BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın Daveti Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği 06 Şubat 2020, 09:30

Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD), 2019 yılında Emeklilik ve Yatırım Fonları performanslarını ve fonlara artan ilgiyi açıklıyor. 06 Şubat 2020...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 6,18 -0,80 32.136.000.000,00
ALBRK 1,68 -1,75 2.268.000.000,00
GARAN 9,11 -0,98 38.262.000.000,00
HALKB 5,38 -0,55 13.308.916.083,94
ICBCT 6,56 -0,61 5.641.600.000,00
ISCTR 6,61 -1,49 29.744.801.700,00
SKBNK 1,41 -0,70 2.622.600.000,00
TSKB 1,93 -6,31 5.404.000.000,00
VAKBN 4,62 -0,65 18.043.975.903,62
YKBNK 2,91 -1,36 24.580.919.236,44

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemAltı ay içinde erken seçim olur mu?----

Altı ay içinde erken seçim olur mu?

Altı ay içinde erken seçim olur mu?
15 Ekim 2016 - 07:07 www.finansgundem.com

Ankara'da sürekli hareketli anlar yaşanıyor. Siyasetçiler bir bir bombaları patlatıyor. Ankara gündemine oturan Başkanlık sisteminin ardından Hürriyet yazarı Murat Yetkin kulislerde konuşulanları bugün okuyucularıyla paylaştı.

İşte o yazı;

Türkiye'nin son 15-20 yılında MHP lideri Devlet Bahçeli'nin sandıktan söz ettiği ve sandığa gidilmemiş olan tek bir örnek gösteremezsiniz.

Hatta 7 Haziran 2015 seçimlerinde daha sandığın dumanı tüterken yaptığı çağrı, 1 Kasım seçimleriyle sonuçlanan gelişmelerin başlangıç noktası oldu.

Ve Bahçeli yeniden sandıktan söz etmeye başladı.

Üzerinden tam üç ay geçmişken, 15 Temmuz kanlı darbe girişimi ardından ülkeye hâkim olan uzlaşma ve anlayış havası yeniden yerini siyasi kutuplaşmaya bırakmaya başladı.

Ve siyasi gerilimin konusu da 15 Temmuz öncesi ile aynı: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın parlamenter sistem yerine güçlü başkanlık sistemine geçiş hedefi.

Cumhurbaşkanı dün Konya’da “Sorun şahsım değil” dedi, “Yönetim anlayışım”. Sonra işlerin sürüncemede kalmadan bir an önce bitirilmesinden yana olduğunu söyledi. Bu daha önce Meclis ve Yargının denetim rolünü hükümetin icra gücüne fren koyduğu yolundaki yakınmalarına da bir atıftı.

Sözlerin yankısı bir saat kadar sonra İzmir’den geldi. Başbakan Binali Yıldırım, Anayasayı değiştirmek için millete gidelim dedi.

Daha darbe soruşturmalarının dumanı tüterken başkanlık heyecanını alevlendiren Bahçeli’nin hafta içindeki “Getirin Meclis’e” sözleriydi.

Çünkü AK Parti 317 sandalyesiyle tek başına yetişemiyordu Anayasa değişikliğini halk oylamasına götürmek için gerekli 330 oya. Ama MHP destek olursa, iş değişirdi.

CHP ve HDP iki ayrı koldan MHP’yi AK Parti ile “gizlice” anlaşarak ülkeyi “diktatörlüğe” sürüklemeye çalışmakla suçladı.

MHP bunun üzerine Bahçeli’nin “öyle demediğini”, Erdoğan’ın istediği başkanlık modelini istemediğini, parlamenter demokrasinin güçlendirilmesinden yana olduklarını açıkladı.

Ama olan olmuş, cin şişeden çıkmıştı.

AK Partili Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop 2017 başında halk oylamasının mümkün olduğunu söyledi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ çıtayı biraz daha yükselterek, MHP kabul ederse Türkiye’nin başkanlık rejimine 2017 başlarında geçebileceğini söyledi.

AK Parti saflarında MHP’nin “biz öyle demedik sözleri” duyulmak bile istenmiyordu sanki; 2017 bahar aylarında kurulacak sandığa dikilmeye başlamıştı gözler.

Öte yandan Ankara siyaset kulislerinde başka bilgiler de var.

Örneğin CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kapalı toplantılarda 2017 bahar aylarında seçime hazır olunması talimatı vermişti. HaberTürk’ten Muharrem Sarıkaya, duyumunu Nisan 2017 diye daha da kesinleştirdi.

Örneğin Yüksek Seçim Kurulu’nun oy pusulası bastığı haberleri var ama bir açıklama yapılmıyor; doğal olarak pusulaların halk oylaması için mi, yoksa erken seçim için mi olduğu konusunda da bilgi yok.

Ama şöyle bir altı ay içinde seçmenin önüne bir sandık koyulması ihtimali artık gündemde; bunun başkanlık sistemine geçişte halk oylaması için mi, yoksa erken seçim için mi olacağı konusu tartışmaya açık.

Ankara’da konuşulan başka bağlantılı senaryolar da var.

Örneğin seçime gitmeden önce Anayasa değişikliğini zorlayıp AK Parti’yi ve Erdoğan’ı 2019’da hem yerel seçime, hem cumhurbaşkanlığı seçimine zorlayan takvimden kurtulma hazırlığından söz ediliyor.

Öte yandan bir erken seçimin AK Parti’yi 15 Temmuz darbe soruşturmaları çerçevesinde Fethullahçıları siyasi kanadına ucu kendisine dokunabileceği için ilişmeme töhmetinden kurtarabileceği konuşuluyor. Böylelikle sadece Meclis grubu değil, il ve ilçe teşkilatlarında, hatta belediyelerdeki şüpheli isimlerin sessiz sedasız liste dışı bırakılabileceğinden söz ediliyor; işi yargı sürecine döküp siyasi baş ağrılarına yol açmadan.

Yani aslında AK Parti’nin bir de başkanlık-FETÖ soruşturmaları ikilemi var.

Başbakan Yıldırım’ın “Bizde bir tane bile yok” söylemi, mevcut koşullarda velev ki doğru bile olsa inandırıcı olamıyor.

Ayrıca parti içinde işten çıkarılan, tutuklanan –neticede AK Parti oy tabanından- insanlarla muhatap olan milletvekilleri, ipin ucunun neden –kendilerince malum- ağır isimlere ulaşmadığını sorguluyor.

Yıldırım AK Parti Meclis grubunu da etkileyecek kapsamlı bir Fethullahçı operasyonuna girişse, bu defa Meclis grubunda başkanlık anayasası oylamasını daha da tehlikeye atacak bir yıpranma söz konusu olabilir.

AK Parti seçim mi, halk oylaması mı, ya da Fethullahçı örgütlenme mi, başkanlık sisteminde ısrar mı sorularıyla yüzleşeceği bir kavşağa hızla yaklaşıyor.

O kavşağa varış için fazla da beklemeyebiliriz.

AK Parti danışma toplantıları 21-23 Ekim’de Afyonkarahisar’da yapılacak.

Toplantıların gündeminde hem 15 Temmuz sonrası FETÖ soruşturmaları, hem de Başkanlık sistemi bulunuyor.

Afyon toplantılarının ciddi tartışmalara sahne olabileceğinden söz ediyor bazı AK Parti kaynakları.

Dolayısıyla Afyon toplantılarından sonra bütün bu sorulara biraz daha net yanıtlar verir duruma gelebileceğiz.

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)