"SORSANIZ, BİR ÇOK BANKANIN SWAP MEVDUATI YAPTIĞINI GÖRECEKSİNİZ"

-Ama bu veriler sağlıklı mı?

Erdal Aral: İyi bilinmiyor ama büyük olduğunu söylemek yanlış olmaz. Peki, bunlar teşhis edilebilir mi? Elbette edilebilir. Bu faktörler arındırıldıktan sonra bakıldığında, öyle çok spekülatif ataklara neden olabilecek bir piyasa olduğunu biz düşünmüyoruz.
Kredi kullanan şuna bakıyor, piyasa kredi faiz ortalaması yüzde 15.3. Bir yıl sonra kur yüzde 15.3 artacak mı? Yani bugün kur 2.24 ise gelecek sene aynı tarihlerde kurun 2.58 olur mu, olmaz mı, bunun hesabını yapıyor.
Yabancının pozisyonu anlamında bakıldığında bu kadar yüksek seviyelere gelmesini teyit eden bir durum yok. Çünkü kurun dinamiği anlamında etkileyen faktörlerden bir tanesi ve en önemlisi yurt dışındaki riskten bağımsız faiz oranları. Biz Amerikan 10 yıllık faiz oranlarına bakıyoruz. İkincisi daha da önemlisi Merkez Bankası’nın net döviz pozisyonu… Merkez Bankası net döviz pozisyonunu kaybetmediği, eksi yönde gitmediği sürece kurun yukarı yönde hareket etmesi mümkün değil ki. Merkez Bankası’nın bu anlamda da sağlamış olduğu kredileri ya da çıkarılan paraların TL’ye dönmesi suretiyle belli bir cephanesi var. Mevcut seviyede yüzde 15.3’lük seviyede kura yukarı yönde atak olma ihtimali düşük görülüyor. Bir diğer faktör DTH hesapları, Türk yatırımcı TL’den DTH’a dönüyor.

-Bu yönelim ne kadar ciddi ve devam eder mi?

Erdal Aral: Bu doğru bir argüman değil. Çünkü bugün herhangi bir banka ile görüşseniz, bir soru sorsanız, "Swap mevduatı yapıyor musunuz?" dediğinizde, bir çoğunun yapıyor olduğunu göreceksiniz. TL’niz var, herhangi bir bankaya gittiniz, mevduat faizi sordunuz, size 'yüzde 11' veya 'yüzde 12' dedi; siz de  "Bu düşük, daha yükseğini, yüzde 13-14 istiyorum" dediniz.  O zaman banka şunu teklif ediyor: Size dolar satalım, TL’nizi dolara çevirelim. "Ama ben dolar istemiyorum" diyorsunuz. "Tamam, o kısmını da çözelim" diyor.  "Bir ay vadeli olduğunu varsayalım.  1 ay sonunda sizin elinizde mevcut olan dolarları tekrar TL’ye dönerim. Vade sonunda size bunun getirisi gösterge faizi baz alırsak yüzde 11.50 civarında olur. DTH’ın da faizi de 2.50 olsun…  Ben size yüzde 11.50 artı 2.50, yani yüzde 14 vermiş olayım..."

-Bunda bankanın karı ne? Niye bunu teklif ediyor?

Erdal Aral: Çünkü TL’nin dışarı bankadan çıkmasını istemiyor. Paranın dışarı çıkışını engelliyor. Merkez Bankası’nın istatistiklerine baktığımızda DTH artıyor. Ama DTH artışı ile bilanço dışı kalemlerde bireylerin yaptığı forward satışları netleştirdiğimizde bunun gerçek DTH artışı değil de fazla faiz oranı vermek için yapılan swap mevduatından gelen bir artış olduğu görülür. Ama bankalar bu işlemlerde vadeleri kısa tutuyor, 1 ay en fazla 45 gün. Çünkü seçimlerden sonra para girişi artabilir diye düşünüyor. Onun için uzun vade vermeyi tercih etmiyor. Önünü görebileceği kadar bir zaman periyotta hareket ediyorlar.