BASIN TOPLANTISI - ETKİNLİK - KONFERANS
Basın daveti İMSAD 20 Aralık 2018, 08:30

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) ‘Gündem Buluşmaları’ toplantısı, ‘Dış Ticarette Tehditler ve Fırsatlar’ başlığı...

Tüm Etkinlikleri Göster
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 0,00 0,00 0,00
ALBRK 0,00 0,00 0,00
GARAN 0,00 0,00 0,00
HALKB 0,00 0,00 0,00
ICBCT 0,00 0,00 0,00
ISCTR 0,00 0,00 0,00
SKBNK 0,00 0,00 0,00
TSKB 0,00 0,00 0,00
VAKBN 0,00 0,00 0,00
YKBNK 0,00 0,00 0,00

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaRöportajlarBankacı – yazar Kengil ilk gururunu anlattı ----

Bankacı – yazar Kengil ilk gururunu anlattı

Bankacı – yazar Kengil ilk gururunu anlattı
26 Eylül 2016 - 08:56 www.finansgundem.com

Denizbanklı Tuğçe Güçnar Kengil “Sen yazar olmalısın” diyenlerin sözünü dinledi! Rüya’sını gerçekleştirdi. İlk kitabı “Rüya Yazarı”nın sevincini, yazarlığın zorluklarını Finans Gündem’le paylaştı.

SERAP SÜRMELİ – FINANSGUNDEM.COM

Karşımda 7 kuşaktır İstanbullu, sevimli mi sevimli, neşeli, bir de anne adayı genç bir yazar var. Üstelik bankacı!

Denizbank çalışanı Tuğçe Güçnar Kengil, “Sen yazar olmalısın, bir gün kesin olacaksın” diye ailesi ve arkadaşları tarafından hep destekleniyor. Seneler önce ‘küçük küçük’ denemelerle başlayan, son iki yıldır blog yazarak devam eden ‘yazı serüveni’, 3 ay önce “Rüya Yazarı” ile ilk büyük meyvesini veriyor. Kitap raflardaki yerini alıp hızla tükenirken, edebiyat dünyası, yeni ama ümit vadeden bir kaleme ‘merhaba’ diyor.

Güçnar, ‘Acemiceydi’ sözüyle itiraf ettiği ilk romanını bitirir bitirmez yayınevlerine yolluyor. Yüreği küt küt atıyor. İçlerinden birinden ‘Tamam, getir’ mesajı bekliyor ancak nafile. Kimse istemiyor. Ama yılmıyor. Bir yandan bir akademide koçluk eğitimi alırken sanal alemde de durmadan kalem sallıyor. Bloğunda coşuyor. Kitap ise bir köşede sessizce bekliyor. Kaderini... Önce akademi sahibinin kurduğu yayınevi ile sonra usta bir editörle yolları kesişiyor. Sert rüzgarlar altında geçen bir tempoda “Rüya Yazarı” adeta yeniden doğuyor. ‘Düzelt’ dendikçe içi sızlıyor. Yansa da, yakınsa da nafile. Bu süreçte sabahlara kadar nasıl çalıştıklarını ve ne çok ağladığını anlatan Güçnar, “Levent Bey çok açık sözlü biriydi, beni çok eğitti” diyor.

Oysa gözyaşları çabuk kurumuş. Şimdi karşımda, kitabı yanında, gururla bakıyor.

Eli karnına gidiyor hafifçe. Kızını okşuyor. Yüzünde güller açıyor.

Bir müjde bedeninde, bir müjde de dilinde. İkinci kitabı kafasında tasarlamış bile. Geceden gündüze katan, tatilden zaman çalan, işe gidip gelirken serviste bile yazan ‘vakit yaratma mühendisi’ Kengil, vakit bulursa yeni romanına başlayacağını söylüyor!

Soruyorum. “Bankacılık mı, yazarlık mı?”. Duraksıyor ama kısa bir an. “İşimle yazarlık çok iç içe. Çünkü benim malzemem insan.”

Sözü fazla uzatmıyorum. Sıkı bir Kafka ve Marquez hayranı olan Tuğçe Güçnar Kengil, yaşamını, yazarlığını, iş hayatını kendisi anlatsın istiyorum. Sizi Denizbanklı genç romancıyla başbaşa bırakıyorum.

“KAFAMDA BİR ŞEYLER ANLATMAK VE KENDİNİ BULMAK İSTEYEN BİR KIZ VARDI”

-Yazmaya ne zaman başladınız? Kitabınızın konusunu nasıl seçtiniz ve Karakterleri seçerken nelerden etkilendiniz?

-Tabi geçmişte küçük küçük yazıyordum ama aklımda hep bir kitap yazmak vardı. Çocukluk hayalimi derseniz tam olarak öyle olmasa da etrafımdaki herkes “Sen yazar olmalısın, bir gün kesin yazar olacaksın” diye beni desteklediler. Aslına bakarsanız yazdığım şeyleri birebir kimseye okutmadım. Ama iş ortamındaki organizasyonlarda bir şey yazılması gerekiyorsa hep ben yazarım. Sosyal medyada yazdığım paylaştığım yazılarım da var. Bu kadar yazınca 2014 yılında kendime tugcegucnarkengil.com adında bir blog açtım.

2013 yılında izine çıktığımda, eşim çalıştığı için tatile gidememiştik. Hazır evdeyken bir şeyler karalamaya başladım. Ama aklımda hikayenin başı, ortası, sonu yoktu. Kafamda bir şeyler anlatmak ve kendini bulmak isteyen bir kız vardı. Sonra ben yazmaya başladım ve o kız bir meyhaneye gitti. Orada bir kadınla tanıştı ve ondan sonra o kadının hikayesi başladı. İnanın başta bu karakterler bile yoktu. Nelerden etkilendim derseniz? Muhtemelen geçmiş deneyimlerimden, bugüne kadar hayatıma giren kişilerden, annemden, babamdan, eşimden herkesten beslendim.

“SABAHLARA KADAR ÇALIŞTIM VE ÇOK AĞLADIM”

-İlk kitabınız mı? Bundan sonra başka romanlar gelecek mi?

-Bu ilk kitabım ve bir yıla yakın sürede yazdım. Daha öncesinde hiçbir eğitim almadığım için çok acemice oldu takdir edersiniz. Sonra o acemilikle ve üzerinden çok geçmeden yayınevlerine gönderdim. Ama hepsinden ret cevabı aldım. Bu hayal kırıklığıyla kitabı bir süre rafa kaldırdım. Ama asla yılmadım. 2014 yılında Sola Unitas Akademi’de koçluk eğitimi almaya başladım. Orada koçluk eğitimimi tamamlarken blog açtım. Romanım ise öylece bir köşede duruyordu. Sonra Sola Unitas Akademi’nin kurucusu Umut Kısa, Sola Yayınları’nı kurdu. Umut Bey yazdığım bir hikayemin olduğunu biliyordu ve okumak için benden istedi. “Güzel ama üzerinde çok düzeltilmesi gereken yer var” dedi. Sonrasında editör Levent Danışman’la beraber çalışmaya başladım. İnanın bu süreçte sabahlara kadar çalıştık. Çok ağladım. Bakın bir şeyler ortaya koyuyorsunuz ve bir başkası ona müdahale ediyor, yargılıyor. Ancak Levent Bey çok açık sözlü biri ve beni çok eğitti. İyi ki de böyle oldu. En sonunda da Haziran 2016’da raflarda yerini aldı.

İkinci kitabımın konusunu kafamda oluşturdum diyebilirim. İçinde biraz bilimsel konular olacağı için iyi bir araştırma yapmam gerekiyor. İkinci kitap ilk kitabımdan tamamen farklı olacak.

Bu arada ‘Rüya Yazarı’ için okuyuculardan şöyle bir tepki aldım. Öncelikle çok hızlı okunduğu ve merak duygusu uyandırdığı oldu. Ve kitabı bitirenler kesinlikle bunun devamı olması gerektiğini

söylediler. Sonuç olarak devam kitap için okuyuculardan bir beklenti var. Hatta bir ara ben de düşündüm ama kafamda daha farklı bir şey olduğu için şu anda devamını düşünmüyorum. Ama ileride neden olmasın...

“SERVİSTE BİLE YAZABİLİYORUM”

-Yazarken çektiğiniz zorluklar nelerdir?

-En büyük zorluğum zaman. Hem işte çalışmak, hem onları toparlamak, hem evi idare etmek. Yani zor bir süreçti. Ne zaman yazdım derseniz? Ancak akşamları ve hafta sonları yazabildim. Tabi ki bu yazma sürecinde çok uykusuz kaldım. Ama heyecanım hiç bitmedi ve bu beni hep körükledi.

Eşim ve ailemden çok büyük destek aldım. Özelikle annem ve babam bunun bir hayal olduğunu düşünüyordu ama ben bir gün kitabımın okuyucuyla buluşacağına inanıyordum. Şu anda hepsinin benimle gurur duyduğunu biliyorum.

Yazarken çok sıkıntı çekmiyorum. Serviste bile yazabiliyorum. Sanırım ben ölene kadar yazı yazacağım. Beğenilir beğenilmez, kitap haline gelir gelmez, oraları hiç bilmiyorum ama ben yazarken çok mutlu oluyorum. Hatta buradaki işimde bile yazmayla ilgili projelere dahil oluyorum.

“KAFKA BENİM İÇİN OLMAZSA OLMAZ”

-En çok hangi yazarları okuyorsunuz? Kimlerden etkileniyorsunuz? Hoşlandığınız kitaplar neler?

-Sosyoloji mezunu olduğum için felsefe kitapları çok okuyorum. Bugünlerde ağırlığı romanlara verdim. Mesela şu an Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ını okuyorum. Son zamanlarda çok etkilendiğim ve dilini beğendiğim kitap Emrah Serbes’in Erken Kaybedenleri. Kafka benim için olmazsa olmaz. Ve Marquez’in eserleri. Şu anda fark ettim ki son zamanlarda hiç kadın yazar okumamışım. Ama Elif Şafak’ın son kitabını en yakın zamanda okuyacağım.

“KİTAP SATIŞLARI İYİ GİDİYOR”

-Kitap satışları nasıl gidiyor? Memnun musunuz?

-Haziran ayının ikinci haftasında çıkmasına rağmen satışlar iyi gidiyor. Tam yaz kitabı. Tatilde kumsalda okunacak bir kitap. İlk baskı 1000 adetti ve tükendi. Şu anda ikinci baskıya girdi, satışlardan çok memnunum.

“BENİM MALZEMEM İNSAN”

-Bankacılık mı? Yazarlık mı?

-Aslında işimle yazarlık çok iç içe. Mesela ben şu anda işi bırakıp evde kitap yazacağım desem yazamam. Çünkü benim malzemem insan.

“7 KUŞAK İSTANBULLUYUZ”

-Biraz kendinizden bahseder misiniz?

-7 kuşak İstanbulluyuz. Hatta Beşiktaş’lıyız diyebilirim. Ama ben ortaokulda okurken Bostancı’ya taşındık. Sonra Bursa yılları. Uludağ Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden mezunum. Diplomayı aldıktan sonra bir süre Yapı Kredi Bankası’nda görev yaptım. Sonrasında bir danışmanlık firmasında İnsan Kaynakları’nda çalışmaya başladım. Ve 2012 yılında da Denizbank’a geçtim. Halen Denizbank’ta işe alım ve kariyer yönetiminde yetkili olarak çalışıyorum.

Evliyim ve 4,5 aylık hamileyim. Kız (adı Zeynep olacak) annesi olacağım inşallah.

YORUMLAR (2)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • Muammer Kengil27 Eylül 2016 07:39

    Başarılarının devamı dilerim. Kitabın çok güzel inşallah kalemin sürekli güzel eserler yazmaya devam eder. Allah yardımcınız olsun güzel kızım

  • Zerrin Çifter26 Eylül 2016 12:36

    Canım benim bundan sonraki yaşamın inşallah kızın eşin le birlikte sağlıkla mutlulukla başarılarla dolu geçsin kalemine yüreğine sağlık çok güzel kitap devamını bekliyoruz