Finans Gündem'i Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle RSS Künye İletişim
   09 Şubat 2012 Perşembe  
 
 
Teknik kar 3 yıl daha düşecek
Teknik kar 3 yıl daha düşecek
 
Generali Sigorta Genel Müdürü Mine Ayhan Finansgundem.com’un sorularını yanıtladı

www.finansgundem.com
 
2.9.2010 - 16:23
 

Finansgundem.com'a konuşan Generali Sigorta Genel Müdürü Mine Ayhan, sigortacılık sektöründe hayat dışı branşlarda teknik karın 3 yıl daha düşeceğini söyledi.

Sektörün ilk altı ayına ilişkin verileri açıklandı. Buna göre sektörde nasıl bir bilanço ortaya çıktı?

Haziran 2010 sonu itibariyle sektörün hayat dışı prim üretimi 5.8 milyar lira oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre sektörde yüzde 11.63'lik nominal büyüme oldu. Aynı dönemde enflasyon oranı yüzde 8,37 olarak kabul ettiğimizde reel büyüme yüzde 3,26 seviyesinde kaldı. Altı aylık kar rakamları henüz netleşmedi. Bunun için karlılıkta üç aylık verileri bakıyoruz. İlk üç ayın sonunda hayat dışı branşlarda sektörün teknik karı 2 milyon 91 bin lira olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk üç ayındaki teknik kar ise 27 milyon liraydı. Yani 27 milyon liradan 2 milyon liraya düşmüş.

Bu sonuçları neye bağlıyorsunuz?

2010'da trafik ve kasko primlerinde artış olduğu görülüyor. Bu artış 2009‘un ilk üç ayı ile kıyaslandığı için baz etkisi sözkonusu. Malum 2009'un ilk üç ayında global krizin etkisiyle sektörde ciddi bir daralma olmuştu. 2008'in ilk üç ayı ile 2010'un ilk üç ayını kısayladığımızda da bir artış görünüyor ama kaskoda prim üretiminde artış sadece % 2.18. Yani Sektör olarak 2008'in üretimini bile bu kadar az bir oranda artırabilmişiz.. 2010'un ilk üç ayında teknik kar açısından bakıldığında kaskoda 117 milyon zarar, trafikte ise 72 milyon liralık zarar sözkonusu.

Kardaki bu hızlı düşüşün nedenleri nedir?

Trafik ve kaskoda hem rekabet hem yüksek hasar maliyetleri karlılığı olumsuz etkiliyor. Ayrıca anlaşmalı tutanak sebebiyle yüzde 25'e varan ödemememiz gereken hasarları ödemiş olmamızda karların hızlı düşüşündeki etkenlerden biri. Aslında çoğu şirketin teknik karlarına baktığınızda trafik, kasko ve sağlıkta zararda oldukları, yangın ve nakliyatta karda oldukları görülüyor. Şimdi rekabet bu branşlara kaydı. Oradaki prim fiyatları daha şiddetli düşüyor. Trafik ve kasko primlerk biraz yükseliyor ama zararı kurtarmaya yetmiyor. Fiyatları yükseltsek , hasar maliyetlerimiz daha makul olsa ve “olmaması gereken hasarlar” olmasa belki kurtaracağız. Yüzde 5-10'luk fiyat artışları da yetmiyor. Sektör şu anda bununla uğraşıyor.

Bazı şirketlerin bazı branşlardan çekildiğini, en azından isteksiz olduğu görülüyor. Bunu sözkonusu şirketin zarar ettiği branştan çekilmesi şeklinde yorumlayabilir miyiz?

Her şirketin farklı bir stratejisi var. Bazıları sağlık yapmak istemezken, bazıları sağlıkta büyümek istiyor. Bazı şirketler ise trafik sigortalarından çıkmak isterken bazı şirketler bütün trafik sigortalarını yapmak istiyor. Trafikten çıkmak isteyen mi kalmak isteyen mi akıllıca yapacak onu şu anda bilemiyoruz.

Siz şirket olarak girmek istediğiniz veya istemediğiniz branşlar var mı?

Generali Sigorta olarak hiç kimseyi örnek almıyoruz. İddialı bir stratejimiz var, hem büyüyelim, hem karlı olalım, hem de sürdürülebilir olsun diyoruz. Bunu başarmak çok kolay değil, çok zor bir şeyi başarmaya çalışıyoruz.

Daha çok hangi alanlarda büyümeyi hedefliyorsunuz?

Hayatdışı alanların lokomotif branşları trafik, kasko, nakliyat, konut ve yangın da büyümek istiyoruz. Ama bunu yaparken iyi müşteriyi bulmayı hedefliyoruz. Her şirketin stratejisi farklı diyoruz ama bütün şirketlerin ortak buluştuğu nokta bu. Artık trend karlı, iyi müşteriyi bulmaya doğru gidiyor. Eskiden örneğin kaskoda kaza yapmış araç ile yapmamış araca aynı fiyatı uygulardık. Bu büyük bir haksızlıktı, çünkü biri arabayı çok iyi kullanıyor diğeri çok kötü kullanıyor. Hasarsızlık indirimi uygulanıyordu ama bu yeterli değildi. Şimdi daha farklı uygulamalar yapılmaya başlandı. Sigorta Bilgi Merkezi’nden araçları izliyebiliyoruz. Asıl hayalimiz kişiye özel fiyat vermek. Araç sahiplerinin geçmişteki tüm bilgilerini bilmek ve ona göre fiyatlandırmak istiyoruz. Şu anda arabanızı değiştirdiğiniz anda tüm geçmişinizi kaybediyoruz. Ama Amerika’da böyle değil, siz aracınızı değiştirseniz bile aynı plakayı taşımaya devam ediyorsunuz. Ancak Türkiye’de aracınızı değiştirdiğiniz zaman plakanız da değişiyor ve tüm geçmişinizi kaybediyoruz. Mesela araç sahibini T.C. kimliğinden izlenebilir. Şu anda bu sistem üzerinde çalışıyoruz. Bu sistem başladığında her şey çok daha iyi olacak. Araç sahibinin 20 yıllık geçmişini, iyi mi kötü mü kullandığını bileceğiz ve ona göre fiyatlandırma yapacağız. Şu an da maalesef bu konuda zorlanıyoruz. Bu sistem hayata geçtiğinde iyi araba kullanan ile kullanmayan aynı fiyatı almayacak ve haksızlık ortadan kalkacak. Bu sayede araç sahipleri daha dikkatli olacak, hatta trafik kazalarının azalmasına kadar giden iyi sonuçlar oluşacağını düşünüyorum.

İyi kullanıcı ve kötü kullanıcı arasındaki kaskoda fiyat farkı ne olacak?

Bu sistem oturduğunda fiyatlar yarı yarıya fark edecek diyebiliriz. Sektörde çok ciddi rekabet olacak, çünkü iyi sürücüler belli olacak ve herkes onların peşinde koşacak. Ancak her hasar getirmiş kişi kötü müşteri demek değildir. Burada önemli olan suçun kimde olduğudur.

Sigorta sektöründe olan sahtekarlıklarla ilgili olarak ne düşünüyorsunuz?

Sigorta sahtekarlığı, dünya genelinde sahtekarlık olarak adledilmeyen tek sahtekarlık türü. Dünyada da çok yaygın. Prim ödediği için kendinde bunu hak olarak görüyor ve sonuna kadar kullanmalıyım diyor. Öyle kişiler yapıyor ki inanamazsınız.

Sigortalanma oranları ne seviyede?

Sigortalanma oranını şu anda pek kimse bilmiyor, sadece tahminler var. Kasko da yüzde 25, zorunlu olan trafik sigortalarında yüzde 75, ama özel araçlarda yüzde 96'ya çıkıyor. Zorunlu olmasına rağmen DASK'ta da çok düşük, yüzde 20’lerde. Konutta da farklı bir durum yok.

Peki neden böyle?

İyi, her türlü önlemi almış, riski çok yüksek olmayan firmalar “bana bir şey olmaz, niye sigorta yaptırayım?” diye düşünüyor. Ama asıl sigortalamamız gereken onlar. Sigortalı değilmişçesine her türlü önlemi alacaksınız, herhangi bir afet, yangın, doğal afet gibi beklenmedik durumlar için de sigorta yaptıracaksın, o zaman biz devreye gireceğiz. Ama geçerli olan düşünce tam tersi... Gerekli önlemleri almamış, nasıl olsa ben bu pirimi ödedim karşılığını da hasar olarak alırım diye düşünüyor. Bu sigorta tekniğine aykırı bir şey. Böyle çalışmaz bu sistem. Yani biz 100 konutu sigortalayacağız birinde ciddi bir hasar olduğunda hemen parasını vereceğiz. Fakat 20 konut sigortalayıp 10’u hasar talebiyle gelirse toplanan pirimler bile bunu karşılamaya yetmez. Bundan dolayı zarar ediyoruz. Sigorta şirketleri zarar ettikçe nereye gidecek? 2006-2007'de sigorta şirketleri kaskodan çok zarar etti. 2008'de hepsi birden fiyatları yükseltti, ondan sonra kar ettiler. Ama müşteriler bir sene öncesine göre daha yüksek prim ödemek zorunda kaldılar.

Sektör kısır döngüye girmiş durumda. Daha fazla sigorta yapamadığı için primleri düşüremiyor. Primleri düşüremediği için yaygınlaşamıyor. Yaygınlaşamadığı için zarar ediyor. İlk 10'daki şirketler “pazar payımızı şöyle büyüteceğiz, yüzde 1 artıracağız” diyorlar. Pazar payını yüzde 1 artırsan ne olur, hiçbir şey olmaz. Önce yüzde 20 sigortalanma oranını yüzde 50’lere çıkar, pasta büyüsün, ondan sonra pasta paylaşılsın. Şu anda küçücük bir pasta için mücadele etmeye devam ediyoruz.

2010'daki gidişata baktığımızda 2011 nasıl olacak?

Haziran sonu itibariyle poliçe adetlerinde artış var. Geçen yıla göre daha çok kişiyi sigortalamışız. Trafikte 7.31, diğerlerinde de yüzde 10 artış var. Primler ise yüzde 11.63 artmış. Kasko ve trafikte poliçe başına düşen prim artmış, çünkü zararda olduğu için arttırmaya çalıştık. Diğer branşlar ise poliçe başına düşen prim yüzde 46 oranında düşmüş. Çünkü kar eden branşlarda rekabet yoğunlaşmaya başladı. Poliçe başına düşen prim yangında yüzde 4, nakliyatta yüzde 43, mühendislikte ise yüzde 26 civarında düşmüş.

Peki bu kısır döngüden nasıl nasıl çıkılacak? Serbest piyasaya aykırı ama Hazine'nin fiyat rekabetine müdahalesi bir çözüm olabilir mi?

Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü haklı olarak bizim fiyatlarımıza pek müdahele etmeyi istemiyor. Her şirketin kendisinin belirlemesi lazım diyor. Hep söyleniyor, bankalar 2001 krizinde derslerini alıp, kuvvetlendikleri için bu son krizde önemli bir sıkıntı yaşamadılar. Sigorta şirketlerinin de bünyeleri ve sermaye yapıları güçlendiriliyor. Hazine bunun üzerinde inanılmaz çalışmalar yapıyor. Sürekli genelgeler, yönetmelikler çıkarılıyor. “Ben bugün 1 milyon poliçe kestim, şu kadar kişiyi sigortaladım” diyorsan “gelecek hasarlara da karşılık ayırman gerekiyor” diyor.

Sigorta sektöründe karşılık oranlarının yüksek olduğunu dair şikayetler var, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Olabilir, bu konuda Sigortacılık Genel Müdürlüğünün işi zor, çünkü her şirketin portföy yapısı farklı. Herkesin farklı bir reasürans yapısı var. Onun için her şirketin portföyüne göre ayrılan karşılıklar konusunda itirazları olmuş olabilir. Ama yapılmaya çalışılanlara kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum. Çünkü yapılmaya çalışanlar doğru. Şirketler “siz bir şey çıkardınız ama bana uymadı” diyor. Ancak yapılan şeyler genel itibariyle doğru, herkes için de doğruyu bulmak kolay değil. Bunun için de uğraşıyorlar.

Sigortacılık sektörünü, 2001'de bankacılıkta yaşanan krizin benzerinin olma ihtimali var mı?

Hayır diyemeyiz çünkü sigorta sektörünün de yine korumaları var zaten reasüransımız var. hasarlardan dolayı şirketler batmaz. 10 eylül deki selleri konuşalım 700 milyona yakın hasar ödendi ne oldu hiçbir şey reasürans vardı, karşılıklar vardı devreye girdi bitti. Bundan dolayı bir şey olmaz. Ama tabi ki iyi yönetim çok önemli. Şirketlerin iyi yönetimi finansal yapıları tabi ki çok önemli ama topyekün bir şey beklemiyorum. Bu yüzden her şirket kendi çabasıyla bir çıkış yolu bulacak .Birkaç sene daha rekabette daha kötüye gideceğini düşünüyorum. Ama daha sonra bir çıkış ivmesi sektörün bulacaktır. Bu iddialı bir laf ama daha kötüye gideceğine inanıyorum. Biz iki üç sene daha genel müdürler olarak size kötü istatistikler vereceğimizi düşünüyorum.

Türkiye’ye yeni gelen yabancıların sektöre katkısı oldu mu?

Yeni gelen yabancılarla ilgili “Türkiye'ye gelir, sektörü düzeltirler” deniliyordu. Hiç alakası yok, sigorta sektörü zaten hiçbir zaman yabancılarla irtibatını koparmamıştı ki... Onlardan öğreneceğimiz daha fazla bir şey yoktu zaten, ne getirebilirler ki başka. Biz yabancı bir şirket olarak 147 yıldır buradayız. Orada yeni bir ürün çıksa biz zaten buraya getiriyorduk. Hala da getiriyoruz. Yabancılar geldi, şunu getirdiler diyebilir misiniz? Reasürans bağlantıları deniyor, biz sürekli bağlantı halindeydik ve biliyorduk.

Sektörün durumu pek iç açıcı olmadığı halde niye geliyorlar?

Avrupa da Amerika’da pazar doymuş. Ancak burada çok gidilecek yer ve doymamış bir pazar var. Genç, dinamik ve çalışkan bir nüfus var, ekonomisi büyüyecek, bunun için geliyorlar. Kesin 10- 15 yıllık bir fizibilite yapmışlardır. Yeni gelenler bugünü satın almıyorlar, geleceği satın alıyorlar. Bugün satın alınacak bir şey yok. Kriz nedeniyle Avrupa ve Amerika’da çok ciddi sıkıntı yaşadılar, Biz de yaşadık ama şimdi bütün diğer sektörlerde olduğu gibi sigorta sektörü de toparlanmaya çalışıyor. Ama önümüzdeki 2-3 seneyi sigorta sektörü açısından kötü görüyorum, fakat ondan sonra düzelecek.

2008'in sonunda Yapı Kredi Sigorta ile ilgileniyordunuz. Son anda olmadı. Bu konuda yeni bir girişiminiz var mı ya da olacak mı?

Önümüzde öyle bir dosya yok. Şu anda böyle bir gündemimiz yok. Generali Grubu'nun satın almalarla ilgili birimimiz İtalya’da, onlar yürütüyorlar. Orada böyle bir çalışma, fizibilite varsa da şu anda biz bilmiyoruz.

Siz büyürken yeni ürünler gelecek mi?

İki tane yeni ürün gelecek 15 gün sonra lansmanını yapacağız. Yeni ürün derken hiç görülmemiş bir ürün değil, benzerleri var. Biraz daha detaylı çalışılmış, konuta, kişisel sorumluluğa ve ortak alanlara yönelik ürünler olacak. Generali Sigorta olarak Türkiye'de orta ölçekli olup dünyada çok büyük olmanın avantajını sigortalılarımıza, brokerlarımıza ve acentelerimize yaşatmaya çalışıyoruz. Hizmette hız her şey demek oldu. Şu anda brokerlarımız ve acentelerimiz aracılığıyla hizmet veriyoruz. Banka kanalımız yok. Bunun için bazı bankalarla görüşmelerimiz devam ediyor.

Hayat dışı branşta tek kadın yönetici olmak sigorta sektöründe nasıl bir duygu?

Sigorta çok komplike bir iş, ancak bayanlar baş edebilir. Teferruatı çok olduğu için kadınlar daha iyi yapıyor. Hayat dışı branşta tek kadın yönetici olmak hoş bir şey, genel müdür toplantılarında kadın olarak tek kalıyorum, bazen maç muhabbeti yapıyorlar, enterasan oluyor tabi ki. Ama zor yanları da var. Aslında buraya kadar gelirken bayan olarak pek bir zorluk yaşamadım. Artık bayanlar iş hayatında çok rahat bir şekilde yükseliyor. Ama halen bu kadar az olması da düşündürücü. Tabi benim gibi hem evli hem de çocuklu olmak daha da zor.

Berrin Uyanık Bekar / Finansgundem.com


 




’ 


 


 


 


 


 


 


 



Arkadaşına Gönder Yazdır Önceki sayfa Sayfa başına git
 
 
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

 
  Bu kategorideki diğer haberler

 
 
Haberleri sitene ekle
 
  Sarper Volkan Özten ile
Piyasaların Gündemi
Global ekonomiye dair iyimserlik azalıyor
 
  Şenol Babuşçu ile
Bankaların Gündemi
Türk bankacılık sektörünü neler bekliyor?
 
 
 
Basın Toplantısı / Ajanda
  • Basın Toplantısı
    Türk Traktör
    Swissotel
    17 Şubat 2012 Cuma 10:00
    Modern tarımın öncü rolünü üstlenerek, Türkiye traktör pazarının lider ismi TürkTraktör olarak, 2011 yıl sonu değerlendirmelerini paylaşacağımız bir...
  • Basın Toplantısı
    Brisa
    Brisa Genel Merkez, Altunizade
    17 Şubat 2012 Cuma 09:30
    Türkiye lastik sektörünün öncü iki markası Lassa ve Bridgestone’u bünyesinde bulunduran Brisa, bireysel ve kurumsal otobüs-kamyon lastiği...
  • Kokteyl
    ODTÜ MEZUNU SİGORTACILAR DERNEĞİ
    Aksigorta Genel Müdürlük Binası
    10 Şubat 2012 Cuma 16:00
    Mesleki çalışmalarla sektörün sağlıklı büyümesine katkı sağlamak amacı ile çalışmalar yürüten ODTÜ Mezunu Sigortacılar Derneği, Aksigorta Genel...
Akıllı Yaşam
 
 
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.
Ad-Soyad
E-posta
 
Foto Galeriler
Videolar

 
Finansgundem.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansgundem.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansgundem.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur .