Finans Gündem'i Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle RSS Künye İletişim
   26 Mayıs 2012 Cumartesi  
 
 
 
Bankacılık
 
TİM'den Merkez'e salvo
TİM den Merkez e salvo
 
Başkanvekili Ahmet Akbalık kur politikasını eleştirdi

www.finansgundem.com
 
28.8.2010 - 14:02
 

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Akbalık, ithalatta ilk 6 ayda yüzde 33 artış olduğunu, bunun temelinde de uygulanan yanlış kur politikasının yattığını belirterek, ''Merkez Bankası'nın para kurulu şu anda bürokratlardan oluşuyor. Bizim böyle bir yapı içerisinde doğru politikalar üretmemiz söz konusu değil. Para kurulundaki yönetim kurulu üyelerinin, sivil toplum örgütlerinden seçilmesi lazım'' dedi.
Ahmet Akbalık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hammadde ithalatında yoğun bir şekilde artış yaşandığını söyledi.
İthalatta ilk 6 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33'lük artış söz konusu olduğuna işaret eden Akbalık, bunun temelinde uygulanan yanlış kur politikasının yattığını belirtti.
Akbalık, ''Ara malı ithalatına baktığımızda, burada da artış görüyoruz. Zira ara malı ithal etmek, yurtiçi pazardan almaktan daha ucuz hala gelmektedir. Aşırı değerli TL, üretimi yurtdışı mallara göre çok pahalı hale getirdiğinden, kimse yurt içi pazardan pahalı malı almamakta, ara malı ithal etmektedir. Dolasıyla, yan sanayimiz de kepenk vurmak üzeredir. Her vurulan kepenk, yeni işten çıkarmalar ve işsizler ordusunda artış demektir. Kısa vadede makul enflasyonlu durum, üretimin durması noktasında yeniden hortlayacaktır'' diye konuştu.
Bir ithalatçı gözüyle baktıklarında çok rahat 3-5 personelle, organize bir şekilde ithalat yapıp Türkiye'de iş yapılabildiğini ancak bir ihracatçı kimliği ile baktıklarında ihracatçının elinin de kafasının da gövdesinin de taşın altında olduğunu, Türkiye'de bu şartlarda ihracatçı ve sanayici olmanın çok zor olduğunu belirtti.

''PARA KURULU YENİDEN BİR YAPILANMA İÇERİSİNE GİRMELİ''

Ahmet Akbalık, şunları kaydetti:
''Merkez Bankası'nın para kurulu şu anda bürokratlardan oluşuyor. Böyle bir yapının içerisinde bizim doğru politikalar üretmemiz söz konusu değil. Bu yapıdan çıkıp gelişmiş ülkelerin para kurullarındaki yönetim kurulları gibi bizim de bir yapılanma içerisine girmemiz gerekiyor. Gelişmiş ülkelerde para kurulları sivil toplum örgütleri, sanayiciler, ihracatçılar, bankacılar ve benzeri kurumların temsilcilerinden oluşuyor. Bunlar otomatikman ülkenin nabzını tutan, kura gerektirdiği şekilde nerede ve ne kadar müdahale edilebileceğini yaşayan ve gören insanlar. Bizim doğru politikalar üretebilmemiz için para kurulundaki yönetim kurul üyelerinin, sivil toplum örgütlerinden seçilmesi lazım. O zaman para kurulu ülkenin bütün dinamiklerini harekete geçiren bir mekanizma haline gelmiş olacak.''
Bütün merkez bankalarının GSMH'nın her yıl artması, istihdam artışı sağlaması, uluslararası ticari ilişkilerin sağlıklı yürümesi için gerekli kur politikalarının uygulanması ve fiyat istikrarı sağlamak gibi dört temel politika hedefi bulunduğuna işaret eden Akbalık, ''Türkiye yıllarca enflasyon yaşayan bir ülke olduğundan, bizim merkez bankacılarının da hala kabusu enflasyondur. Ve adeta bu alanda başarı sağlamak merkez bankasının yukarıda saydığımız 3 önemli hedefi unutup, yalnızca enflasyona kilitlenmesine neden olmaktadır. Aslında, değerlenmiş TL ve dolayısıyla ucuz ithalat, merkez bankasının enflasyonu tutturma hedefine de yardımcı olduğundan, adeta merkez bankası aşırı değerli TL'yi zımmen desteklemektedir'' dedi.
Ahmet Akbalık, kısa vadede enflasyon hedefinin yakalanmasına yardımcı olduğundan, başarı gibi gözüken bu durumun, orta ve uzun dönemde ekonominin, üretim ekonomisinden, tüketim ve ithalat ekonomisine dönüşmesine zemin hazırladığını, böyle bir merkez bankası politikasının sürdürülemeyeceğini kaydetti.

''SİPARİŞLERDE CİDDİ DÜŞÜŞ VAR''

Dolar ve avro sepet kurunun bir yıl aşağıya gittiğini, bunun Türk Lirası'nın yaklaşık yüzde 8 ile 10 arasında değer kazanması anlamına geldiğini, enflasyon da eklendiğinde bunun yüzde 15'i bulduğunu ifade eden Akbalık, ''Dünyanın herhangi bir yerinde iş yapan üreticinin, ihracatçının son bir yıl içerisinde rekabet gücünü otomatikman yüzde 15 kaybettiğini görüyoruz. Dolar ve avro şu anda sınırda. Müdahale istenildiği gibi yok. Bu sınırın altına inmesi durumunda çok ciddi sıkıntı yaşanabilir. Temmuz ayında siparişlerde ciddi düşüş var. Dış ticaret açığı makas şeklinde açılabilir. Bundan sonra zamanında müdahale yapılmazsa döviz kurları çok daha aşağılara gidebilir'' diye konuştu.
Genelde Avrupa'da çok büyük sipariş düşmesi söz konusu olduğunu söyleyen Akbalık, şu anda Türk Lirası değerli olduğu için siparişlerin daha ucuz olan Uzak Doğu gibi ülkelere kaydığını belirtti.
Akbalık, Merkez Bankası'nın özel baka gibi kar güttüğünü, böyle bir zihniyette Merkez Bankası yapısı olamayacağını söyledi.

''BANKALAR BU İŞİN LOBİSİNİ YAPMAKTADIR''-

Sıcak para politikasının uygulandığı dönemde, ülkeye sürekli döviz girdiğinden, bunun kurları her geçen gün daha aşağıya ittiğini ve böylece yurt dışından sendikasyon kredisi getirip bu krediyi TL olarak satan bankaların hem faiz hem de döviz kurları üzerinden çok karlı hale geldiğini ifade eden Akbalık, ''Özellikle bankalar bu işin lobisini yapmaktadır. Halbuki bankaların bilmeleri gerekir ki; sağlıklı bir üretim ve ihracat olmadan uzun vadede bankacılık yapamazlar. Bankaların kısa vadeli hesaplardan bir an önce uzaklaşmaları gerekiyor. Son 5 yılda üretim ve ihracat yapan şirketler zarar ederken bankaların aşırı karlar elde etmesi bu çarpıklığı göz önüne sermektedir'' dedi.
Amerikan merkez bankasının ''2010 yılı sonuna kadar herhangi bir şekilde faiz artırımına gitmeyeceğim'' dediğini ve bir duruş sergilediğini ifade eden Akbalık, ''Ancak bizim merkez bankamız bunu yapmıyor, bilerek ve isteyerek esnek zemin oluşturuyor'' diye konuştu.
Ahmet Akbalık, ''Biz ihracatçılar olarak, doğal olarak daha çok Merkez Bankasının kur politikalarını eleştiriyoruz. Çünkü kurlar bizim, ihracat ve sonuçta üretimimiz olumsuz etkiliyor. Çalışanlar kesiminin aynı şekilde istihdam politikalarını eleştirmeleri gerekir. Üretim artışının olmamasını da sanayi ve ticaret odalarının sürekli gündeme taşımaları gerekir. Her farklı kesimin Merkez Bankasının bu 4 temel politika amacına ulaşması için gerekli söylemleri yapmaları gerekiyor'' şeklinde konuştu.

''MALİ KURAL YASASININ ÇIKMASI GEREKİYOR''

Mali kuralla ilgili olarak da Akbalık, şunları kaydetti:
''Bana göre mali kural yasasının bir an önce çıkması gerekiyor. Mali kuralın ertelenmesini doğru bulmuyorum. Benim şahsi düşüncem. Bu yasa devlete bütçe disiplini getireceğinden, devletin gereksiz kamu harcamaları yapıp bunu vergi olarak özel sektörün üzerine yıkmasını engelleyecektir. Bu nedenle Merkez Bankasının politikalarını uygularken kısa vadeli hedefler yerine, uzun vadeli sürdürülebilir parametrelere odaklanması, üreten, istihdam yaratan ve döviz kazancı elde eden bir ekonomi olması için olmazsa olmazdır.''



Arkadaşına Gönder Yazdır Önceki sayfa Sayfa başına git
 
 
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

 
  Bu kategorideki diğer haberler

»  Alternatifbank'a 50 milyon dolar kredi
»  Garanti'den cazip kampanya
»  Fortis, mortgage faizlerini düşürdü
»  Vakıfbank'tan sendikasyon kredisi
»  Milyonerlerin çocuklarına yöneldiler
»  Bankalarla SGK anlaşamadı
»  Türkiye Finans'ın karı 104 milyon lira
»  Banka mevduatları yükseldi
»  Bankaların kredi hacmi yükseldi
»  Bankaların karı 11.8 milyar liraya ulaştı
»  'Batacak banka listesi açıklanmasın'
»  “Körfez açılımı istiyoruz”
»  'KOBİ bankacılığında uzmanız'
»  Ziraat: 'Yurtdışında ortak banka alalım'
»  Azerbaycan'da bekliyoruz
»  Akbank’tan hazine faiz destekli kredi
»  Societe Generale'a 2 milyon dolarlık ceza
»  'Türk bankacılığı sınırları aşmalı'
»  Ziraat'ten sıfır faizli hayvancılık kredisi
»  Ziraat'ten 2 bin besiciye kredi
»  Bankaların yüzde 19,7'si borsada
 
 
Canlı Yayın
Haberleri sitene ekle
  Baycan Şabudak
Yatırımcının Avukatı
İMKB uyuşmazlıkları ve şikayet prosedürü
 
  Serkan Elidolu ile
Finansal Bakış
Türkiye Muhasebe Standartlarına ilişkin açıklamalara giriş
 
  Şenol Babuşçu ile
Bankaların Gündemi
Bankacılık sektörünün verilerinin dünya ile karşılaştırılması - 2
 
 
 
Basın Toplantısı / Ajanda
  • Basın Toplantısı
    PwC
    Çırağan Palace Kempinski
    30 Mayıs 2012 Çarşamba 09:30
    2011 yılında Türkiye’deki 30. yılını kutlayan PwC Türkiye, 30. yılına özel olarak PwC Makroekonomi Ekibi tarafından hazırlanan ve Türkiye ekonomisinin 30 yıl sonrasına ayna...
  • Basın Toplantısı
    ING Bank
    The Marmara Oteli
    30 Mayıs 2012 Çarşamba 09:15
    ING Bank olarak Sabancı Üniversitesi ve İPSOS KMG işbirliğinde “Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması”nı hayata geçiriyoruz. Türk halkının tasarruf...
  • Basın Toplantısı
    HSBC Türkiye
    Esma Sultan Yalısı
    30 Mayıs 2012 Çarşamba 09:00
    HSBC Türkiye dış ticaret alanında hızla büyürken, küresel ticarette öne çıkan pazarlar hakkında müşterilerini ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam ediyor....
Akıllı Yaşam
 
 
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.
Ad-Soyad
E-posta
 
Foto Galeriler
Videolar

 
Finansgundem.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansgundem.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansgundem.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur .