BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Ödül Töreni Bilişim 500 Araştırması 04 Temmuz 2019, 17:00

Bu yıl 20. kez sektöre ve iş dünyasına ayna tutacak olan Bilişim 500 Araştırması ödül töreni, sistem entegratörü kimliğinin ötesinde bilgi teknolojileri...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 6,40 2,73 33.280.000.000,00
ALBRK 1,15 2,68 1.035.000.000,00
GARAN 8,33 2,21 34.986.000.000,00
HALKB 5,29 0,57 6.612.500.000,00
ICBCT 3,20 1,91 2.752.000.000,00
ISCTR 5,49 4,57 24.704.835.300,00
SKBNK 0,93 1,09 1.076.940.000,00
TSKB 0,70 0,00 1.960.000.000,00
VAKBN 3,78 1,61 9.450.000.000,00
YKBNK 2,23 2,76 18.836.924.363,32

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündem3 günde 160 bin Kürt bize sığındı----

3 günde 160 bin Kürt bize sığındı

3 günde 160 bin Kürt bize sığındı
13 Ocak 2019 - 07:50 www.finansgundem.com

2012-2015 yılları arasında Şanlıurfa’da tugay komutanı olan emekli Tuğg. İhsan Başbozkurt, Ayn El Arab (Kobani) olayları sırasında 160 bin Kürt’ün, DEAŞ/PKK çatışınca Türkiye’ye sığındığını söyledi.

Amerika PKK/PYD’yi korumak için teröristleri Kürt vatandaşlarla bir tutup Türkiye’nin operasyonlarını Kürtlere karşıymış gibi sunmaya çalışırken, uzun yıllar Irak-Suriye sınır tugaylarında görev yapan emekli Tuğgeneral İhsan Başbozkurt, terör örgütünün Kürtlere yönelik zulmünü ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mazlumlara nasıl kucak açtığını çarpıcı ifadelerle Yeni Şafak'tan Kıymet Sezer'e anlattı. 2014 yılında DEAŞ’ın Ayn el-Arab’ı (Kobani) işgal ettiği dönem sadece 3 gün içerisinde 160 bini aşkın Suriyelinin Türkiye’ye sığındığını hatırlatan Başbozkurt, “Tamamı Kürt halkıydı. Geride ne hayvanları ne de araçları bırakıldı. Canlarıyla mallarıyla Türkiye’ye girmelerine izin verildi. Mehmetçiğimiz onlarla ekmeğini, suyunu paylaştı. Bu insanlar kimliklerine bakılmadan alındı; kimse Arap mısın, Kürt müsün diye sormadı” dedi. İşte ABD’nin kirli kampanyasına karşı Başbozkurt’un ifadeleri...

GÖNÜL BAĞIMIZI KOPARMADIK

“1996-1998 yılları arasında Hakkari/Yüksekova’da 2 yıl komando tabur komutanlığı yaptım. Irak’ın kuzeyinde o dönem bölgede yaşayan Kürtlerle çok muhatap olduk. Hatta peşmergelerle birlikte operasyonlara katıldık. Biz her daim oradakileri kendi vatandaşımız kabul ettik. Onların da terör örgütü PKK’dan muzdarip olduğuna, evlerinden, yurtlarından edildiklerine, mallarının, evlatlarının PKK tarafından zorla gasp edildiğine bizzat şahit olduk, onlardan dinledik. Biz hiçbir zaman etnik kavramlar kullanmadık ve bölge halkına her daim insan odaklı yaklaştık. Onlarla ekmeğimizi, suyumuzu paylaştık; onlara hiçbir zaman zarar gelmesin diye bütün gücümüzle çalıştık. Bu sınırları çizen İngilizler ve Fransızlar maalesef insanların gönül bağlarını ve kalplerini de birbirinden ayırmışlar. Ama biz gönül bağımızı hiçbir zaman koparmadık.”

‘KİMSİN’ DİYE SORMADIK

“Hiçbir ayrım yapmadan, Arap mısın, Türkmen misin, Kürt müsün, kimsin sorusunu sormadan bu mültecilerin tamamını Türkiye’ye aldık. Canını, malını bırakıp gelen mültecilere ilk suyu veren, bir parça ekmeği veren Mehmetçiktir. Müteakiben de orada valilik tarafından kurulan sistemle, AFAD, Göç İdaresi ve özellikle de Sağlık Hizmetleriyle, bütün dünya kamuoyunun hayret ve taktirle izlediği bir şekilde, dört başı mamur sistemler kurarak, çadır kentlerde, konteyner kentlerde barınmaları sağlandı. Sonra Ayn el Arab karıştı. (2014 yılında) 17 Eylül akşam üzeri, akın akın o bölgeden insanlar gelmeye başladı. Sınır hattında gerekli her türlü tedbiri aldık. Bu insanların salimen içeri alınması için bütün sistemler kuruldu. Sadece o gece 55 bin kişiyi Kobani’den aldık. Ve bunların tamamı Kürt halkıydı. Ve canlarıyla, mallarıyla beraber alındılar. Koyunları, araçları...”

ORAYI HARABEYE ÇEVİRDİLER

“3 günlük süre içerisinde 160 binin üzerinde mülteci kabul edildi. Bu insanların 19 noktadan salimen Türkiye’ye girişleri sağlandı. Hiç kimsenin ne kimliğine ne geçmişine bakıldı. Ve müteakiben bu insanların rahat ve huzurlu bir ortamda yaşamaları için Valilik çok kısa bir sürede Suruç’ta büyük ve modern bir çadır kent oluşturdu. Yaklaşık 10 gün süre zarfı içerisinde Kobani’den 187 binden fazla mülteci aldık. Birtakım artniyetliler bu insanlar farklı bir şekilde kullanmaya çalıştı. Ama bu provokasyonlara ne devlet müsaade etti ne de Türkiye’ye sığınan Kürt halkı itibar etti. Bu insanların Türkiye’de huzur içinde yaşamaları sağlandı. Suruç halkı da Kürt-Arap demeden bu insanları bağrına bastı. Türkiye bunları yaparken, DEAŞ’ı besleyen ve büyüten Amerika ve yandaşları, Kürt vatandaşları kendi taşeronları DEAŞ ve PYD/YPG çapraz ateşi altında bıraktıkları gibi kendileri de havadan bombalarla 39 gün süreyle Kobani’yi adeta bir atış alanı haline getirdiler. Yeni ve eski mühimmatlarını hep burada harcadılar. İlçe harabeye döndü.”

ZAVALLILAR KENDİNE BAKSIN

“Bunlar 1.5 milyon insanın katledilmesine, 10 milyonu aşkın insanın yurdundan edilmesine niye bir laf söylemediler? Sadece Suriye’yi de değil Irak’ı bu hale getirenler dönüp de kendilerine neden bakmazlar? ‘Kürt halkının güvencesinin sağlanması’ diyen bu zavallı devletler ve devlet adamları dönsünler kendilerine baksınlar. Türkiye Kürtlere Körfez Harekâtı’ndan bu yana sahip çıkıyor. Irak’tan kaçıp Türkiye’ye sığınan yaklaşık 450 bin Kürt, Türkiye’de barındırılmıştır. Türkiye’nin sicili sağlamdır, temizdir. Siz kendi sicilinize bakın. Kürt halkına sözde değil özde sahip çıkan Türkiye, geçmişte olduğu gibi bugün de Kürt halkına sahip çıkmaktadır. Amerika ise her zaman özde terör örgütüne sahip çıkmıştır.”

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)