Capital ve Ekonomist dergileri öncülüğünde kurulan CEO Club toplantısında konuşan Bakan Şimşek, dünya ve Türkiye ekonomisinin görünümünü anlattı, dünya ekonomisinde yaşanan krizden, verilen desteklerle daha büyük bir daralmaya yol açmadan çıkışın başladığını kaydetti.
Verilen desteklerin çekilmesi durumunda nasıl bir beklenti oluşacağının da düşünülmesi gerektiğini aktaran Şimşek, dünyada borcun milli gelire oranının 20 puan arttığını, önümüzdeki 4-5 yılda 20 puan daha artacağının tahmin edildiğini belirterek, Yunanistan ve bu ülkeye verilen Avrupa Birliği (AB) desteğine değinerek, bu ülkenin yaşadığının başka ülkeler boyutuyla da gündeme gelip gelmeyeceğine ilişkin ''elbette'' bunun olabileceğini anlattı.
-''DÜNYA İÇİN KRİZ ÖNCESİNE DÖNÜŞ YILLAR ALACAK''-
ABD Merkez Bankası'nın faiz artırmayacağına ilişkin beklentinin de çok önemli olduğunu belirten Şimşek, dünyada, 2012'de, faizlerin krizden önceki, 2008 yılındaki değerlerine gelme olasılığının zayıf göründüğünü anlattı. Global olarak faizlerin 2012'de 2008'deki seviyelerine dönmesinin iyimser bir beklenti olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, gelişmekte olan enflasyonist baskıya da değindi, dünya için kriz öncesine dönüşün yıllar alacağını kaydetti.
Enflasyonda dikkat edilmesi gereken noktayı, artışta talep artışı boyutu olmaması olarak özetleyen Şimşek, Türkiye için de talep baskısından söz edilemeyeceğini, çekirdek enflasyonun yüzde 4'ler seviyesinde olduğunu, Türkiye için artışta mevsimsel, sektörel fiyatların ön plana çıktığını, bunun sonucu olarak enflasyonun yüzde 10'larda olduğunu kaydetti.
Konuşmasında açıklara da yer veren Mehmet Şimşek, bütçe görüşmeleri sırasında çok eleştirildiklerini ancak, bütçedeki açıkların Türkiye'ye özgü olmadığının görüldüğünü ifade ederek, ''Aslında görüldü ki Türkiye bu sınavdan başarıyla çıkmıştır. Bunu ben söylemiyorum, uluslararası camia hemfikir...'' dedi.
Dünyada bütçe açıklarının kaynağının krizden çıkış için özellikle, bankacılık gibi bazı sektörlere verilen devlet destekleri olduğunu anlatan Şimşek, bunun devlet bilançolarına yansıdığını, sürecin sonucu olarak da borç stoklarında artış yaşandığını, borç stoğundaki artışın sadece bütçe açığı değil sosyal güvenlik gibi görünmeyen yükümlülüklerde de sıkıntılara neden olduğunu anımsattı.
-''TÜRKİYE'NİN GÖRÜNÜMÜ KÖTÜ DEĞİL''-
Dünya ekonomisinin sözünü ettiği destekler çekildiğinde ayakları üzerinde durup duramayacağına ilişkin hala kırılgan ve desteklerin hızlı bir şekilde çekilmeyeceği düşüncesinde olduğunu, krizin temelinde makro ekonomik dengesizlikler bulunduğunu yineleyen Şimşek, Türkiye'nin 10 yılda çok önemli politikalar ürettiğini, uygulamaya koyduğunu ve sonuç aldığını, özellikle bankaların, finans sisteminin sağlam yapısının Türkiye için ön plana çıktığını belirterek, ''Türkiye'nin görünümü kötü değil, aslında iyi bir noktadayız'' dedi.
Dünyanın krizden, politika yapıcıları, para ve maliye politikaları, politikacılar sayesinde global bir daralmaya yakalanmadan çıkışa geçtiğini de belirten Şimşek, ''Ben temkinli bir iyimserliğe sahibim. Politikacı, maliye bakanı değil, objektif bakılsa dahi Türkiye krizi iyi atlattı, stress testinden başarıyla geçti'' diye konuştu.