Finans Gündem'i Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle RSS Künye İletişim
   26 Mayıs 2012 Cumartesi  
 
 
 
Para Piyasa
 
Peki nedir bu mali kural?
Peki nedir bu mali kural?
 
MB üçüncü enflasyon raporunu açıkladı. Az çok beklentiler doğrultusunda gelen açıklamalar oldu

www.finansgundem.com
 
30.7.2010 - 13:42
 

Burada raporun inceliklerine değinmek ya da enflasyon görünümüne ilişkin beklentilerden bahsetmek yerine, kenarından hafifçe dokunulan “mali kural & para politikası ” ilişkisini incelemek istiyorum. Hafifçe dokunulduğundan bahsettim, çünkü, maliye politikalarının para politikası üzerindeki önemi konusuna raporda herzamanki ölçüde yer verildi ve mali kuraldan bu çerçevede bahsedildi. Basın mensupları, bu sefer, mali kuralla ilgili beklenmedik gelişmelerin ışığında, konuyu ve MB’nin verdiği önemi daha çok sorguladı. MB Başkanı Yılmaz ise varsayımları içinde mali kuralın 2011 yılında yürürlüğe gireceğinin olduğunu ve aksi bir gelişmede bunun para politikası üzerindeki etkisinin yaşanacağını belirtti.

Peki, ne tür bir etki?
Mali kuralsız bir 2011 yılı, ekonomik açıdan orta vadede güven bunal ımı yaratabilir. Kesin açıklamalar sonrasında bu şekilde "bir vazgeçmeye" gidilmesi hükümete olan kredibiliteyi ciddi ölçüde zedeleyebilir. Bütün bunlar gelecek günler için belirsizlik yaratabilir. Tüketiciler için güven endekslerine yansıyan bir bunalım oluşabilir. Yabancı yatırımcı için orta vadede çıpa eksikliği olarak görülüp, belirsizlik unsuru olarak algılanabilir ve bunun kur üzerinde etkisi görülebilir. Ülkemizde kurun volatilitesi ile tüketici güveni arasındaki yüksek oranlı korelasyonu gözönüne alırsak, bir sarmal içinde güven daha çok zedelenebilir. Sonuç; daha az tüketim & yatırım, ekonomik aktivitede zayıflama. Bunun para politikası karşılığı, politika faizlerini gevşetmek olabilir.

Cevap bu mu? Emin değilim.

2011 yılı aynı zamanda bir seçim yılı olacak. Referandumdan sonra politik sürecin daha çok kaynayacağı belli. Bu çerçevede hükümetin mali kuralsız devam etme kararı vermesi durumunda, arkasındaki neden olarak büyümeyi körükleyici önlemler konusunda daha agresif olma isteği görülecek.

Evet, mali kuralın 2011 yılında yürürlüğe koyulmaması güven bunalımı yaratacakken, diğer taraftan piyasaya büyüme odaklı mesajlar verilecek . Daha gevşek maliye politikasına ilişkin veriler alınabilecek. Zaten tarihi düşük seviyelerinde olan faizlerin yanısıra tüketimi özendirici bir maliye politikası, sonuç olarak enflasyonist bir etki yaratabilecek. Bu durumun para politikasında ki karşılığı ise, politika faizlerini pro-aktif bir hareketle hemen yükseltmek olabilir.

Deneyimler

Geçmişten ve benzer bir örnekten yararlanmaya çalışalım . Yaklaşık iki sene süren IMF belirsizli ğinin sonrasında "anlaşma yok" sonucuna ulaşmasının para politikasında nasıl yer bulduğuna bakalım. IMF’nin önemli bir çapa olacağının altını çizen Merkez Bankası’nın bu karara herhangi bir tepkisi olmadı. Yılın başında Ekonomi Bakanı Babacan, IMF ile bir anlaşmaya gitmeyeceklerini açıkladığında hisse senedi piyasasında bir reaksiyon gördük ama gerek faizler tarafındaki gerekse kur piyasasındaki yansıması oldukça sınırlı kaldı. Güvenin ne boyutta zedelediğine bakınca neredeyse hiç etkisi olmamış gibi gözüküyor. O dönemde ayrıca enflasyon görünümü konusunda endişeler iyice ayyuka çıkmış ve MB’nin beklenenden daha önce faiz artırabileceği yorumları ortalığı kavuruyordu. Peki ne oldu ? IMF anlaşmasının aylar süren sürüncemesi "anlaşmazlıkla" sonuçlandı ama para politikasına etkisi yaşanmadı.

Çıkarılan sonuç

IMF ile ilişkili gelişmeler ve mali kuralla ilişkin süregelen haberler arasında gerek süreç gerekse ekonomik ortam ve politik gelişmeler anlamında farklılıklar olabilir. Konjonktür , politika reaksiyonlarının niteliğini tamamen değiştirebiliyor. Geçmişte IMF’ye verilen para politikası cevabının ileride benzer bir olayda aynısının beklenmemesi gerektiği de öne sürülebilir. Doğrudur. Ancak benim bütün bu süreçten çıkarımım, mali kuralın 2011’de uygulanmayacağının açıklanmasının para politikası üzerinde ani ve ciddi bir etki yaratmayacağıdır. Konjonktür de bunu destekler nitelik sanki : Türkiye krizden en güçlü çıkan ülkeler arasında ön sıralarda; gerek büyüme hızı ve potansiyeli, gerekse görece olarak sağlıklı mali yapısı ve borçluluk durumu ile . Mali kuralsız ilerleme kararının orta vadede makroekonomik istikrar anlamında yaratacağı olumsuz sonuçlar, para politikasını konjonktör nedeniyle o dönemde ciddi boyutta etkileyemecektir. Ancak sonrasında, seçimlere bağlı olarak gevşek maliye politikası adımları görülürse, faiz artırımlarının zamanlanması marjinal olarak öne çekilebilir.

Özlem Bayraktar Gökşen

ozlem.bayraktar@gazeteport.com.tr




Arkadaşına Gönder Yazdır Önceki sayfa Sayfa başına git
 
 
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

 
  Bu kategorideki diğer haberler

»  Merkez'in yol haritası
»  Euro 2.20 lira olur mu?
»  100 yıl sonra ilk kez yeni banka kuruldu
»  10 yıl vadeli tahvile 5 milyar dolar talep
»  Mali disiplin oy artırıyor
»  Bej Kitap'a göre toparlanma yavaşlıyor
»  Kuveyt Türk'ün yatırım fonu geliyor
»  Döviz ile borç verenler 'ekstra' kazandı
»  Dolar 1,5110 liraya geriledi
»  Hazine'den iki bankaya tahvil artırımı yetkisi
»  Ramazan’ın bereketli hisseleri
»  Euro Bölgesi'nde ekonomik güven zirvede
»  Elinizdeki YTL'leri değiştirin!
»  65.000 heyecanı gerçekçi mi?
»  MB'nın çıkış stratejisi devam edecek
»  TL munzam karşılıkları da artıracak
»  Moody's'ten rahatlatan açıklama
»  BASF'ın karı beklentileri aştı
»  Siemens'in karı yüzde 9 arttı
»  MB piyasadan 719 milyon dolar çekecek
»  MB zorunlu karşılıkları artırdı
 
 
Canlı Yayın
Haberleri sitene ekle
  Baycan Şabudak
Yatırımcının Avukatı
İMKB uyuşmazlıkları ve şikayet prosedürü
 
  Serkan Elidolu ile
Finansal Bakış
Türkiye Muhasebe Standartlarına ilişkin açıklamalara giriş
 
  Şenol Babuşçu ile
Bankaların Gündemi
Bankacılık sektörünün verilerinin dünya ile karşılaştırılması - 2
 
 
 
Basın Toplantısı / Ajanda
  • Basın Toplantısı
    PwC
    Çırağan Palace Kempinski
    30 Mayıs 2012 Çarşamba 09:30
    2011 yılında Türkiye’deki 30. yılını kutlayan PwC Türkiye, 30. yılına özel olarak PwC Makroekonomi Ekibi tarafından hazırlanan ve Türkiye ekonomisinin 30 yıl sonrasına ayna...
  • Basın Toplantısı
    ING Bank
    The Marmara Oteli
    30 Mayıs 2012 Çarşamba 09:15
    ING Bank olarak Sabancı Üniversitesi ve İPSOS KMG işbirliğinde “Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması”nı hayata geçiriyoruz. Türk halkının tasarruf...
  • Basın Toplantısı
    HSBC Türkiye
    Esma Sultan Yalısı
    30 Mayıs 2012 Çarşamba 09:00
    HSBC Türkiye dış ticaret alanında hızla büyürken, küresel ticarette öne çıkan pazarlar hakkında müşterilerini ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam ediyor....
Akıllı Yaşam
 
 
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.
Ad-Soyad
E-posta
 
Foto Galeriler
Videolar

 
Finansgundem.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansgundem.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansgundem.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur .