Vakıf Emeklilik Genel Müdürü Yusuf Yeşilırmak, ekonomik kriz dönemlerinde kişilerin tasarrufa yönelmeleri ve BES ödemelerine devam etmeleri nedeniyle sistemde yüzde 40 civarında bir büyüme gerçekleştiğini söyledi. Vakıf Emeklilik Genel Müdürü Yusuf Yeşilırmak, Şemsiye Dergisi’ne yaptığı açıklamada BES’in krize rağmen büyüyen sektörlerin başında gelmesini değerlendirdi. Yeşilırmak şöyle konuştu: “Yaşanan ekonomik krizde Bireysel Emeklilik Sistemi’nin ciddi bir ivme kazandığı görülmektedir. Bu durum sektörde katılımcı sayısı, katkı payı ve fon büyüklüğü rakamlarına yansımıştır. 2008 yılında bir önceki yıla göre %39,56 oranında fon artışı sağlanmış iken 2009 yılında %42,76’lık bir büyüme gerçekleştiği görülmektedir. Oransal büyüklüğün yanı sıra miktar yönüyle de 2008 yılından çok daha fazla bir büyüme gerçekleştirilmiştir. Şöyle ki; 2008 yılında 1,8 Milyar TL.’lık fon artışı sağlanmasına karşın 2009 yılında 2,7 Milyar TL’lik bir fon artışı gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla 2009 yılında yaşanan global krize rağmen sektörün daha fazla büyüdüğü ortadadır. Ekonomik krizin yaşandığı dönemde, ülkemizde diğer fonlarda olduğu gibi Bireysel Emeklilik Fonlarının içeriğinde de opsiyon, seküritizasyon ve muhtelif türev ürünlerinin bulunmaması, dövize dayalı fonların yeterince gelişmemiş ve dolayısıyla türev ürünlerini içeren yabancı yatırım araçlarını bünyesine almamış olmasından dolayı söz konusu fonlar ekonomik krizden değerlerinin küçülmesi yönünde etkilenmemiştir.
Öte yandan değer kaybı yaşamamasının yanı sıra kişilerin bu tür kriz dönemlerinde tasarrufa yönelmeleri ve BES ödemelerine devam etmeleri nedeniyle de %40 civarında bir büyüme gerçekleşmiştir. Sistemin iyi tanıtılması ile bilinirlilik artarak, Türk halkının başlangıçta var olan güven probleminin önüne geçilebildiğine inanıyorum. Gerek Emeklilik Şirketlerinin, gerek BES Ortak İletişim Platformu’nun yapmış olduğu tanıtımlarla bireyler BES konusunda daha bilinçli hale gelmektedir. Böylece sistem krize rağmen gerek fonlarının içeriği, gerek bilinirliğinin artması ve gerekse kriz karşısında bireylerin tasarrufa yönelmesiyle büyümesini sürdürebilmiştir. Yatırım araçlarındaki çeşitlilik ile her çeşit müşteri segmentine ulaşılmaktadır. Böylece hedef kitlenin beklentilerine cevap verilmekte ve müşteri memnuniyeti sağlanmaktadır. Öte yandan yatırım araçları içerisinde Bireysel Emeklilik Sistemi’ne sağlanan vergi avantajları ve teşvikleri başka hiç bir yatırım aracında bulunmamaktadır.
Birikim amaçlı yapılan ödentilerin Bireysel Emeklilik Sistemi’ne yatırılması halinde, katılımcıların ilgili dönemde elde ettiği gelirlerin %10’una kadar olan kısmı, yine ilgili dönem için brüt asgari ücret ile sınırlı kalmak kaydıyla, gelir vergisi matrahlarından indirebilmektedir. Yani %20 gelir vergisi diliminden vergi ödeyen bir kişinin aylık 200 TL Bireysel Emeklilik Sistemi’ne ödemede bulunması halinde, ödediği meblağı gelir vergisi matrahından düşmesi nedeniyle, ödediği meblağ 160 TL’ye düşmekte; cebinden 160 TL para çıkmasına karşılık 200 TL’lik bir birikime kavuşmaktadır. BES’e yapılan yatırımların; Bireysel Emeklilik Fonlarının vergiden muaf olmaları nedeniyle yatırım döneminde kazançlarının vergiden muaf olması küçümsenmeyecek bir vergi teşviği niteliğindedir. Yani bankada mevduat olarak veya hazine bonosu, devlet tahvili alarak yapılan yatırımların gelirleri %10 – %15 oranında vergi kesintisine tabi iken, Bireysel Emeklilik Fonlarından sağlanan nemalar katılımcıların hesaplarına herhangi bir vergi kesintisine uğramadan net olarak yansıtılmaktadır.
Bireysel Emeklilik Sistemi, geleceğin garanti altına alınması yönüyle bakıldığında sosyal açıdan, vergi teşvikleri yönüyle yaklaşıldığında gelir açısından vazgeçilmeyecek ve herkesin geliri doğrultusunda geç kalmadan değerlendirmesi gereken bir sistem niteliğindedir. Öte yandan faiz oranlarının tek haneli rakamlara inmesi ile içinde bulunduğumuz şartlarda sektöre tanınmış olan vergi avantajlarının ciddi bir fırsat olarak değerlendirilmesi yararlı olacaktır. Vergi dilimlerine göre piyasada oluşan faiz oranlarının üç hatta dört katı gibi yüksek vergi teşviklerinin yatırım araçları içerisinde sadece bireysel emeklilik sistemine özgü olduğunu dolayısıyla bunu bir fırsat olarak kamuoyu ile daha fazla paylaşmak yararlı olacaktır.
ŞEMSİYE