Nıver Lazoğlu niverlaz@yahoo.com.tr Nıver Lazoğlu

Işıkların Efendisi

13 Kasım 2017, 10:56 ---

İstanbul  Kasım yapraklarını süpüre dursun, gün günü kovalamakta. Hal böyle olunca, dünden güne yol alanların bıraktığı izler başka bir anlamlar yüklüyor. İçimizde var olan ışıklar, gülümseler çoğaltırken, karanlıkları silen hayata ışık olanların varlığından bihaber kalıyoruz.

Misal, geceye güneş doğuran Arek Nişanyan. 

Kaç kişimiz tanıyoruz ki? 

Yıllar yıllar öncesinden tanıyordum, ancak böylesi aydınlık iş yaptığından bihaber olarak. 

Haftalar öncesinden görüşme için gün kovalıyorum. 

Ama ne mümkün…

Nihayetinde, vazgeçmeyişimin finalinde bir araya geliyoruz. 

Hem de kalabalık bir kadroyla… 

Eşi Mine Nişanyan,  hem arkadaşı hem çalışanı Alen Ohennesyan ile birlikte. Kurtuluş’ta sakin bir  o kadar keyifli bir kafedeyiz. 

Konuk tanıdık olunca, konuşma ve soruları iletmek daha da zor oluyor. 

Neyse ki en zor kısmı atlattık, şimdi hep birlikte yeni öyküyü dinleyebileceğiz. 

 

Arek Nişanyan İstanbul doğumlu, ilk orta ve lise eğitimini İstanbul’ da tamamlamış. Küçük yaşlarda sahnenin tozunu yutmuş olduğundan olsa gerek üniversitede seçimini de Mimar Sinan Üniversitesi Sahne ve Görsel Sanatlar Tiyatro Dekor ve Kostüm Ana Sanat Dalı’ndan yana kullanmış. 

“Sahne algısı genelde, oyunculuk olarak algılanır. Seçimim arka planda olmak oldu. Tiyatro felsefesi adına oyuncu ve yönetmen dışında kadroya da ihtiyaç var. Nurlar için de olsun tiyatrocu Arto Berberyan beni tiyatro ile o tanıştırdı. O tanışıklığın sonucu, yol alışım başladı.” diyor Arek Nişanyan.

Aldığı eğitim sonucu mesleğini icra etmek yerine hayatını idame ettirmek adına sahne, kostüm, dekor yerine  ‘Işık Tasarımcısı” olmaya karar vermiş. 

Çok da aşina olduğumuz bir meslek değil değil mi? Işıkla ilk tanışma nasıl oldu?

“Üniversite sırasında okul masraflarımı çıkarmak adına, gece kulübünde ışıkçı olarak işe başladım. İlk tanışma o oldu diyebilirim. Bu arada yaptığım iş ışığı açıp kapamaydı. Kimisi için bu iş bile değil. Kulüpte müziğe ve ritme göre ışıkları yansıtıyorsun. Bir bakıma ruhsal bir etki yaratıyorsun. Bu sanırım daha fazla hoşuma gitti. Ardından bu sahada yürümek adına S.F Ses ve Işık Sistemleri şirketinde Işık Tasarımcısı olarak işe başladım. Ve aynı şirkette 10 yıl çalıştım. Sayısız projelere imza attık. Çalışmaya başladığım dönemde Türkiye’de bu işi yapan yoktu ve malzemeleri temin etmek hiç de kolay değildi. Temin etseniz bile bunu uygulayacak birilerini bulamıyorduk. İşle birlikte bende büyüdüm ve bunların kullanımını konusunda eğitim verecek düzeye ulaştım.” 

Işık tasarımcısı kime denir ve ne yapar?

“Tiyatrodaki dekor, kostüm, oyuncu, atmosfer ve zamana bağlı olarak, ışıkların şiddetini, rengini, yönünü, hareketini tasarlayan ve farklı farklı sahnelerde ışıkları arka arkaya koyup geçiş zamanlarını ayarlayıp uygulayan kişiye denir.” 

Ne de zor, günü gece, geceyi gün kılma durumu. Kışken, yazı, yazken kışı yansıtmak. Konuşurken, sürekli ‘hadi, çabuk, başka bir toplantıya yetişeceğim’ uyarılarıyla birlikte hızlanıyoruz. Bir telaş ki sormayın gitsin. Bu esnada Arek Nişanyan’ın güzel eşi Mine de bir yandan eşinin fotoğraflarını çekiyor. Kahveden bir yudum daha alıp soruyorum. 

Bugüne dek kimlere ışık oldun? 

“Bu soruya yanıt vermeden önce, ışıkçı olma serüveninden de bahsetmem gerekiyor. SF şirketinden ayrıldığım süreçte, Teoman beni buldu. Piyasadan ismimi duymuş beni aradı ve benim sahne aldığım yerlerde ışıkçım olur musun diye teklif getirdi. O dönemde gece kulüplerinde sahne alıyordu, Teoman. Bunun olamayacağını söyledim. Ancak daha sonra Fanta Festivalleri başlayınca, Teoman’ın Işıkçısı olarak çalışmaya başladım. Ki, bu anlamda Teoman bir ilke imza atmış oldu. Sahne gösterisine önem veren biri olmasının bir sonucu. Ardından birçok sanatçıdan teklifler gelmeye başladı. Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Tarkan, Anjelik Akbar, Emel Sayın, Kurban, Duman, Sıla, gibi... Hepsinin ışıkçılığını yaptım, hepsinin sahnesine ışık tuttum. Kimi beni tanır, kimi hiç tanımaz. Elbette kurumsal anlamda da birçok projede ışıkçı olarak yer aldım. Davos’da iş adamları toplantısında Türkiye’nin düzenlediği partide, İstanbul Caz Festivali’nde,  Erzurum Kış Olimpiyatları’nda, İzmir Üniversitesi Olimpiyat Oyunları’nda, İş Bankası Kuleleri’nin açılışında,  Eurovision Türkiye organizasyonunda, Expo Antalya, Mercedes Fasion, Berlin Filarmoni Orkestrası’nın gösterisinde vs vs. Ki unuttuğum çok daha fazla iş sayılabilir.”

Şaşkınım, tanıdığım dediğim kişi aslında hiç tanımadığımın aymışlığında. Öylesi bir duruş ve modda anlatıyor ki Arek Nişanyan, işiyle bütünleşmenin ve olanı biteni anlatmak yerine kendi içinde yaşamanın sıradanlığında. 

Işık olmak nasıl bir duygu diye bir başka soru yöneltmek istiyorum ama karşımda oturan ve “beni başarı öyküsü değil de başarısızlık öyküsü olarak yaz’ diyen Arek Nişanyan’a bu kez şöyle soruyorum. 

Herkese ışık olan, kendine de ışık oluyor mu? 

“İşte bu doğru soru, diyor.  Bunca yıl tüm uğraş ve çabalarıma rağmen, mesleğim bir endüstri haline dönüşemedi. Oysa yurtdışında çok büyük bir endüstri. Şu anda yurtdışından hizmet alınıyor bu konuda. Büyük bir döviz kaybı gerçekleşiyor. Anlatmaktan yoruldum, ama iş bir türlü istenen noktaya ulaşmadı. Evet piyasada ‘Işıkçı’ olarak isim yaptım, ama gel gör ki, mükemmeliyetçi bir yapıya sahip olmamdan ötürü daha iyisini yapamamanın handikabında kaldım. İşin açıkçası çok yoruldum. Sorunun yanıtı ise 'mum dibini ışıtmaz’ diyelim. Bundan ötürü ki şimdi daha başka bir alana yöneldim.” 

Işığı nasıl tarif edersin, bu işin bir ustası olarak…

“Işık, hayatın ta kendisi.  Işık tüm renkleri kapsar.  Gün ışığı beyazdır ve tüm renkleri içerir. Işık birlik ve beraberliği temsil ediyor. Her şeyden önemlisi karanlığı siler. En güzeli gün ışığıdır diyebilirim. En zoru da onu yakalamaktır.”

Vakit hızla aktığı için, panikle yeni işi öğrenme gayretindeyim. Şimdi ne yapıyorsun? 

“Tiyatro inşasında danışmanlık yapıyorum. Bu da hiç yapılmayan bir branş. Tiyatroya olan aşkım hiç bitmediği için yıllarca bu salonları inceledim. Şimdi ki tabirle ‘çok amaçlı salonları’. Neyin nasıl yapılması ya da yapılmaması gerektiğinin bilincinde hareket ederek, bir sahnenin nasıl inşa edilmesi gerektiği konusunda bir mimar titizliğinde çalışıyorum. Genel anlamda bir standartsızlık mevcut. Yine yurtdışında bu bir sektör ama maalesef ülkemizde öyle değil. Türkiye’deki çok iyi bir kaç salonun danışmanlığını yapanlar Danimarka, Almanya, İngiltere’den firmalar. Tiyatro salonlarının olmazsa olmaz standartlarının yerine getirilmesi noktasında danışmanlık yapıyorum, Boğaziçi Üniversitesi Garanti Sahnesi, Güngören Belediyesi Tiyatro Salonu, Beykoz Kundura Tiyatro Salonu, Kadıköy Belediyesi, Haldun Taner Sahnesi’nin restorasyonunda şu anda danışman olarak hizmet veriyorum. Anlayacağınız şu anda ‘çıban başı’ olarak çalışıyorum. Finansal anlamda çok büyük paralar kazanıyor mu? Elbette hayır. Ama içinizde tiyatro aşkı olunca 3’e, 5’e bakmadan çalışıyorum. Bir toplumun aynası sanat zihniyetinden hareketle en iyinin sunulması ve olması gerektiği gibi olması noktasında yeniden nefes ve beyin tüketiyorum diyebiliriz.” 

Evet, günü öğleye devirmeden, piyasadaki ismiyle “Işıkların Efendisi” Arek Nişanyan ile sohbeti acı kahve, tatlı kurabiye ile bitiriyoruz. Bir acele mekanı terkediyor, diğer toplantısına yetişmek için. Ben ise soğuyan kahvemden bir yudum daha alıyorum. 

Hayata ışık olma olgusunu işe dönüştürmüş, mesleğinde markalaşmış bir dostu daha yeniden tanımanın keyfinde. 

Şanslıyım ki, ışığı ve ışık olanları tanıma şansını yakaladım. 

Kimi bir mum gibi ışık oluyor, kimi aslı olana ışık tutuyor, kimi kalemiyle, kimi anı donduran kareleriyle, kimi sözleriyle, kimi ise öylesi. 

Diyeceğim o ki, hep aydınlık olsun gününüz geceniz….

ETİKETLER :
YORUMLAR (2)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • Sevan HAFİDU16 Kasım 2017 19:58

    Niver hanim böyle isinde en üst seviyede bir okul arkadaşım olan isiklarin efendisi arek nisanyan'i sizin elinizden kaleme alınması ve türkiye'ye tanitilmasi benim gibi bir zanatkari çok gururlandirdi arek'im isinde daha başarılı bir noktalara ulaşması dileklerimle kaleminize ve yüreğine saglik çok teşekkürler.

  • Kinar papazian13 Kasım 2017 16:30

    Durust ve isinin buyuk bir sevgi ile yapan bir sanatkari tanimakla kivanc duydum isinin hep parlasin...Niver'in yuregine kalemine saglik.

BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 9,06 -0,33 36.240.000.000,00
ALBRK 1,15 0,88 1.035.000.000,00
FINBN 5,20 0,19 17.420.000.000,00
GARAN 9,66 0,00 40.572.000.000,00
HALKB 9,50 -1,45 11.875.000.000,00
ICBCT 4,30 -0,92 3.698.000.000,00
ISCTR 6,18 0,98 27.809.814.600,00
SKBNK 1,28 0,79 1.482.240.000,00
TSKB 1,37 0,00 3.288.000.000,00
VAKBN 5,62 2,74 14.050.000.000,00
YKBNK 4,12 -0,24 17.909.851.290,08
BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın daveti 17. Perakende Günleri Ana Sponsoru Simit Sarayı 29 Kasım 2017, 12:00 Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı

Simit Sarayı, sektörün en önemli buluşması olan 17. Perakende Günleri’nin ana sponsoru olarak lezzetli ikramlarıyla perakendecilerin buluşma noktası olacak.

Tüm Etkinlikleri Göster