercekleriyle bakmanın bir gereklilik olduğuna inanıyor.

Düzenleyici kurumların karbon emisyonlarıyla ilgili düzenlemesi ve fonları karbon düzeyine göre etiketlemesi BlackRock gibi firmaların bir tür orta yol bulmasını kolaylaştırabilir. Ancak varlık yöneticisi için risk hâlâ çok yüksek. Wighton yazısının sonunda BlackRock CEO’suna ilişkin şu uyarıda bulundu:

“Ufukta açık bir tehdit var: Trumpçı bir Cumhuriyetçi yönetim iki yıl içinde Beyaz Saray'da olursa, Fink'in Davos'ta göstereceği daha fazla yarası olabilir.”

 

BlackRock yatırımcıları isyan etti: İkiyüzlü CEO

 

Aşırı özgüven yatırımcılara kaybettiriyor

 

Scholz: İklim Kulübü hayata geçirildi

 

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)