BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Zirve Sürdürülebilir Gelecek İçin Liderler Zirvesi 19 19 Aralık 2018, 09:00 Fairmont Quasar Otel

Yıldız Holding Sürdürülebilirlik Platformu ev sahipliğinde ve B Lab Avrupa işbirliğiyle 19 Aralık’ta düzenlenecek Sürdürülebilir Gelecek İçin...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 7,36 2,22 29.440.000.000,00
ALBRK 1,33 0,76 1.197.000.000,00
GARAN 7,94 1,53 33.348.000.000,00
HALKB 7,15 0,85 8.937.500.000,00
ICBCT 7,56 -6,20 6.501.600.000,00
ISCTR 4,07 0,49 18.314.877.900,00
SKBNK 0,97 1,04 1.123.260.000,00
TSKB 0,75 0,00 2.100.000.000,00
VAKBN 3,65 0,55 9.125.000.000,00
YKBNK 1,63 0,00 13.768.693.592,92

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaPara PiyasaPiyasalarda resesyon riski öne çıktı----

Piyasalarda resesyon riski öne çıktı

Piyasalarda resesyon riski öne çıktı
14 Eylül 2018 - 09:30 www.finansgundem.com

JCR Başkanı Orhan Ökmen "Faiz arttırım kararı ile stagflasyon riski azalmış ancak bu kez resesyon riski biraz daha ön plana geçmiştir" dedi

JCR Eurasia Rating Başkanı Orhan Ökmen, TCMB'nin faiz arttırım kararı ile ilgili yaptığı durum değerlendirmesinde, "Merkez Bankası'nın faiz artırım kararıyla, fiyat istikrarının gelecek görünümünde yarattığı pozitif beklentilerle stagflasyon riski azalmış, ancak bu kez resesyon riski biraz daha ön plana geçmiştir." dedi.
Ökmen, kamusal teşviklerle yön değiştirilmezse krizin maliyetinin faize duyarlı olan ve iç piyasaya çalışan sektörlere kayacağını belirterek şunları söyledi:

Ökmen konuya ilişkin şunları söyledi:

"Merkez Bankası'nın Faiz artırım kararıyla, fiyat istikrarının gelecek görünümünde yarattığı pozitif beklentilerle stagflasyon riski azalmış, ancak bu kez resesyon riski biraz daha ön plana geçmiştir.
Kamusal teşviklerle yön değiştirilmez ise krizin maliyeti faize duyarlı olan ve iç piyasaya çalışan sektörlere kaymıştır. Faiz artırımlarının, TL'nin yenidien değer kazanmasına yapacağı katkının büyüklüğünün maksimum seviyelere ulaşıp ulaşmayacağı ve kalıcılığı ise dış ilişkiler, yargı, kamu kurumlarının kalitesi gibi politika alanındaki gelişmeler tarafından belirlenecektir. Yükümlülüklerin döviz veya dövize endeksli olarak ifa edilmesine yönelik getirilen sınırlamaların serbest piyasa ekonomisi algısını ve TL'nin konvertibilitesini zayıflatacak olmasının yanında, toplam döviz talebinde hedeflenen düşürücü etkiyi sağlayamayacak ve alacaklıların hızla "non resident" pozisyonuna geçmeleriyle ve
sözleşme bedellerinin emtia fiyatlarına endekslenmesiyle büyük ölçüde işlevsiz kalacaktır.
Döviz talebi bu düzenlemeyle birlikte borçlulardan alacaklılara kayacak olması nedeniyle toplam döviz talebinde herhangi bir azalma beklenemez. Ancak, borçluların vade içerisinde zamana yaydıkları döviz talebi, bu kez tahsilat sonrası alacaklıların yüksek tutarlı ve tek seferlik döviz talebine dönüşerek döviz piyasalarının volatilitesini daha fazla artıracaktır. Yükümlülüklerin döviz veya dövize endeksli olarak ifa edilmesine yönelik getirilen sınırlamaların geriye yönelik işletilmesi ise alacaklı ve borçlu tarafların bağıtlanmış ve dengelenmiş olan pozisyonlarının bozulmasına, mutabakatsızlıklara ve hukuksal kaos halinin oluşmasına sebep olacaktır."

ETİKETLER :
YORUMLAR (3)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • Misafir14 Eylül 2018 16:55

    30 gün içinde diye süre verirseniz, alacaklı durumdaki güçlü piyasayı domine eden bankalar dövizi düşürür mü? ne yapar eder daha yüksekten TL'ye dönmeleri için yükseltmeye / düşürmemeye çalışacaklar. Bunu nasıl çözecekler göreceğiz

  • Uzman14 Eylül 2018 14:04

    Çok önemli konuya parmak basmış, inşallah bahsettiği gibi kötümser bir tablo oluşmaz gerekli önlemler alınır

  • recai14 Eylül 2018 11:23

    bu adam işini iyi biliyor