CNBC-e'de soruları cevaplayan Bakan Çağlayan, IMF'yle sürdürülen görüşmelerle ilgili şunları söyledi: "IMF ile ilgili görüşmeleri Ali Babacan yürütüyor. IMF'nin gelişmiş ülkelerle Türkiye'ye verdiği reçeteler siyahla beyaz kadar farklıdır. Türkiye'nin lehine olacak bir şeyi değerlendirmeye almamız gerekiyor. IMF anlaşması artık bize fazla bir şey kazandırmaz. IMF Türkiye için olmazsa olmaz değil. Anlaşma olması durumunda döviz kurunun daha aşağı gidebileceği ve ihracatın darbe alacağı konusunda ihracatçı arkadaşların haklı bir görüşü var. İhracatçıların haklı bir endişesi söz konusu, bunu bizim de dikkate almamız gerekiyor. Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini artırması gerekir. IMF kaynağı gelirse TL'nin değerlenmesi engellenmeli." Çağlayan, Varlık Barışı'ndan gelen kaynağın ellerini rahatlattığını da söyledi. İhracattaki son durumu değerlendiren Çağlayan, ocak ayının çok iyi başladığını, moral verdiğini aktardı: "İlk dört günde ihracat 1,1 milyar dolar oldu, geçen yıl aynı dönem 744 milyon dolardı."
Öte yandan İngiliz haber ajansı Reuters, son iki yıldır Türkiye'nin gündeminde olan IMF ile yeni bir stand-by anlaşmasının yapılıp yapılmayacağı konusunda 134 bankacının katılımıyla anket yaptı. Bankacıların ikiye bölündüğü anket sonuçlarına göre bankacıların yarısı yola IMF'siz devam edileceğini düşünüyor. Ağırlıklı olarak bankaların hazine ve araştırma birimlerinde çalışan bankacıların cevapladığı ankette, katılımcıların 67'si IMF ile bir anlaşma yapılmasını bekliyor. Bunların muhtemel stand-by anlaşması ile sağlanacak kaynak tutarına ilişkin beklentilerinin ortalaması ise 20 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. Ankette kaynak beklentileri 6 milyar dolar ile 40 milyar dolar arasında değişiyor.
ZAMAN