Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, elektrik dağıtım müesseseleri konusunda ''Devlet bunları işletemiyor. İyi işletse TEDAŞ bu kadar borçlu olmazdı'' dedi. Bakan Şimşek, devri yapılan bölgelerde de hizmet kalitesinin artırılmasını istedi.
Uludağ ve Çamlıbel Elektrik Dağıtım Anonim Şirketlerinin hisse devir sözleşmeleri, Rixos Otelde düzenlenen bir törende imzalandı.
Maliye Bakanı Şimşek, imza töreninde yaptığı konuşmada, Uludağ ve Çamlıbel Elektrik Dağıtım Bölgelerinin devri ile birlikte, elektrik dağıtımının yüzde 37'sinin özel sektöre geçmiş olacağını söyledi. İhalesi tamamlanan ve devir süreci devam eden işletmelerle bu oranın yüzde 76'ya yükseleceğini kaydeden Şimşek, geri kalan dağıtım şirketlerinin özelleştirme işlemlerinin de önümüzdeki yıl başlarında tamamlanmasının öngörüldüğünü söyledi.
Elektrikte bugüne kadarki özelleştirmelerle 10,8 milyar dolar civarında bir gelir sağlandığını belirten Şimşek, şöyle devam etti:
''Özel sektörün dağıtım şirketlerine ilgisi, Türkiye'ye olan güvene, siyasi ve ekonomik istikrara işaret etmektedir. Zaman zaman bana soruluyor. (Yabancıların katılımı sınırlı kalıyor) deniyor. Bu konuda yorumlar yapılıyor. Bizim, tabii ki küresel yatırımlarımızın temel kaynağı Avrupa. Orada ciddi sıkıntılar var. Özel sektörün, bankaların, daha önemlisi devletlerin bütçelerinde ciddi sıkıntılar var. Türkiye'de kriz döneminde bankacılık sektörünün sağlamlığı, özel sektörün dinamik ve başarılı olması, özel sektörün dağıtım şirketlerine ilgisi, Türkiye'nin de geldiği noktayı gösterir. Kriz döneminde Türkiye'de bilançolarda sıkıntı yaşanmadı. Bu özel sektörün ne kadar doğru makro ekonomik ortamda iş gördüğünün de bir ifadesidir.''
''KİMSE BİNALARI SIRTLAYIP, ORTADOĞU'YA GÖTÜRMEDİ''
Bakan Şimşek konuşmasında, bu özelleştirmenin enerji KİT'lerinin nakit açığı açısından da büyük önemi bulunduğunu dile getirdi.
Botaş'ın Elektrik Üretim A.Ş'ye gaz verdiğini, ancak dağıtım şirketlerinin para toplayamaması nedeniyle şirketlerin birbirlerine ödeme yapamadığını anlatan Şimşek, bu durumun kamu finansman dengelerine de olumsuz yansıdığını vurguladı.
(Nasıl olsa devletten elektrik alınıyor) yaklaşımıyla elektrik paralarının ödenmediğini ifade eden Şimşek, ''Çorap alındığında parası ödeniyor, cep telefonu alındığında parası ödeniyor ama sıra elektriğe gelince nasıl olsa devlet baba elektrik üretiyor diyerek ihmalkar davranılıyor. Ama özel sektör bu konuda daha dinamik hareket edecek'' diye konuştu.
İngiltere ve İtalya'da elektrik dağıtım şirketleri özelleştirildiğinde işletme giderlerinin yüzde 50, elektrik kesintilerinin yüzde 40 düştüğünü, yatırım maliyetlerinin de yüzde 40 azaldığını belirten Şimşek, şunları söyledi:
''İngiltere'de şirketler bize dönem dönem broşür gönderirdi. (Aboneliğinizi bize geçirirseniz, maliyetleriniz yıllık şu kadar pound düşecek) diye. GSM şirketleri gibi. Tüketici, tercihle karşı karşıyaydı.
Devlet, bunları işletemiyor. İyi işletse TEDAŞ bu kadar borçlu olmazdı. O zaman özel sektör alsın bunu, işletmesini iyi yapsın. Elektrik hatları, direkler hep Türkiye'nin malı. Bir yere gitmiyor. Ama buradan sağlanacak gelir, eğitime, araştırmaya, geliştirmeye harcanacak.
Geçen akşam Bahçelievler 7. Caddede biraz yürüyeyim, vatandaşlarla konuşayım dedim. Orada üniversiteli gençlerin bu konuda ne kadar yanlış düşündüğüne şahit oldum ve çok üzüldüm. Şöyle yanlış bir inanç var. Sanki birileri bu tesisleri alıp, götürdü. Yok öyle bir şey. Örneğin Telekom. Binaları burada. Kimse binaları sırtlayıp, Ortadoğu'ya falan götürmedi. Önümüzdeki dönem elektrik üretim tesislerini de daha iyi yatırım için özel sektöre devretmeyi ümit ediyoruz.''
MALİYE BAKANININ YATIRIMCILARDAN İSTEĞİ
Konuşmasında özel sektöre daha önce devredilen bazı dağıtım bölgelerinin iyi yönetilemediğine dair sinyaller aldıklarını da belirten Şimşek, şöyle konuştu:
''Örneğin Ankara'da. Bu konuda şikayetler çok. Elektrik kesintilerinin artmaması, azalması lazım. Hizmet kalitesinin azalmaması, artması lazım. İnşallah bizde de işletme giderleri yüzde 50 düşer. Yatırım maliyeti yüzde 40 azalır. Elektrik kesintileri de yüzde 40 düşüş gösterir.''
ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKAN VEKİLİ AKSU
Özelleştirme İdaresi Başkan Vekili Ahmet Aksu da, Uludağ ve Çamlıbel'le birlikte özel sektöre devredilen elektrik dağıtım işletme sayısının 6'ya ulaştığını bildirdi.
Aksu, Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş'nin 2,4 milyon abonesi bulunduğunu, bölgede 11 milyar kilovatsaatlik elektrik tüketildiğini, kayıp kaçak oranının da yüzde 5,6 olarak belirlendiğini söyledi. Aksu, Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş bölgesinde ise 700 bin abone olduğunu ve 2,1 milyar kilovatsaatlik tüketime karşılık yüzde 7,7'lik kayıp kaçak bulunduğunu kaydetti.
LİMAK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir ise yeni oluşturulan Uluğ A.Ş ile Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova, Çamlı A.Ş ile de Sivas, Tokat ve Yozgat illerinde 3 milyonu aşkın aboneye hizmet vereceklerini söyledi.
Oluşturdukları ortaklık yapısıyla enerji dağıtım sektöründe çok verimli bir sinerji yarattıklarını dile getiren Özdemir, şöyle konuştu:
''Gerek Limak, gerek Kolin, gerekse Cengiz gruplarının sektördeki güçlü varlıkları, bilgi birikimleri, iş yapma ve ortaklık kültürleri ile tüketicilerimize çok daha kaliteli hizmet sunacağımıza olan inancımız tamdır. Enerji alanındaki özelleştirmelerin gelir odaklı olmadığının bilincindeyiz. Öncelikle amacın sistem bütünlüğü içinde ülke arz güvenliğinin sağlanması, bunun da dağıtım sektörüne yansımasıyla hizmet kalitesinde artış beklendiği muhakkaktır. Bu aşamadan sonra bizim hedefimiz, kamunun kısıtlı kaynakları ile gerçekleştiremediği alt yapı yatırımlarının zamanında ve hızlı yapılmasıdır.
Limak-Cengiz-Kolin ortaklığı, her 2 projenin finansmanı için 5 ayrı bankadan yaklaşık 1 milyar dolar kredi sağladı. Halk Bankası, İş Bankası, Garanti Bankası, Vakıfbank, TSKB eşit ortaklığınca verilecek kredi, 12 yıl vade ile geri ödenecek.''
Törende konuşmaların ardından devir sözleşmeleri imzalandı. Sözleşmelere Limak adına Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Cengiz Holding adına Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Cengiz, Kolin A.Ş adına da Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Celal Koloğlu imza koydu.
Daha sonra da hazırlanan sembolik çekler takdim edildi.
1,2 MİLYAR DOLARLIK ÖZELLEŞTİRME
İmza töreniyle, Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş ve Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş'nin Limak, Kolin ve Cengiz Ortaklığına devri tamamlanmış oldu.
Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova illerinde hizmet veren Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş, 940 milyon dolar bedelle özelleştirildi.
Sivas, Tokat ve Yozgat illerinde hizmet sunan Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş'nin özelleştirme bedeli de, yapılan ihalede 258 milyon 500 bin dolar olarak belirlenmişti.
Böylece 2 dağıtım şirketinin toplam özelleştirme bedeli, 1 milyar 198 milyon 500 bin lira oldu.
YILDIZ: ''KALİTELİ VE SÜREKLİ, SÜRDÜRÜLEBİLİR HİZMET ANLAMINDA İYİ BİR TESTTEN GEÇECEĞİMİZ VE GEÇİŞ DÖNEMİNİ YAŞAYACAĞIMIZ BİR ORTAMDA OLACAĞIZ''
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, enerjideki özelleştirmelerle beraber, sektörün kaliteli ve sürekli, sürdürülebilir hizmet anlamında iyi bir testten geçeceği ve geçiş dönemini yaşayacağı bir ortamda olacağını söyledi.
Yıldız, ''verilen hizmetlerden biri aksadığında, arıza çıktığında vatandaşın (özel şirket bu işimizi yapamıyor) diyeceği bir sürece giriyoruz'' dedi.
Bakan Yıldız, Rixos Otelinde gerçekleştirilen Uludağ ve Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş'nin hisse devri imza töreninde yaptığı konuşmada, enerji stratejisi ve politikalarında serbestleşen, liberalleşen ve özelleşen bir yapıya gidildiğini, daha rekabetçi, daha sürdürülebilir bir enerji politikasının piyasada yer almasıyla sektörün çok iyi noktaya taşınacağını belirtti.
Hisse devirlerinin kamuda zaman zaman tesis edilemeyen ortak dilin en önemli örneklerinden biri olduğuna, TEDAŞ, EPDK, ÖİB, Hazine Müsteşarlığı, Enerji ve Maliye Bakanlığının bu anlamda bir sinerji ortaya koyduğuna işaret eden Yıldız, bu zincirden birisinin eksik olması durumunda bu tür törenlerin yapılamadığını ifade etti.
Söz konusu özelleştirmenin bir varlık satışı olmadığını, burada modelin önemli olduğunu belirten Yıldız, belli bir süre sonra bunların tekrar kamuya işler şekilde geri döneceğine işaret etti.
Bu hizmetlerin, özel sektör eliyle yapılabiliyor olmasının performans değerlendirmesi açısından son derece önemli olduğuna dikkati çeken Bakan Yıldız, burada kamuoyunun algılamasına vatandaşın üzerinde bırakılan tesire çok önem verilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu nokta da özel sektöre çok iş düştüğünü anlatan Yıldız, toplumun her kesiminin elektrik kullandığını, sektörün bu açıdan muhatabının her zaman vatandaşlar olduğunu söyledi.
''İster telefonla ister yüz yüze iletişim ya da internet kanalıyla olsun mutlaka vatandaş muhatabını bulmak isteyecektir. Kamuoyu algılaması, vatandaşın elektrik arıza telefonunu aramasıyla başlıyor'' diyen Yıldız, ister üçüncü şahıslar, isterse direk kamunun hizmet yoluyla özelleştirdiği trafolarda herhangi bir arıza olması durumunda, bu hizmet zinciriyle ilgili algının koptuğunu belirtti.
İLETİM HATTI UZUNLUĞU YAKLAŞIK 1 MİLYON KİLOMETRE
Türkiye'de iletim hattı uzunluğunun 1 milyon kilometre olduğunu bildiren Yıldız, dünyanın çevresinin 40 bin kilometre olduğu düşünüldüğünde, bunun 25 defa dünyanın çevresini dolaşması anlamına geldiğini kaydetti. Bakan Yıldız, devamla şöyle konuştu:
''Yaklaşık 111 bin megavatlık trafo gücü, aktif eş zamanlı kullanımın 34 bin megavat ve üretim kapasitesinin 46 bin megavat olduğu düşünüldüğünde, (elektriğim kesildi) denilen nokta Türkiye'nin genelinde ister küçük bir yer işgal etsin, getirdiği ses önemli. İşletme bakım hizmetleri son derece önem kazanıyor.
1 milyon kilometrelik iletim hattının içerisinde arıza olduğunda; direk sayısı aydınlatma direkleriyle 17 milyon adet; bu direkten herhangi birisinde arıza olduğunda müşteri arayacak.
Dağıtım ve iletimle beraber 111 bin megawatt (mw) trafo gücü, yaklaşık 7 milyon adet armatür.. Bunlardan birisi aksadığında, arıza çıktığında vatandaşın (özel şirket bu işimizi iyi yapamıyor) diyeceği bir ortama giriyoruz.''
Yıldız, bu süreçte kalitenin, sürekli ve sürdürülebilir hizmetin iyi bir testten geçeceği ve geçiş döneminin yaşanacağı bir ortamda olunacağını belirterek, özel sektörün de bunu gerçekleştirebilecek kapasitesi ve kabiliyeti olduğunu söyledi.
EPDK BAŞKANI KÖKTAŞ
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş da enerji sektöründe son iki yılda çok önemli özelleştirmeler yapıldığını, bu çalışmalarla eş güdümlü olarak da serbestleşme ,rekabet ve özel sektör işletmeciliği geliştirilmesi yönünde güçlü piyasa yapısı oluşturmanın temellerinin atıldığını ifade etti.
Bu kapsamda yapılan birincil, ikincil mevzuat düzenlemelerle Türkiye'de enerji sektörünün yerli yabancı sektörler açısından en cazip sektörlerden biri haline geldiğine işaret eden Köktaş, ekonomik istikrar ortamı ve öngürülebilir yüksek bir piyasa yapısının oluşturulmasının doğal bir sonucu olarak tüm özelleştirme ve yeni yatırım süreçlerinde ciddi bir ekonomik büyüklüğe ulaşıldığını kaydetti.
TARİFE METODOLOJİSİ
EPDK'nın elektrik dağıtım şirketlerinin tarifelerinin ve yatırımlarının onaylanması izlenmesi gibi önemli süreçlerin düzenleyicisi ve denetleyicisi konumunda olduğunu hatırlatan Köktaş, son aylarda EPDK'nın en yoğun mesai harcadığı konunun da bu olduğunu söyledi.
Köktaş, ''bu süreçte geliştirmekte olduğumuz tarife metodolojisi ile sektörün önününden giderek, sektörün geleceğine yönelik çözümler üretmeye çalışıyoruz'' dedi.
Her türlü ekonomik faaliyetin serbestleşme ve özelleştirme işleminin temel amacının kullanıcıların ve tüketicilerin memnuniyetini ve beklentilerini karşılamak olduğunu vurgulayan Köktaş, EPDK ve tüketicinin elektrik dağıtım hizmetlerinin kalitesinin artırılmasına dönük beklentiler bulunduğunu belirtti.
EPDK Başkanı Köktaş, ''sistem açısından yüksek kayıp kaçağın oranını düşürülmesi, tüketici açısından da elektrik kesintilerinin, voltaj düşüklerinin minimuma getirilmesi, sokak aydınlatmalarının düzenli yapılması gibi önemli taleplerin karşılanması gerekmektedir'' diye konuştu.