BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 5,05 2,23 26.260.000.000,00
ALBRK 1,66 -0,60 2.241.000.000,00
GARAN 7,31 4,58 30.702.000.000,00
HALKB 4,42 0,23 10.934.090.909,11
ICBCT 5,73 0,17 4.927.800.000,00
ISCTR 5,03 0,20 22.634.849.100,00
SKBNK 1,14 0,00 2.120.400.000,00
TSKB 1,34 0,75 3.752.000.000,00
VAKBN 3,51 0,57 13.708.734.939,76
YKBNK 2,21 2,79 18.667.983.337,64

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaPara PiyasaArtık faiz artışı olmaz----

Artık faiz artışı olmaz

Artık faiz artışı olmaz
25 Aralık 2020 - 14:06 www.finansgundem.com

Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, Merkez Bankası'nın dün yaptığı 200 baz puanlık faiz artışını ve ardından atılabilecek adımları değerlendirdi.

Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, TCMB'nin dün yaptığı faiz artışını konuştu. Dünya'nın haberine göre söylem ve eylem birlikteliğinin oluşmasını olumlu karşılarken, kurlarda yeni bir düşüşün görülebileceğini de öne sürdüler. Emtia piyasalarındaki spekülasyonın da nedenlerine yakından baktılar.

Güldağ: Merkez Bankası 200 baz puan artış yaptı. İpleri eline almış görünüyor. Bu son hamle piyasayı ters köşeye yatıran Merkez Bankası algısını değiştirecek nitelikte bence. Piyasanın peşinden giden algının da ötesine taşıyacak bir hamle geldi. Naci Ağbal başkanlığında Merkez Bankası daha proaktif bir pozisyona geçmiş görünüyor. İşin şakaya gelir bir yanının olmadığı gereğince kavranmış geldi bana. Çok daha sağlıklı bir iletişim var. Neyin neden yapılabileceğini kestirebiliyoruz. En azından tahminlerimiz tuttu...

Ağaoğlu: Tabii tahminlerimizin tutuyor olması, falcılar gibi hissettirmiyor değil mi? Metinde, ‘İç talep koşulları, döviz kuru başta olmak üzere birikimli maliyet etkileri, uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki bozulma, fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Bu doğrultuda Kurul, enflasyon görünümüne dair risklerin bertaraf edilmesi, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve dezenflasyon sürecinin en kısa sürede yeniden tesisi için, 2021 yılsonu tahmin hedefini göz önünde bulundurarak, güçlü bir parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir’ deniyor.

Güldağ: Net bir ifade...

Ağaoğlu: Evet, bence de böyle net ifadelerle gelmesi lazım Merkez Bankası’nın. Tahminim 150 puandı. Ama Merkez Bankası daha da iyi bir şey yaptı, benim ısrarla dile getirdiğim işgören faizle politika faizi arasındaki makasın daralmasını sağladı.

Güldağ: Hala faiz oranları farklı tabii...

Ağaoğlu: Halen daha bir fark var evet... 18 civarında mevduat faizleri var, 19-20 civarında da kredi faizleri var. Sorunsuz firmalar için söylüyorum. Buradan yola çıkarak mevduatların 17-18 olduğu, kredilerin 19-20 olduğu bir ortamda Merkez Bankası'nın 17 düzeyine çıkmasında sakınca yoktu. İşgören faizle MB faizleri eşitlemiş durumda.

Güldağ: Merkez Bankası proaktif davranmış oldu. Zaten açıklamasında enflasyon beklentilerindeki bozulmaya dikkat çekiyor. Bu hareketiyle ön almış oldu...

Ağaoğlu: Evet fakat şunu da unutmamak lazım. Artırdığı faizleri daha uzun süre bu seviyede tutmak zorunda kalacak. Daha önceden de söyleniyordu bu ama bu defa net bir Faiz artışıyla geldi. ‘ Enflasyon beklentisinin kontrol altına alınması ve dezenflasyon sürecinin en kısa sürede yeniden tesisi için…’ bana göre açıklamanın en kritik cümlesi burası.

Güldağ: Söylem ve eylem birliği oluştu...

Ağaoğlu: Aynen. Söylemle birlikte eylem de geldi...

Güldağ: Bakıyorum da piyasa da onaylamış görünüyor bu hamleyi. Kurlar 7.50'lere doğru gerilemeye başladı.

Ağaoğlu: Bir anlamda denge kazanıyor kurlar. Bence zaten buralarda olması lazım. Yıl sonu tahminim hatırlarsan 7.55-7.65 idi. Artık oraya geldiğimizi düşünüyorum. Merkez Bankası’nın bu yılda bırakması açısından da iyiydi bu adım.

SENEYE FAİZ ARTIRIMI OLUR MU?

Güldağ: Faiz artırımları anlamında söylüyorsun herhalde. O zaman önümüzdeki yıl faiz artırımı beklemiyor musun?

Ağaoğlu: Evet. Faiz yükselişlerini bu yılda bıraktı, önümüzdeki yıl faiz artırımı beklemiyorum. 2021 tahminimde yılın ilk yarısında büyük ihtimalle faiz artışı gelmeyecek. Yılın ikinci yarısında da faizlerin düşmesini bekliyorum.

Güldağ: Neye dayandırıyorsun bunu?

Ağaoğlu: Çünkü 2021 yıl sonu enflasyon beklentim 10.50 seviyelerinde. Mayıs, hazirandan itibaren biz faiz indirimlerini konuşuyor oluruz. Kurda yılın başlamasıyla birlikte bu faiz oranının yabancı yatırımcıyı cezbedeceğini düşünüyorum. Senaryom şöyle: Yeni yılla birlikte yabancılar Türkiye’ye gelecek. Türkiye’deki yerleşikler de döviz almaktan vazgeçecek. Henüz daha döviz satmaya ikna olmasalar bile ek talep yaratmayacaklar. Bu durumda yabancıların Türkiye’ye gelmesiyle birlikte 7.20-7.25 seviyelerine kadar ineriz diye düşünüyorum.

Güldağ: Talebin kesilmesi çok önemli. Yabancı yatırımcı dövizle gelince, bizim yerliler almadığı takdirde, kurlar zaten aşağıya doğru inecek.

Ağaoğlu: İşte o seviyelerden itibaren Merkez Bankası'nın döviz almaya başlayacağını tahmin ediyorum. Hatta alması gerektiğini düşünüyorum. Rezervlerin bir kısmının tesis edilmesi bir miktar pahalıya mal olacak ama en azından 8.58’lerden olmayacak. 6.85’lere göre bir miktar yukarıda kalmış olabilir, 6.85’ten satılmış dövizlerin karşılığında alınan TL’leri bankalara borç vererek elde ettiği faizleri dahil ettiğinizde büyük ihtimalle başa baş noktalara geliriz. Yani 6.85’ten gereksiz yere satılmış olan dövizleri yeniden oluşturabilme şansına sahip olabileceğimizi düşünüyorum.

Güldağ: Döviz alımlarının yaklaşık yarısının 6.75-7.05 aralığında yapıldığı bilgisini aldık geçen gün Türkiye'nin öncü bankalarımızdan birinin genel müdüründen. Bu seviyeleri yaklaştıkça, Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ın da basın toplantısında önemle üzerinde durduğu ters dolarizasyon için güçlü bir zemin oluşabilir. Geçen gün Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali de ters dolarizasyonun normalleşme için baz senaryo olması gerektiğini söylüyordu.

Ağaoğlu: Ters dolarizasyonun bir ana politika olmasının yasaklarla olmayacağını anladık. Bunun ikna ile olması gerekiyor...

Güldağ: Rıza ile...

Ağaoğlu: Ve rıza ile olması gerekiyor. Bu sürecin de bir ayda düzelmesini beklememek lazım. Ama bir yılda belki düzelebilir. Bu politikanın başarılı olabilmesinin en önemli koşulu elinde döviz tutanların 6.75-6.85’ten alanlar bir yıl sonra kurun 7.20 olduğunu gördüklerinde arada kaybettikleri TL faiziyle o gün olması gereken kur fiyatı arasında zarar ettiklerini görmeleri. Tabii bu hesabın onlara anlatılması... Ve onların da dolar tutarak zarar edeceklerini görmeleri gerekiyor. Bu da ancak ortamın güvenli tutulmasıyla olur.

Güldağ: Eylem-söylem birlikteliğinin tutturulması da bu nedenle önemli zaten...

Ağaoğlu: Tabii şunu da söyleyeyim: Bu tahminlerimin mart sonu, nisan başında gerek dış borç ödemeleri, gerek yurt dışından gelebilecek bazı yan etkiler nedeniyle bozulma riski var. Ayrıca bugünkü politikaların sürdürülmesi de çok önemli. Yapılacağı ilan edilen reformlara başlanması da öyle... Bu politikaların devamının gelmemesi durumunda mart sonunda kurlarda bir yükselişin olma ihtimali de var. Ama 2021’i en çok daha önce görmüş olduğumuz yüksekliklerin seviyesinde kapatacağımızı tahmin ediyorum. Ve bu tahminlerim uygulanan politikaların söylediğin şekilde eylem-söylem birlikteliğinin devamı içinde gerçekleşecek temel varsayımlara dayanıyor.

DOLAR 7.20 TL'Yİ GÖRÜR MÜ?

Güldağ: Bugünkü politika sürerse 7.20'ler seviyesini ne zaman bekliyorsun?

Ağaoğlu: Yüksek faizin yaratacağı kur etkisinin 2020’den çok 2021’in ilk aylarına sarkacağını düşünüyorum. Ana senaryomdaki en önemli şey 2021’in de en az ilk yarısında bu politikaların devam edeceği ve yüksek faizlerin korunacağı varsayımım var. Ve 17’ye aniden indirmeye kalkarsak bugünkü iknayı çok çabuk kaybederiz, Faydasını da göremeden yeni bir sıkıntıyla karşı karşıya kalırız. O yüzden biraz uzun sürecek bir yüksek faiz politikası dönemine girmiş olduğumuzu düşünüyorum. Dövizde kalarak insanların canının yandığını hissetmeleri gereken bir süreye ihtiyacımız var. Durmuş Yılmaz bunun için 1 buçuk yıl bekledi.Uzun sürede ikna etmiş ama uzun süre de devam ettirmişti bunu.

EMTİADA SPEKÜLASYON, PETROLDE MANİPÜLASYON 

Güldağ: Şu sıralarda reel sektörün uluslararası piyasalarla iç içe geçen önemli bir derdi var. Emtia fiyatlarındaki aşırı hareketlenmeler. Nedenine gelince, geçen İSO Başkanı Erdal Bahçıvan emtiada uluslararası fonların ciddi bir spekülasyonu olduğunu vurguluyordu. "Dünyada tedbir paketleri adıyla piyasaya sürülen kaynaklar gerçek hedeflerine ulaşmak yerine kontrolsüz bir şekilde kullanılarak hammadde fiyatlarında fırsatçılık yapılarak spekülatif ve ölçüsüz kazançların ortaya çıkmasına yol açıyor" diyor başkan. Demir-çelik, plastik ve bir çok başka sektör üretimleri için gerekli hammaddeyi yurt içinden de yurt dışından da sağlamakta hem miktar hem maliyet açısından büyük güçlükler yaşıyor.

Ağaoğlu: Buradaki yükselişin arkasındaki sebepleri ben 3’e ayıracağım. Ya da önce ikiye ayıralım sonra ikincisini ikiye ayıralım. 1- Dış güçler, 2- İç güçler. Dış güçleri de ikiye ayırayım. Birinci ordu parite tarafında atak yapıyor, ikinci ordu emtia fiyatları tarafında atak yapıyor. Şimdi birinci ordu bölgesi yani parite tarafında ABD’deki paket nedeniyle Euro’nun gereğinden fazla güçlenmesi dönemindeyiz. 1.22’lerdeyiz şu anda bunun 1.25’lere kadar gitmesi bekleniyor. İkinci ordunun işi ise, 2008’de Euro-Dolar seviyesi 1.60’lardayken doların çok değersiz olduğu dönemde, Euro bazındaki alım gücü düştüğü ölçüde dolar bazında zamlanıyordu. İkinci ordu da nasıl olsa o zaman böyle oldu, şimdi de böyle olacak deyip tüm dünyadaki faizlerin düşük kalmaya devam edeceği bir ortamda meydanı boş buldu. Karşılarında durabilecek hiçbir güç olmadığı için de rahat rahat bu spekülasyonu yapıyorlar.

Güldağ: Ya üçüncü ordu?

Ağaoğlu: Bir de arkada destek kuvvet var. Petrol. Orada da devlet tarafından yapılan bir manipülasyon var. Halen daha herkesin kulaklarından petrol fışkırmaya devam ederken, koronada ikinci dalga gelmişken, yeni bir mutasyondan söz ederken petrolün 51 dolarlarda kalabilmesi normal piyasa koşullarında kolay değil. Yani emtia tarafında bir spekülasyon, petrol tarafında da bir manipülasyon var. Bu 2021 boyunca da dalgalar halinde devam edecek gibi duruyor.

Güldağ: Gelelim iç faktörlere...

Ağaoğlu: Bazı hammaddelerde, bu nikelde söz konusu. Tarım tarafında ekim gecikti dendi fakat tersine, ekim başladıktan sonra verimin artacağı bir yıl olabilir. Ama orada da değişik şekillerde spekülasyon yapılabiliyor. Tedarik tarafı, yani işin fiziksel tarafına geldiğimiz zaman da işin içine Çin’deki bakır stokları giriyor, demir cevherinde benzer bir sorun var. Demir cevheri tarafında yüzde 100’lere varan bir yükseliş var. Bunların tedariğiyle ilgili bazı sıkıntılar fiyatların çabuk oynamasına sebep oluyor. Bir de içeride bunun gümrüklenmesi, depolanması ve hedge edilmesiyle ilgili geleneksel sorunlar var. Vergi ithalattan alındığı için ihracata yönelik bazı düzenlemeler yapılabiliyor ama iç tüketimde olanda düzenleme yapılması devletin çok tercih edeceği bir konu olmasa gerek. Diğer yandan da işin sanayiciler tarafı var. Ben sanayicilerin de bu konu da bazı şeyleri değiştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Uzun süreli kontratlarla kendisini fiyat yükselişine karşı koruyucu işlem yaptığını düşünmüyorum. Genellikle spot piyasadan işlem yapıyorlar. Ben sanayicinin iş yapış şekillerini değiştirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Benzer bir durum tarımsal emtiada da geçerli.

YORUMLAR (8)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • Selçuk SELEN27 Aralık 2020 21:22

    Yıllık kişi başına geliri 10.000$ çıkacağız iddiası ile gelip, şu hallere düşmek; Enflasyon resmi %14, Genç İşsizlik %20.52, Faiz % 17 Hayat pahalılığı gırtlağa dayanmış. bence bu halk bunu hak ediyor. Sürünsünler. Belki akıllanırlar. (6) 

  • Berber Bekri26 Aralık 2020 02:46

    Faiz arttırmasın da görelim doları

  • Hasan Talip IŞIK25 Aralık 2020 22:44

    2020 Aralık ayı enflasyonu da kasım ayına yakın düzeylerde çıkacak. 2021 yılının ilk üç ayında da yükselmeye devam edecek. Enflasyon büyük ihtimalle % 16' ları görecek. Tabi bu TÜİK'e göre. Asıl enflasyon % 25 den aşaği değil. ENFLASYON % 16 LARI GÖRÜNCE, % 17 faiz de yeterli gelmeyecek.  (6) 

  • Hakkı 25 Aralık 2020 21:12

    Haziran gibi 9 uzeri... bakalım kim haklı çıkacak. ( faizi %25 -30 bandına cekmezlerse)

  • Pala25 Aralık 2020 17:37

    Bütçe açığı patladı gidiyor. köprü, yol, hastane garanti ödemeleri var. kamuda liyakat 0. Batık krediler çığ gibi.hdp kapatılacak. Biden başa geçiyor. Dolar 2021de 9 olur

  • AHMET ÖZBİR25 Aralık 2020 14:39

    Bir dünya liderimiz RTE var.Bu sefer tamamen otoriteye işi bıraktı daha önce tüm her şeyi denemesine rağmen içteki ve dıştaki düşmanlarımızın sürekli saldırılarına maruz kalan ekenomimiz malesef sıkıntı yaşadı fakat onları hürsara uğratacağız dolar 6,50 TL kadar geri çekileneceğini düşünmekteyim..Hainler yotube de dolar 12 TL olacak dediler kendileri garibanlara sattılar.yin dolar alanların elinde patladı.borsamız 2000 dahi olacaktır.

  • Selim25 Aralık 2020 21:13

    Faiz %30 yaparlarsa 6,50 olabilir haklısın yani böyle bakınca.

  • tasgedik25 Aralık 2020 14:48

    az soylediniz, soylemisken 5.50 hatta 4.50 daha uygun olurdu, sizin ictiklerinizden ben de istiyorum,