Türkiye'nin en önemli sorununun cari açık ve buna bağlı tasarruf açığı olduğunu belirten Garanti Emeklilik Genel Müdürü Erhan Adalı, "Türkiye'nin gelecekteki en önemli ilacı bireysel emeklilik sistemi" dedi. İç tasarrufların düşük olması nedeniyle cari açığın yurt dışı kaynaklarla ve sıcak para ile finanse edildiğini belirten Erhan Adalı, "Bugün Türkiye'de 13 milyar TL olan bireysel emeklilik fonlarının büyüklüğü Hollanda'da 700 milyar euro. Bizde bu rakamın 500 milyar liraya çıktığını düşünün ne cari açıktan korkarsınız, ne de 'Tüketim arttı, sıcak para gidecek' korkunuz olur" dedi.
Hükümetin de bireysel emeklilik sisteminin büyütülmesine sıcak baktığını dile getiren Erhan Adalı, şu anda Türkiye'de olan isteğe bağlı özel emeklilik ve devletin sosyal güvenlik sisteminin yanısıra 'Zorunlu mesleki emeklilik' sisteminin hayata geçirilmesini istediklerini söyledi. Bununla ilgili taleplerini Hazine'ye ilettiklerini aktaran Adalı, "İşveren şu anda isteğe bağlı olarak çalışanlarına bireysel emeklilik planı alıyor. Bu sisteme geçerse işverenler zorunlu olarak bu planı almak zorunda kalacak" dedi.
-Bireysel emekliliğin ekonomi açısından önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye'nin bir numaralı problemi cari açık ve ona bağlı tasarruf açığı. Cari açık yıl sonunda 60-70 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Ama bunu finanse edecek kaynağınız yok. Türkiye'de tasarrufların GSMH'ye oranı yüzde 14-16 aralığında iken, dünyada birçok ülkede yüzde 30-40'larda. Bireysel emeklilik bunu disipline edebilir. Bugün Türkiye'deki bireysel emeklilik fonlarının büyüklüğü 13 milyar TL. Bunun 500 milyar lira olduğunu varsayın, bugün Hollanda'da 700 milyar euro. İşin güzel tarafı buradaki paranın vadesi de uzun. Şimdi 500 milyar liralık emeklilik fonunun olduğu ülkede ne cari açıktan korkarsınız, ne de 'Tüketim arttı, sıcak para gidecek' korkunuz olur. Makro anlamda Türkiye'nin gelecekteki en önemli ilacı bireysel emeklilik sistemi. Öyle bir ürünle aslında biz iş yapıyoruz ki, makro anlamda Türkiye'nin geleceğine faydası var. Kişisel anlamda para biriktirdirdiğiniz için size faydası var.
-Bu sistemin büyütülmesi için önerileriniz var mı?
3 tane emeklilik sistemi var. Birinci basamak devletin sistemi: SGK. Dünyanın her tarafında bu basamak var. İkinci basamak bunların arasında, özel emeklilik sektörü tarafından yönetiliyor ama işverenin işe almış olduğu çalışanlarını zorunlu olarak sokmuş olduğu sistem. 3. basamak gönüllü bireysel emeklilik yani bizdeki sistem. Şimdi bir sonraki aşama mesleki emeklilik planları. Sizin adınıza işveren 100 lira yatırıyor, siz 100 lira yatırıyorsunuz. Bu paralar birikiyor emekli olunca size ödenmeye başlıyor. Devlet bunu işverenlere zorunlu tutuyor. Şimdi bunu işveren isteğe bağlı olarak yapıyor. Zorunlu mesleki emeklilik planı fikir olayını aştı. Bu konu ile ilgili çeşitli toplantılar yaptık. Bizler de 8 yıllık bir birikimle böyle bir sistemin altyapısını çok rahatlıkla yönetebilecek konuma geldik. Bugün 500 bin müşterimiz var ama biz 1-1.5 milyonluk müşteriyi yönetebilecek bir yapıya sahibiz. Hazine de sıcak bakıyor.
-Mesleki emeklilik planı ne kadar bir potansiyel yaratır?
Şu anda 16 milyon SGK bünyesinde çalışanımız var. Memurlara yaptınız zaman yaklaşık 13 milyon kişinin ikinci basamak mesleki zorunlu emeklilik planlarına geçmesi anlamına gelir. 13 milyon kişi çok ciddi birikim oluşturur. O zaman milli gelirin yüzde 30-40'ı birikime önümüzdeki 10 yılda çok rahatlıkla ulaşırız. Borsa uçar gider, faizler düşer.
500 bin katılımcıyı geçtik
-Bireysel emeklilik sektörü yılın ilk 5 ayını nasıl geçirdi?
Bireysel emeklilik sektörü yılın ilk 5 ayında yine Türkiye'deki büyüme oranlarının üstünde büyüdü. İlk 5 ayda katılımcı sayısı yüzde 8 artarak 2 milyon 280 binden 2.5 milyona yaklaştı. Biz aynı dönemde Garanti Emeklilik olarak sektörün üzerinde yüzde 10 büyüdük, en fazla pazar payı alan şirket konumuna geldik. 2011 yılında yüzde 25 pazar ayı ile şu anda katılımcı sayısında bir numarayız.
Toplam fonlar da sektörde yüzde 8.5'lara yakın büyürken, biz aynı dönemde yüzde 12.5 büyüdük. Orada da 2011 yılında yüzde 21 pazar payı elde ettik. Bizim açımızdan güzel olan bir şey de 500 bin katılımcıyı biz de geçtik. 500 bin 426 katılımcı sayısına ulaştık.
Her gün müşterimize
kendimizi beğendiriyoruz
-Sektördeki yoğun rekabette rakiplerinizden farklılaşmak için neler yapıyorsunuz?
'Her gün müşteriye kendimizi beğendirmemiz gerekiyor' tezinden yola çıkıyoruz. Biraz ben açıkçası bireysel emeklilik ile şirket arasındaki ilişkiyi evliliğe benzetiyorum. Diğer ürünlerde bunu bulamazsınız. En uzun aldığınız otomobilde dahi aldıktan 10 yıl sonra otomobil ile vedalaşırsınız. Biz de 30 yaşında giren bir kişi 26 yıl para biriktiriyor. 70-80 yaşına kadar yaşarsa 50 senelik bir ilişki. Farklı ne yapıyoruz? Sosyal güvenlik danışmanı diye bir mefhum oluşturduk. Hem SSK hem BES'li olan müşterilerimize danışmanlık hizmeti veriyoruz. İçinde faiz enstrümanı olmayan alternatif fonlar kurduk. 3 yıl önce hobi kulupleri açtık. Bugün birçok katılımcımız ata binmeye başladı. Bunları niye yapıyoruz? Mevcut müşterimiz bizi bırakmasın, yeni katılımcılar gelsin.
2013'de hedef 2
milyon sigortalı
-Özel işsizlik sigortalarına talep devam ediyor mu?
Talepte yatay bir seyir gözlüyoruz. İşsizliğin yüzde 11'lere gelmesi insanları biraz rahatlatıyor olabilir ama işsizlik oranı yüzde 5-8 de olsa bu işsizlik bireysel anlamda herkesin başına gelebilir. Makro anlamda işsizlik düşebilir ama bireysel anlamda herkesin başına gelebilir. İşsizlik ürünlerinde gidilebilecek çok mesafe var. 2013 sonunda 2 milyon adet sigortalıya ulaşmayı hedefliyoruz. Özel işsizlik sigortalarında pazarın yüzde 75-80'i bizde. Geçen sene 97 milyon liralık prim üretimi gerçekleştirdik. Bu sene onun üzerine çıkmayı hedeflilyoruz. 12 bin 500 müşterimize 30 milyon liranın üzerinde işsizlik sigortası tazminatı ödedik.
Kurum katkılı 100
bin sözleşme var
-Kurum katkılı planlarda trend nasıl?
Ciddi bir ilgi var. İşveren iyi çalışanını şirketinde tutmak istiyor ama 5 yıl açıkçası işverenler tarafından az bulunuyor. O konudaki görüşlerimizi Hazine'ye bildirdik. Vesting periyodunun 5 yıllık sürecinin biraz daha uzatılması gerekiyor. 10 yıla çıkarılması halinde hem çalışan hem işveren açısından çok daha faydalı olacak. Çalışanın çok ciddi birikimi olacak. İşveren de 10 yıl boyunca çalışanlarını şirketine bağlamış olacak. 2.5 milyon toplam katılım içerisinde kurum katkılı 100 bin sözleşme var. 100 bin sözleşme çok düşük. Hızla artması gerekiyor.
AKŞAM-ayfer Arslan