Finans Gündem'i Ana Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle RSS Künye İletişim
   18 Mayıs 2012 Cuma  
 
 
 
Gündem
 
'AB üyesi olsaydık kriz olmazdı'
 AB üyesi olsaydık kriz olmazdı
 
Bakan Babacan, "Biz bugün AB üyesi olsaydık muhtemelen işlerin bu noktaya gelmesine kolay kolay Türkiye olarak izin vermezdik" dedi

www.finansgundem.com
 
26.1.2012 - 15:37
 

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, AB ülkelerindeki ekonomik krizle ilgili olarak, ''Biz bugün AB üyesi olsaydık işlerin bu noktaya gelmesine kolay kolay Türkiye olarak izin vermezdik'' dedi.

Dünya Ekonomik Forumuna katılmak üzere Davos'ta bulunan Başbakan Yardımcısı Babacan, bir televizyon programında soruları yanıtladı.

Şu anda Davos'ta en önemli gündem maddesinin Avrupa'nın içinde bulunduğu ekonomik çıkmaz olduğunu kaydeden Babacan, ABD ile ilgili sorunların çözümünün bu yıl seçim yılı olduğu için 2013 yılına kaldığını ve ABD yönetiminin gelecek yıl zor tedbirler almak zorunda kalacağını söyledi. Avrupa'da ise işlerin gittikçe zorlaştığını ve problemlerin büyüdüğünü anlatan Babacan, ''Problemlerin çözülmesiyle ilgili aciliyet hızla artıyor. Davos'ta da ağırlıklı gündem maddesi bu'' dedi.

Davos'taki toplantılarda Türkiye'den ise oldukça olumlu bahsedildiğini belirten Başbakan Yardımcısı, ''Hangi oturumu dinlesek, kiminle konuşsak (Avrupa'da problemler var, ama Türkiye'de çok farklı şeyler yapılıyor, çok rasyonel adımlar atılıyor. Bu şekilde de türbülanstan mümkün olduğunca kendini koruyor) deniliyor. Bu da bizim memnuniyetle gözlediğimiz bir tablo'' diye konuştu.

Şu anda olumlu tablo olsa da ileriye doğru her an dikkatli olunması gerektiğini dile getiren Babacan, öncelikle Avrupa'da olabilecek farklı senaryolara hazırlıklı olmak ve ihtiyatı asla elden bırakmamak gerektiğini bildirdi. Babacan, bu yıl bir yandan makul bir büyüme oranını yakalamaya çalışırken, bir yandan da enflasyon ve cari açık konusunda risklerin artmamasına dikkat etmek gerektiğini vurguladı.

Dünya Ekonomik Forumu'nun açılış konuşmasını yapan Almanya Başbakanı Angela Merkel'in konuşmalarını değerlendiren Babacan, şu değerlendirmelerde bulundu:

''Almanya'da toplum çok ciddi şekilde bu olup bitenlerden rahatsız. Biliyorsunuz şu anda bir koalisyon var, bu koalisyon hükümetinin tabanı rahatsız. Merkel'in kendi partisinin içinde bile bir bölünmüşlük yaşanıyor. Böyle bir tabloda Almanya ne yapmalı- Bir yandan Yunanistan ve benzeri ülkelerin problemleri eğer büyürse veya daha derinleşirse, bir çöküş yaşanırsa bunun Almanya'ya olumsuz etkisi olacak. Bütün ülkelere olumsuz etkisi olacak. Bu tür riskler var. Ama durumu zayıf olan Yunanistan gibi ülkelere daha fazla yardım ederlerse de bu sefer (bizim kaynaklarımız, bizim fedakarlıkla oluşturduğumuz kaynakları siz tutuyorsunuz, siz har vurup harman savuran ülkelere veriyorsunuz) diye halktan tepkiler geliyor.

Dolayısıyla bir bakıma bu dayanışmanın gereği avro bölgesinin istikrarı gereği, durumu zayıf olan ülkelere yardım etmek şart iken, öbür taraftan bu yardım edenin de kendi kamuoylarında çok ciddi bir iç tepki oluşuyor. İki arada bir derede kalmış durumda aslında şu anda Almanya hükümeti. Merkel'in dünkü konuşması gerçekçi bir konuşmaydı. İçinde bulunduğu ikilemi zor tabloyu da ortaya koymuş oldu.''

Sıkıntının daha derinleşmemesi için bütün ülkelerin ev ödevlerini yapmaları ve dayanışma içerisinde bulunmaları gerektiğini ifade eden Babacan, yoksa Avrupa'da işlerin daha da kötüye gidebileceğini vurguladı.

Babacan, ''Biz bugün AB üyesi olsaydık zaten muhtemelen işlerin bu noktaya gelmesine kolay kolay Türkiye olarak izin vermezdik. Çünkü bizim kendi 1990'lı yıllardan tecrübelerimiz var, kötü politikalar olduğunda nasıl sonuçlar elde ediliyor, bunu gördük, yaşadık. Zaten bizim hükümetlerimiz döneminde yaptığımız reformlar hep o günleri bir daha yaşamamak adına yapılan reformlardı'' dedi.

Fransa için süreç izleniyor

Fransa senatosunda kabul edilen yasa sonrası Türkiye'nin yaptırımlarının söz konusu olup olmayacağının sorulması üzerine Ali Babacan, Fransa ile ilgili şu anda beklemeleri gereken bir takvim olduğunu bildirdi.

Babacan, ''Yani önce kendi içlerinde bu kararın arkasında duracaklar mı- Kendi içlerinde bir hukuk süreci başlayacak mı- Çünkü yapılan alenen anayasaya aykırı. Ama eğer bütün alternatif yollar tıkandıysa, bu karar son kararsa o zaman kuşkusuz bizim de söyleyeceklerimiz, yapacaklarımız olur'' diye konuştu.

Toplu sözleşme yasası

Yaklaşık 2,5 milyon memuru ilgilendiren toplu sözleşme yasasıyla ilgili sürecin sorulması üzerine Babacan, hükümetle konfederasyonlar arasında bir uzlaşma sağlanamazsa konfederasyon ve hükümet üyelerinden oluşan hakem heyetine konunun gideceğini hatırlattı.

Toplu sözleşme yasanının Meclis'te hem komisyonda, hem de genel kurulda çok yoğun ve uzun bir süre görüşüleceğine de dikkat çeken Babacan, yasama süreci biter bitmez müzakerelerin başlayacağını, ondan sonra da nihai karara göre ocak ayından itibaren belirlenen kararın maaşlara yansıtılacağını bildirdi.

''Dünyada çeke hapis cezası uygulayan ülke yok''

Çek Yasa Tasarının TBMM'de komisyondan geçtiğini ve şu anda genel kurul aşamasına geldiğini hatırlatan Babacan, çeki alanlarda 'acaba bu elimizdeki çekin yaptırım gücü zayıfladı mı- Bu hapis cezası ortadan kalkınca acaba bu çekimi tahsil edebilir miyim-' gibi bir endişe oluştuğunu da vurguladı. Dünyada şu anda çeke hapis cezası uygulayan bir ülke bulunmadığına dikkat çeken Babacan, iki kişi arasındaki borç alacak meselesi yüzünden hapis cezası uygulamasının dünyanın hiç bir ülkesinde bulunmadığını, sadece Türkiye'nin yaptığını ifade etti.

Evrensel hukuk kuralları gereği böyle bir uygulamanın olmaması gerektiğine işaret eden Babacan, şöyle konuştu:

''Bunun zamanlaması önemliydi. 2009 yılında krizin en derin dünyayı etkilediği dönemde, bir düzenleme yaptık ve hapiste olanları dahi serbest bıraktık ki bir ödeme gayretine girsinler, tekrar işlerini toparlama için fırsat olsun diye. O yasal düzenlemeyi yaparken de bu hapis cezası zaman içerisinde kalkacak, dünyanın gittiği yön bu. Bunu uygulayan Türkiye'den başka hiç bir ülke kalmadı. Vergisini ödemeyene, vergi kaçırana hapis cezası çok yaygın, ama iki kişi arasında sözleşmenin hükmüne uymamak ya da borç-alacak meselesi yüzünden borcunu ödemeyeni hapse atmak gibi bir uygulama dünyada kalmadı artık. Bunun er ya da geç düzelmesi gerektiğini söylüyoruz. Bunun ekonomik etkileri konusunda bizim bir endişemiz yok. Bunu EKK'da tartıştık. Bazı bakan arkadaşlarımızın başlangıçta tereddütü vardı, ama ilgili her kesimi dinlediğinizde bu tereddütleriniz zaten ortadan kalkıyor.''

Pozitif sicil uygulamasının da Bankalar Birliği tarafından tutulup, takip edilip, ilan edileceğini hatırlatan Babacan, ''Bizim bir endişemiz yok. Bu TBMM Genel Kurulunda tartışılır artılarıyla eksileriyle. Önemli olan Türkiye için doğru kararı vermektir. Takdir yine Meclisin olacaktır'' dedi.

Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan dosya sayılarına bakıldığında, sadece Yargıtay aşamasında 200 bin dosya, Yargıtay aşamasına gelmemiş de 200 bin dosya bulunduğunu belirten Babacan, bu düzenleme çıkmazsa yaklaşık 60 bin kişinin kısa bir süre içerisinde hapse atılabileceğini kaydetti. Şu anda cezaevlerinde 140 bine yakın hükümlü ve tutuklu bulunduğuna işaret eden Babacan, ''Sadece Yargıtay'daki dosyalardan bir 60 bin daha üzerine eklenecek. O gün geldiğinde bunun oluşturacağı sosyal tablo o gün değerlendirilir'' diye konuştu.

Sözleşmeli Personelin kadroya alınması-

Sözleşmeli personelin kadroya alınmasıyla ilgili bir soru üzerine de Babacan, sözleşmeli personelin kadrolu personel yapılmasıyla ilgili zaten siyasi bir kararın alındığını, bundan sonrasının uygulama takvimine bağlı olduğunu belirtti.

Özlük hakları açısından aslında değişen bir şey olmadığını ifade eden Babacan, ''Sözleşmeli de iş güvencesine sahip, ama her sene sözleşme yenilenmesi bir heyecana sebep oluyor. Çalışanlarımızda belki o heyecan ortadan kalkacak. Yoksa fiilen sözleşmelide 'sen sözleşmelisin, sözleşmen dolduğu için seni işten çıkarıyorum'' gibi kamuda bir durum yok. Yasal olarak o personelimizi de daha kalıcı bir güvenceye ulaştırmış oluyoruz. Zaten karar alındıktan sonra onun gerisi gelir, onda endişeye gerek yok'' dedi.

Neden iki cüzdan taşıyor

Başbakan Yardımcısı Babacan, 2 cüzdan taşıdığının hatırlatılması üzerine de küçüklükten bu yana alışkanlığının bu yönde olduğunu, babasınını da çift cüzdan taşıdığını söyledi.

Hep ihtiyatlı olmak gerektiğini belirten Babacan, ''Biz hep ihtiyatlı, tedbirli yetiştik. Dolayısıyla günlük hayatımız da öyle. Ama ekonomi politikası, hükümetimizin politikası. Bizim şahsi duruşumuzla sınırlı değildir. Hükümetimizin politikaları bir yandan cesur, bir yandan ölçülü risk alan bir yandan da ihtiyatı elden bırakmayan, olumsuz senaryolara da her an hazır bir ekonomi politikamız var hükümet olarak'' diye konuştu.



Arkadaşına Gönder Yazdır Önceki sayfa Sayfa başına git
 
 
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

 
  Bu kategorideki diğer haberler

»  Çek yasasında değişiklik
»  Merkez Bankası amacına ulaştı
»  Teşvik paketi 2-3 haftaya açıklanacak
»  CHP Anaysa Komisyonu'nu bastı
»  Memurlar yeni yasayı prostesto etti
»  Karadeniz’de kumar alarmı!
»  TOKİ ve TMSF şirketleri 2010'da kar etti
»  Kart dolandırıcıları yakalandı
»  Sözleşmeli personele kadro müjdesi
»  'Türkiye Suriye'yi vurabilir'
»  Gelir testi 3 ayda bir tekrarlanacak
»  Yüz yüze geldiği ilk Türk'ten sitem
»  Nurol GYO, HMT'ye talip
»  İngiltere vize uygulamasını değiştirdi
»  İlaçta anlaşma uzak
»  İran'dan tehlikeli misilleme
»  Emekliler fark alacak
»  Kaçak akaryakıta neşter
»  Adria Airways'te deprem
»  Şahenk yabancıları seçti
»  60 imza için 48 saat süre
 
 
Canlı Yayın
Haberleri sitene ekle
  Baycan Şabudak ile
Yatırımcının Avukatı
Futbol kulüplerimizin finansal Fair Play ile imtihanı
 
  Serkan Elidolu ile
Finansal Bakış
Kurumlar Vergisi'nde istisna ve indirimlere dikkat - 6
 
  Şenol Babuşçu ile
Bankaların Gündemi
Bankacılık sektörünün verilerinin dünya ile karşılaştırılması - 2
 
 
 
Basın Toplantısı / Ajanda
  • Fark Yaratanlar
    Sabancı Vakfı
    Sabancı Center
    23 Mayıs 2012 Çarşamba 19:30
    Sabancı Vakfı’nın, Türkiye’de toplumsal gelişmeye katkıda bulunanların öykülerini ve çalışmalarını gündeme getirerek; onları teşvik etmek ve topluma ilham...
  • Gong Töreni
    Kuveyt Türk
    İMKB – İstinye
    21 Mayıs 2012 Pazartesi 08:30
    Faizsiz gümüş borsa yatırım fonu Silver PLUS, 21 Mayıs 2012 itibarıyla İMKB’de işlem görmeye başlıyor. Kuveyt Türk Yönetim Kurulu Başkanı Mohammed Al OMAR ve Kuveyt...
  • Basın Toplantısı
    HSBC Advantage
    360 İstiklal Caddesi Mısır Apartmanı
    18 Mayıs 2012 Cuma 09:30
    18 Mayıs Cuma günü HSBC Advantage kredi kartının yeni özelliklerinin tanıtılacağı bir basın toplantısı düzenleniyor.
Akıllı Yaşam
 
 
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.
Ad-Soyad
E-posta
 
Foto Galeriler
Videolar

 
Finansgundem.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansgundem.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansgundem.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur .