Kriz senaryolarının havada uçuştuğu şu günlerde İtalyan UniCredit ile Koç Grubu'nun ortak olduğu UniCredit Menkul Değerler CEO'su Kaan Başaran yatırımcı toplantısı için gittiği Londra'dan güzel haberle döndü.
Londra izlenimlerini AKŞAM ile paylaşan Kaan Başaran Türkiye'nin demografisi ve coğrafi konumunun özel sermaye fonlarının ilgisini çektiğini vurgulayarak, "Türkiye çok hızlı büyüyen, gelecek vaat eden oldukça enterasan bir ülke. Londra'da birkaç tane private equite fon ile görüştüm. Türkiye'de ofis açmayı düşünüyorlar. Altyapı ve enerji sektörüne ilgi yoğun" dedi.
-Bugüne kadar hangi projelerde yer aldınız?
Proje finansmanı tarafında Boğaz'ın altından geçecek olan ikinci tünel, Avrasya tüneli. Bunun bütün hisse senedi ve borçlanma tarafındaki danışmanlık hizmetleri bizde. 1.4 milyar dolar civarında bir proje. Diğeri Hattat'ların Karadeniz kıyısındaki kömür rezervlerinin finansmanı. Onu takip edecek olan termik santral projesi var. İzmit Gebze Otoyolu'nda aktif bir rol üstleneceğiz. Bunlara danışmanlık hizmeti vermeyi planladığız projeleri de katarsak yaklaşık 20 milyar dolar civarında bir proje büyüklüğünden bahsedebiliriz.
-Kurumsal finansmanda hangi sektörlere ilgi var?
Perakende tarafı ama her segmentinde giyim kuşamdan gıdaya kadar her segment hareketli. Hastane onun etrafındaki servis sektörleri, enerji ile ilgi devam ediyor. Türkiye'nin demografisi, coğrafi konum, bunların hepsi private equite için cazip yapılar. Çok hızlı büyüyen gelecek vaat eden oldukça enterasan bir ülke. Türkiye'de aktif olan private equite'lerin sayısına baktığınız zaman muazzam. İki hafta önce Londra'daydım. Burada olmayan birkaç tanesi ile görüştüm. Burada ofis açmayı düşünüyorlar.
-Türkiye'de aktif olan private equite fonlarının büyüklüğü nedir?
Turkiye de eleman bulundurma yolu ile aktif 14 Private Equity şirketi faaliyet gösteriyor. Fakat Türkiye'de ofisi olmayıp yatırım alanlarını ciddi şekilde araştıran, yatırım yapan irili ufaklı neredeyse 70 kadar Private Equity şirketi var. Bunların haricinde sadece altyapı, enerji işlemlerine odaklanan sektör bazlı birçok fon var. Bu fonlar sadece Türkiye değil, diğer ülkelere de bakıyor ve çıkış noktaları sektör olarak alt yapı. Türkiye ile ilgilenen Private Equity' lere baktığımızda, bunların Türkiye ve bölge için ayrılan fon büyüklüğünü kestirmek oldukça zor. Sadece ve sadece Türkiye de yatırım yapmak üzere kurgulanmış fonların toplam büyüklüğünün yakın zamanda oluşturulacak alt fonlarla birlikte 2 ila 2.5 milyar dolar civarında olduğunu söyleyebiliriz.
-Türkiye ekonomisi açısından gördüğünüz riskler var mı?
Siz üreten aynı zamanda tüketen bir toplumsanız, dışarıdaki bozulmalar sizi çok da fazla etkilemiyor. 2008 sonrası döneme bakarsak; 2 tane Avrupa ülkesi diğerlerine nispeten çok daha az etkilendi: Türkiye ve Polonya. Türkiye'nin aslında genç nüfusunun olması, kendi ürettiğini tüketebilecek belli bir büyüklüğün üzerinde olması sizi dışarıdaki krizlerden biraz koruyor. Ama bunun dengeli olması gerekiyor. Onun için cari açıkla ilgili sizin piyasalar bozulurken kontrolsüz bir şekilde tüketiyor olmanız ve o tüketimi dışarıdan finansmanla karşılıyor olması sağlıklı bir yapı değil. Bunun bir şekilde stabilize olması ve kontrol edilebilir bir büyüklüğe indirilmesi şart. Şu anda yapılmak istenen de o zaten. Dışarıda bozulmalar olacak ama dışarıdaki hiçbir ülkenin bozulma nedeni birbirinin aynı olmayacak. Polonya, Türkiye ve Uzak Doğu'daki bazı ülkeler kendi nüfuslarının özellikleri ve üretim kabiliyetleri ile biraz ayrışacak.
-Merkez Bankası sürpriz bir kararla faizi düşürdü. Bu kararı piyasalar ve Türkiye ekonomisi açısından değerlendirir misiniz?
Merkez Bankasının aldığı son kararlar Türk ekonomisinin içinde bulunduğu büyüme devinimine bakıldığında piyasadaki büyük bir kesim tarafından sürpriz olarak algılandı, ve döviz piyasaları hemen bir reaksiyon gösterdi. Orta vadedeki durum ise alınan bu kararların Dünya piyasalarının dengelerini ne kadar erken ve doğru okuduğu ile tarif edilecek. İsviçre, Avrupa ve Japon merkez bankalarının hafta içindeki gayretleri, İngiltere Merkez Bankasının ekonomideki yavaşlama tahminleri, dolayısı ile piyasadaki genel bozulma görüntüsü - TC Merkez Bankasının global ekonomideki ciddi yavaşlama ihtimalinin artması ihtimaline karşı ekonominin büyüme önceliğini sağlayarak tedbir almaya sevketmiş görünüyor. Cari açık, kur ve sermaye hareketlerini yeni piyasa dengeleri ışığında tekrar tarif etmek gerekebilir. TL nin kısa vadede daha zayıflaması karşısında Merkez Bankası TL nin kontrolsüz değer kaybına karşı ek önlemleri devreye sokacaktır diye düşünüyorum.
2008'E BENZER BİR KRİZ YAŞANMAZ
-Küresel olarak 2008 yılındaki gibi büyük çaplı bir kriz riski görüyor musunuz?
Çok dalgalı bir denizdesiniz, anormal büyük bir dalgaya tutuldunuz ve tekneden düşmek üzereyken iki elinizle gayet yorgun bir vaziyette dışına tutundunuz. Bundan sonra tekneden düşmeniz için daha büyük bir dalga gerekmiyor. Daha küçük bir dalga sizi aşağı çekebilir. Piyasa o açıdan dalgalı. Avrupa Birliği'ndeki bir takım ülkelerin piyasalarının çok sağlam olmadığı, büyüme ile ilgili çok umut verici bir ortam olmadığı aşikar. Ayrıca AB'deki problemleri daha tek bir ülkenin hallettiği yöntemlerle halletme kabiliyeti ortada yok. Bunu şeye benzetiyorum. Bir bisikletin üzerinde 4-5 tane pedal çeviren insana benziyor. Çünkü her birinin büyüme devinimi, kendi piyasalarına hakimiyeti farklı farklı ama bir tane merkez bankası var. Bu da krizden çıkmayı zorlaştırıyor. Çünkü sizin herkesi memnun edecek, seçmeninizi de memnun edecek politikalar üretmeniz o kadar kolay değil. Krizden tarifiniz Lehman Brothers'ın ortadan kalkması, binlerce kişinin işten çıkması ise o krizin başka bir boyutu. O olmasın diye de şu anda hükümetler Türkiye de dahil olmak üzere ellerinden geleni yapıyor. Ama o büyüklükte bir şeyler olacağı görüşünde değilim. O kimsenin beklemediği bir boyutta bir dalgaydı. O dalgayla ilgili dersler alındığı için bugün Yunanistan'a ikinci paket verildi.
Yerli bir hissede 28 gün yabancı 288 gün kalıyor
-Halka arzlara yabancı yatırımcının katılımı neden önemli?
Türkiye'de bir yatırımcı ortalama bir hisse senedini 28 gün tutuyorsa, yabancı kurumsal yatırımcı 288 gün tutuyor. Daha derin bir piyasa oluyor. Arz edilen hisse senedi piyasaya geri dönüp de hissenin fiyatının düşmesini sağlamıyor. Daha kurumsal bir yapı kazanıyor. Bir de o aktifin niteliği önemli. Emlak Gayrimenkul o açıdan önemli bir örnek, yüzde 75'i yurtdışına satıldı. Buradaki başarımız da bize Euromoney tarafından ödül kazandırdı.
4 kıtayı gezdi, Çin'e kadar gitti
3 hafta önce Euromoney bize Türkiye'de En İyi Hisse Senedi Piyasaları Bankası ödülü verdi. Aynı ödülü Polonya için de aldık. Doğu Avrupa'daki En iyi Proje Finansmanı Bankası ödülünü aldık. Bizim aldığımız ödül neden önemli? Yapıya baktğınız zaman 2.5 sene önce kurulmuş bir yapı, ben de 2009 mart ayında katıldım. 2010 yılında ilk işlemlerimizi yaptık. Emlak Gayrimenkul özelleştirmesinde 4 tane değişik kıtaya gidildi. Ben dahil olmak üzere Çin'e kadar gittik. 2.5 aylık çok ciddi pazarlama süreci oldu. Piyasalar için oldukça kritik getirisi ve riski yüksek bir işlemdi. Ortadoğu, ABD, Avrupa ve İngiltere'den yatırımcı geldi. Euromoney de bu halka arzın başarısı üzerine bize liderlik vasfını yakıştırıp bu ödülü verdi.
Akşam-ayfer arslan