Finans Gündem'i Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle RSS Künye İletişim
   25 Mayıs 2012 Cuma  
 
 
 
Gündem
 
Mümtazer Türköne yine gündemde!
Mümtazer Türköne yine gündemde!
 
Türköne: Bir Kürt'e 'Ne mutlu Türk'üm diyene' dedirtmekten daha kötüsü aynı sözü bir Türk'e söyletmek..

www.finansgundem.com
 
27.1.2012 - 13:07
 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumu'na atanan ve gelen tepkiler üzerine kurumdaki üyeliğinden istifa eden Zaman yazarı Mümtaz'er Türköne, bugünkü köşesinde 'Andımız'ı kaleme aldı. 'Bir Kürt'e 'Ne mutlu Türk'üm diyene' dedirtmekten daha kötüsü aynı sözü bir Türk'e söyletmek..' diyen Türköne, yine olduka tepki çekeceğe benziyor..

İşte Türköne'nin 'Andımızdaki Türk kim?' başlıklı o yazısı:

Bir Türk'ün çocukluk yıllarında her sabah 'Türk'üm' diye başlayan andımızı tekrarlaması ne anlama geliyor?

Bir Kürt'e, 'Ne mutlu Türk'üm diyene' dedirtmekten daha kötüsü, aynı sözü bir Türk'e söyletmek. Zira bir Kürt bu lâfı ne kadar tekrarlarsa tekrarlasın Türk olamaz. Ama bir Türk'ün zihninde ve ruhunda meydana gelen hasarı kim düzeltecek?

ANDIMIZ TÜRK'Ü VE TÜRK OLMAYI YÜCELTMİYOR

Andımız, Türk'ü ve Türk olmayı yüceltmiyor. Türk olmayı, sadece otoriteye itaatin bir gerekçesine, bahanesine dönüştürüyor. Nasıl mı? Andımızda vurgulandığı üzere eğer Türk iseniz ve tekrarladığınız bu hitabın muhatabı veya sahibi siz iseniz, yurdunuzu ve milletinizi 'özünüzden çok' sevmek zorundasınız. 'Yurt ve millet' ise bildiğimiz vatan veya mensubu olduğumuz millet değil; bambaşka bir şey. 'Özümden çok' derken, demokrasiden, özgürlüklerden vazgeçmek, iktidar sahiplerine kayıtsız itaat etmek dışında bir sonuç ortaya çıkmıyor. Varlığınızı adayacağınız 'Türk varlığı'nın ne olduğu hiçbir anlam taşımıyor. Önemli olan 'adanmak', yani hem kendiniz hem de başkaları için temel insan haklarından vazgeçmek. Türk olduğunuz için adanmıyorsunuz, adanmak için Türk oluyorsunuz.

Andımızın kaldırılması talebine itiraz eden Türk milliyetçilerinin bu durumu kavraması gerekiyor. Andımızdaki Türk, mensubu olmaktan şeref duyduğumuz millet değil; saf, yalın, arı bir şekilde Türklüğü temsil etme ve Türklük adına neyin doğru, neyin yanlış olduğuna karar verme üstünlüğüne sahip birkaç tane Türk. Dünyaya Türk olarak gelmemizin yegâne anlamı ise onlara itaat etmekten ibaret.

Hissettiğimiz ortak duyguyu ve tecrübeleri hatırlayalım. Bizim kuşak hayatının beş yılını, 28 Şubat'tan sonraki nesil sekiz yılını her sabah andımızı tekrarlayarak geçirdi. Peki kaçımız andımızın sözlerini eksiksiz hatırlıyor? Küçük çocukların her sabah soğukta, okul bahçesinde andımızı okumak için toplanması, geç kalanların azarlanıp hizaya çekilmesi ve toplu olarak sınıflara dağılmaları şeklinde tekrarlanan ritüel, andımızın içeriğinden daha önemli değil mi? Çocuklara bunu neden yaptırıyoruz? Bir sebep düşünün.

Andımız kimsenin etnik aidiyetini değiştiremedi. Ama bu anlamsız sözleri her sabah toplu halde tekrarlayarak 'yükselmek ve ileri gitmek'ten vazgeçmiş olmadık mı? Türk milliyetçileri için tekrarlayalım: Andımızdaki 'Türk' bir milletin adı değil, yönetme ayrıcalığını sürdürmek isteyen zorbaların kendilerine meşruiyet kazandırmak için kullanılan bir bahaneden ibaret. Çünkü andımız Türk'ü yüceltmiyor; andımızdaki Türk, hiyerarşi ve disiplinle var olan diktacılığı kutsuyor. Tıpkı, vatandaşlığı tanımlayan Anayasa'nın 66. maddesindeki 'Türk'ün, gerçekte bir milletin adıyla bir ilgisinin olmaması gibi. Dikkatle okunursa fark edilir: Bu madde 'vatandaş'ı değil, 'Türk'ü tanımlıyor. Bu maddede 'vatandaş kimdir?' sorusunun karşılığı yoktur; 'Türk kimdir' sorusuna cevap verilir. Kısaca 'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Türk'tür' gibi bir tanıma ulaşılır. Bir tanımın efradını cem etmesi, ağyarını da men etmesi; yani tanımladığı şeyi içermesi, diğerlerini de dışarıda bırakması gerekir. Dışarıdakileri, tanımın mefhum-ı muhalifinden çıkartabiliriz. Şayet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olanları Türk olarak kabul ediyorsanız, bu bağa sahip olmayanların da Türk olmaması gerekiyor. Kısaca bu tanımla Türk vatandaşları dışında yeryüzünde Türk olmadığını iddia etmiş oluyorsunuz. Peki doğru mu?

İdeolojik formüller, gerçeği gizlemek için yapılır. Andımız gibi, toplumu ideolojik bir şartlanmaya tabi tutmayı amaçlayan formüller içeriğiyle değil, işleviyle anlam kazanır. İçeriğine eğildiğiniz zaman hep, bir delinin kuyuya attığı taşla uğraşmak zorunda kalırsınız. Öyleyse içeriğe değil işleve eğilmek gerekir. Andımıza sahip çıkan Türk milliyetçilerinin de işlevsel bir gerekçeye sahip olması gerekir: 'Andımızın Türk milliyetçiliğine bir katkısı var mı?' 'Ne mutlu Türk'üm diyene' sözünü herkese söylettiğiniz, dağa taşa yazdığınız zaman Türk milleti ne kazanıyor? Mantıklı soru: Gerçekte ne kaybediyor? Milli Eğitim Bakanlığı'nın 'Türklüğe zarar veren' bu andı hemen kaldırmasını Türk milliyetçilerinin de talep etmesi gerekmiyor mu?



Arkadaşına Gönder Yazdır Önceki sayfa Sayfa başına git
 
 
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

 
  Bu kategorideki diğer haberler

»  Sibirya soğukları geliyor
»  Çanakkale'ye de köprü yapılacak
»  Sarkozy’nin hesabı tutmadı
»  Kredi kullananlara iyi haber
»  Volkan Akı Turkish Time'da
»  İlaç krizinde çözüm arayışları
»  'Problemlerin kaynağı bütçe açıkları'
»  İşte Hürriyet binasına biçilen değer
»  Türkiye'nin nüfusu 74 milyon
»  Vergi müfettiş yardımcısı alınacak
»  Çağlayan Fransız CEO'larla görüşecek
»  Liselere yeni düzenleme geliyor
»  3. köprü projesi daraldı
»  ABD Türkiye'ye üs mü açacak?
»  Sarkozy 20 puan fark yedi
»  Türkiye'den öğrenecekleri çok şey var
»  Türkiye'nin ihale sistemi model olabilir
»  AKP'nin başına kim geçecek?
»  İstiklal Marşı kaldırılıyor mu?
»  Memurun yeni zam formülü
»  Türk şirketlerinin likiditesi bozulacak
 
 
Canlı Yayın
Haberleri sitene ekle
  Baycan Şabudak
Yatırımcının Avukatı
İMKB uyuşmazlıkları ve şikayet prosedürü
 
  Serkan Elidolu ile
Finansal Bakış
Türkiye Muhasebe Standartlarına ilişkin açıklamalara giriş
 
  Şenol Babuşçu ile
Bankaların Gündemi
Bankacılık sektörünün verilerinin dünya ile karşılaştırılması - 2
 
 
 
Basın Toplantısı / Ajanda
  • Basın Toplantısı
    PwC
    Çırağan Palace Kempinski
    30 Mayıs 2012 Çarşamba 09:30
    2011 yılında Türkiye’deki 30. yılını kutlayan PwC Türkiye, 30. yılına özel olarak PwC Makroekonomi Ekibi tarafından hazırlanan ve Türkiye ekonomisinin 30 yıl sonrasına ayna...
  • Basın Toplantısı
    ING Bank
    The Marmara Oteli
    30 Mayıs 2012 Çarşamba 09:15
    ING Bank olarak Sabancı Üniversitesi ve İPSOS KMG işbirliğinde “Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması”nı hayata geçiriyoruz. Türk halkının tasarruf...
  • Basın Toplantısı
    HSBC Türkiye
    Esma Sultan Yalısı
    30 Mayıs 2012 Çarşamba 09:00
    HSBC Türkiye dış ticaret alanında hızla büyürken, küresel ticarette öne çıkan pazarlar hakkında müşterilerini ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam ediyor....
Akıllı Yaşam
 
 
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.
Ad-Soyad
E-posta
 
Foto Galeriler
Videolar

 
Finansgundem.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansgundem.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansgundem.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur .