TiyatroKare'nin kurucusu ve tiyatro sanatçısı Nedim Saban:
Tiyatro oyuncuları BES katılımcısı olmalı
TiyatroKare kurucusu ve tiyatro sanatçısı Nedim Saban, "Tiyatrocunun sıradan bir meslek gibi devamlılığı yok. Bugün sanatçıların kazandığı paralar her zaman kazanılacak paralar değil, mutlaka özel emeklilik sistemine girmeleri gerekiyor" dedi.
Liberty Sigorta ve AKUT ile yaptıkları ortak çalışmayla "Birimiz Hepimiz, Hepimiz AKUT" isim oyunla, çocukları güvenli yaşam konusunda bilinçlendirmeyi hedefleyen TiyatroKare kurucusu ve tiyatro sanatçısı Nedim Saban, "Bir çocuk oyunuyla Anadolu'ya gitmek, çok önemsediğimiz bir çalışma. Çünkü orada çocuklar tiyatro ve güvenli yaşam konusunda göz ardı ediliyor" dedi. Aynı zamanda tiyatro sanatçısı olmanın zorluklarına da dikkat çeken Saban, tiyatro oyuncularının Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) katılması gerektiğini söyledi. Nedim Saban ŞEMSİYE'nin sorularını şöyle yanıtladı:
Çocuklara yönelik tiyatro çalışmalarınız nasıl devam ediyor?
Marmara Depremi'nin 10. yılı için özel hazırladığımız "Birimiz Hepimiz, Hepimiz AKUT" isimli bir oyunumuz var. Oyun bir sosyal sorumluluk projesi ve insanların bilinçlenmesi için oynuyoruz. “Çocukları eğlendirmek ve bununla beraber eğitmek gerekir” diye düşündük. Ancak tiyatronun sadece mesaj vermesi sıkıcı oluyor. Bu nedenle bir estetik bilinci olması gerekiyor. Oyunu yazan arkadaşımız bir AKUT gönüllüsü ve tiyatromuzda bir oyunda 3 yıl oynadı. Tiyatrocu, AKUT gönüllüsü ve eğitimci birisi ile yola çıktık ve oyunu sahnelemeye başladık. Türkiye'nin her yerinde bu oyunu sahnelemek için belediyelerin sahip çıkmasını istiyoruz. Liberty Sigorta ocak ayında çözüm ortağı olarak bize katıldı. Liberty Sigorta'nın bize katılmış olmasından çok mutluyuz çünkü böylece hedef kitlemize daha kısa sürede ve hızlı ulaşacağız. Sahnede bazı mesajları vermek çok zor. Bu nedenle mesajları izleyiciye ulaştırmak için bir deprem kitapçığı hazırladık.
Oyuna Anadolu'da ilgi var mı?
TiyatroKare'deki bütün oyunları Anadolu'ya taşıyoruz. Ancak bir çocuk oyunuyla ve bu oyunla oraya gitmek çok önemsediğimiz bir çalışma. Anadolu'da çocuklar tiyatro ve güvenli yaşam konusunda göz ardı ediliyor. Çocuk tiyatrosu kötü olduğunda, çocukları tiyatrodan soğutabilir. Biz büyük prodüksiyonlar yapıyoruz. Müziklerimizi Cemal Reşit Rey'in eski yönetmeni Ayda Aydoğan yaptı, danslarımızı konservatuar öğretmeni olan Yeşim Alucay hazırladı. Anadolu'da çocuk tiyatrosu hiç yok, bu nedenle bizim hedefimiz orası.
Televizyonlar tiyatronun önünde bir engel mi?
Televizyonlarda da çok iyi oyuncuları, oyunları, projeleri izleyebiliyoruz. Yapılan bu iyi işler tiyatroyu canlandırıyor. İnsanlar her gün televizyon izleyemeyeceğine göre sokağa da çıkacaklar.
Sigortaya bakış açınız nedir?
Sağlık sigortam ve bireysel emekliliğim var. Türkiye'de maalesef sanatçıların sosyal hakları yok. Fakat yurt dışında bir oyunda 3 ya da 4 ay oynadığınız zaman 2 yıl işsizlik sigortası alabiliyorsunuz. Bizim mesleğimiz sosyal güvencesi yüksek olması gereken bir alan. Çünkü sıradan bir meslek gibi devamlılığı yok. Sanatçıların da bunu anlaması gerekiyor. Bugün sanatçıların kazandığı paralar her zamana kazanılacak paralar değil, mutlaka özel emeklilik sistemine girmeleri gerekiyor. Ancak ülkemizde her şeyde olduğu gibi sigortacılıkta da bir kaos var. Poliçeler anlaşılmıyor, küçük yazılıyor ve poliçeyi imzaladığınızda bir şey ifade etmediği olaylar yaşanabiliyor. Bir dönem iş bulamayan insanların sigortacı olması mesleğin güvenilirliğini düşürmüştü. Bugün ise sigortacılık, konusunda daha bilgili insanların çalıştığı bir sektör haline geldi. Sigorta poliçesi satılırken, neden daha ucuz olduğu ve neleri kapsayıp kapsamadığı gibi konular çok net anlatılmalı. Biz sanatçılar bile sigorta poliçelerinde bir şey anlamıyorsak halk hiç anlamıyordur.
Türkiye'deki sigortacılık anlayışıyla yurtdışını kıyaslar mısınız?
New York Üniversitesi'nde yatakhaneye girmek için bile sigortalı olmanız gerekiyor. Ağır bir mide ameliyatı geçirdim ve mideme kelepçe taktırdım. Daha sonra kendimi kötü hissettiğim için bu kelepçenin çıkarılmasını istedim. Ancak doktor muayeneye gelmedi. Amerika'da bir dönem yaşadığım için biliyorum. Böyle bir olayı orada yaşamak mümkün değil. Bırakın doktorun gelmemesini, hasta ortadan kaybolduğunda doktor arar. Çünkü doktor hasta muayenesine gelmediğinde çok ağır tazminat ödemek zorunda kalabiliyor.
TiyatroKare'nin etkinliklerinden bahseder misiniz?
TiyatroKare'de 18. yılımızı kutladığımız için çok yoğun bir dönemden geçiyoruz. Sahnelediğimiz 3 ayrı oyunumuz var. Metin Serezli ve Suna Keskin'in başrolünü oynadığı "Buda Benim Ailem" adlı oyunumuz çok tuttu. Diğer taraftan "Çelik Manolyalar" isimli Saadet Işık Aksoy, Suzan Aksoy ve Suna Keskin'in oynadığı oyunumuz devam ediyor. Bunların dışında da Zülfi Livaneli'nin yazdığı İstanbul'u anlatan "Leyla'nın Evi" isimli bir oyunumuz daha var ve 5 Mayıs'ta sahnelenmeye başlanacak.
Profesörler yayını görünce geldiler
Bizler çok ağır şeyler yaşayınca önlem alıyoruz. Marmara Depremi'nin olduğu yıl Doktor Stres isimli televizyon programıma deprem profesörlerini çağırdım. Ancak henüz depremin üzerinden birkaç gün geçmişti ve çok yoğun oldukları için programa katılmadılar. Ancak yayın çok güzel oldu ve telefonlarımız kitlendi. Davet edip red cevabı aldığımız profesörler gece saat 3'te programa geldiler ve sabah saat 6'ya kadar yayın yaptık.
Sanatı desteklemek bir prestij
Özel tiyatrolar kurumsallaşamıyor ancak artık problemlere karşı daha birbirine bağlı hareket ediyor. İş dünyası sponsorluklarda hedeflerini beliyor. Bazı şirketler sporcuları, bazıları sanat etkinliklerini vs. destekleyeceğini belirtiyor. Sanatı desteklemenin bir prestij olduğunu sanat dünyası olarak şirketlere 18 yılın sonunda gösterdik.
ŞEMSİYE DERGİSİ