Finans Gündem'i Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle RSS Künye İletişim
   24 Mayıs 2012 Perşembe  
 
 
 
Para Piyasa
 
Bu seviyelerden altın alınır mı?
Bu seviyelerden altın alınır mı?
 
Altının onsu 1.265 dolara kadar yükseldikten sonra geçen hafta 1.200 doların altına geriledi. Altın alınır mı? İşte yanıtı...

www.finansgundem.com
 
15.7.2010 - 00:06
 

Düşüş geçici, 1.500 $ hedefi korunuyor

Altının onsu 1.265 dolara kadar yükseldikten sonra geçen hafta 1.200 doların altına geriledi. Uzmanlara göre, kısa vadede düşüş sürse de altının ons fiyatı 1.500 dolara kadar yükselecek...

HEMEN her dönemde yatırımcının güvenli limanı olarak görülen ve haziran ayında ons fiyatı 1.265 dolara kadar yükselen altın, son iki haftadır düşüş yönünde seyrediyor. Geçen hafta altının ons fiyatı 1.197 dolara kadar gerileyince, yükseliş döneminde 108 liraya kadar çıkan çeyrek altın da otomatik olarak 96 liraya düştü. 400 liranın üzerini gören cumhuriyet altını ise 382 liraya indi.
Peki altın fiyatı neden düşüyor? Bu düşüş alım için fırsat olabilir mi? Uzmanlara göre, bu düşüşler kalıcı değil. Altın yine yatırımcının güvenli limanı olarak kalmaya devam edecek ve tekrar yükselişe geçecek...

1.265 DOLARI GÖRMÜŞTÜ
Altının ons fiyatı (31.5 gr) haziran ayında 1.265 dolara kadar çıkmıştı. Bu hareketle birlikte fiyatın önce 1.300, sonra da 1.500 dolara kadar yükseleceği ifade ediliyordu. Ancak altın fiyatları beklentilerin aksine son iki haftadır düşüyor. Uzmanlara göre bunun nedenleri arasında ilk sırada kar realizasyonları geliyor. Kısa vadede bu düzeltme hareketinin, 100 ve 200 günlük hareketli ortalamalar ile ana yükselen trendin de bulunduğu 1.130-1.170 dolar aralığına kadar devam etmesi bekleniyor. Uzmanlar, böyle bir geri çekilmenin sağlıklı bir yükseliş için gerekli olduğunu düşünüyor. Bu seviyelere doğru olası gerilemeler yeni alıcıları da ortaya çıkarabilir.

NEDEN GERİLİYOR?
Teknik düzeltme dışındaki nedenlere gelince... Uzmanlara göre bu gerilemeyi anlayabilme için altın fiyatlarının neden yükseldiğini iyi irdelemek gerekiyor. Malum altın fiyatlarının yükselmesinde kaos ve enflasyon beklentileri etkiliydi. Avrupa ülkelerinde ortaya çıkan borç sorunları ve bu sorunların çözümüne yönelik yeterli adımların atılmaması da yükselişte etkili olan diğer gelişmelerdi. Kısacası Avrupa’ya ilişkin sorunlar ve ülke iflaslarının olabileceği endişesi altın fiyatlarının artmasında oldukça etkili olmuştu. Bu endişelerin azalması ise altın fiyatlarının geri çekilmesine yol açtı. Diğer taraftan, uzun vadede altın fiyatlarını yukarı çekeceği düşünülen enflasyon beklentilerinde de ciddi ölçüde gerilemeler oldu. Küresel ekonominin hızlı bir büyüme ve ardından enflasyonist sürece geçişinin zaman alacağının anlaşılması da altın fiyatlarındaki düzeltmede etkili olan diğer unsurlar.
Yukarıda belirttiğimiz bu gelişmeler altın fiyatlarının son iki haftadır gerilemesine neden olsa da uzmanlar para birimlerine güvensizliğin altındaki bu düşüşü sınırlayacağı kanısında. Bu nedenle de olası geri çekilmelerin alım fırsatı yaratacağı tahmin ediliyor.

1.030 DOLAR ÖNEMLİ
Altın piyasalarında ons fiyatı 1.030 seviyesinin altına inmedikçe yükseliş trendinin süreceğini öngören Finansbank Özel Bankacılık Müdürü Murat Sağman, “Fiyatlar gevşemeye devam ederse 1.100-1.150 dolar seviyelerinden altın alınabilir” diyor.
Altının fiyatlarının yükselmesinin birkaç sebebi olduğunu hatırlatan Sağman, bunların başında da merkez bankalarının politikalarının geldiğini belirtiyor. Sağman’a göre, merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimi yaşanan son rallide önemli rol oynadı. Gelişmiş ülke merkez bankalarının toplam rezervlerinin ortalama yüzde 10’unun altın olduğunu vurgulayan Sağman, gelişmeleri şöyle yorumluyor:
“Çin Merkez Bankası’nın rezervlerindeki altın oranı yüzde 2. Bunu yüzde 10’a çıkarması 5 bin 900 ton altın alması demek. Bu da dünyanın 20 aylık altın arzına eşit. Yıllık altın arzı sadece 2 bin 500 ton. Çin’de şu an bin ton altın var. Çin, altın rezervindeki payını Almanya ve İtalya’nın sahip olduğu seviyeye getirse bile bir yıllık altın arzı kadar alım yapması gerekir. İşte Çin bu yöne doğru gidiyor. Aynı şey Hindistan için de geçerli.”

“1.500 DOLARI GÖRÜR”
Bu arada, altın fiyat hareketlerine baktığımızda ilginç veriler ortaya çıkıyor. Altın fiyatları 1971-1980 arasında 40 dolardan 850 dolarlara kadar yükselmiş ve neredeyse 20 kat değerlenmişti. 1999 yılına kadar geçen süreçte ise 250 dolarlara indi. 1999’dan itibaren tekrar yükselmeye başladı. Bu son tırmanışın da başlangıcı 1999 yılına dayanıyor.
Öte yandan, son 100 yıla bakıldığında emtia fiyatlarındaki yükselişin uzun vadeli olduğu görülüyor. Ralliler minimum 15, maksimum 23 yıl sürmüş. 1999’a 15 yıl eklediğimizde minimum 2014 yılına geliniyor. Murat Sağman’ın bu doğrultudaki tahminleri şu şekilde:
“Eğer bir ralli başladıysa bunun genelde 3 bacağı oluyor. Bu ralli 1999’da 250 dolardan başlamıştı. 2004-2005 yıllarına geldiğimizde altın fiyatları 400-450 dolara oturdu. 450 dolardan sonra ikinci aşama görüldü. İkinci aşamada fiyatlar 850 dolarlara gitti. Üçüncü aşama ise şu anda yaşadığımız trend. Birinci ve ikinci aşamalara baktığımızda, hareketler yaklaşık iki katı şeklinde. Yani yüzde 100’e yakın artış yaşanıyor. Eğer üçüncü aşama bunu teyit ederse, yükseliş 1.500 dolarlara kadar sürer. Ancak arada düzeltmeler yaşanacaktır.”

“DÜŞÜŞLER NORMAL”
Destek Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Banu Kıvcı Tokalı da hızlı ralli sonrasında aşağı yönlü teknik düzeltme hareketlerinin son derece doğal olduğu görüşünde: “Altının ons fiyatında, AB borç krizi bağlamında artan risk algılaması doğrultusunda, 1.260 doların üzerine yaşanan hızlı rallinin ardından 1.200 dolar civarında dengelenmeye çalışılan hızlı bir iniş yaşandı. Bu düşüşü orta vadeli trenddeki değişiklikten ziyade teknik bir dinlenme süreci olarak değerlendirmek gerekiyor. Özellikle talepteki mevsimsel yavaşlama göz önüne alındığında, dış piyasaların kritik gündem taşımadığı dönemlerde altın fiyatlarında daha gevşek seyir görmek gayet doğal.”
Tokalı’ya göre, altın fiyatlarında eylül ayıyla birlikte mevsimsel olarak yükseliş gündeme gelebilir.

KUTU

Banu KIVCI TOKALI / Destek Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı

“1.216 dolar önemli”

Önümüzdeki dönemde AB stres testi sonuçları, ikinci çeyrek global bilançolara yönelik açıklamalar ve üçüncü çeyreğe yönelik ilk sinyaller gibi piyasalarda tansiyonu yükseltebilecek olası gelişmeler var. Öte yandan, altın fiyatları teknik olarak 1.216 doların altında kaldığı sürece aşağı yönlü baskılar hissedilebilir. Ancak altın bu seviyenin üzerine çıkarsa 1.235 dolara doğru yukarı bir trend tekrar gündeme gelebilir.

KUTU

Murat SAĞMAN / Finansbank Özel Bankacılık Müdürü

“Altın 1.500 doları görecek”

Altının ons fiyatı 1.030 dolar seviyesinin altına inmedikçe yükseliş trendinde demektir. Gevşerse 1.100-1.150 seviyelerinde alım yapılabilir. Altın fiyatları üç aşamalı yükseliyor. Her dönemde fiyatlar ikiye katlanıyor. Yani yüzde 100’e yakın artış yaşanıyor. Eğer üçüncü aşama devam ederse yükseliş 1.500 dolarlara kadar sürer. Ancak arada düzeltmeler de yaşanacaktır.

KUTU

Üzeyir DOĞAN / Kapital Menkul Değerler VOB Yatırım Uzmanı

“Düşüşler alım fırsatı”

Altın fiyatları yeniden 1.200 doların altını test ediyor. Kısa vadede bu düzeltmenin 100 ve 200 günlük hareketli ortalamalarla, ana yükselen trendin de bulunduğu 1.130-1.170 dolar aralığına kadar devam etmesi beklenebilir. Bu yönde bir geri çekilme aslında sağlıklı bir yükseliş için gerekli. Bu seviyelere doğru olası gerilemeler yeni alıcıları da ortaya çıkaracaktır. Para birimlerine güvensizliğin düşüşü sınırlayacağını, bu yüzden olası geri çekilmelerin alım fırsatı olacağını düşünüyorum.

KUTU

Gökhan ŞEN / Ata Portföy Yönetimi Portföy Yöneticisi

“Altına güvenli liman olmayı sürdürecek”

Altında son günlerdeki satış, 1.250 dolar seviyesinin üstünden kademeli olarak başladı. Teknik olarak 1.170 civarındaki hedefe kadar devam edebilir. 1.165-1.175 aralığının uzun pozisyon açmak için uygun olduğunu belirtmek gerekiyor. Kısa vadeli altın trade edenler hariç, yatırımcılar altına güvenmeye devam etmeli. Altının ABD’deki VIX (volatilite) endeksine paralel bir yapı sürdürdüğü göz ardı edilmemeli ve korkuyla beraber büyüdüğü fark edilmeli.
barış bekar- PARA DERGİSİ



Arkadaşına Gönder Yazdır Önceki sayfa Sayfa başına git
 
 
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

 
  Bu kategorideki diğer haberler

»  Doğrudan yatırım girişi 303 milyon dolar
»  SPK, Azerbaycan SPK'sı ile işbirliği yapacak
»  Gösterge tahvilde toplam satış 4.2 milyar TL
»  12 hafta içinde kurallar ortaya çıkar
»  'Manipülasyon kötü, spekülasyon lazım'
»  Petrol talebi 2011'de artacak
»  İMKB kazandıran 13 borsa arasında
»  İMKB 2 ayın en yüksek seviyesini gördü
»  Yunanistan 1.625 milyar euro borçlandı
»  Avrupa'dan Yunanistan'a övgü
»  Ahtapot Paul 1'e 81 kazandırdı
»  Beyaz Filo'nun tahvil ihracı kayda alındı
»  Moody's Portekiz'in notunu düşürdü
»  Başarılı bir kur politikası değiştirilmez
»  Petrol fiyatı geriledi
»  Çin para birimi tartışmaları sürüyor
»  Dolar 1,5610 liradan güne başladı
»  Maliye 12 sosyal tesisi satışa çıkardı
»  18 milyonu midye gibi yuttu
»  Türkiye euroya girmeli mi?
»  Cari açık 5 ayda yüzde 236 arttı
 
 
Canlı Yayın
Haberleri sitene ekle
  Baycan Şabudak
Yatırımcının Avukatı
İMKB uyuşmazlıkları ve şikayet prosedürü
 
  Serkan Elidolu ile
Finansal Bakış
Türkiye Muhasebe Standartlarına ilişkin açıklamalara giriş
 
  Şenol Babuşçu ile
Bankaların Gündemi
Bankacılık sektörünün verilerinin dünya ile karşılaştırılması - 2
 
 
 
Basın Toplantısı / Ajanda
  • Basın Toplantısı
    PwC
    Çırağan Palace Kempinski
    30 Mayıs 2012 Çarşamba 09:30
    2011 yılında Türkiye’deki 30. yılını kutlayan PwC Türkiye, 30. yılına özel olarak PwC Makroekonomi Ekibi tarafından hazırlanan ve Türkiye ekonomisinin 30 yıl sonrasına ayna...
  • Basın Toplantısı
    UTİKAD
    Grand Hyatt
    29 Mayıs 2012 Salı 09:30
    Türk taşımacılık ve lojistik sektörünün çatı örgütü UTİKAD, 2011 Yılı sektör değerlendirmesi ile 2012 yılı beklenti ve hedeflerini paylaşacağı...
  • Sigorta Dünyasının Liderleri Buluşuyor
    SAP-
    Les Ottomans, Kuruçeşme
    25 Mayıs 2012 Cuma 09:00
    Günümüzde sigorta sektörü; artan fiyat rekabeti, yüksek hasar-prim ve bileşik oranlar, düşen teknik kârlılık, lokal ve global mevzuata uyumluluk gibi...
Akıllı Yaşam
 
 
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.
Ad-Soyad
E-posta
 
Foto Galeriler
Videolar

 
Finansgundem.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansgundem.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansgundem.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur .