Nıver Lazoğlu niverlaz@yahoo.com.tr Nıver Lazoğlu

Çiçekçi Kız, bakın ne açtı?

17 Temmuz 2017, 12:30 ---

Mevsim yaza dönünce saran sıcakların denizi çağırışında güneye doğru başlar bir yolculuk. 

“yorgunluk” atar her beden…

Kışın temposu artık daha bir yavaşlar, hasret biriktirdiklerinle bir olmanın mutluluk çoğaltmanın keyfinde. 

Bayram ertesi bavul hazırladım hayatın güzel molalarından birine varmak adına. 

Ve Çeşme’deyim. 

Yazlıkçıların yoğun ikametgahında ateş böceklerinin yeşille bir oluşunda. 

İyi de konular ve konuklar bitti mi? 

Yok hayır elbette devam. 

Bu hafta ki konuğum yazlıktan. 

Öyle bir yürek ki hepimize umut ışığı saçan bir “kadın” öyküsü.

Yuvamkent Sitesi’nin Behiye Hanım’ı yani komşum “küçük esnaf’  ama bir  o kadar büyük umutlar besleyip hayata sıkıca tutunuşun başarısını, “başarı” mı diye adledişinde.

Birbirine benzer evlerin taşla örülü dış örtüsünde balkonu kaplayan zakkumların renkliğinde rüzgar çanlarının senfonisinde, sorular klasik kalıyor.

Ama birini tanımak ve anlamak için dünü bilmek şart. 

O halde Behiye Çamurlu Cabbar nerede, ne zaman hayat yolculuğuna başladı. 

 

Bize anlatabilir misin, komşum?

Sohbet kahvenin deminde başlıyor. Biraz da heyecanlı, biraz da hızlı cümlelerle kuruluyor.

Çiçekçi Kız

“Akşehir' de 3 erkek kardeşten sonra evin tek kızı olarak dünyaya merhaba dedim. Evin kıymetli bir üyesi olarak büyüdüm. Henüz 7 yaşındayken babamı kaybettim. İlk orta eğitimini sürdürürken yazlarımı değerlendirmek amacıyla  yapma çiçek kursuna başladım. Çok hoşuma gidince bu kez Öznur Altıntaş’tan özel dersler almaya başladım. Ardından sergilere katılmaya  başladım. Sonrasında öğrendiklerimi öğretmek maksadıyla evimin bahçesinde ben de kurslar vermeye başladım. Ki bunları yaparken 15 yaşındaydım, benden çok büyük hanımlar öğrencilerim oldu.  Akşehir’de düzenlenen Nasrettin Hoca Şenlikleri’nde yaptığımız çiçekleri sergiledim. Büyük ilgi gördü hem yaptığım çiçekler hem de öğrencilerim çoğaldı. Toplam 8 sergi açtım. Daha gençken elim ekmek tuttu diyebilirim. Akşehir’de 'Çiçekçi Kız Behiye' diye tanınır oldum. Özel  siparişler alıyordum, yaptığım çiçekler mağazalarda satışa sunuluyordu. Bu vesileyle bir kez daha bana omuz olan destek veren Kenan İyi ve Faruk Aslanım’a da teşekkür  etmek isterim. Düşünün ki genç bir kız, koca koca mağaza sahiplerinin mekanlarında çiçeklerime yer açtılar. Ha bu arada liseyi de Akşehir’de tamamladım.. Tam 8 yıl boyunca sergiler açmaya kurslar vermeye devam  ettim.  Ardından  saza merak saldım bu kez de saz kurslarına devam ettim. Bunla da kalmadım folklor öğrendim, yarışmalara katıldım. Üniversite okuma gibi bir arzum olmadı nedense, ardından Akşehir de Akşam Sanat Okulu’nun biçki dikiş kurslarına gittim. Orada da iki yıl eğitim aldım. Ayrıca kumaş boyama kursunu da bitirdim. Anladınız üzere biraz fazla sosyal biriydim ve sanırım öğrenmeye ve öğretmeye meraklıydım. Öte yandan Akşehir’i Sevenler Derneği’nde uzun yıllar bir fiil görev aldım. Evlendim ve Ankara’ya yerleştim. Dünya tatlılarım çocuklarım Caner ve Çağla’yı büyüttüm.” 

Ağustos böcekleri Temmuz’da ötüyor. Behiye Hanım, bir solukta dününü özet geçti. Dinlediklerim karşısında hayranlık büyütüyorum. İnsan yeter ki istesin dimi, neler yapabiliyor. 

Yeni şehir yeni bir hayat. Bu kadar aktif biri Ankara’da neler yaptı, şimdi biraz daha merak büyütüyorum.

Çok genç yaşta ekonomik özgürlüğünü kazanan biri evde oturacak mı? Çiçek yapmaya devam ettiniz mi?

“Hayır, yeterince bu işi yaptım sanırım o nedenle devam ettirmeyi istemedim. Eşim Ferudun’un nakliye firması vardı, orada çalışıyordu ama resme çok meraklı ve çok güzel resimler yapıyordu. Her ne kadar o kabul etmese de iyi bir ressamdı diye bilirim. Bu arada Ankara’da bir resim galerisi açmayı planlıyorduk. Artık yavaş yavaş evde oturmaktan da sıkılmıştım. Çocuklarım ilkokul çağına geldiğinde bu hayalimizi gerçekleştirmek için adım attık. Ankara Çankaya Birlik Mahallesi’nde 27 metrekarelik bir dükkan tuttuk ve Ferudun”un resimlerini sergiledik. Çok ilgi gördü, neredeyse bütün resimleri satıldı. Ardından bir tanıdık vesilesiyle galeriye çok farklı hediyelik eşyalar da koyup satmaya başladık. Aslında planımız galeri olarak devam etmekti. Ama durum öyle gelişmedi. Herkes galeriye girip fotokopi çektirmek istiyordu. Biz de o makinayı aldık ve mağaza bu kez kırtasiye ve hediyelik eşya dükkanına dönüştü. Böylelikle semtin ilk kırtasiyesini biz açmış olduk.” 

Hayat ne ilginç değil mi? Yola çıkışlar hedefler, hayaller ve varoluş. Biraz felsefik bir bakıştayım sanırım. Hep konuşuruz hep tanırız hep biliriz deriz ama. Yuvamkent Sitesi’nin sakinlerin deniz ardı muhabbetleri başka başka güzellikleri içinde saklıyor. 

Küçücük bir dükkan ve iş dünyasına adım attınız. Sonrasıda neler oldu? 

“Evet, dediğin gibi hayaller ve hayat. Eşimin amacı galeride hem resim yapmak hem de resimleri sergilemekti. Ama orada hiç resim yapamadı. Artık başka bir sahada yol almaya başlamıştık ve artık ev kadını değil iş kadını olmuştum. Butik bir kırtasiyeydik. Her yerde bulunmayan değişik ürünler satmaya başladık. Bu küçük dükkanda 5 yıl geçirdikten sonra ikinci şubeyi açtık. İşlere yetemez olunca eşim de nakliye işini bıraktı ve o da diğer şubenin başına geçti. Ve çalışanlarımız oldu. Yıllar çalışınca çabuk geçiyor misali oğlum Caner’de işe dahil oldu. Nihayetinde 17 yıldır eşim ben ve oğlum Cabbar Kırtasiye’de çalışıyoruz. Hem de 7/24 misali. Ama bu lafta öyle değil gerçeğinde de öyle. Cabbar ‘nöbetçi kırtasiye’ diye tanınır oldu.” 

Aaaa diye şaşkınlığımı büyütüyorum! Nasıl yani? 

Gülümsüyor, gözleri ışıl ışıl parlıyor, şimdi biraz daha rahat anlatıyor, Behiye Hanım. 

“Şöyle ki, iki dükkan da haftanın 7 günü açık. Sabah erken saatinden akşamın geç saatine kadar açığız.Yani dükkan hiç kapanmıyor. Durum böyle olunca her zaman müşteri bize ulaşabiliyor ve bulunmazlar bizde bulunuyor. O nedenle Cabbar Nöbetçi Kırtasiye olarak tanınır bilinir oldu. Ayrıca tasarım ödülü almış ürünler, çok farklı ürünler, ulaşılır olunca, klasik kırtasiye anlayışının çok ötesine geçtik. Tüm semtin bir parçası haline dönüştük. Hem küçüklerin hem büyüklerin Behiye Teyzesi olmak çok büyük keyif. Coğunlukla Cabbar Teyze olarak sesleniyorlar.” 

Peki,  Behiye Hanım bu çok zor değil mi? Kapanmayan bir dükkanı bu kadar yıl aynı ilgi ve titizlikle yürütmek üstelik bir aile şirketi olarak. 

“Fiziken evet büyük yorgunluk oluyor, olmaz mı… İşte o nedenle yazın burada geçirdiğim saatler çok daha fazla anlam kazanıyor. Sürekli ayakta kalmak her daim güler yüz  ve teleplere yanıt vermek. Evet kolay değil ancak o kadar çok sevince inanın o zaman her şey daha kolay  oluyor. Aile içindeki sevgi ve saygımız işte de devam edince işler de daha iyi yürüyor. Evet her ne kadar dükkan da oğlum Caner Bey, eşim Ferudun Bey ve ben Behiye Hanım olsak da finalinde her daim biriz.” 

Ne kadar güzel tanımladınız durumu? İletişiminiz ne denli kuvvetli olduğunun farkındalığında diyorum ki. Müthişsiniz. 

“Ya öyle mi?” diye soru gelince yineliyorum. Hakikaten ne zor hep aynı iletişimi sürdürüyor olabilmek. Peki, işiniz zor yanları ne? 

“Ürün yelpazemiz çok geniş. Bunların sayımı, sunumu, düzeni çok vakit alıyor. Sürekli ayakta olmak zorundasınız ve talepleri karşılamak. Her daim aynı düzeni sağlamak. Ha bu arada “küçük esnaf” olunca sürekli pazarlık yapma talebini de ifade etmem lazım. Ama biz de pazarlık yok. Ne var? Güler yüz, iyi hizmet, iyi ürün. Sadık müşterilerim böyle oluştu. Dünün çocukları bugün anne olarak Cabbar Kırtasiye’ye geliyor. 

İşte en büyük ödülümüz, en büyük hediyemiz. İyi ki varlar biz de gücümüz yettiğince var olmaya çalışacağız. 

Az daha es geçiyordum ama aklıma gelmişken ileteyim bu arada kaleminiz de oldukça güçlü.” 

Yok ayol, işte öyle ara sıra yazıyorum. Ama doğrusu seviyorum duyguları kaleme taşımayı. Anı biriktirince insan onları paylaşmak ve duyguları dışa vurmak iyi geliyor. Daha yolun başındayım diyelim. Diyeceğim o ki seviyorum yazmayı. İleride neler dökülür bu kalemden bilmesem de şimdilik kısa notlar olarak düşüyor. 

Merakla bekleyeceğim, yüreğinizden dökülen cümleleri, diyorum. 

Deniz kenarı yeşilliklerin cümbüşünde fazla uzatmıyorum soruları. 

Ve "Umarım hep var olursunuz’ diyorum ve bu tatlı sohbete noktayı koyuyorum. Elbette röportaj bazında yoksa muhabbet baki. Bu kadar güzel işler yapan ve bu kadar mücadeleyi sürdürürken olabildiğince mütevazı tutum içinde duruş ve kendini tanımlarken, ‘ya başarı sayılır mı’ diye soru büyüten bir komşuya sahip olmak yeterince keyifli. Bugün İstanbul dışında Çeşme’den kelimeler döküldü ki bir bakıma Ankara’ya yolculuğu da yapmış olduk Behiye Çamurlu Cabbar sayesinde. 

İşin büyüğünü küçüğü yok. 

Önemli olan işini nasıl ve ne şekilde yaptığın. 

Temel taşını sevgi oluşturuyorsa,  üzerine konulan her tuğla da saygı büyütülüyorsa,  işte o zaman finali başarı olarak çatısını örüyor.  

Bu haftalık ta bu kadar diyelim mi? 

Unutmadan ekleyelim, her ne kadar komşum ve sevdiğim bir arkadaş olsa da Behiye Çamur Cabbarlı, torpili yok kelimelerimin bilesiniz. 

Hep umutlu hep sevgiyle kalın…

ETİKETLER :
YORUMLAR (18)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • semra bal aydin08 Kasım 2017 20:56

    Behiyecigim ropartajini belki on defa okudum her kuyusunda ayrı heyacan duydum başarılarının devamını diliyorum sevgilerimle

  • Nazire Şenkalfa07 Kasım 2017 12:36

    Behiye hm. Küçük bir yerde güzel uğraşlarda bulunmuşun o zamandan ticaret yeteneğin varmış seni tebrik ediyoruz. Başarılarının devamını diliyoruz.

  • Safet baydar corumlu06 Kasım 2017 14:12

    Okul arkadasim tebrikederim bu guzel basarindan dolayi rapirtaj yapanin elerine turegine saglik behiyenin neler yaptigindan haberdar eti bizlericok optorum sevgiler

  • Aygül Kandemir Sürücü06 Kasım 2017 08:40

    Ne güzel anlatmış seni Behiye abla.Başarın daim sevdiklerin heeep yanında olsun inşaAllah.

  • Emine Nalbantoglu23 Temmuz 2017 15:03

    Guzel bir oyku(hayat hikayesi)

  • Sirin Atalay.20 Temmuz 2017 21:48

    Bilmediğim yönlerini yeni öğrendim neden hiç konuşmadık güzelim yigenimin hep arkasında olduğunu biliyorum hep mutlu olun

  • Hüseyin ürü20 Temmuz 2017 03:20

    Çok mutlu oldum duygularınve başarın beni göz yaş laŕı ile tıkadı küçük güzel kız..

  • Fikran Balcik20 Temmuz 2017 00:10

    Canım arkadaşım ne güzel günlerdi çok eskilere goturdun beni gönlüne yüreğine saglik

  • Dilek taner kizilkan 18 Temmuz 2017 23:09

    Behiyecm o güzel günlere gittim.yazıyı okuyunca.Yürekten kutluyorum.seni.başarılı gayretli sosyal kişiliğin ve o güzel yüreğinle buradasın. Tebrikler cnm.💕

  • Nedret ( Aydın) Dikic18 Temmuz 2017 21:43

    Behiyecim,çocukluk arkadaşım araya yıllar girdi ben İstanbul'a geldim be sadece komşu Türkan teyzemin Kızı nasıl dır diyehaber aldık taaki bir düğünde bir araya geldik ve sarmaş dolaş olduk.Bu da benim hikayem ... Behiyecim seninle gurur duydum seni alkışlıyorum.

  • Kenan iyi18 Temmuz 2017 18:28

    Başarılarının devamını diler iyi ve mutlu gunler dilerim

  • İclal Ayvalı18 Temmuz 2017 16:26

    Yazıyı kaleme alanın da,yazıdaki hayatı yaşayanında ömrü uzun,başarıları daim olsun.Sevgili Behiye hanım,yazıyı okurken gözlerim doldu.İki güzel, pırlanta çocuğu yetiştirmek en büyük başarı.İyi ki sizleri tanımış,sevginize layık olmuşum.Tüm ailenizle birlikte sağlıklı,mutlu ve huzurlu bir yaşam diliyorum.Esen kalın, sevgiyle kalın.

  • Güler Tarımeri18 Temmuz 2017 00:11

    Arkadaşım seni tebrik ediyorum yolun açık olsun.💐🙋🏽

  • Zeynep Güneş 17 Temmuz 2017 23:01

    Çalışkan becerikli marifetli Türkan teyzemin biricik kızı Behiyecigim yolun acikolsun.Sevgilerimle.

  • Kinar papazian 17 Temmuz 2017 19:13

    Super bir insan super bir yazar super bir yazi. Kalemine saglik

  • Merih Arzu Bekaroğlu 17 Temmuz 2017 18:44

    Yazanın kalemine, anlatanın özüne sözüne kocaman teşekkürler. İkinize de saygıyla selamlar.

  • fatma sezgin güneyli17 Temmuz 2017 16:20

    asıl başarı bu Behiye Hanım, arkanızda güç olmadan, torpil olmadan üstelik hep sıfırdan başlayarak bir şeyleri büyütmek... başarılarınızın daim olması dileğiyle

  • Behiye Çamurlu Cabbar 17 Temmuz 2017 14:09

    Ne diyebilirim ...Çooook heyecanlı çok mutluyum 😍Teşekkürler finans gündem🙏Sohbetin ,muhabbetin ,röportajın ,verdiğin değer için çoook teşekkürler sevgili Nıver Lazoğlu😍

BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 9,56 -0,42 38.240.000.000,00
ALBRK 1,16 -0,85 1.044.000.000,00
FINBN 5,40 -2,70 18.090.000.000,00
GARAN 9,97 -2,45 41.874.000.000,00
HALKB 9,98 -6,20 12.475.000.000,00
ICBCT 4,03 -19,88 3.465.800.000,00
ISCTR 6,35 -3,05 28.574.809.500,00
SKBNK 1,30 -1,52 1.505.400.000,00
TSKB 1,39 -2,11 3.336.000.000,00
VAKBN 5,69 -1,39 14.225.000.000,00
YKBNK 4,39 -2,44 19.083.555.136,76
BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın daveti 17. Perakende Günleri Ana Sponsoru Simit Sarayı 29 Kasım 2017, 12:00 Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı

Simit Sarayı, sektörün en önemli buluşması olan 17. Perakende Günleri’nin ana sponsoru olarak lezzetli ikramlarıyla perakendecilerin buluşma noktası olacak.

Tüm Etkinlikleri Göster