Finans Gündem'i Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle RSS Künye İletişim
   24 Mayıs 2012 Perşembe  
 
 
 
Para Piyasa
 
Faiz riski devreye girdi mi?
Faiz riski devreye girdi mi?
 
Bu yıl geçen yıldan iyi olacak. Yılbaşından beri bu yıla dönük sorulara karşı bunalınca verdiğim cevap bu. Dikkat ederseniz bu tam bir kıvırtma örneği. Kendi içinde pek de ‘açıklayıcı’ bir açıklama da sayılmaz. Geçen yıl iyi bir yıl olduysa bu açıklama bu senenin çok iyi bir yıl olacağını söylüyor, olur.

www.finansgundem.com
 
6.3.2010 - 10:54
 

TANER BERKSOY -RADİKAL

Yok geçen yıl üst düzeyde berbat bir yıl olduysa bu yıl daha iyi olacak dediğiniz zaman gelen yılın berbat değil ama kötü olacağını söylemiş olursunuz. Dolayısıyla soruları bu tür kıvırtma bir cevapla karşılayınca bir cevap verilmiş ama pek de bir şey söylenmemiş olur. Bu opaklık önünüzü pek net görmüyor olmanızdan kaynaklanır. Önünüzü görmeyince kıvırtan analizler yapmak durumunda kalırsınız. Yeni yılın ilk çeyreğinin son ayı içindeyiz. İtiraf etmeliyim ki hala biraz kıvırtmak durumunda kalıyoruz. Zira dünyada ve Türkiye’de hala önümüzü çok net görmüyoruz. Yılın başında ortaya çıkan krizden çıkış işaretleri bu yılın geçen seneden daha iyi olacağını gösteriyordu. Bunu söyledik. Hala söylüyoruz. Ama bazı risk odaklarının varlığı yıl içinde durumun bozulma olasılığına işaret ediyordu. Bu risklere de dikkat çektik.
Son sıralarda gelişen bazı olaylar ve ortaya çıkan yeni bilgiler söz konusu risklerin devreye girmeye başladığı izlenimini veriyor.
***
2010 yılında krizden çıkışı tehdit edecek iki temel riski vurgulamakta israrcı olduğumu hatırlarsınız umarım. Bunlardan birisi krizden çıkış sürecinde enflasyonun yeniden canlanma riskiydi. Krizde gevşetilen iktisat politikalarının zamanından önce sıkılaştırılmasını gerektirebilecek bir riskti bu. İkinci risk de bu noktada devreye giriyordu. İktisat politkalarında zamansız sıkılaştırma kriz çıkışında zaten tereddütlü biçimde büyümeye başlayan ekonomilerin yeniden durgunluğa kayması sonucunu doğuracaktı.
Her iki riskin de gerçeklik kazanması için gerekli koşullar zaten mevcuttu. Krizde gerekli olan talep-harcama enjeksiyonunu sağlamak için hem para hem de maliye politikalarında olağan ötesi gevşeme yapılmıştı. Bu ölçekte gevşemenin krizin erken sonlanmasını sağladığı noktasında fazla bir tereddüt yok. Ama bu politikaların enjekte ettiği harcama ve likidite fazlaları da hala ekonomide duruyor.
Büyümenin devreye girmesiyle küçülmeye başlayan arz açığı karşısında bu harcama-likidite bolluğunun sürdürülmesinin riskli olacağı açık. Yükselmeye başlayan enflasyon politikalarda gecikmiş ve dolayısıyla daha büyük ölçekli bir sıkılaştırmayı zorunlu hale getirir. Politika dönüşünde gecikmenin bedelide yeniden yavaşlamakla ödenir.
***
Bugün itibarıyla ortaya çıkan yeni bilgiler bu tür bir dönüş noktasına oldukça yaklaşıldığı izlenimini veriyor. Enflasyon sayıları yükseliyor. Ancak biz de dahil hemen bütün ülkelerde bu sayılar henüz çok düşük düzeylerde. Yani şimdilik ipi kopmuş bir enflasyon tehdidi yok.
Dolayısıyla enflasyon sayılarının bir süre daha gerçek bir enflasyon tehdidini tanımlamaktan çok mesela para politikasındaki olası dönüş noktasını belirlemek amacıyla kullanılmasının doğru olacağı kanısındayım. Başka bir deyişle, yükselmeye başlayan fiyat artış hızını enflasyon korkuları üretme aracı olarak kullanmak yerine politikalarda dönüşün zamanlamasını belirleme aracı olarak kullanılmasının daha faydalı olacağını düşünüyorum. Böyle bir değerlendirme çerçevesinde bakınca yeni açıklanan şubat ayı enflasyon sayılarını korku ve panik duygularıyla okumak yerine olası politika dönüşünü kestirme niyetiyle okumanın daha doğru olacağı anlaşılıyor.
Enflasyonun elden kaçtığını, yılbaşından beri vurgulanan risklerin en sonunda devreye girdiğini düşünüp paniklemek istiyorsanız yıllık bazda çift haneli rakamlara yükselen enflasyon görünümü size bu imkanı verir. Ama para politikasındaki dönüşün zamanlamasını, yani Merkez Bankası’nın faizi ne zaman yükseltebileceğini kestirmek istiyorsanız genel enflasyon sayısını bir yana koyun, çekirdek enflasyona bakın. Bu size son enflasyon zıplamasının arızi nedenlerden kaynaklandığını, para politikasına konu olan fiyatlarda bir sorun olmadığını, faiz yükselmesini tetikleyecek bir enflasyon baskısının henüz devreye girmediğini, yani faizin yükseltilmesi için henüz zaman olduğunu gösterecektir. Bu koşullarda olası bir enflasyon-yüksek faiz sarmalı korkusuna kapılmanın manasız olduğunu anlayacaksınız.




Arkadaşına Gönder Yazdır Önceki sayfa Sayfa başına git
 
 
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

 
  Bu kategorideki diğer haberler

»  Bilançosu ‘al’ veren hisseler
»  Orta ve uzun vadeli beklentiler olumlu
»  Enerji projelerinden etkilenecek hisseler
»  Kriz kodları nasıl okunmalı?
»  Türkiye’de ilgi odağı olan fonlar..
»  Hazine iki ihale yapacak
»  100 dolar değişiyor
»  ABD'de işsizlik oranı değişmedi
»  Kredilerde bu iki masrafı ödemeyin
»  Garanti’den 'e-Trader'
»  Çin Yuan'ın değerini değiştirmeyecek
»  Moody’s: Türkiye’nin eksiği var
»  ‘Balyoz’u takmayan faiz enflasyonla yükseldi
»  Brezilya korkutuyor
»  Goldaş, SocGen davasını kazandı
»  Türk Lirası’nın değeri şubatta arttı
»  İki şirket Moody's'in negatif takibinde
»  Kordsa, Turquality programı kapsamına alındı
»  Türkiye, 66,21 milyon dolar dış borç ödedi
»  Borsada riskler azaltılmalı mı?
»  Yunanistan'ın tahvil ihracı başarılı
 
 
Canlı Yayın
Haberleri sitene ekle
  Baycan Şabudak
Yatırımcının Avukatı
İMKB uyuşmazlıkları ve şikayet prosedürü
 
  Serkan Elidolu ile
Finansal Bakış
Türkiye Muhasebe Standartlarına ilişkin açıklamalara giriş
 
  Şenol Babuşçu ile
Bankaların Gündemi
Bankacılık sektörünün verilerinin dünya ile karşılaştırılması - 2
 
 
 
Basın Toplantısı / Ajanda
  • Basın Toplantısı
    PwC
    Çırağan Palace Kempinski
    30 Mayıs 2012 Çarşamba 09:30
    2011 yılında Türkiye’deki 30. yılını kutlayan PwC Türkiye, 30. yılına özel olarak PwC Makroekonomi Ekibi tarafından hazırlanan ve Türkiye ekonomisinin 30 yıl sonrasına ayna...
  • Basın Toplantısı
    ING Bank
    The Marmara Oteli
    30 Mayıs 2012 Çarşamba 09:15
    ING Bank olarak Sabancı Üniversitesi ve İPSOS KMG işbirliğinde “Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması”nı hayata geçiriyoruz. Türk halkının tasarruf...
  • Basın Toplantısı
    HSBC Türkiye
    Esma Sultan Yalısı
    30 Mayıs 2012 Çarşamba 09:00
    HSBC Türkiye dış ticaret alanında hızla büyürken, küresel ticarette öne çıkan pazarlar hakkında müşterilerini ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam ediyor....
Akıllı Yaşam
 
 
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.
Ad-Soyad
E-posta
 
Foto Galeriler
Videolar

 
Finansgundem.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansgundem.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansgundem.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur .