Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, katıldığı televizyon programında ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan, ekonomi yönetimi olarak ikinci diple karşılaşmaya hazır olduklarını ve uygulanan ihtiyatlı politikalar sayesinde olası ikinci dibin de atlatılacağını söyledi.
Babacan, ekonomi politikalarıyla ilgili olarak şunları söyledi:
"İkinci dip konusunda çok farklı değerlendirmeler var. Kimi diyor ki, bunun ihtimali sadece yüzde 1-2, kimisi diyor ki yüzde 60-70 ihtimal vardır. Türkiye için durum nedir? Türkiye, ‘nasılsa ikinci dip olmaz’ ya da ‘bir ikinci dip geliyor’ gibi herhangi bir senaryoyu yapamaz, yapmamalıdır. Biz karşımıza çıkacak her türlü senaryoya karşı hazır olmalıyız. Ekonomi politikalarındaki ihtiyat ve duruşlar da bunu gerektiriyor. Belirsizliğin çok olduğu bir dönemde kendimizi korumak için, Türkiye’deki istikrarı korumak için bizim uyguladığımız politika farklı senaryolar karşısında hazır olmalıdır.
İkinci dip olabilir de olmayabilir de. Olmaz ise ‘Politikalarımız ne olacaktır? Nasıl devam edeceğiz? İkinci bir dip ile karşı karşıya kalırsak da buna ‘Hazır mıyız? Elimizde buna yetecek kadar politika var mı?
Geçen yılki krizden en az hasarla çıkabilmemiz 2003-2007 arasında yaptığımız yapısal reformlarla mümkün olmuştur. Bankacılık sektörüne çeki düzen vermişizdir. Bütçemize çeki düzen vermişizdir. Kamu borçlarımızı ciddi oranda azaltmışızdır. Türkiye ekonomisinde yapısal bir hasar meydana gelmemiştir. Biz ihtiyatlı politikaları uygulamaya devam ettiğimiz sürece, bütçe tarafından sağlam durdukça Türkiye ekonomisi fazla hasar almadan o dönemi atlatabilir. Biz ‘nasıl olsa bir şey olmaz’ diye hareket edemeyiz. Sıkıntılı durumlara karşı her an hazır olmamız lazım.
“Bankacılıkla ilgili duruşumuzda en ufak bir gevşeme yoktur”
Konuşmasında bankacılık sektörünü de değerlendiren Babacan sözlerinde şunları kaydetti: "Bugün bankalarımız dünya çapında en sağlam bankacılık sistemlerinden biri olarak anılıyor. Uluslar arası bankalar kendi ülkelerinde çok ciddi sorunlar yaşıyorlar. Aynı bankanın Türkiye operasyonuna bakıyorsunuz, hiçbir sorun yok. Neden? Türkiye’de bizim kurallarıma uymak zorundadır. Bizim koyduğumuz katı, ihtiyatlı kurallara uymak zorundadır. Bankacılıkla ilgili duruşumuzda en ufak bir gevşeme yoktur".
MALİ KURALLA İLGİLİ AÇIKLAMA YAPMAYACAĞIM
Mali kuralla ilgili gelişmeleri değerlendiren Babacan şunları kaydetti: "Türkiye eskiden sadece bir yıllık perspektifle giderdi. Biz ilk defa üç yıl kavramını, orta vade kavramını getirdik. Bizim geçen yıl ve bu yıl ciddi sorun yaşamamamız güven ortamının bir sonucudur. Orta vadeli programla birlikte buna bir de uzun vade kavramını getireceğimizi açıkladık. Ki Türkiye artık farklı bir lige yükselsin. Uzun bir hazırlık dönemi oldu, pek çok aşamadan sonra Meclis'te Genel Kurul aşamasına geldi. Gündeme girmesinden önce mali kural farklı bir döneme geldi. Ben karar aldım ve bir süre mali kuralla ilgili konuşmayacağım dedim. O akşam karar verdim ve o günden bugüne bir açıklama yapmıyorum. Mali kural geniş bir çalışma, geniş bir mutabakat zemini de yakalandı. Bu konuyla ilgili ben bir süre açıklama yapmayacağım." Babacan, "Ekim ayında gündeme gelecek mi" sorusuna da cevap vermedi. Babacan konuşmama kararının ne kadar süreceninin belli olmadığını söyledi.
Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: "Borç stoğu yüksek olan bir ülke daha çok kamu harcaması yaparak büyüyemez. Biz Türkiye olarak ciddi bir siyasi tercih yaptık. Kamu açıklarını basamak basamak düşüreceğiz dedik. Geçen yıl 16 Eylül'de orta vadeli programı açıkladık. Bu yıl gelirlerimiz beklentilerin biraz üzerinde seyrediyor. Özelleştirmede beklediğimizin gerisindeyiz. Bu yıl bütçe dengesi orta vadeli programa uygun olacak, bir sapma yok."