On binlerce kişi devlet kapısında iş bulmak ümidiyle ÖSYM’nin düzenlediği KPSS sınavına girdi. Sonuç tam bir kaos.
Peki neden?
Nedeni gayet basit. Haksız uygulamalar var. Basından izlediğim kadarıyla tefrikaya dönüşen KPSS sınavı ile ilgili usulsüzlük iddialarına göre karı-koca aynı sınava giriyor ve 120 sorudan 120’sine doğru cevap vererek dilediği yere girme hakkını elde ediyor. İddialar bununla sınırlı değil. Benzer iddialar her gün gazete sayfalarını süslüyor.
Bu iddialar gündeme gelir gelmez YÖK Başkanı derhal olaya el koymalı ve bu işi bir iki günde sonuçlandırmalıydı. Mesela ne yapabilirdi. Sınavda 90 puan ve üstünü alan adayların kağıtlarını, sınav salon tutanaklarını inceleyebilirdi. Soruların tamamını doğru cevaplayan adayların durumunu gerekirse polisle işbirliği yaparak incelemeliydi. Adayların telefon görüşmelerini sınav tarihi itibarıyla geriye yönelik araştırmalıydı. Kazanan adayların ortak özellikleri (Okul, dershane, hemşehrilik, vb.) masaya yatırılmalıydı.
Bizim anlı şanlı YÖK Başkanımız ne yaptı. İşi ciddiye bile almadı. “Olmaz öyle şey” dedi. Belki de olanlardan memnundu. Bilemiyorum. İnşallah yanılıyorumdur. Ancak YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın takındığı tavır hiç de yakışmadı.
Gerçi YÖK Başkanımız’ın daha önemli işleri vardı. Onlarla meşgul olması lazımdı. Mesela; bu yıl öğrenci alacak yeni vakıf üniversiteleri için ek kontenjanlardan tutun, yeni fakülte ve bölüm açmak işlerine kadar; hepsine kendisi kafa yoruyor. Hangi üniversitenin bu konudaki taleplerine sıcak, hangilerininkine soğuk bakacağı konusunda kendine özgü çalışmaları olabilir. Adamcağız bu kadar önemli sorunlar varken bir de KPSS sınav sonuçları ile mi meşgul olsun.
Sonuç ne oldu? Beklendiği gibi kördüğüm oldu. Milli Eğitim Bakanı öğretmen atamalarını durdurmak zorunda kaldı. Sahtekarlık fotoğrafı giderek netleşmeye başladı. Bilmem bu fotoğraf YÖK Başkanımız’ı memnun etti mi?
Doğramacı’nın kurduğu YÖK;
Haydar Furgaç’ın, Altan Günalp’in üzerinde titrediği ÖSYM nereden nereye geldi.
Bu kurumları kimse ağzına alamıyordu, şimdi ise yerlerde sürünüyor. Bunu çok mu hak ettik? Bence buna en güzel cevap olarak YÖK Başkanı’na bakmak lazım.
***
Mobil telefon kullanıcıları operatöründen ne kadar şikayetçiymiş
GSM operatörlerinin paketli kampanyalarla tüketicileri nasıl kazıkladıklarını dün köşeme taşımıştım. Telefonum susmadı, mail kutum dolup dolup taştı. Operatöründen şikayetçi olan ne kadar çok tüketici varmış.
Şikayetler, yazdığım gibi nasıl söğüşlendiğimizi ortaya koyuyor. Üstelik yüzleri kızarmadan hala vatandaşı söğüşlemeye devam ediyorlar.
Siz siz olun operatörlerin söğüşleme amaçlı, sözde size daha az maliyetli alternatifli paket kampanyalarına kanmayın. Ve sizi hangi operatör söğüşlüyor ise, derhal numaranızı rakip operatöre taşıyın. Göreceksiniz, yıllardır sizi söğüşleyen eski operatörünüz peşinizde koşacak. Neden numaranı taşıdın? Bize geri dönersen bilmem ne paketi ile ne şu kadar az maliyetli cep telefonu kullanacaksın diye size ballandıra ballandıra anlatacaklar. Her halde onlara vereceğiniz tek cevap “Yıllardır beni sömürürken neden akıl vermeyi düşünmedin. Hadi git oradan, bir daha da beni rahatsız etme” olacaktır. Belki o zaman eski operatörünüz şapkasını önüne koyar ve ben ne yaptım diye düşünür. Gerçi sanmıyorum ama....
Aydın Ayaydın-vatan