Finans Gündem'i Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle RSS Künye İletişim
   09 Şubat 2012 Perşembe  
 
 
Aşırı kıskançlığın sebebi beyin dalgaları!
Aşırı kıskançlığın sebebi beyin dalgaları!
 
Derneği Başkanı Dr. Tanju Sürmeli, kıskanlığın da beyindeki elektrik akımının yanlışlığından kaynaklandığını ve bunun tedavi edilebildiğini anlattı.

www.finansgundem.com
 
4.9.2010 - 15:33
 

Zeka geriliği olan çocukların tedavisiyle ilgili başarılı bir yeni bir yöntemgeliştirildiğini iddia eden Neurobiofeedback Derneği Başkanı Dr. Tanju Sürmeli, kıskanlığın da beyindeki elektrik akımının yanlışlığından kaynaklandığını ve bunun tedavi edilebildiğini anlattı.


Neurobiofeedback Derneği Başkanı Dr. Tanju Sürmeli, insan beynindeki elektrik akımının değiştirilebileceğinin kanıtlandığını belirterek, sistemin beyine ürettiği elektrik akımını değiştirmeyi öğretmekten oluştuğunu bildirdi.

Sürmeli, sistemle ilgili çalışmaların ilk olarak 1958 yılında NASA'da başladığını belirterek, ''İnsan beyninin elektrik akımı ürettiğini biliyoruz. Beyindeki elektrik akımının değiştirilebileceği kanıtlandı. Bununla ilgili küçük bir alet kullanılıyor. Neurofeedback yani sinir geri bildirimi, diğer manada beyine ürettiği elektrik akımını değiştirmeyi öğretmek. Bu tedavi yöntemini ilk olarak 2001 yılında Amerika'dan döndüğümde Türkiye'de uygulamaya başladım'' dedi.

Beyindeki elektriksel akım kayıtlarını bir analiz sistemiyle incelediklerini kaydeden Sürmeli, bu yöntemle bir çocukta dikkat eksikliği, hiperaktivite hastalığı, öğrenme güçlüğü, kafasına darbe almışsa beynindeki elektrik akımlarının değişip değişmediğini ayırt ettiklerini, yüzde 95 doğruluk payının olduğunu bildirdi.

Tedaviyi uygularken saçla derinin arasına küçük sensörler yerleştirdiklerini anlatan Sürmeli, şöyle konuştu:

''Diyelim ki dikkat bölgesinde, normalden daha fazla alfa dediğimiz dalgada bir artış olmuş ya da teta dediğimiz dalgada bir artış olmuş. Bunlar yavaş beyin dalgaları. O bölgede olmasını istemiyoruz ama beyin bunu bilmeden fazla miktarda üretiyor. Oraya küçük bir sensör yerleştirip, kendi beyin dalgasını neurofeedback dediğimiz bir aletle bilgisayar ekranına yansıtıp, kendi beyin dalgasını, beyne izletip, çocuğa kendi beyin dalgası oyun şekline dönüştürülüyor. Kendi beyin dalgasını 3 boyutlu bir oyunda izlerken, dikkatini verdiği zaman teta ve alfa dalgaları düşmeye başlıyor, çünkü bunlar dikkati bozuyor. Onun yerine dikkatle ilgili beta dediğimiz dalgalarda bir artış oluyor. Çünkü beyinde birisi yüksekse diğeri az. Sağlıksız dalgayı azaltırsanız sağlıklı dalganın artması gerekiyor. Bundan yararlanarak, çocuk oyuna başlıyor. Dikkatini iyi verirse, oyun devam ediyor, dikkatini veremezse oyun duruyor. Oyunu devam ettirdiği zaman da beyine ödül verilmesi lazım. 'İyi yaptın' diye bir müzik tonu devamlı gelmeye başlıyor. Dikkatini vermediği zaman bu müzik tonu susuyor, oyun da duruyor ve beyine bu şekilde 30 dakikalık bir seans tamamlatılmaya çalışılıyor. Bu ortam 40 seans sürebiliyor. Bazen de 2 ya da 3 katına kadar çıkabiliyor. Günde 2 seanslık bir çalışma yapabiliyoruz. Bize tedavi amaçlı gelenlerden, çocuklardaki dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğünde hemen hemen herkes memnun kalıyor.''

SİSTEM ZEKA GERİLİĞİNİ GİDERMEDE BAŞARILI
Dr. Tanju Sürmeli, özellikle zeka geriliği olan çocuklarda, bu uygulama öncesi zekalarını ölçtüklerini, tedaviden sonra zekalarında büyük oranda artış tespit ettiklerini belirtti.

''Zeka geriliği olan çocuklarda bu yöntemi uyguladıktan sonra zekalarını ölçtüğümüzde, zekalarında anlamlı olarak 23 vakadan 19'unda önemli derecede bir artış gördük'' diyen Sürmeli, şöyle konuştu:

''Beynimizde dikkat, konsantrasyon ve öğrenmeyle ilgili merkezler bu elektriksel akımlarla işlem yapıyor. Çocuklarda özellikle dikkat eksikliğinde, problem düzeyinde olabilir, hastalık düzeyinde olabilir. Çocuklar bazen düştüklerinde kafalarına darbe alıyor, bu çarpmaların daha önce düşmelerin önemsiz olduğunu öğrenmiştik ama teknolojiyi uygulamaya başladıktan sonra beyindeki elektrik akımında değişiklikler olduğunu, bu değişikliklerin de özellikle dikkat, konsantrasyon, motivasyon, sabırla ilgili merkezlerde olduğunu, çarpmaların buralarda elektriksel akımlarda değişimler yarattığını görüyoruz. Çocukların bunlara bağlı olarak dikkat, konsantrasyon ve öğrenme zorlukları çektiğini görüyoruz. Biz bunları neurofeedback dediğimiz tedavi yöntemine aldığımız zaman önemli derecede yararlandıklarını görüyoruz. Tabii ki tıpta hiçbir şey yüzde yüz değil ama bu grupta yüzde 75, yüzde 80 civarında başarılı sonuçlar alıyoruz.''

Tedavi sürecinde kesinlikle hastaya elektrik verilmediğini kaydeden Sürmeli, ''Bu yöntemde, beyin koşullandırıldığı için istenilmeyen bölgesini değiştirmeyi bilgisayar ekranına bakarak öğreniyor. Kendi beyin dalgasını bir bar olarak düşündüğünüzde, kendi beyin dalgası diyelim 10 santimlik bir bar halinde, bunu azaltmasını öğreteceğiz. Dikkatini verdiği zaman bu bar azalmaya başlar, çünkü sağlıksız dalgalar azalmaya başlar'' dedi.

19 YAŞINA KADAR AYAĞINI SÜRÜYEN GENÇ İYİLEŞTİ
Bir hastasının çocukluk döneminde camdan düştüğü için 19 yaşına kadar ayağını sürükleyerek yürüdüğünü anlatan Sürmeli, ''Üniversite çağında genç bir kişi, üniversiteye yazılmış, fakat motivasyonu çok düşük, okumayı sevmiyor, dikkatini vermekte çok zorlanıyordu. Bu genç şu an ayağını sürümüyor. Yani 9 aylıktan, 19 yaşa kadar ayağını sürüyen, hiçbir fiziki tedavinin de faydası olmamış ya da diğer yöntemlerin hiçbirinin faydası olmamış. Biz beynindeki elektrik akım değişkenliklerini normale getirmeyi öğretince, bu yürümedeki zorluğu çok kısa bir sürede ortadan kalktı. Bununla birlikte konuşmasında, dikkatinde, okumasında, okul başarısında çok güzel başarılar oldu. Şu ana kadar 12 bin hasta bize geldi, 5 binden fazla hastaya bu yöntemi uyguladık'' şeklinde konuştu.

KISKANÇLIĞA DA İYİ GELİYOR
Neurofeedback sistemiyle birçok ailenin yıkılmasının da önlendiğini belirten Sürmeli, şunları kaydetti:

''Bir bayan veya bir erkek kendisinin çok kıskanç olduğunu söylüyor ya da aşk, 'ben ona da aşığım, buna da aşığım' diyenler var. Karar veremeyenler var. Bunların beyinlerine baktığımızda elektriksel akımlarında normalden sapmalar gördük. Özellikle sol beyinden sağ beyine ya da sağ beyinden sol beyine, elektrik akımı geçişleri, eşit değil, düzensiz, tıkanıklık var. Onun için de beyin tek düze düşünmeye başlıyor, kendini aşık hissediyor ya da mutlaka takip etmesi lazım. 5 dakika da bir arayıp 'ne yapıyorsun' , 'beni aldatıyor musun' diye sorgulaması lazım. Bu hastalarda da beynin ön orta kısmında bir bölgede elektrik akımı bozuklukları var. Bunları biz düzenli hale getirmeyi öğrettiğimiz de o kişiler tamamen farklı birisi haline döndüler. Sağlıksız şekildeki davranışlarını bıraktılar. Aşk konusunda da tedaviden sonra kendisi için neyin doğru olacağına rahat karar veriliyor. Tedaviden sonra neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendi beyni ona söylemeye başlıyor. Eğer beyinlerdeki elektrik akımını düzenlersek, bugün birçok yuva boşu boşuna yıkılmamış olur.''

ADLİ SUÇLAR ÖNLENEBİLİR
Bu sistemle ağır ceza gerektiren suçların da önlenebileceğini anlatan Tanju Sürmeli, ''Adli suçlar olayında da Amerika ve Kanada da ağır derecede cezai işlerden dolayı mahkumlar cezalarını doldurup hapishaneden çıktıktan sonra tekrar geriye dönme hızlarının yüzde 80 olduğunu görüyorlar. Bu kişilere uyguladığımız yöntemi uyguladıklarında bu oranın yüzde 20'ye düştüğünü görüyorlar. Beyinde özellikle suç işleyenlerin elektrik akımında düzensizlikler var'' diye konuştu.

Epilepsi (Sara), şizofren, alzheimer, migren, iktidarsızlık gibi hastalıklarda da bu yöntemle başarı sağlandığını dile getiren Sürmeli, tedaviden sonraki gelişmeleri şöyle anlattı:

''Şizofren hastaları, gerçekle gerçek olmayanı ayırt edemiyor, görüntüler görüyor, kulağına sesler geliyor, bu hastalıkta puanlamalar var. Bu puanlamalarda yüzde 20 azalttığı görülüyor. Şizofreni hastalarının uykularını düzenleyebiliyoruz, kendi kendilerini konuşmalarının durduğunu görüyoruz. Şüpheciliklerinin azaldığını ya da kaybolduğunu görüyoruz. Kulağına gelen seslerin tamamen kesildiği bir çok hastamız var.

Alzheimer hastalığında da elektrik akımı bozuklukları var. Bunları aynı yöntemle düzenleyip başarılı olduğumuz vakalar var. Hastalığı yavaşlatıyoruz. İktidarsızlıkla ilgili, hastalarımızda da beyindeki elektrik akımını düzenlediğimizde bunların da düzeldiğini gördük.

Migren hastalarında da beyindeki elektrik akımlarında bozukluklar olduğu ortaya çıktı. Genel de migren tedavisinde yıllarca ilaç kullanan hastaların, çok kısa bir sürede ilaçları kullanmasına gerek kalmadığını görüyoruz. Uyku bozukluklarının da bu sistemle giderildiğini biliyoruz.''



Arkadaşına Gönder Yazdır Önceki sayfa Sayfa başına git
 
 
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

 
  Bu kategorideki diğer haberler

»  Yeni iş kuranlar bu hatalara düşmeyin
»  Metroseksüellik erkeği bozuyor
»  Migren tarihe karışabilir
»  Yolda kalmaya son!
»  Bu erkeklerin kokusu da başkaymış!
»  Dağınık masa işverenin cebini yakıyor
»  Gerçekten orgazma tapıyorlar!
»  Yangın yerinden İzmir Fuarı'na
»  En başarılı bakan kim?
»  Seksiliğin 'altın oranı' bulundu
»  Erkekler mi kadınlar mı daha zeki?
»  Zihninizi bu meyvelerle tazeleyin
»  İkinci 500 sanayi kuruluşu belli oldu
»  Lens kullananlar bu haberi mutlaka okuyun
»  'Unuttum' lafı tarihe karışacak
»  Böbreklerimiz risk altında
»  Evlilik üzerine yeni bir araştırma
»  Erkeklerin en rahatsız edici alışkanlığı
»  İşte dünyanın en çok kazanan yazarları
»  Facebok'a rakip geliyor...
»  Kırmızı sırası erkeklerde
»  Çay ömrü uzatır mı?
»  Sevgiliniz bunları yapıyorsa: KIRMIZI ALARM
»  Evlililk öncesi sorulması gereken 10 soru
»  Tercih edin: Kilo vermek mi seks yapmak mı?
»  İlk evlilik denemedir doğrusu ikincisidir
»  Para vermeniz gerekmeyen 10 şey
»  Hamile kalmak için 104 kere seks yapılıyor
»  Sıcak havalarda cildinize dikkat edin!
»  En çok dolar milyarderi İstanbul’da
»  Erkekler neden aldatır?
»  Aldatma üzerine ilginç bir araştırma
»  Milyonerler ile ilgili doğru bilinen yanlışlar
»  50 dolara kemoterapi!
»  Kendinizi sakinleştirin
 
 
Haberleri sitene ekle
 
  Sarper Volkan Özten ile
Piyasaların Gündemi
Global ekonomiye dair iyimserlik azalıyor
 
  Şenol Babuşçu ile
Bankaların Gündemi
Türk bankacılık sektörünü neler bekliyor?
 
 
 
Basın Toplantısı / Ajanda
  • Basın Toplantısı
    Türk Traktör
    Swissotel
    17 Şubat 2012 Cuma 10:00
    Modern tarımın öncü rolünü üstlenerek, Türkiye traktör pazarının lider ismi TürkTraktör olarak, 2011 yıl sonu değerlendirmelerini paylaşacağımız bir...
  • Basın Toplantısı
    Brisa
    Brisa Genel Merkez, Altunizade
    17 Şubat 2012 Cuma 09:30
    Türkiye lastik sektörünün öncü iki markası Lassa ve Bridgestone’u bünyesinde bulunduran Brisa, bireysel ve kurumsal otobüs-kamyon lastiği...
  • Kokteyl
    ODTÜ MEZUNU SİGORTACILAR DERNEĞİ
    Aksigorta Genel Müdürlük Binası
    10 Şubat 2012 Cuma 16:00
    Mesleki çalışmalarla sektörün sağlıklı büyümesine katkı sağlamak amacı ile çalışmalar yürüten ODTÜ Mezunu Sigortacılar Derneği, Aksigorta Genel...
Akıllı Yaşam
 
 
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.
Ad-Soyad
E-posta
 
Foto Galeriler
Videolar

 
Finansgundem.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansgundem.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansgundem.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur .