Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yeni teşvik paketini 2-3 haftaya kadar sonuçlandırıp detaylarını kamuoyuna açıklayacaklarını bildirdi.
Dünya Ekonomik Forumuna katılmak üzere Davos'ta bulunan Başbakan Yardımcısı Babacan, bir televizyon programında soruları yanıtladı.
Babacan, bir soru üzerine cari açıkta biraz gerileme olacağını, bunun somut olarak görüldüğünü belirterek, ''(Cari açıkta yapacağımızı yaptık, nasılsa artık düşmeye başladı ilgimizi başka bir alana çevirelim) böyle bir şey asla söz konusu değil. Cari açıkla mücadelede hem maliye politikası, hem para politikası, bankacılıkla ilgili düzenlemeler devam edecek'' dedi.
Zor kararlar ve gerektiğinde sıkılaştırıcı tedbirler almaktan korkmadıklarını ifade eden Babacan, dolayısıyla 'büyüme olsun da ne olursa olsun ya da bu yıl büyüyelim de gelecek yılı sonra düşünürüz' şeklinde yaklaşmadıklarını, kendileri için sürdürülebilir büyümenin önemli olduğunu söyledi. Bu yıl yüzde 4 değil de yüzde 6, 7 veya 8 büyümeyi sağlayacak tedbirleri gerekirse alabileceklerini ancak bu şekilde 2013 yılının çok ciddi riske girebileceğini anlatan Babacan, şöyle konuştu:
''Dolayısıyla 2012 yılını, koşarken biraz daha yürümeye geçtiğimiz, biraz enerjimizi topladığımız, nefes aldığımız ve bundan sonraki hamle için hazırlandığımız bir yıl olarak düşünmek lazım. Çünkü sürekli koşmak ve performansı zorlayacak şekilde koşmanın nasıl bünye üzerinde olumsuz etkileri olabilirse, aynı ekonomi için de öyle. Yani büyüyelim ama kaynaklarımızla orantılı bir şekilde tasarruflarımızla orantılı bir şekilde büyüyelim.''
Babacan, yeni teşvik paketiyle ilgili soruyu yanıtlarken de bu konudaki çalışmaların tamamlanmasına az kaldığını, teşvik paketini 2-3 haftaya kadar neticelendirip detaylarını kamuoyuna açıklayacaklarını kaydetti.
Bölgesel teşvik kavramını güncelleyeceklerini anlatan Babacan, ayrıca stratejik sektörlere özel teşvikler uygulayacaklarını, yüksek teknoloji ve yüksek katma değer üreten bazı sektörlere ve ürünlere yoğunlaştırılmış teşvik programları uygulayacaklarını bildirdi.
İstanbul'a üçüncü köprü ihalesi
Babacan, İstanbul'a üçüncü köprü konusunda 2 gün önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili bakanlarla birlikte toplantı gerçekleştirdiklerini, durum değerlendirmesi yaptıklarını anlattı. Toplantıda, teklifin neden gelmediği ve ne yapılması gerektiğini ele aldıklarını ifade eden Babacan, şunları kaydetti:
''Sayın Başbakanımız haritaları aldı önüne, projelere baktı ve şöyle bir talimatı oldu; üçüncü köprü ile sadece bağlantı yollarını ayrı bir proje olarak ayırıyoruz. Çünkü üçüncü köprü, bağlantı yolu ve otoyol sistemi olarak tek bir proje olarak dizayn edilmişti ve 6 milyar dolarlık tahmini bir proje söz konusuydu. Uzun vadeli ve finansmanı çok kolay değil. Dolayısıyla bu projeyi acil ihtiyacımız olan üçüncü köprü ve sadece bağlantı yolu olarak biraz daraltıp bu daralmış haliyle tekrar bir yap-işlet-devret ihalesine çıkma kararı aldık. Burada şu önemli; ağır taşıt trafiğinin üçüncü köprüye yönlendirilmesi gerekiyor. Üçüncü köprü, zaten birinci ve ikinci köprülerin üzerindeki yükü almak için yapılacak. Şu anda hemen uygulanacak karar, projeyi biraz daraltıp sadece üçüncü köprü ve bağlantı yolları olarak sınırlayıp, bazı garantileri getirip tekrar yap-işlet-devret ihalesine çıkmak.''
''6 milyar dolarlık proje, rakamsal olarak neye düşecek'' şeklindeki soru üzerine de Babacan, bu rakamların ihale soncunda ortaya çıkacağını ama 2,5 milyar dolara seviyesine düşebileceğini öngördüğünü söyledi. Babacan, bu sayede de ihaleyle ilgilenenlerin sayısının artacağını kaydetti.
2B arazileri
Babacan, 2B'den ne kadar bir gelir elde edilmesinin beklendiği yönündeki soruya da ''2012 yılı bütçemizde bunu sıfır kabul ettik. Yani 2B'den hiç para gelmeyecek kabul ettik ve bütçemizi ona göre yaptık. Dolayısıyla 2B'den ne kadar tahsilat olursa o bütçeye artı bir gelir olarak kaydedilmiş olacak'' yanıtını verdi.
Ne kadar gelir elde edileceğine yönelik farklı senaryoların bulunduğunu anlatan babacan, ''Vatandaşlarımızın ne kadarı peşin ödemeyi seçecek, ne kadarı taksitli ödeyecek bunlara bağlı olarak durum değişecek. Ama orada kesinleşen kararlarımızdan bir tanesi rayiç değeri baz almak olacak. Rayiç bedelin de belli bir yüzdesini vatandaşlarımızdan talep etmiş olacağız'' diye konuştu.
Fransa ile ilişkiler
Babacan, Fransa'da, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesinin suç sayılmasını öngören düzenlemeyle ilgili olarak da sürecin henüz tamamlanmadığını, bu kararın Fransa anayasasına uygun olup olmadığına yönelik bazı çalışmalar yapıldığını belirtti. Söz konusu teklifin ne kadar yanlış olduğunu herkesin gördüğünü belirten Babacan, ''Hukukçular ve kendi meclislerinin anayasa komisyonu başkanı bile 'bu yanlıştır, anayasaya aykırı iş yapıyorsunuz' diyor. Uluslararası hukuka göre ve kendi hukuklarına göre tamamen yanlış olan bir adımı atmaya çalışıyorlar'' dedi.
Artık Avrupa ekonomilerinin büyüyemediğine işaret eden Babacan, ''Avrupa'yı Avrupa yapan demokrasidir, hukuk devleti olmasıdır, temel hak ve özgürlükler konusundaki özellikleridir. Avrupa'nın hala bir saygınlığı varsa bu konulardır. Şimdi eğer tek dayanak noktaları olan bu konularda da bir gevşeme bir geri adım olursa nasıl ekonomik ve finansal açıdan bir çöküş dönemindeyseler aynı siyasi açıdan da bir çöküş dönemine girerler... Yani bu kadar yanlışın içine hep beraber düşeceklerine ben ihtimal vermiyorum'' şeklinde değerlendirmede bulundu.